{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO:2023/154 Esas<br>KARAR NO:2024/1560<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ:01/12/2022<br>NUMARASI:2021/1 Esas,  2022/167 Karar. <br>DAVANIN KONUSU:Marka (Maddi Tazminat İstemli)<br>KARAR TARİHİ:09/10/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin aynı zamanda eser vasfınaa haiz  dünyaca ünlü \"...\", \"...\", \"....\",\", \"....\" ve \"....\" markalarının/ karakterlerinin  sahibi olduğunu, Türkiye'de halihazırda \"....\" ve \"....\" markaları için .... tescil numaraları ile tescilli markaları bulunduğunu davalının davacıya ait markaları taşıyan ürünleri, özellikle de kuyumculuk ürünleri (bilezik, küpe, yüzük vb.) üzerinde izinsiz olarak kullandığını,  bu hususun delil tespit dosyası ile tespit edildiğini, davalının  markaları ihtiva eden orijinal olmayan ürünlerin satışını yaptığını, davalının bu kullanımlar sebebiyle haksız kazanç da elde ettiğini, ileri sürerek, davalının eylemlerinin davacı şirket aleyhine haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, men'ine ve sona erdirilmesine, davalının eylemlerinin davacı şirketin marka haklarına tecavüz ettiğinin tespitine, men'ine ve sona erdirilmesine, belirsiz alacak davası olarak dava tarihinden itibaren avans faiziyle 100-TL maddi tazminata,  dava tarihinden itibaren yasal faiziyle davacı lehine 8.500-TL manevi tazminata dava tarihinden itibaren yasal faiziyle 8.500-TL itibar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ... nezdinde kendi tescil markaları bulunduğunu, sektöründe bilinirliği ve saygınlığı olan bir firma olduğunu, kendi tescilli markaları ile üretim ve satış yaptığını, müvekkili firmanın davacı firmayı taklit etmediğini, davacının \"....\" karakterlerinin müvekkilinin ne logosunda, ne de internet sitesinde rastlanmadığını, hatta iş yerinde baskın şeklinde yapılan incelemede de rastlanılmadığını savunarak,  davanın reddini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; bakıldığında, davalının \"....\" adı ile e-ticaret sitesinde sattığı kuyumculuk ürünlerinin davacı adına tescilli ... tescil numaralı  \"ŞEKİL\" markaları ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğuna dair bilirkişiler tarafından görüş bildirildiği, raporda yer verilen davalıya ait ürün görselleri ve davacıya ait marka tescil kayıtları incelendiğinde; ürünlerde kullanılan şekil unsurunun davacı adına tescilli markalar ile iltibas yaratacak derecede benzer olduklarının görüldüğü, davacının markaları ile davalının sattığı ürünlerin kuyumculuk ürünleri olup ortalama tüketiciye hitap ettikleri,  ortalama tüketicinin davalıya ait ürünleri gördüğünde davacıya ait marka ile karıştırabileceği, davacının markalarının bilinirliği yüksek ve tanınmış markalar oldukları, davalı tarafça davalının markalarının tanınmışlığından dolayı haksız kazanç elde etme imkanının mevcut olduğu, davacı tarafından davalıdan satın alınan ve dosyaya sunulan ürünün kuyumcu bilirkişi tarafından incelenmesi sonucunda, davacının ürününe göre kalitesiz ve kötü üretildiğinin tespit edildiği, davalının bu eylemlerinin davacının marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiği, ayrıca kötü üretim nedeniyle itibarına zarar verdiği, davacının maddi ve manevi tazminat ile itibar tazminatı talep edebileceği, davacı tarafça ticari kayıtlar dosyaya sunulmadığından davacının cirosunun tespit edilemediği, davalının belirlenen cirosunun da tamamının davaya konu ürünlerin satışından elde edilmediğinin anlaşıldığı, zira davalının davaya konu ürünlerin yanı sıra pek çok kuyumculuk ürününün satışını yaptığı, bu nedenlerle her iki taraflın cirolarına göre belirlenmesi gereken lisans bedelinin kesin olarak tespitinin mümkün olmadığı, maddi tazminatın TBK'nun 50 ve 51. maddeleri uyarınca takdir edilmesi gerektiği,  davacı tarafça talep edilen 10.000-TL maddi tazminatın, 5.000,00 TL manevi ve 5.000-TL itibar tazminatının da hakkaniyete uygun olacağı  gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile; davalının .... isimli e- ticaret sitesinde sattığı ürünlerin davacının .... tescil numaralı \" ...\" markalarından kaynaklanan haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, markaya tecavüzün ve haksız  rekabetin men'ine ve sona erdirilmesine, 10.000-TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle, 5.000-TL manevi tazminatın ve 5.000-TL itibar tazminatının  dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;-Yerel mahkemenin  beyan ve delillerin takdirinde ve değerlendirilmesinde hataya düştüğünü, dava dilekçesi, raporlara  itirazları, aşamalardaki beyanları ve dosyaya sundukları delillerin doğru değerlendirilmediğini,  delillerin usulüne uygun toplanmadığını,  tanık dinlenmesi, davanın çiçek sepetine ihbarı ve çiçek sepeti'nden celbi gereken belge ve bilgilerin celbi sağlanmadan,  hatalı rapora dayanarâk karar verilmesinin  hukuka aykırı olduğunu, -Bilirkişi inceleme tutanağından da anlaşılacağı üzere davacı tarafın dosyaya ticari defter ve belgelerini ibraz etmediğini, raporda ise davacı tarafından sunulan defter ve belgeler