{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS     NO\t: 2024/1255 <br>KARAR NO\t\t: 2024/1726<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 01/08/2024<br>NUMARASI\t\t: 2024/603 Esas<br>DAVANIN KONUSU\t: İHTİYATİ TEDBİR<br>KARAR TARİHİ\t: 08/10/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ   : 09/10/2024<br><br><br>İhtiyati tedbir talep eden vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.<br><br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>İhtiyati tedbir talep eden vekili talep dilekçesinde özetle;Davalı tarafından dava konusu çek ile ilgili olarak icra takibinde bulunulması ve bu çekin tahsili durumunda müvekkilinin telafisi mümkün olmayan zararı söz konusu olacağından, bu zarara sebebiyet vermemek açısından davanın devamı süresince ödeme yasağının devamına ve her türlü icra takibinin durdurulması için İİK 72. maddesi uyarınca uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece \"... İhtiyati tedbir, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 389. ila 399. maddeleri arasında düzenlenmiş olup, aynı yasanın 389. maddesinde ihtiyati tedbirin şartlarına yer verilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 389. maddesine göre \"mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir\". Anılan maddeye göre öncelikle mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden endişe edilmesi hallerinde ihtiyati tedbir kararı alınabilecektir. Mevcut durumda meydana gelebilecek değişmeyle kastedilen  taraflar arasında çekişmeli olan veya yargılama konusunu oluşturan şey ya da hak üzerindeki değişimlerdir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 389/1.maddesi uyarınca ihtiyati tedbir kararı uyuşmazlık konusu hakkında verilebilecektir. Buna göre çekişmeli olan şey veya yargılama konusunu oluşturan şey ya da hak, aynı zamanda ihtiyati tedbirin konusunu da oluşturacaktır. Dava konusu yapılmayacak veya yapılmamış olan şey veya hak hakkında ihtiyati tedbir kararı verilemeyecektir. Taraflar arasında çekişmeli olan şey veya yargılama konusunu oluşturan hak, aynı zamanda tedbirin konusu hakkı da oluşturacaktır. Kanun, \"uyuşmazlık konusu hakkında\" diyerek bu hususa vurgu yapmıştır.<br>İhtiyati tedbir öğretide “…kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca, davacı veya davalının (dava konusu ile ilgili olarak) hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte, geniş veya sınırlı olabilen hukuki korumadır.” şeklinde tarif edilmiştir. Anılan tariften de anlaşılacağı üzere ihtiyati tedbirin diğer fonksiyonları yanında davanın devamı sırasında ve verilecek hükmün kesinleşmesine kadar olan süreç içerisinde dava konusu şey üzerinde yeni bir takım ihtilafların çıkmasını da önleyici niteliği itibariyle geçici bir hukuki korumadır.<br>İhtiyati tedbir kararına itiraz 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 394/2.maddesinde; ''İhtiyati tedbirin uygulanması sırasında karşı taraf hazır bulunuyorsa, tedbirin uygulanmasından itibaren; hazır bulunmuyorsa tedbirin uygulanmasına ilişkin tutanağın tebliğinden itibaren bir hafta içinde, ihtiyati tedbirin şartlarına, mahkemenin yetkisine ve teminata ilişkin olarak, kararı veren mahkemeye itiraz edebilir.'' şeklinde düzenlenmiştir.<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 391/3. ve 394/5. maddelerinde ihtiyati tedbire dair belirtilen (ilk derece) mahkeme kararlarına karşı kanun yoluna başvurulabileceği öngörülmüş; bu kanun yolunun ne anlama geldiği ise 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341/1. maddesinde \"ilk derece mahkemelerinden verilen ... ihtiyati tedbir ... taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü hâlinde, itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir.\" hükmü ile istinaf olarak açıkça belirtilmiştir.<br>Dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacı vekilince dava dilekçesinde, davalı tarafından dava konusu çek ile ilgili olarak icra takibinde bulunulması ve bu çekin tahsili durumunda müvekkilinin telafisi mümkün olmayan zararı söz konusu olacağından, bu zarara sebebiyet vermemek açısından davanın devamı süresince ödeme yasağının devamına ve her türlü icra takibinin durdurulması için 2004 sayılı İcra İflas Kanununun 72. maddesi uyarınca tedbir kararı verilmesinin talep edildiği, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 389/1. