{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  17. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2021/444 <br>KARAR NO\t\t: 2024/1517<br>KARAR TARİHİ\t: 12/09/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 22/10/2020<br>NUMARASI\t\t: 2019/469 Esas 2020/479 Karar<br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan Semenin Tenzili)<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 12/09/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 12/09/2024<br><br>Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  Müvekkilinin davalı ile Çelik kapı alımı hususunda anlaştıklarını, 30.000,00 TL bedelli çelik kapının 10.000,00 TL kısmının davalının hesabına yatırıldığını, malların teslim alınmak için gidildiğinde geri kalan bedelin yatırılması karşılığında malların teslim edileceğinin bildirildiğini, malların teslim edilmediğini, paranın iadesinin istendiğini fakat verilmediğini, bu nedenle Edremit 3. İcra Müdürlüğünün 2017/1585 Esas sayılı dosyası ile takip yaptıklarını, yetki itirazı nedeniyle dosyanın İzmir 4. İcra Müdürlüğünün 2018/1606 Esas sayılı dosyası üzerinden devam ettiğini, davalının borca ve ferilerine itiraz ettiğini ve takibi durdurduğunu, itirazların haksız ve kötü niyetli olduğunu, belirterek itirazın iptali, takibin devamı %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davayı kabul etmediklerini, müvekkiline usulüne uygun tebligat yapılmadığını, zaman aşımı definde bulunduklarını ve %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesine talep etmiştir.<br>MAHKEMECE: \"..., Toplanan tüm deliller ve yapılan incelemelere göre;<br>Davacının davalıyla aralarında çelik kapı yapım/satım anlaşmasının olduğu, taraflar arasında 40 kapının yapılmasının kararlaştırıldığı, sözleşmenin sözlü olarak yapıldığı yazılı bir anlaşmanın bulunmadığı, davacının davalıya 10.000 TL ödeme yaptığı, geri kalan bedelin ödenmediği, davacının kapıların tamamı teslim edilmeyince geri kalan bedeli ödemediği, davalının davacının edimini ifa etmediğine ilişkin bir iddiası bulunmasına rağmen bu iddiasını ispatlayacak yazılı delil ve başkaca bir delil ileri sürmediği, taraflar arasındaki yapılan sözleşmede davalının edimini ifa etmediği böylece sözleşmenin davacı tarafça fesih edildiği, tespit edilmekle davacının davalı tarafa ödemiş olduğu 10.000 TL nin iadesine ve taraflar arasında yapılan sözleşmenin bedeli belirli olup davacı tarafın bedelin iadesini istediği de her iki tarafça kabul edilmekle takip tarihinden itibaren davacı lehine taleple bağlı kalınarak yasal faize ve %20 icra inkar tazminatına hükmedilmiştir. <br>Bu karar davalı tarafça istinaf edilmesi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nin 18.09.2019 tarih 2019/2050 E. 2019/1663 K. sayılı kararıyla \"Dava tarihi itibariyle Asliye Hukuk Mahkemeleri ile Ticaret Mahkemeleri arasında görev ilişkisi bulunduğundan, dava şartı olan görevin resen nazara alınması gerektiğinden, mahkemenin kendini görevli kabul ederek işin esası hakkında karar vermiş olması itibariyle bu yöndeki kanaatinin denetlenmesi için dosyada herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığı anlaşılmış olmakla, denetim yapılamadığından bu eksikliğin giderilmesi için dosyanın mahkemesine iadesine, bu sebeple ve esasa ilişkin istinaf nedenleri incelenmeksizin istinafın kabulüne, kararın kaldırılmasına, görev yönünden kanaatin denetlenebilmesi için mahkemece hiçbir delil toplanmamış olduğundan, dosyanın HMK 353/1-a/6 maddesi gereğince mahkemesine geri çevrilmesine dair aşağıdaki hükmün kurulması gerekmiştir...\"  gerekçesiyle mahkememiz kararı kaldırılmıştır.<br>Bu karar gereğince davalının tacir olup olmadığı konusunda bilirkişi incelemesi yapılmış ve ...'den alınan 11.03.2020 tarihli rapor alınmıştır. Bu raporda; Davalı ... un tacir olup olmadığı incelenmiş ve ...'un merkez ... ticaret sicil numarası ile ...ne kayıtlı olduğu, Gaziemir Vergi Dairesi Müdürlüğünde vergi kaydının bulunduğunu, 2016-2017-2018 yıllarındaki beyannamelerinde bilanço esasına göre mali tablo sunduğundan VUK m. 177 gereğince 1. sınıf tüccar olduğu ve 320.000,00 TL lik satış tutarını aştığı, tacir sınıfına girdiği belirtilmiştir. <br> Gerek davacının gerekse davalının birinci sınıf tacir olduğu, her iki tarafında defter ve kayıtlarının incelendiği ve işin ticari nitelik taşıdığı gibi davanın da ticari dava olduğu tespit edilmekle yeniden inceleme yapılacak bir konu bulunmadığından mahkememizce tarafların tacir olduğu kabul edilerek karar verilmiştir,\" gerekçesi ile, \"Davacının davasının KABULÜ ile; <br>Davacı ...nin, davalı ... hakkında İzmir 4. İcra Müdürlüğü'nün 2018/1606 Esas sayılı dosyası ile yapmış olduğu takibe itirazın iptali ile takibin takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile devamına,<br>Alacak likit ve itiraz haksız olmakla %20 icra inkar tazminatı tutarı olan 2.000 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,\"şeklinde karar verilmiştir.