{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. KONYA BAM   6. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  6. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t:  <br>KARAR NO\t: <br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KONYA  ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 11/06/2024<br>NUMARASI\t\t:  Esas -  Karar<br><br>DAVACI\t: ... -  (T.C Kimlik No: ...)<br>VEKİLLERİ\t: Av. ... & Av. ...<br>\t  [1<br><br>İSTİNAF EDEN DAVALI\t: <br>VEKİLİ\t: Av. ....<br>DAVA\t: Menfi Tespit <br><br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR TARİHİ\t: 10/10/2024<br>YAZIM TARİHİ\t: 15/10/2024<br>Davacı tarafından, davalı aleyhine Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası ile açılan menfi tespit davasında 11/06/2024 tarihinde tesis edilen davanın kabulüne ilişkin karara karşı davalının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendi; <br>DAVA: Davacı dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin10/12/2017 tanzim ve 10/01/2018 vade tarihli 1.500 Euro bedelli bonoya dayalı olarak   Konya .. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile kendisine karşı icra takibi başlattığını, ancak davalı şirket ile hiçbir hukuki ve ticari ilişkisinin bulunmadığını ileri sürerek davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP: Davalı davaya cevap vermemiş, yargılama aşamasındaki beyanları ile davacı tarafın dava konusu bonoyu imzaladığını ikrar ettiğini, bononun müvekkil şirkete değil şahsa depozito senedi olarak verildiği iddiasını ispat etmesi gerektiğini savunarak  davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; \"... davacı tarafça yemin metni sunulmuş ancak davalı tarafın şirket olması hasebiyle temsilcisinin vefat ettiği anlaşıldığından davalı vekiline şirkete temsilci ataması hususunda 3 aylık kesin süre verilmiş ve kesin süreye ilişkin ihtar 23/01/2024 tarihli celsede yapılmıştır. Davalı vekili şirketin vekili sıfatıyla işlemlerini sürdürmekte olup vekalet hususunda bir değişiklik bulunmamaktadır. Temsilci atanması için yeterli süre verilmiş olmasına rağmen davalı tarafça temsilci belirlenmemiş dolayısıyla yemin edilmemiştir...\" gerekçesiyle; <br>1-Davacının davasının kabulü ile; Konya .. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında davacının borçlu olmadığının tespitine ve takibin iptaline, <br>2-Davacının tazminat isteminin davalının kötü niyetli olduğu ispat edilemediğinden reddine, şeklinde karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece müvekkili şirkete yemin delili noktasında teklifte bulunulduğunu ancak müvekkil şirketin yetkilisi olarak anılan ...'ın vefat ettiğini, 10/10/2023 tarihinde gerçekleşen duruşmanın 5. celsesinde ''davalı şirketi temsil etmek üzere kayyım tayini davası açmak üzere davacı tarafa süre verileceğinin, atanan kayyımın yemin etmemesi halinde davacı tarafın iddialarının davalı şirket tarafından kabul edilmiş sayılacağına..'' şeklinde hüküm hüküm kurulduğunu, 23/01/2024 tarihinde gerçekleşen duruşmanın 6. celsesinde ise, ''davalı vekiline davalı şirkete temsilci atanması hususundaki işlemleri ikmal etmek üzere 3 aylık kesin süre verilmesine, aksi halde mevcut duruma göre karar verileceğinin ihtarına...'' şeklinde hüküm kurulduğunu, mahkemenin 6. celsedeki kendi vermiş bulunduğu karara uymamış olup, sehven gerçekleşmiş bir hata neticesinde 6. celsede taraflarına 3 aylık kesin süre verildiğini, bu durumun kesin hukuka aykırılık hali teşkil ettiğini, yemin deliline dayanılmasında hukuki yarar bulunmadığını, vefat ede ...'dan sonra gelecek olan şirket yetkililerinin, kendilerinin görmedikleri, duymadıkları ve bilmedikleri bir hadiseye ilişkin yemin etmelerinin hukuki ve etik olmadığını, böylesi bir durumunda yemin teklifine dayanılmasında da hukuki yarar bulunmadığını, davacı ...'in bahse konu bononun depozito senedi olarak verildiğine dair yazılı belge ile iddiasını ispatlayamadığını, bir senede karşı ileri sürülen ve onu hükümden düşüren hukuki işlemlerin değeri ne olursa olsun ancak senetle ispatının mümkün olduğunu, mahkemenin 10/10/2023 tarihli 5. celsesinde belirtildiği üzere davacı tarafa, müvekkili şirkete yönelik Kayyım Tayini davası açması için süre verilmesi ve bu dava sonuçlanıncaya dek, bekletici mesele yapılması gerektiğini, buna rağmen taraflarına kesin süre tayininde bulunulduğunu, bu sebepten müvekkili şirket aleyhine hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu belirterek; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir .