{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ERZURUM<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: 2022/1776 <br>KARAR NO\t: 2024/1519<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 18/.../2022 (Karar)<br>NUMARASI\t: 2021/203 Esas,  2022/316 Karar<br>DAVA\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>    Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı gerekçeyle davanın reddine verilmiş olup, söz konusu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK 353. madde uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı.\t<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 29/10/2020 tarihinde... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın, sürücüsü ...sevk ve idaresindeki... plaka sayılı aracın çarpışması sonucu yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, söz konusu kazada ... plaka sayılı araçta yolcu olan müvekkili ...'ın ağır yaralandığını ve hayati tehlikesinin devam etmesi sebebiyle Erzurum ...Hastanesi Yoğun Bakım Ünitesi'nde tedavi altına alındığını,  mevcut kaza sebebiyle de ... plaka sayılı araç sürücüsü...'ın sunulan kaza tespit tutanağında da görüleceği üzere kusurlu bulunduğunu, müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu ... plakalı aracın davalı ... Sigorta Anonim Şirketi tarafından (... no'lu poliçe ile zorunlu mali mesuliyet sigortası kapsamında sigortalandığını, söz konusu kazada davalı sigorta şirketinin sigortalısının  tam kusurlu bulunduğunu, müvekkilinin  kaza sonrasında hayati tehlikesinin devam etmesi sebebiyle yaklaşık olarak 11-12 gün yoğun bakım servisinde tedavi gördüğünü, kaza sebebiyle işine dahi gidemeyen müvekkilinin, ailesinin geçimini sağlayamadığını ve maddi sıkınlılar yaşadığını, bu nedenlerle fazlaya ilişkin haklarının, talep ve dava haklarının saklı kalması kaydıyla müvekkili için şimdilik 100(yüz) TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte, ticari faiz istemlerinin kabul görmediği takdirde yasal faizi ile birlikte ve poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere davalı sigorta şirketinden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP:<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının Müvekkili Şirkete usulüne uygun olarak müracaat etmediğini, usulüne uygun başvuru olmadığından davanın reddi gerektiğini, başvuru dilekçesinde bahsi geçen 29...2020 tarihli kazaya karıştığı belirtilen ... plakalı aracın, müvekkili şirkete 03.11.2019-2020 tarihleri arasında geçerli olmak üzere Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, söz konusu poliçede teminat limitinin kişi başı 410.000 TL olduğunu, sigorta şirketinin sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğunu, dosyada kusur tespiti yapılması gerektiğini, tazminat hesaplamasının aktüer sıfatına sahip bilirkişiler tarafından ZMMS genel şartları çerçevesinde yapılması gerektiğini, bu nedenlerle öncelikle davanın başvuru şartı yerine getirilmediğinden usulden reddine, esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: <br>Mahkemece yapılan yargılama sonunda;\"Tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; dava trafik kazasından kaynaklana maddi tazminat davasıdır. Dosya arasında bulunan 03...2021 tarihli Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nin kusur raporunda, araç sürücülerinin kusurlarının bulunmadığı, açık olan rögar kapağının kazanın meydana gelmesinde %100 etken olduğu tespit edilmiştir. Mahkememiz'ce de dosya kapsamına uygun bulunan adli tıp kusur raporu doğrultusunda davalı sigorta şirketinin sigortaladığı aracın sürücüsünün kusurunun bulunmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi\" gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ:<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin dosyaya gelen 03/.../2021 tarihli Ankara ATK Trafik İhtisas Dairesi'nin kusur raporunun taraflara tebliğe çıkarmadığını, rapordan kararla birlikte haberdar olduklarını, taraflarına tebliğ edilmeyen kusur durumu raporuna karşı iddia ve itirazlarını sunma imkanı tanınmadığını, bu bağlanmada adil bir yargılamanın gerçekleşmediğini,  belirterek kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:<br>Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. <br>Somut uyuşmazlıkta; davacı vekili 29/10/2020 tarihinde meydana gelen çift taraflı trafik kazasında yolcu konumunda bulunan müvekkilinin yaralandığını, iddia ederek maddi tazminat talepli olarak eldeki davayı açmış, ilk derece mahkemesince Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan soruşturmada alınan 03/..../2020 tarihli Ankara ATK Trafik İhtisas Dairesi'nin kusur raporuna itibarla davanın reddine dair yukarıda yazılı gerekçe ile karar verilmiştir. <br>Adil yargılanma hakkının kapsamında yer alan savunma haklarının etkin biçimde kullanılmasını teminen konulan yasal düzenlemelerden biri de, davada esaslı işlem olan bilirkişi raporlarının taraflara tebliğine ilişkin düzenlemedir. 6100 sayılı HMK'nun 280/1 maddesi \"Bilirkişi, raporunu, varsa kendisine incelenmek üzere teslim edilen şeylerle birlikte bir dizi pusulasına bağlı olarak mahkemeye verir; verildiği tarih rapora yazılır ve duruşma gününden önce birer örneği taraflara tebliğ edilir\" hükmünü öngörmektedir. Anılan tüm bu yasal düzenlemelerde, davada taraf olanların haklarının korunması amaçlanmış olup tarafların yargılama süreçlerine etkin katılımının sağlanması ise, mahkemece yapılan tüm tebligatların usulüne uygun olması ile sağlanabilecektir. <br>Somut olayda; hükme esas alınan bilirkişi raporunun davacı tarafa tebliğ edilmediği görülmektedir. Yukarıda anılan yasal düzenlemeler gereği, davacı vekiline bilirkişi raporunun usulüne uygun şekilde tebliği ile davacının savunma hakkını kullanması ve rapora karşı varsa itirazlarını bildirmesinin sağlanması, itirazlarının değerlendirilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, usulünce yapılmış tebligat olmadan ve davacı vekilinin savunma haklarını da kısıtlar biçimde yargılamaya devam edilip yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.<br>Açıklanan bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile mahkemece verilen kararın HMK'nın 355, 353/(1)-a-6. maddeleri uyarınca, kaldırılmasına dair aşağıda belirtilen şekilde karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun KABULÜ ile, mahkemece verilen hükmün HMK’nın 353/(1)-a-6. maddesi uyarınca  KALDIRILMASINA,<br>2-Dava dosyasının HMK’nın 353/(1)-a maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>3-İstinaf kanun yolu başvurusu sırasında alınan peşin harçların yatıran tarafa iadesine, <br>4-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesinde verilecek yeni kararda dikkate alınmasına,<br>5-İİK 36. maddesi gereğince istinaf aşamasında tehiri icra talebi doğrultusunda yatırılan teminat olması halinde yatıran tarafa İADESİNE,<br>6-Kararın taraflara tebliği, harç ve gider avansı iadesine ilişkin işlemlerin yerel mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oybirliğiyle HMK'nun 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere ... tarihinde oy birliğiyle karar verildi.\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d5ccf5c834c497ec","SID":"382bf7e233694582"}}