{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  17. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2021/448 <br>KARAR NO\t\t: 2024/1563<br>KARAR TARİHİ\t: 17/09/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 06/10/2020<br>NUMARASI\t\t: 2019/343 Esas 2020/441 Karar<br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 17/09/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 19/09/2024<br><br>Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br> Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili davacı şirketin davalıya mal satışı sebebiyle oluşan alacağının tahsili için İzmir 16. İcra Müdürlüğü'nün 2019/7500 E sayılı dosyası ile takip başlatıldığı, davalının itirazı ile takibin durduğunu beyanla davalının itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine % 20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. <br>\t Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin İzmir 3. ATM 2019/306 Esas sayılı dosyası ile konkordato için müracaat ettiğini, geçici mühlet verildiğini, bu hususa dikkat edilmesinin gerektiğini, müvekkilinin davacı şirkete borcunun bulunmadığını, davayı kabul etmediklerini, cari hesap mütabakatının şirket yetkilisi tarafından imzalanmadığını, şirketi ilzama yetkili olan kişilere ait olmadığını, mütabakat belgesi sebebiyle sorumluluklarının bulunmadığını, mütabakat belgesindeki imza için inceleme yapılmasının gerektiğini belirterek davanın reddine,  kötü niyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece \"... Delillerin toplanmasından sonra mahkememizin 04/02/2020 tarihli oturumunda tarafların ticari şirket defter ve kayıtları üzerinde mali müşavir bilirkişi incelemesine karar verilmiş, bilirkişi ibraz ettiği 09/07/2020 havale tarihli raporunda dosya kapsamı hakkında beyanda bulunduktan sonra sonuç olarak, taraflar arasında 2017 yılından gelen ve 2019 yılında sona eren mal alım satımına dayalı ticari bir çalışmanın mevcut olduğu, bu çalışma dahilinde davacının ve davalının yasal defter ve dayanağı belgelerinin birbiri ile uyum gösterdiği, alacağa dayanak olan davacının tanzim ettiği faturaların davalı kayıtlarında davacı lehine yer aldığı dikkate alındığında davacının davalıdan her iki tarafın yasal defterlerinde de yer aldığı şekli ile takip ve dava tarihi itibariyle 8.458,30-TL tutarında alacaklı olduğu tespit edilmiştir. <br>Davacı vekili 20/07/2020 tarihli dilekçesi ile rapora beyanlarını bildirmiş olup sonuç olarak; davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı vekili 05/08/2020 tarihli dilekçesi ile rapora beyanlarını ve itirazlarını bildirmiş olup sonuç olarak; varsa cari hesap sözleşmesinin dosyaya sunulması için davacı yana süre verilmesini, aksi halde cari hesap sözleşmesi yazılı yapılmadıkça geçerli olmayacağından buna dayalı açılan takibi ve davayı kabul etmediklerinden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.  <br>Dava, itirazın iptali davasıdır. <br>Toplanan deliller, bütün dosya kapsamı ve alınan bilirkişi raporuna göre; davacı şirketin davalıya mal satışı sebebiyle oluşan alacağının tahsilinin talep edildiği, alınan bilirkişi raporuna göre taraflar arasında ticari ilişkinin mevcut olduğu, alım satıma ilişkin faturada kayıtlı taraf defterlerinin mevcut olduğu, davacının takip tarihi itibariyle 8.458,30-TL alacaklı olduğu görülmüştür. Davalı vekili savunmasında; mutabakat belgesindeki imzanın incelenmesini talep etmiş ise de dava, mali müşavir bilirkişi incelemesi ile çözümlenmiş olup mutabakat belgesinde imza incelemesine gerek kalmamış ayrıca  davacı vekili 1 nolu celsedeki beyanında mutabakat belgesi üzerinde imza incelemesi istemediklerini bildirmişlerdir. Davalı vekili, müvekkilinin konkordato müracaatının olduğunu belirterek yargılama sonucunun konkordato tasdikine kadar bekletilmesini talep etmiş ise de İİK nun 7101 sayılı yasanın 22 maddesi ile değişik 294. maddesine göre konkordato başvurusu sonucunda verilen kesin mühletin sonuçlarına göre icra takiplerinin yapılamayacağı, başlamış olan takiplerin duracağı, ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarının uygulanmayacağı belirtilmiş olup alacak davası veya diğer davaların açılamayacağına ilişkin hükmün mevcut olmadığı anlaşıldığından davalı vekilinin davanın konkordato tasdiki sonucuna kadar bekletilmesi talebi yerinde görülmediği, davacı alacağının davalıdan tahsilinin gerektiği anlaşıldığından; <br>Davanın kabulü ile davalının İzmir 16. İcra Müdürlüğünün 2019/7500 E sayılı icra takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 8.458,30-TL üzerinden ve icra takip tarihinden itibaren asıl alacağa yıllık % 19,50 oranında avans faizi uygulanmak suretiyle devamına, hüküm altına alınan itirazlı alacak likit vasıflı olduğundan icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine dairdair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.