{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/1186 <br>KARAR NO\t\t: 2024/1555<br>KARAR TARİHİ\t: 17/09/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN ARA KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 15/05/2024 <br>NUMARASI\t\t: 2024/384 Esas <br>DAVA\t\t : Menfi Tespit<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 17/09/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 17/09/2024<br><br>\t      Taraflar arasında görülen ihtiyati tedbir talebinin kabulüne dair verilen ara karara karşı yasal süresi içerisinde ihtiyati tedbire itiraz eden davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya, Dairemize gönderilmiş olmakla HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:            <br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... ile müvekkili şirket arasında ticari ilişki bulunduğunu, müvekkilinin söz konusu ticari ilişki neticesinde davalı şirkete verilmiş olan çeklerin ödenmiş olmasına karşın davalı tarafından  İzmir 18. İcra Müdürlüğü'nün 2022/6206 Esas icra takibi dosyası ile 239.434,54 TL (asıl alacak çek bedeli) ile İzmir 22. İcra Müdürlüğü'nün 2022/5735 Esas icra takibi dosyası ile 177.250,09- TL (asıl alacak çek bedeli) üzerinde müvekkiline karşı icra takibine geçildiğini,  davalı ... tarafından davaya konu birtakım çeklerin Faktöring Şirketlerine bozdurulduğunu, akabinde Faktöring Şirketleri müvekkili şirkete takip başlatmak suretiyle çek bedellerini tahsil ettiğini, ilgili icra dosyaları incelendiğinde görüleceği üzere; davalı tarafça ilgili çek bedelleri faktoring şirketleri'nden tahsil edilmiş olmasına ve müvekkili şirket tarafından faktoring şirketleri'ne ödeme yapılmış olmasına rağmen davaya konu icra takipleri ile aynı çekler yeniden tahsil edilmeye çalışılmakta olduğunu nitekim icra takip dosyalarında davalı taraf da borçlu sıfatı ile yer aldığından, sanki çek bedellerini kendi ödemiş gibi haricen tahsil bildirimi akabinde ilgili çekleri icra müdürlüğü'nden teslim alıp kötü niyetli olarak müvekkili şirkete karşı yeniden takibe geçildiğini belirterek  davanın kabulü ile,  İzmir 18. İcra Müdürlüğü'nün 2022/6206 Esas sayılı  İzmir 22. İcra Müdürlüğü'nün 2022/5735 Esas sayıl icra takiplerine konu edilen çeklerden dolayı  temelsizlik nedeniyle müvekkilin 416.684,63 TL tutarında davalıya borçlu olunmadığının tespitine, İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/71 d. iş dosyasıyla dava öncesi ihtiyati tedbir talebinin  aynen devamına, karar verilmesini talep etmiştir.         <br>MAHKEMECE: \"...Dava menfi tespit istemine ilişkindir. <br>İhtiyati tedbir, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 389. ila 399. maddeleri arasında düzenlenmiş olup, aynı yasanın 389. maddesinde ihtiyati tedbirin şartlarına yer verilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 389. maddesine göre \"mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir\". Anılan maddeye göre öncelikle mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden endişe edilmesi hallerinde ihtiyati tedbir kararı alınabilecektir. Mevcut durumda meydana gelebilecek değişmeyle kastedilen  taraflar arasında çekişmeli olan veya yargılama konusunu oluşturan şey ya da hak üzerindeki değişimlerdir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 389/1.maddesi uyarınca ihtiyati tedbir kararı uyuşmazlık konusu hakkında verilebilecektir. Buna göre çekişmeli olan şey veya yargılama konusunu oluşturan şey ya da hak, aynı zamanda ihtiyati tedbirin konusunu da oluşturacaktır. Dava konusu yapılmayacak veya yapılmamış olan şey veya hak hakkında ihtiyati tedbir kararı verilemeyecektir. Taraflar arasında çekişmeli olan şey veya yargılama konusunu oluşturan hak, aynı zamanda tedbirin konusu hakkı da oluşturacaktır. Kanun, \"uyuşmazlık konusu hakkında\" diyerek bu hususa vurgu yapmıştır.