{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2022/1296 - 2024/1534<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO         : 2022/1296 <br>KARAR NO\t  : 2024/1534<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                     K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 26/01/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/180 E.  -  2022/22 K.<br><br>DAVACI\t: \t  <br>VEKİLİ<br>DAVALI\t<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Marka ile ilgili Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü <br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 26/01/2022 tarih ve 2021/180 E. - 2022/22 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, davalı şirketin diğer davalı ... nezdinde 2020/54750 kod numarası ile işlem gören “... ... ...” ibareli marka başvurusuna, müvekkilinin 2018/18537 sayılı ve “... ... ... ... ...” ibareli markasını mesnet göstererek itiraz edildiğini, itirazın davalı kurum Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa taraf markaları benzer olup, markalar arasında karıştırılma tehlikesi bulunduğunu, tüketicilerin davalı markasını müvekkili markasının bir serisi gibi algılayacağını ileri sürerek, YİDK'nın 2021-M-4679 sayılı kararın iptali ile dava konusu 2020/54750 sayılı markanın tescil edilmesi halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>Diğer davalı vekili, taraf markalarının benzer olmadığını, \"...\" ibaresinin ayırt ediciliğinin bulunmadığı, müvekkili markasının asıl ve ayırt edici unsurunun \"...\" lider markası olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, dava konusu marka kapsamındaki mal ve hizmetlerin bir kısmı ile itiraza mesnet markaların kapsamındaki mal ve hizmetlerin aynı/aynı tür olduğu sabit olsa da, karşılaştırılan markalar arasında ilgili tüketici kesimi nezdinde ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi oluşturacak derecede bir benzerlik bulunmadığı, dava konusu markada \"...\" ibaresinin \"... ...\" ibaresine göre daha koyu renk ile yazılarak görsel anlamda ön plana çıkartıldığı, \"...\" ibaresinin davalı şirketin ticaret unvanının ayırt edici eki ve aynı zamanda çatı marka vasfının bulunduğu, itiraza mesnet markada ise \"...\" ibaresinin koyulaştırılarak görsel anlamda ön plana çıkartıldığı, stilize bir yazım formunun bulunduğu, \"...\" ibaresinin davacı şirketin ticaret unvanının ayırt edici eki ve aynı zamanda çatı marka vasfının bulunduğu; \"... ...\" ibaresinin davaya konu mal ve hizmetlerin hitap ettiği ilgili tüketici kesimi nezdinde markasal fonksiyon icra etme kabiliyetini haiz, somut ayırt edici niteliği bulunan bir ibare olmadığı, itiraza mesnet markadaki \"... ...\" ibaresinin de aynı şekilde değerlendirildiği; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 20.12.2018 tarih ve 2017/11-114 Esas- 2018/1995 Karar sayılı kararında, lider marka yanına eklenen ve tescil kapsamındaki mallar yönünden lider markasını takip eden, ayırt ediciliği düşük zayıf ibarelerin bulunması halinde, asıl vurgunun  lider markası üzerinde olduğunun belirtildiği, söz konusu Hukuk Genel Kurulu kararı içeriğinde de kabul edildiği üzere, lider marka yanına eklenen unsurların ayırt edici niteliğinin zayıf bulunması halinde, her halükarda lider markanın ayırt edicilik incelemesinde dikkate alınmayacağı iddiasının kabul görmeyeceği, zira önemli olanın karşılaştırılan markaların hitap ettiği ilgili tüketici kesiminin markasal algısının ne olduğunun tespiti olduğu, somut olayda da; karşılaştırılan markaların kapsamlarında yer alan; \"... ...\" ibaresi ile \"... ...\" ibaresinin markaların esaslı unsurunu oluşturmadıkları, markaların genel görünümleri içerisinde, \"...\" ve \"...\" kelimelerinin markaların esaslı unsurunu oluşturmaya devam ettikleri gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, dava konusu markanın hakim unsurunun \"... ...\" ibaresi olduğunu, davaya konu marka ile müvekkilinin itiraza mesnet markasının benzer olduklarını, başvurunun iltibasa sebebiyet vereceğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br><br>GEREKÇE\t: Dava, YİDK marka kararının iptali ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, benzerlik değerlendirilmesinde, markaların ayırt edici unsurlarının özellikle baskın kısımları gözetilmek suretiyle, ortalama tüketicilerin markaların görsel, işitsel ve anlamsal özelliklerine göre oluşacak bütüncül intibalarının dikkate alınması gerektiği, bu kapsamda yapılan değerlendirmeye göre, taraf markalarında çatı markası vasfındaki \"...\" ve \"...\" ibareleri öne çıktığı gibi, markalarda ortak olarak yer alan somut uyuşmazlıkta çekişme konusu \"...\" ibaresinin ayırt edici vasıfta da bulunmadığı, taraf markalarının esas unsurları \"...\" ve \"...\" ibareli olduğu, bu hale göre markalar arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil, karıştırılma ihtimali bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 346,9‬0-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 27/09/2024 tarihinde HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 13/10/2024\t\t\t<br><br>Başkan<br> <br><br>Üye<br><br><br>Üye<br> <br><br>Katip<br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8e3470827b75c4b7","SID":"b6d7861c79e6cd48"}}