\"gerekçesi ile; \"Davanın KABULÜ ile davalının İzmir 16. İcra Müdürlüğünün 2019/7500 E sayılı icra takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 8.458,30-TL üzerinden ve icra takip tarihinden itibaren asıl alacağa yıllık % 19,50 oranında avans faizi uygulanmak suretiyle DEVAMINA, hüküm altına alınan itirazlı alacak üzerinden taktir olunan % 20 (1.692-TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,\" karar verilmiştir. <br>İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: <br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; cari hesap sözleşmesinin geçerli olmadığını, buna dayalı olarak yapılan takibe ve davaya itirazları bulunduğunu, ayrıca itirazın iptali davası takibe sıkı sıkıya bağlı bir dava türü olduğundan cari hesap ilişkisi temeline dayalı işbu davanın taleple bağlılık ilkesi gereği ve geçerli bir sözleşme olmaması sebebiyle yerel mahkeme tarafından bu husustaki itirazlarımız incelenmediğini, davacı yanın cari hesap ilişkisine dayalı olarak talepte bulunduğu işbu davada öncelikle davacı yan tarafından ''cari hesap sözleşmesi''nin sunulmasının gerektiği bildirilmiş ise de yerel mahkemece bu husustaki itirazlarının dikkate alınmadığını, davacı yana sözleşmenin ibrazı için süre verilmesine ilişkin taleplerinin yerel mahkemece değerlendirilmediğini, takip dayanağı olarak gösterilen ve talep edilen alacağa ilişkin olarak yapılan itirazın iptali davasında da bu alacağın dayandırıldığı temel ilişki çerçevesinde yargılama yapılması gerektiği yerleşik içtihatlarında açıkça belirtildiğini, davacı yanın, müvekkili şirkete mal teslim etmiş olduğunu bunun karşılığında alacaklı olduğunu iddia etmekte olup, bu iddiasını ispatla yükümlü olduğunu, cevap dilekçesinde de ifade edildiği üzere, -cari hesap sözleşmesinin geçersizliği kayıt ve şartı ile- mutabakat mektubunda bulunan imza şirket yetkilisine ait olmadığını, inceleme ve araştırma yapılmadan yapılan bilirkişi incelemesine ve rapora itiraz ettiklerini, 23.07.2019 tarihli ön inceleme tensip zaptının 16 no'lu bendi gereği müvekkili şirkete mutabakat belgesi hususunda isticvap davetiyesi çıkarılmasına karar verilmiş olup bu hususta sayın mahkemece halen bir davetiye çıkarılmadığını, müvekkili şirket hakkında İzmir 3. Asliye Tic. Mah 2019/306 e. sayılı dosyası ile konkordato yargılaması devam ettiğini, iddia edilen bu alacak ancak ve ancak konkordato projesi dahilinde karşı tarafa ödenebileceğini, tahsilde mükerrerlik oluşmaması ve alacaklılar arasındaki eşitlik ilkesinin ihlal edilmemesi açısından öncelikle işbu davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava; İİK 67. maddesi gereğince açılmış olan itirazın iptali davası olup, davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. <br>HMK'nun 355. maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır.<br>Davacı vekili; taraflar arasında mal alım satımından kaynaklı ticari ilişkinin bulunduğu, davacı tarafça davalıya çeşitli tarihlerde mal satılarak teslim edildiği, ancak takibe konu tutarın talep edilmesine rağmen ödenmediğinden bahisle  davaya konu alacağın tahsili için davalı hakkında başlatılan icra takibine vaki davalının itirazının iptali ile icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı vekili;  davacı tarafça iddia edildiği şekilde davalının davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığı, davacı tarafça delil olarak sunulan mutabakat belgesindeki imzanın davalı şirket yetkili temsilcisine ait olmadığından bahisle haksız ve hukuka aykırı bir şekilde  açılan davanın reddine, davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; Davanın kabulü ile davalının İzmir 16. İcra Müdürlüğü'nün 2019/7500 E sayılı icra takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 8.458,30-TL üzerinden ve icra takip tarihinden itibaren asıl alacağa yıllık % 19,50 oranında avans faizi uygulanmak suretiyle devamına, hüküm altına alınan itirazlı alacak üzerinden taktir olunan % 20 (1.692-TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,\" karar verilmiştir.