<br>İhtiyati tedbir öğretide “…kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca, davacı veya davalının (dava konusu ile ilgili olarak) hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte, geniş veya sınırlı olabilen hukuki korumadır.” şeklinde tarif edilmiştir. Anılan tariften de anlaşılacağı üzere ihtiyati tedbirin diğer fonksiyonları yanında davanın devamı sırasında ve verilecek hükmün kesinleşmesine kadar olan süreç içerisinde dava konusu şey üzerinde yeni bir takım ihtilafların çıkmasını da önleyici niteliği itibariyle geçici bir hukuki korumadır.<br>İhtiyati tedbir kararına itiraz 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 394/2.maddesinde; ''İhtiyati tedbirin uygulanması sırasında karşı taraf hazır bulunuyorsa, tedbirin uygulanmasından itibaren; hazır bulunmuyorsa tedbirin uygulanmasına ilişkin tutanağın tebliğinden itibaren bir hafta içinde, ihtiyati tedbirin şartlarına, mahkemenin yetkisine ve teminata ilişkin olarak, kararı veren mahkemeye itiraz edebilir.'' şeklinde düzenlenmiştir.<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 391/3. ve 394/5. maddelerinde ihtiyati tedbire dair belirtilen (ilk derece) mahkeme kararlarına karşı kanun yoluna başvurulabileceği öngörülmüş; bu kanun yolunun ne anlama geldiği ise 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341/1. maddesinde \"ilk derece mahkemelerinden verilen ... ihtiyati tedbir ... taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü hâlinde, itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir.\" hükmü ile istinaf olarak açıkça belirtilmiştir.<br>2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 72/3.maddesinde ise;  ''İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir.'' şeklinde düzenleme bulunmaktadır.<br>İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/71 D.İş sayılı dosyası incelendiğinde;<br>\"KARAR: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; <br>1-Talebin KABULÜ ile İ.İ.K 72/3.maddesinin 2.cümlesi gereğince takdiren talepe konu icra takip tutarları toplamı olan  416.684,63‬ TL üzerinden %15'i oranında 62.502,69 TL nakit teminat (veya kesin ve süresiz banka teminat mektubu) yatırıldığı takdirde İzmir 22. İcra Müdürlüğünün 2022/5735 ve İzmir 18. İcra Müdürlüğünün 2022/6206 esas sayılı dosyalarında icra veznesine  ihtiyati tedbir talep eden borçlu tarafından yatırılacak paranın aleyhinde ihtiyati tedbir talep edilen alacaklıya ödenmemesi yönünde İHTİYATİ TEDBİR KARARI VERİLMESİNE, <br>2-İhtiyati tedbir talep edenden takdiren icra takip tutarları toplamı olan 416.684,63‬ TL'nin %15'i oranında 62.502,69 TL teminat (Nakit veya kesin ve süresiz banka teminat mektubu) ALINMASINA,  <br>3-28.07.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 22.07.2020 tarih ve 7251 Sayılı Yasa'nın 41.maddesi ile değişik HMK 393/1.maddesi gereğince belirlenen teminat yatırılarak işbu ihtiyati tedbir kararının uygulanması, ihtiyati tedbir kararının tebliğ tarihinden itibaren 1 hafta içinde talep edilmediği takdirde ihtiyati tedbir kararının kendiliğinden kalkacağının İHTARINA,<br>4-HMK' nun 397/1 maddesi gereğince; tedbir talep eden iş bu kararın uygulanmasını talep ettiği tarihten itibaren 2 hafta içinde esas hakkındaki dava açması ve davanın açıldığına ilişkin evrakı mahkememize ibraz etmesine, aksi takdirde tedbir kararının kendiliğinden kalkmış SAYILMASINA, <br>5-Teminat yatırıldığı takdirde kararın bir örneğinin icra müdürlüğüne GÖNDERİLMESİNE,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 1 haftalık yasal süre içerisinde itirazı kabil olmak üzere  karar verildi.\" şeklinde hüküm kurulduğu görülmüştür. <br>Somut olayda tüm dosya kapsamı, dava dilekçesi içeriği, İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/71 D.