üzerindeki incelemeden bahsedildiğini, bilirkişiye bu hususun açıklattırılması talebinin mahkemece kabul edilmediğini,-Bilirkişinin varsayımsal lisans bedeli hesaplaması yaptığını, bu tespite itiraz etmemelerine rağmen mahkemece dikkate alınmadığını,-Olayda davacının davasını haksız fiil sebebiyle uğradığı zarar olarak açıklayarak,  davalının kusur durumuna göre zararın belirlenmesi gerektiğini belirterek ve neticei talep kısmında davasını belirsiz alacak olarak dermeyan ettiğini, ayrıca ve açıkça lisans bedeli talebinde bulunmadığı için bu yöntemi tercih ve talep etmediğini,  bu nedenle lisans bedeli üzerinden tazminat hesaplamasına hukuken itiraz ettiklerini, zaten lisans bedelinin doğru hesaplanmadığını,-Davacı tarafın dosyaya davalının hello kıtty ürünü sattığına dair tek bir belge delil sunamadığını,  -Maddi ve manevi tazminata hükmedilirken neye göre hakkaniyet uygulandığı ve miktar belirlendiğinin gerekçelendirilmediğini,  bu nedenle bu meblağlara ve bu meblağlar üzerinden davacı lehine hükmedilien masraf ve vekalet ücretleri de hukuki olmadığını, -Yerel mahkemenin kararını şüpheden uzak somut delillerle destekleyici şekilde gerekçelendirmediğini, \"davacı tarafından davalıdan satın alınan ve dosyaya sunulan ürünün kuyumcu bilirkişi tarafından incelenmesi sonucunda davacının ürününe göre kalitesiz ve kötü üretildiği ve rekabet teşkil ettiği ve kötü üretim nedeniyle itibarına zarar verdiği\" hususunun kabulünün mümkün olmadığını, zira 25/02/2022 tarihli dilekçemizde de açıkladıkları  üzere bu tespiti kabul etmediğiklerini izah ettiklerini,  çünkü müvekkil şirkete yapılan baskında davacının tescilli markasının görselini içeren hiçbir mal malzeme emtia, ambalaja rastlanmadığını,  müvekkilden alınmış/edinilmiş bir mal olmadığını, dosyaya sunulan ürünün müvekkilden alındığının ne malum olduğunu, müvekkilinden elde edilmiş ve ürün satışına dair fatura fiş vb delil bulunmadığını,-Dava dilekçesinde tespit öncesi karşı taraftan alınan ürün ve bu ürüne ilişkih kayıtlar delil olarak gösterildiğini, dosyaya sunulan kargo belgesinde göndericinin ..., alıcının .... olarak göründüğünü, ürüne dair de fatura sunulmadığını,  bu ürünün müvekkilden elde edildiğinin ispatlanamadığını,  mahkeme kararındaki bu gerekçenin temelsiz olduğunu, ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.Davacı vekili katılma yoluyla istinaf dilekçesinde özetle;-Manevi tazminat ve itibar tazminatı talebinin tamamen kabulü gerektiğini,-Marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve durdurulması talepleri açısından hükmedilen vekalet ücretinin hatalı olduğunu, ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.   <br>GEREKÇE:Dava,  markaya tecavüzün tespiti, men'i ve sona erdirilmesi ile maddi ve manevi tazminat ile itibar tazminatına ilişkindir. -İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın kısmen kabulüne  karar verilmiştir. Karar davalı  vekili  tarafından ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalının \"....\" internet alışveriş sitesinde \"....\" isimli sanal mağaza üzerinden satışa sunduğu  “925 Ayar ....” ve 925 Ayar ...” ürünlerinde   davacının tanınmış\"....\", \"....\"markalarındaki ibare ve şekillerin kullanıldığı, bu hususun delil tespiti yoluyla tespit edildiği,  söz konusu sanal mağazanın davalıya ait olduğu hususunda ihtilaf  bulunmaması ve yer sağlayıcıya husumet yöneltilmemesi nedeniyle davanın çiçeksepeti'ne ihbar edilmesine ve çiçeksepetinden belge celbine gerek bulunmadığı, ürünlerde kullanılan şekil unsurunun davacı adına tescilli markalar ile iltibas yaratacak derecede benzer oldukları, davalının bu eylemlerinin davacının marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiği, ayrıca kötü üretim nedeniyle davacının itibarına zarar verdiği, davacının maddi ve manevi tazminat ile itibar tazminatı talep edebileceği,  farklı ürünlerin satılması nedeniyle ciro üzerinden lisans bedelinin kesin olarak tespiti mümkün olmadığından, maddi tazminatın TBK'nun 50 ve 51. maddeleri uyarınca takdir edilmesinde ve hükmedilen tazminat tutarlarında bir isabetsizlik bulunmadığı, aynı eyleme dayalı marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet nedeniyle davacı lehine tek vekalet ücretine hükmedilmesinin yerinde olduğu anlaşılmakla, taraf vekillerinin yerinde görülmeyen istinaf istemlerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davalı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE 3-Davacıdan alınması gereken 427,60 TL harçtan, peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye  247,7-TL harcın davacıdan  alınarak, hazineye irat kaydına, 4-Davalıdan alınması gereken 1.366,20-TL harçtan, peşin alınan 342,00-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.024,2-TL harcın davalıdan alınarak,  hazineye irat kaydına, 5-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmalarına, 6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesi tarafından yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.09/10/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b576cd80fe337dc1","SID":"7c8800421b12cc91"}}