<br>İşbu karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. <br>Davaya konu İzmir 16. İcra Müdürlüğünün 2019/7500 E. sayılı icra takip dosyasının incelenmesinden, davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhinde 21/05/2019 tarihinde 08.458,30 TL asıl alacak, 370,54 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 8.828,84 TL üzerinden ilamsız icra takibinin başlatıldığı, icra müdürlüğünce icra takip dosyası üzerinden düzenlenen ödeme emrinin davalı borçluya tebliği üzerine davalı borçlu tarafından süresi içerisinde sunulan itiraz dilekçesi kapsamında takibin durduğu görülmüştür. <br>İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sırasında, her iki tarafa ait  ait ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup mali müşavir bilirkişi tarafından düzenlenen raporda, davacı şirketin incelenen 2018 ve 2019 yılı ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin süresi içerisinde yapıldığı, taraflar arasındaki süre gelen ticari ilişkiye göre 2017 yılından 2018 yılına 2.249,23 TL davalı bakiye alacak tutarının devrettiği, 2018 yılında davacı tarafça davalıya tanzim edilen 89,85 TL'lik faturanın mahsubu ile davalının 2019 yılına devreden alacak tutarının 2.159,38 TL olduğu ve 2019 yılı içerisinde davacı tarafça davalı adına KDV dahil toplam 10.617,93 TL'lik 4 adet  fatura düzenlendiği ve bu faturaların davacı lehine alacak kaydedilmesi neticesinde 2019 yılı sonu itibarıyla ( 10.617,93 TL -  2.159,38 TL=) 8.458,55 TL davacı alacağının kayıtlı olduğunun tespit edildiği bildirilmiştir. Yine davalı şirkete ait olup incelenen 2019 yılı ticari defterlere göre ise 2019 yılı açılış kaydının (mutabakat farkı açıklamalı )  2.159,63 TL davalı alacağı ile başladığı, aynı yıl içinde davacı tarafça davalı adına KDV dahil toplam 10.617,93 TL olarak düzenlenen 4 adet  faturanın davalı kayıtlarına alınması neticesinde takip tarihi itibarıyla 8.458,30 TL davacı alacağının davalı ticari defterlerinde kayıtlı olduğunun tespit edildiği bildirilmiştir.<br>Her nekadar davalı vekili tarafından davacı tarafça bir sureti delil olarak dosyaya sunulan 01.03.2019 tarihi itibarıyla davacı şirketin davalıdan olan bakiye alacağının 8.458,30 TL olduğuna dair mutabakatnamedeki imzanın davalı şirketin yetkili temsilcisine ait olmadığı,  ilk derece mahkemesince bu yönde bir imza incelemesi yapılmaksızın esas hakkında karar verildiği istinaf nedeni olarak ileri sürülmüş ise de, mali müşavir bilirkişiden alınan raporda   bizzat  incelenen davalı şirket ticari defterlerine göre de takip tarihi itibarıyla davacının davalıdan 8.458,30 TL alacaklı olduğunun kayıtlı olduğunun tespit edilmiş ve davacı tarafça da davalı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu tespit edilen 8.458,30 TL asıl alacak üzerinden talepte bulunulmuş olması karşısında mutabakat  belgesindeki imzanın davalı şirket yetkilisine ait olup olmadığının tespiti yönünde imza incelemesi yaptırılmasının sonuca itkisi bulunmadığından bu yöndeki davalı istinaf sebebi yerinde değildir. Ayrıca davalı şirket hakkında iflas kararı verilmediği sürece devam eden konkordato davasının görülmekte olan bu dava için bir engel teşkil etmeyectir.  Bu nedenle davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi de yerinde değildir.      <br>Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına; göre davalı  vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.  <br>HÜKÜM      : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br> İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 06/10/2020 tarih, 2019/343 Esas ve 2020/441 Karar sayılı kararına karşı davalının istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf başvurusu sırasında alınması gereken 577,78-TL nispi karar harcından peşin olarak alınan 144,50 TL harcın mahsubu ile bakiye 433,28 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, ,<br>3-Davalı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına, <br>4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>5-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,<br>Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere  karar verildi.18/09/2024<br>\t\t\t\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"57885dafcf48f364","SID":"05a3d6e2b67283fd"}}