İş sayılı dosyası ve sair deliller birlikte değerlendirildiğinde; İzmir 18. İcra Müdürlüğünün 2022/6206 Esas sayılı dosyası ve İzmir 22. İcra Müdürlüğünün 2022/5735 Esas sayılı dosyasında yapılan takipte, yapılacak ödemenin alacaklıya ödenmemesine ilişkin talebinin telafisi güç zararların ortaya çıkmasını önlemek amacıyla kabulünün gerektiği anlaşılmakla; İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/71 D.İş sayılı dosyasında verilen 02/04/2024 tarihli ihtiyati tedbir kararının devamına kabul vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.  '' gerekçesi ile; <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarı açıklandığı üzere :<br>1-Davacı vekilinin  İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/71 D.İş sayılı dosyasında verilen 02/04/2024 tarihli  \"Talebin KABULÜ ile İ.İ.K 72/3.maddesinin 2.cümlesi gereğince takdiren talepe konu icra takip tutarları toplamı olan  416.684,63‬ TL üzerinden %15'i oranında 62.502,69 TL nakit teminat (veya kesin ve süresiz banka teminat mektubu) yatırıldığı takdirde İzmir 22. İcra Müdürlüğünün 2022/5735 ve İzmir 18. İcra Müdürlüğünün 2022/6206 esas sayılı dosyalarında icra veznesine  ihtiyati tedbir talep eden borçlu tarafından yatırılacak paranın aleyhinde ihtiyati tedbir talep edilen alacaklıya ödenmemesi yönünde İHTİYATİ TEDBİR KARARI VERİLMESİNE, \" ihtiyati tedbir kararının devamına karar verilmesi talebinin KABULÜNE,\" şeklinde karar verilmiştir. <br>İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: <br>İhtiyati tedbire itiraz eden davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;  ihtiyati tedbir şartları mevcut dosyada oluşmamasına rağmen mahkeme tarafından ihtiyati tedbir kararının verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, olayda ihtiyati tedbir kararı verilmesini gerektiren herhangi bir sebep olmadığını, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı gibi bir durumun kesinlikle söz konusu olmadığını belirterek, ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.  <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava:  menfi tespit, talep; ihtiyati tedbir istemine ilişkindir.<br>HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır. <br>Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına;   davacının İİK nun 72/3 maddesi gereğince icra takibinden sonra menfi tespit davası açmış olmakla, ileride telafisi güç zararların ortaya çıkmasını önlemek amacıyla teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararı verilmesinde hukuka aykırı bir yön bulunmamasına göre ihtiyati tedbire itiraz eden davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.  <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 15/05/2024 Tarih ve 2024/384 Esas sayılı ihtiyati tedbir talebinin kabulüne ilişkin olarak verilen ARA KARAR, usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan ihtiyati tedbire itiraz eden davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf başvurusu sırasında alınması gereken 427,60 TL istinaf maktu karar harcı alındığından ve yeterli olduğundan, yeniden harç alınmasına yer olmadığına, <br>3-İstinaf kanun yolu başvurusunda bulunan ihtiyati tedbire itiraz eden davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından istinaf kanun yoluna başvuran ihtiyati tedbire itiraz eden davalı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,  \t<br>5-Kararın tebliği ve gider avansı iadesine ilişkin işlemlerin yerel mahkemece yerine getirilmesine, <br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/(1)-f maddesi gereğince kesin olmak üzere 17/09/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi. <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a9424cfa075201c4","SID":"9ec7b8710277db35"}}