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir kararının çekişmeli olan şey veya yargılama konusunu oluşturan şey ya da hakka ilişkin olarak verilebileceğinin, dava konusu yapılmayacak veya yapılmamış olan şey veya hak hakkında ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceğinin düzenlendiği, çekin bir ödeme aracı vasıtası olarak ticari ilişkilerde kullanıldığı, illetten mücerretlik ilkesine tabi olduğu, dava dilekçesi içeriğinde iddia edilen hususlar ile davalı şirketin çeki iktisabı sırasında kötü niyetli olup olmadığının tespitinin yargılamayı gerektirdiği, tedbir kararı verilebilmesi açısından yaklaşık ispat koşulunun yerine getirildiğinden bahsedilmesinin aşama itibarıyla mümkün olmadığı, kaldı ki davanın çek istirdadı davası olarak ikame edildiği, 2004 sayılı İcra İflas Kanununun 72. ve devamı maddeleri uyarınca açılmış bulunan bir menfi tespit davası olmadığı, hali hazırda bir icra takibi bulunduğundan bahsedilmediği,\" gerekçesiyle, \"Davacı vekilinin, dava konusu çek üzerine konulan ödeme yasağının devamına ve başlatılması muhtemel her türlü icra takibinin durdurulmasına yönelik olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesi talebinin REDDİNE,\" karar verilmiştir. <br>İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: <br>İhtiyati  Tedbir Talep eden davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince talebin yargılamayı gerektirir nitelikte olduğundan ve yaklaşık ispat koşulunun aşama itibariyle gerçekleştiğinden bahsedilmesinin mümkün olmadığını belirtilerek ihtiyati tedbir istemi reddedilmiş ise de, her uyuşmazlığın çözümünün yargılamayı gerektirdiği gözönüne alındığında işbu gerekçenin hukuka uygun olmadığını, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceğini, bu noktada ihtiyati tedbir yoluyla icra takiplerinin durdurulması veya icra veznesine yatacak paranın alacaklıya ödenmesinin engellenmesi büyük önem arz ettiğini, yerel mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin gerekçeli kararda  dava dilekçesi içeriğinde iddia edilen hususlar ile davalı şirketin çeki iktisabı sırasında kötü niyetli olup olmadığının tespitinin yargılamayı gerektirdiği, tedbir kararı verilebilmesi açısından yaklaşık ispat koşulunun yerine getirildiğinden bahsedilmesinin aşama itibarıyla mümkün olmadığı belirtildiği, her uyuşmazlığın çözümü yargılamayı gerektirdiğinden yerel mahkeme kararındaki işbu gerekçenin kabulü mümkün olmadığını, dava dilekçesindeki açıklamalar ve dava dilekçesi ekinde sunulan belgelerde dava konusu çekin müvekkilce dava dışı ... A.ş. ile olan ticari ilişkisinden kaynaklanan borcuna ilişkin olarak çeki dava dışı .... A.ş. lehine ciro edip işbu şirkete gönderilmek üzere ... kargo bergama şubesi'ne 29.03.2024 tarihinde ... kargo takip numarasıyla teslim ettiği, çekin kargoda taşıma aşamasında kaybolduğu açıkça ortada olduğunu, dava konusu olayda yaklaşık ispat koşulu sağlanmış olup ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiğini, istinafa konu tedbir talebinin, talep konusu icra takibinden sonra açıldığı anlaşıldığını, icra takibinin talepten önce açıldığı anlaşıldığı, ilk derece mahkemesince talebin yargılamayı gerektirir nitelikte olduğundan bahisle ihtiyati tedbir istemi reddedilmiş ise de, bu gerekçe her uyuşmazlığın çözümünün yargılamayı gerektirdiği gözönüne alındığında hukuka uygun bulunmadığından, talep edenler yönünden HMK'nın 390/3. maddesinde belirtilen yaklaşık ispat koşulu somut olayda gerçekleştiğini, bu gerekçeler ile talep edenlerin tedbir talebinin iik'nın 72/3 ve HMK'nın 389. maddeleri gereğince kabulü gerekirken, reddine karar verilmiş olması isabetsiz olduğundan, istinaf başvurusunun kabulü gerekmektedir.'' şeklinde ihtiyati tedbir kararı verilebileceği vurgulandığını, bu sebeple yerel mahkemece hatalı değerlendirme yapıldığını,  davacı müvekkili şirketin davalıya borçlu olmadığının tespiti ile dava konusu ... bankası Güzeloba/Antalya şubesi’ne ait ''...'' seri numaralı, keşidecisi  ... Şti. olan 500.000,00 tl bedelli çekin davalıdan istirdatı ve dava konusu çekin davacı müvekkile teslimi talep edilmiş olup yerel mahkemenin İİK m.72 uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilmesinin mümkün olmadığı yönündeki gerekçeleri de hatalı olduğunu, yerel mahkeme gerekçeli kararın son kısmında, '' davanın çek istirdadı davası olarak ikame edildiği, 2004 sayılı İcra İflas Kanununun 72. ve devamı maddeleri uyarınca açılmış bulunan bir menfi tespit davası olmadığı, hali hazırda bir icra takibi bulunduğundan bahsedilmediği, mevcut bulunmayan bir olgu üzerine ihtiyati tedbir kararı verilmesinin mümkün olmadığı göz önünde bulundurularak, davacı vekilinin tedbir talebinin reddine karar vermek gerekmiş'' şeklinde ifade de bulunduğunu,  yerel mahkeme eksik ve hatalı inceleme yaptığını, davacı müvekkili şirketin davalıya borçlu olmadığının tespiti ile dava konusu ... Bankası Güzeloba/Antalya şubesi’ne ait ''...'' seri numaralı, keşidecisi  .... şti. olan 500.000,00 TL bedelli çekin davalıdan istirdatı ve dava konusu çekin davacı müvekkile teslimi talep edildiğini, bu sebeple yerel mahkemenin işbu gerekçesi doğru olmadığını, davalı tarafından dava konusu çek ile ilgili olarak icra takibinde bulunulması ve bu çekin tahsili durumunda davacı müvekkilinin telafisi mümkün olmayan zararı söz konusu olacağından, bu zarara sebebiyet vermemek açısından davanın devamı süresince İzmir 1. ATM 2024/460 e. sayılı dosyasında yatırılan teminat tutarı göz önünde bulundurularak ödeme yasağının devamına ve her türlü icra takibinin durdurulması için İİK m.72 uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Talep, ihtiyati tedbir talebinin reddine dair  kararın kaldırılarak talep gibi ihtiyati tedbir kararı verilmesi istemine ilişkindir.<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.<br>İlk Derece Mahkemesince, davacı tarafın ihtiyati tedbir isteminin 01/08/2024 tarihli karar ile reddine karar verilmiştir.<br>İş bu karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.<br> HMK'nın \"ihtiyati tedbir şartları\" başlıklı 389/1. maddesine göre \"mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.\"  <br>HMK'nın \"ihtiyati tedbir talebi\" başlıklı 390/3 maddesine göre de \" tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.\" <br>HMK’nın 389. maddesinde ihtiyati tedbirin şartları düzenlenmiş olup, söz konusu maddede; meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkansız hale geleceği veya gecikmesinde sakınca bulunması yahut ciddi bir zararın ortaya çıkacağı endişesi bulunan haller, ihtiyati tedbir sebebi ve şartı olarak kabul edilmiştir. Mahkemece, ihtiyati tedbir yargılamasının gerektirdiği inceleme ve ispat kuralları dikkate alınarak, yapılan incelemeden sonra, bu sakınca veya zararı ortadan kaldıracak tedbire karar verilmesi mümkün olacaktır. İhtiyati tedbirde asıl olan ihtiyati tedbire esas hakkın bulunması ve bir ihtiyati tedbir sebebinin ortaya çıkmasıdır. Bunlar ihtiyati tedbirin temel şartlarını oluştururlar. Maddede bu iki hususa yer verilmiş ihtiyati tedbire ilişkin hak ve özellikle ihtiyati tedbir sebebi genel olarak belirtilmiştir. Tedbir talebinin kabulü veya reddi bir kısım genel ilkeler konularak hakime bırakılmış, ancak ihtiyati tedbirin sadece uyuşmazlık konusu hakkında verileceği düzenlemiştir.<br>Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına    göre davacı  vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br><br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1-İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/08/2024 tarih ve 2024/603 Esas sayılı kararına karşı ihtiyati tedbir talep eden vekilinin istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf kanun yoluna başvuran  ihtiyati tedbir talep eden taraftan alınması gereken 427,60 TL istinaf harcı peşin olarak alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,  <br>3-İstinaf kanun yolu başvurusunda bulunan ihtiyati tedbir talep eden tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadan karar verildiğinden bu aşama için  ihtiyati haciz talep eden aleyhine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>5-Kararın taraflara tebliği ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirmesine,<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/(1)-f maddesi gereğince kesin olmak üzere  08/10/2024  tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a53708de3179dd33","SID":"8a4b78c66a0848b2"}}