{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/1238 <br>KARAR NO\t\t: 2024/1613<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>     <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: MANİSA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: <br>NUMARASI\t\t: 2024/401 null/null<br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: 19/09/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t:  19/09/2024<br><br> Taraflar arasında görülen itirazın iptali davasına ilişkin olarak  verilen ihtiyati tedbir talebinin reddine dair ara karara karşı yasal süresi içerisinde ihtiyati tedbir talep eden davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya, Dairemize gönderilmiş olmakla HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı.\t<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili 05/06/2024 tarihli dilekçesinde ''...Davalı ... (Manisa İcra Müdürlüğü 2024/1326  Dosya Numaralı borçlusu) tarafından yapılan 16.01.2024 tarihli itirazın iptali, takibin devamına karar verilmesi ve alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi talebimiz, elimizde mevcut birtakım belgelerin Sayın Mahkemenize sunulmasını içermektedir. İşbu dilekçede, davalı yan ile aramızda mevcut ticaretin olduğu, müvekkil şirkete borçlu olduğu açıkça görülmesi adına elimizde var olan birtakım belgeleri sunmaktayız. Daha önceki dilekçemizde de belirttiğimiz üzere,  Davalı (İcra Dosyasının Borçlusu) tarafından Manisa İcra Müdürlüğü’ nün 2024/1326 E. sayılı dosyası kapsamında tebliğ edilen ödeme emrine karşı yapılan itiraz üzerine İcra Müdürlüğü tarafından takibin durdurulmasına karar verilmiş, söz konusu karar ve borçlu tarafın itiraz dilekçesi tarafıma tebliğ edilmiş olup; 1 yıllık süre içerisinde işbu dava tarafımızca ikame edilmektedir. Bu nedenle davalının  aldığımız bilgilere istinaden mal kaçırma yolunu seçtiği ve  kaçırmasına meydan vermemek için öncelikle teminatsız, aksi kanaat var ise teminatlı şekilde ihtiyati TEDBİR kararı almak zaruretine binaen sayın mahkemenize başvuru zorunluluğu hasıl olmuştur. Davalı tarafın İcra Müdürlüğü’ ne yapmış olduğu itiraz haksız ve kötü niyetlidir. Davalı taraf, borcunu ödememiş olduğundan dolayı kendisi hakkında Manisa  İcra Müdürlüğü’ nün 2024/1326 E. sayılı dosyası kapsamında takibe geçilmiş olup; davalı tarafından ödeme emrine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edilmiştir. İlaveten, takip konusu meblağ davalı tarafça gayet iyi bir şekilde bilinmektedir. Davalı yan, müvekkil şirkete borcu olduğunu bilmesine rağmen borcunu ısrarla ödememekte ve müvekkil şirketi mağdur etmektedir. Yukarıda açıklanan ve Mahkemenizce re’ sen dikkate alınacak tüm nedenlerle: Davamızın kabulüne, İtirazın iptaline ve takibin devamına, İhityati tedbir talebimizin Sayın Mahkemenizce  öncelikle teminatsız, aksi kanaat var ise teminatlı şekilde ihtiyati tedbir kararı verilmesine, asıl alacağın %20’ sinden aşağı olmamak üzere, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, her türlü yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasını karar verilmesini, fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla, saygılarımla vekaleten arz ederim.\" şeklinde beyanda bulunmuştur. <br>Mahkemece  05/06/2024 tarihli ara karar ile; \"davacı vekili tarafından 05/06/2024 tarihli dilekçe ile yeniden ihtiyati tedbir talebinde bulunulduğu,  mahkememiz tarafından 29/05/2024 tarihli ara kararı ile ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verildiği, verilen karara karşı istinaf kanun yolunun açık olduğu, davacı vekili tarafından sunulan 05/06/2024 tarihli dilekçe ekindeki deliller incelendiğinde mahkememizin kanaatinde bir değişiklik olmadığı anlaşılmakla, ihtiyati tedbir talebi hakkında mahkememizce daha önce karar verilmiş olmakla  talep hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.\" şeklinde karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ: <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket uzun süredir ticaret yaptığını, davalı şirketin, müvekkili şirkete olan borçlarını ödememekle birlikte müvekkili şirketin oluşturduğu faturalardan ve borçlarına ilişkin her türlü delil olmasına rağmen ısrarla borçlarını ödemediğini,  müvekkili şirketin ticari hayatının oldukça zor duruma girdiğini,  davalı şirketin mal kaçırma girişimi ihtimalinin de göz önünde bulundurulması gerektiğini, davalı şirkete ait tüm banka hesapları başta olmak üzere taşınır ve taşınmaz mallarına da ivedilikle ihtiyati tedbir konulması gerektiğini, ihtiyati tedbir taleplerinin kabulü gerekirken reddine karar verilmemesi gerektiğini,    ihtiyati tedbir talebinin reddi kararının kaldırılmasını ivedilikle ihtiyati tedbire karar verilmesini, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana bırakılmasını talep ve istinaf etmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: <br>Talep, itirazın iptali davasında verilen ihtiyati tedbir talebinin reddine dair ara kararın kaldırılması istemine ilişkindir.<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.<br>HMK’nın 389. maddesinde ihtiyati tedbirin şartları düzenlenmiş olup, söz konusu maddede; meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkansız hale geleceği veya gecikmesinde sakınca bulunması yahut ciddi bir zararın ortaya çıkacağı endişesi bulunan haller, ihtiyati tedbir sebebi ve şartı olarak kabul edilmiştir. Mahkemece, ihtiyati tedbir yargılamasının gerektirdiği inceleme ve ispat kuralları dikkate alınarak, yapılan incelemeden sonra, bu sakınca veya zararı ortadan kaldıracak tedbire karar verilmesi mümkün olacaktır. İhtiyati tedbirde asıl olan ihtiyati tedbire esas hakkın bulunması ve bir ihtiyati tedbir sebebinin ortaya çıkmasıdır. Bunlar ihtiyati tedbirin temel şartlarını oluştururlar. Maddede bu iki hususa yer verilmiş ihtiyati tedbire ilişkin hak ve özellikle ihtiyati tedbir sebebi genel olarak belirtilmiştir. Tedbir talebinin kabulü veya reddi bir kısım genel ilkeler konularak hakime bırakılmış, ancak ihtiyati tedbirin sadece uyuşmazlık konusu hakkında verileceği düzenlemiştir.<br>Dosyadaki belgelere, ara kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle uyuşmazlığın yargılama gerektirmesine, ticari hayatın güvenliği ve sağlıklı işleyişini olumsuz etkileyecek şekilde 3.kişileri kapsayacak şekilde ihtiyati tedbir kararı verilemeyecek olmasına, ara kararlarda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına göre, kanunun olaya uygulanmasında hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu ara kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Manisa  Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/401 Esas sayılı dosyasında ihtiyati tedbirin   reddine ilişkin olarak verilen 05/06/2024 tarihli ARA KARAR, usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, <br>2-Harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, <br>3-İstinaf kanun yolu başvurusunda bulunan ihtiyati tedbir talep eden davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından istinaf kanun yoluna başvuran ihtiyati tedbir talep eden davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,  \t<br>5-Kararın tebliği ve gider avansı iadesine ilişkin işlemlerin yerel mahkemece yerine getirilmesine, <br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/(1)-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.19/09/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f9407133e489835b","SID":"3b6e631772e3d370"}}