<br>Mahkeme kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ:<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme tarafından yapılan yargılama kapsamında her iki tarafın da defter ve kayıtlarının incelendiği ve işin ticari nitelik taşıdığı gibi davanın da ticari dava olduğundan bahisle esasa dair bir inceleme yapılmaksızın davanın kabulüne karar verildiğini, yerel mahkemenin kararının açıkça usule ve yasaya aykırı olduğunu, yerel mahkeme tarafından müvekkiline çıkartılan dava dilekçesi ve ön inceleme duruşma gününü içerir tebligatın, \"02/07/2018 tarihinde \"İade-Tanınmıyor\" gerekçesiyle iade olduğunu, dosyada mübrez olan PTT çıktısından da görüleceği üzere, müvekkiline dava dilekçesi tebliğ edilmediği gibi ön inceleme duruşma gününün de tebliğ edilmediğini,  müvekkiline tebligat yapılmaksızın ön inceleme duruşmasının yapıldığını, müvekkilinin hukuki dinlenilme hakkının açıkça ihlal edildiğini, davacı tarafından müvekkili aleyhine Edremit 3. İcra Müdürlüğü'nün 2017/1585 E. Sayılı dosyası üzerinden takibe girişildiğini,  yetki itirazlarının kabul edilmesi üzerine davacı tarafından müvekkili aleyhine İzmir 4. İcra Müdürlüğü'nün 2018/1606 E. Sayılı dosyası üzerinden haksız ve hukuka aykırı olarak takibe girişildiğini, işbu takibe, borca ve ferilerine karşı da itiraz edildiğini, bunun üzerine de davacı tarafından haksız ve hukuka aykırı olarak yerel mahkeme nezdinde itirazın iptali davasını ikame ettiğini ve yargılama sonucunda haksız ve hukuka aykırı olarak davanın kabulüne ve icra inkar taminatına hükmedildiğini, bu kararın açıkça hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafın sözleşmeden doğan edimini ifa etmediği gibi haksız, hukuka aykırı ve kusurlu olarak akdi feshettiği sabit olan davacının bağlanma parasını isteyemeyeceğinin gerek doktrin görüşleri gerek Yargıtay kararları gerekse de tüm dosya münderecatı ile sabit olmasına rağmen yerel mahkeme tarafından aksi yönde hüküm kurulmasının açıkça hukuka aykırı olduğunu, kaldı ki, tüm bu hususlar sabit olmasına rağmen, davacının müvekkilinden alacaklı olmadığı gibi sözleşmeyi kusuru neticesinde haksız ve hukuka aykırı olarak fesheden tarafın davacı taraf olduğunun ise sabit olması karşısında yerel mahkeme tarafından müvekkili aleyhine %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesinin de açıkça hukuka aykırı olduğunu beyanla ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davacı tarafın haksız ve hukuka aykırı davasının reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklının takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava, satımdan kaynaklı  icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.<br>Davacı taraf, davalı ile çelik kapı alımı hususunda anlaştıklarını, 30.000,00 TL bedelin 10.000,00 TL kısmının davalının hesabına yatırıldığını, malların teslim alınmak için gidildiğinde geri kalan bedelin yatırılması karşılığında malların teslim edileceğinin bildirildiğini, malların teslim edilmediğini, paranın iadesinin istendiğini fakat verilmediğini, takip başlattığını, itiraz üzerine takibin durduğunu beyanla itirazın iptali için dava açmış olup, davalı taraf cevap dilekçesinde davanın reddini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir.<br>Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, \"Çelik kapı bedeli\" açıklamalı banka dekontu içeriğine göre davalıya 10.000 TL gönderildiğinin sabit olmasına, bu bedel karşılığı olan malın teslim edildiği veya paranın iade edildiğinin davalı tarafından kanıtlanmadığının anlaşılmasına  göre davalı vekilinin  tüm istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM  : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 22/10/2020 tarih, 2019/469 Esas ve 2020/479 Karar sayılı kararına karşı davalının istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf kanun yoluna başvuran davalı taraftan alınması gereken 683,10 TL istinaf nispi karar harcından başlangıçta alınan 170,90 TL'nin mahsubu ile eksik yatırılan 512,20 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>3-Davalı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına, <br>4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>5-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,<br>Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere  karar verildi. 12/09/2024<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4dcb49049fdcf7ce","SID":"fff42c8642985597"}}