{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. KONYA BAM   6. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: <br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  6. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: <br>KARAR NO\t: <br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>KATİP\t\t: <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ARA KARAR TARİHİ\t: 17/07/2024<br>NUMARASI\t\t:  Esas null/null Karar<br><br>İSTİNAF EDENDAVACI\t:  <br>VEKİLİ\t: Av. <br>DAVALI\t: <br>VEKİLİ\t: Av. <br>TALEP\t\t: İhtiyati haciz<br><br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR TARİHİ\t: 10/10/2024<br>YAZIM  TARİHİ\t: 11/10/2024<br>Davacı tarafından davalı aleyhine Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan alacak davasında 17/07/2024 tarihinde tesis edilen  ara karara karşı davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında ticari ilişki bulundu ve bu ilişkiye istinaden fatura düzenlendiğini, davalı tarafından davacı tarafa teslim edilmesi gereken ürünlerin niteliklerine uygun olarak teslim edilmediğini, bu durumun Konya 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'ne açılan dava ile tespit ettirildiğini, ayıp ihbarının yapıldığını, davalının ayıp ürün teslim etmesinden dolayı davacının zarara uğradığını, bu aşamada rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş para borcunun alacaklısı konumunda olan davacının haklarının korunması ve alacağının semeresiz kalması sebebiyle; davalı tarafın araç ve taşınmazları üzerine alacağa yetecek miktarda, teminatsız, aksi halde uygun görülecek teminat karşılığında ihtiyati haciz konulmasını talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk derece mahkemesince 17/07/2024 tarih  ...Esas sayılı ara karar ile; \"...davanın konusu alacak olup, alacağın faturadan kaynaklı olduğu, faturaya konu ürünlerin tam olup olmadığı, ayıplı olup olmadığı, bedelinin ödenip ödenmediği, taraflar arasındaki sözleşme ve anlaşma şartlarının ne olduğunun tam olarak bilinmediği, taraflar arasında borç alacak ilişkisinin ancak yargılamayla neticelenebileceğinden davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin  reddine, karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.\" gerekçesiyle davacı tarafın ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirket, .... Mahallesi’ndeki termal tesiste sondaj borusu kurulumu için davalıyla 6 mm kalınlığında spiral kapalı sondaj borusu alımı ve döşenmesi konusunda anlaştıklarını  ancak teslim edilen boruların 6 mm değil, 4 mm olduğunun tespit edildiğini, kuyuda deformasyon ve kopmaların meydana geldiğini, bunun üzerine mahkemece alınan raporda boruların sadece kalınlığında değil, birçok teknik özelliğinde de ayıp olduğu belirlendiğini, müvekkili, davalıya ayıp ihbarında bulunduğunu ve zararın tazminini talep ettiğini, davalı ise boruların ayıplı olduğunu zımnen kabul etmiş ancak malın tarafınca satılan mal olmadığını iddia ederek ağır kusurunu devam ettirdiğini, ihtiyati haciz HMK'nun 389. ve devamı maddelerinde düzenlenen ihtiyati tedbirin özel bir türü olduğunu ve İİK'nun 257. maddesinde şartları düzenlendiğini, rehinle temin edilmediğini ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun taşınır, taşınmaz mallarını ve alacaklarını ihtiyaten haczettirebileceğini, ihtiyati tedbir ve haciz için alacağın kesin değil, yaklaşık olarak ispatının yeterli olduğunu, işbu davada, davalının ayıplı ifasından doğan zarar nedeniyle alacağın muaccel hale geldiğini, dosyaya sunulan fotoğraf, video kayıtları ve bilirkişi raporu incelendiğinde, davalının ayıplı ifada bulunduğu ve müvekkilinin zarara uğradığını, bu nedenle alacağının muaccel hale geldiğinin anlaşıldığını, Konya 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin bilirkişi raporunda, boruların mekanik özelliklerinin düşük olduğu ve faturada belirtilen özellikleri taşımadığının açıkça belirtildiğini, müvekkilinin alacağı, bilirkişi raporu ve video kayıtlarıyla kesin olarak ispat edildiğini, alacağın rehinle temin edilmemesi nedeniyle ihtiyati haczin şartlarının oluştuğunu, davalının mal kaçırma ihtimali göz önüne alınarak davalının taşınır, taşınmaz, diğer hak ve alacakları üzerine alacaklarına yetecek oranda öncelikle teminatsız aksi halde uygun görülecek teminat karşılığında ihtiyati haciz konulmasını talep etmiştir.  <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:  <br>Talep; ihtiyati haciz istemine ilişkindir. <br>İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen  kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.<br>İcra İflas Kanunu'nun 257/1.maddesinde; \"Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir\" düzenlemesi muaccel bir başka deyişle vadesi gelmiş alacaklar  yönünden   ihtiyati   haciz  koşulları\" düzenlemiş olup, <br>İcra ve İflâs Kanunu'nun 258.maddesinin 1.fıkrası uyarınca; “…Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur...” Bu hükme göre alacaklının, alacağının varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin şekilde ispat etmesi aranmamakta, bu konuda mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermesi yeterli kabul edilmektedir. Bununla birlikte, özellikle hukukî bir işlem söz konusu olduğunda, alacağın varlığının ve muaccel olduğunun yazılı bir belgeye veya belgeler zincirine dayanması tercih edilmesi gereken bir seçenektir. (HMK m.200).<br>Somut olayda davacının ayıplı mal satışı iddiasına dayalı olarak davalıdan tazminat talebinde bulunduğu, dosyadaki mevcut delillere göre yaklaşık ispat şartının yerine gelmediği bu sebeple ilk derece mahkemesince ihtiyati haciz talebinin mevcut delil durumuna göre reddine karar verilmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından ihtiyati haciz talep eden davacının istinaf başvuru talebinin HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan  reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br><br><br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davacının istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE,<br>2-Alınan harç yeterli olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına, <br>3-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, <br>4-İstinafa başvuran davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>5-Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4. maddesi gereğince; kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, <br>6-Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 10/10/2024 tarihinde oybirliği ile HMK'nın  362/1.f  maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.  <br>\t\t\t\t<br><br>Başkan <br>  e-imzalıdır<br><br>Üye <br>  e-imzalıdır<br><br>Üye <br> e-imzalıdır <br><br>Katip <br> e-imzalıdır <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b332dbb8bbb53fed","SID":"03455c636236f16b"}}