<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava; menfi tespit istemine ilişkindir. <br>İstinaf incelemesi; Kamu düzenini ilgilendiren konularda resen, diğer yönlerden HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. <br>Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun \"İstinaf Dilekçesinin Reddi\" başlıklı 346/(1). maddesinde; istinaf dilekçesi, kanuni süre geçtikten sonra verilir veya kesin olan bir karara ilişkin olursa, kararı veren mahkemenin istinaf dilekçesinin reddine karar vereceği düzenlenmiştir. <br>Hukuk Muhakemeleri Kanununun \"İstinaf yoluna başvurulabilen kararlar\" başlıklı 341.maddesinin (2) no'lu bendinde, miktar veya değeri binbeşyüz Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararların kesin olduğu belirtilmiş, 2.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 24.11.2016 tarihli 6763 sayılı \"Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun\"un 41.maddesi ile de, maddede yer alan \"binbeşyüz\" ibaresi, \"üçbin\" şeklinde değiştirilmiş, her takvim  yılı başından geçerli olmak üzere, bu miktarın Maliye Bakanlığınca her yıl için tespit ve ilan edilecek yeniden değerleme oranında artırılması kabul edilmiş,  2023 yılı değerleme oranına göre yapılan hesaplamaya göre 2024 yılı için istinaf kanun yoluna başvurma kesinlik sınırı 28.250,00 TL olarak belirlenmiştir. <br>İlk derece mahkemesinin karar tarihi 11/06/2024 olup, dava konusu somut olayda; davalı tarafın 1.500 Euro karşılığı 7.634,00 TL'nin tahsili talebi ile ilgili başlattığı icra takibinden dolayı  davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmesinin talep edildiği, mahkemece 11/06/2024 tarihli kararla davacının talebinin kabulüne karar verildiği, Yargıtay'ın yerleşik kararları gereğince yabancı para alacaklarına ilişkin davalarda kesinlik sınırının yabancı para alacağının dava tarihindeki TC Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden belirlenmesi gerektiği, dava tarihi itibariyle takip konusu yapılan 1.500 Euro karşılığının 7.634,00 TL olduğu, buna göre davalının istinaf ettiği miktarın kesinlik sınırının altında olduğu anlaşılmıştır. <br>Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na 6763 sayılı Kanun ile ilave edilen Ek-Madde 1 hükmü uyarınca karar tarihi itibariyle HMK'nın 341/2. maddesi gereğince miktar veya değeri 28.250,00 TL'yi geçmeyen malvarlığına ilişkin kararlar kesin olup, HMK'nın 346. maddesi gereğince kesin olan karara ilişkin istinaf dilekçesi ilk derece mahkemesince reddedilebileceği gibi 352. maddesi gereğince yapılan ön inceleme neticesinde Bölge Adliye Mahkemesi tarafından da istinaf isteminin reddine karar verilebilir. <br>Dava dosyasının incelenmesinde; istinaf kanun yoluna başvuran davalının reddini talep ettiği miktar nazara alındığında; davalı yönünden kararın kesin olduğu, istinaf kanun yolunun açık olmadığı, ilk derece mahkemesi hakiminin kanunla verilmeyen bir hakkı tanımak suretiyle hükme karşı istinaf kanun yolu açık olduğunu belirtmesinin, taraflara; yasayla verilmemiş bir hakkı (istinaf kanun yolunu) bahşetmeyeceği sonuç ve kanaatiyle davalının istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinin HMK 352/1-b maddesi gereğince reddi gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM:  Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1- Davalının istinaf kanun yoluna başvurma dilekçesinin REDDİNE,<br>2- İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından davalı tarafından yatırılan 827,73 TL istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine, <br>3- İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, <br>4- Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4. maddesi gereğince; kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, <br>5- Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 10/10/2024 tarihinde oybirliği ile HMK'nun 352 ve 362/1.a maddeleri gereğince kesin olarak  karar verildi.  <br><br>\t\t\t\t<br>Başkan ...<br> e-imzalıdır<br>Üye ...<br>e-imzalıdır <br>Üye ...<br>e-imzalıdır <br>Katip ...<br>e-imzalıdır <br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6eb0dd4a303394a2","SID":"37fde333d8256c20"}}