{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İZMİR<br> 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>ESAS NO\t: 2022/1008 Esas<br>KARAR NO\t: 2024/802<br>DAVA\t: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)<br>DAVA TARİHİ\t: 05/10/2018<br>KARAR TARİHİ\t: 18/09/2024<br>Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA\t: Davacı vekili, dava dilekçesi ve duruşmalarda özetle;  davalı şirketin 2001 yılında müvekkili ... tarafından bir aile şirketi olarak kurulduğunu, 2016 yılı ortasında şirketin mali yapısının sağlamlaştırılması, işletme sermayesinin arttırılması ve yeni yatırımlar yapılabilmesi için şirkete dışarıdan ortak alma sürecine girdiğini, müvekkilinin eşi ve oğluna ait hisselerinin tamamını 2016 ve 2017 yılında dava dışı...'ya devrettiğini, devirlerden sonra ortaklık yapısının ...115.000 pay - 2.875.000,00 TL,... 345.000 pay - 8.625.000,00 TL olduğunu, ...nın sahte imza atmak suretiyle kendisini şirkete tek başına münferit imza atmaya yetkili A Grubu imza yetkilisi olarak tayin ettiğini, oysa bu tarihten önce imzaların müşterek ve birlikte şeklinde düzenlendiğini, ...nın bu yolla davalı şirketi her türlü hukuki işlemde tek başına temsil etme, her türlü borç altına sokabilme, mal varlığını kendi kardeş şirketlerine devrederek şirketin içini boşaltma, şirketi borç ve kredi altına sokma ve kambiyo taahhüdünde bulunabilme gibi yetkileri tek başına üstlendiğini, müvekkilinin temsil yetkilerini de kaldırdığını, şirketin içinin boşaltılmaya çalıştığını, müvekkilinin İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyasında şirketin feshi, çıkma talepli dava açtığını, bu davada şirkete yönetim kayyumu atandığını, bunun üzerine ...'nın olağanüstü genel kurul çağrısı yaptığını, ancak çağrı kararının usul hilesi yapılarak elde edildiğini, 05.07.2018 tarihlerinde yapılan genel kurulda hukuka aykırı kararlar alındığını, genel kurulda...nın genel kurula gayri ciddi ve hakikat dışı bilgiler içeren bilançolar, gelir tabloları ve bilgiler sunmak suretiyle, geçmişte yaşananları kendi açısından olduğundan farklı göstermeye çalıştığını, genel kurul toplantı tutanağına şerh konulmasının yasaklandığını, bilanço ve kar zarar tablosu ile faaliyet raporunun kabulünün hukuka aykırı olarak gerçekleştirildiğini, yönetim kurulunun ibrasının hukuka aykırı olarak gerçekleştirildiğini,  iki kişiden oluşan bir ortaklık ve iki kişiden oluşan bir yönetimde yönetim kurulunun ayrı ayrı birbirini ibrasının gerektiğini, oysa yönetim kurulunun ibrasının kurul olarak yapıldığını ve müvekkilinin muhalefet oyuna rağmen...'nın kendi oyu ile kendisini ibra eder duruma geldiğini, açılan fesih davasına rağmen ve mahkemece yönetim kayyumu atanmışken şirket ana sözleşmesinin yönetim kurulunun bir kişiden oluşmasına imkan verecek şekilde tadilinin, yine aynı şekilde yalnızca...'nın yönetim kuruluna seçilmesinin üstelik de kendisine 10.000,00 TL huzur hakkı ödenmesinin eşitlik haklarını zedelediğini, gündemin 9. maddesinde...'ya hem şirketle iş yapma hem de rekabet edebileceği bir faaliyette bulunma izni verildiğini iddia ederek, davalı şirketin 05.07.2018 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların öncelikle yoklukla malul olduğunun tespitine, gündemin 4, 6, 7, 8 ve 9. maddelerinde alınan kararlarının iptaline karar verilmesini, 5 nolu gündemdeki kararın sadece müvekkili...'in ibrasını kapsadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. <br>CEVAP\t: Davalı vekili cevap dilekçesi ve duruşmalarda özetle;  davacının kurucu ortak olduğunu, halen...'nın %75, davacının ise %25 pay sahibi olduğunu, davacının... ile anlaşmazlığı husumete dönüştürdüğünü, genel kurula çağrının usulüne uygun olarak yapıldığını, genel kurulun nisaba uygun olarak toplandığını ve yine nisaba uygun olarak karar alındığını, davacının genel kurul toplantı tutanağına şerh yazdırdığını, toplantı tutanağına şerh yazılmasının yasaklanmasının söz konusu olmadığını, genel kurulda...'nın Yönetim Kurulu Üyesi sıfatıyla kendi ibrasında oy kullanmadığını, ibra kararının iptaline karar verilemeyeceğini, huzur hakkının farklı tutarlarda ödenmesine ya da ödenmemesine karar verilebileceğini, gündemin 9. maddesinin de diğer maddeler gibi nisaba uygun olarak alındığını, İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi’ni... E. sayılı dosyasında davacının talebi üzerine müvekkil şirkete kayyum atanmasına karar verildiğini, şirketin hali hazırda denetim kayyumu tarafından denetlendiğini, genel kurul kararlarının iptalinin istenemeyeceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. <br>DELİLLER \t\t:Davacı vekili iddiasını ispata yönelik olarak; taraflar arasındaki ihtilafları ve genel kurul kararlarının hukuka aykırılığını gösteren halihazırda derdest İzmir... ATM...E nolu Dosya, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı... Sorş.nolu dosya, İzmir ... ATM hisse devri ile devir bedeline ilişkin dosyalar, şirket genel kurul toplantı evrakları ve ekleri, Genel kurula sunulan mali tablolar, şirketin yönetim kurulu karar defteri ve ilgili kararları, karşı tarafın imzalarda sahtecilik yaparak şirket yönetimini de ele geçirmesi hakkında şirketin tüm ticaret sicil ve resmi daire kayıtları, şirketin ticari defterleri ve kayıtları, keşif, bilirkişi, tanık, yemin ve her türlü delile dayandığı görülmüştür.<br>Davalı vekili savunmasını ve iddialarını ispat yönünde; İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi... Esas sayılı dosyası içerisinde bulunan  kayyum kararı, İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi... Esas ve ... K. Kararı, 21.06.2018 ve 05.07.2018 tarihli genel kurul tutanakları, ticaret sicil müdürlüğü kayıtları, şirket kayıtları, genel kurula ilişkin türlü bilgi ve kayıt, bilirkişi, tanık, yemin ve sair sunulması mümkün yasal delillere dayandığı görülmüştür. <br>Mahkememizin 17/07/2019 tarih ve...Karar sayılı ilamı ile, davacının davalı şirketin %25 pay sahibi olduğu, iptali istenilen 05.07.2018 tarihli genel kurulda davalı şirketin %100 payla temsil edildiği, genel kurulun İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin...K. sayılı kararı ile TTK 410/2 maddesi uyarınca çağrı suretiyle yapıldığı, 21.06.2018 tarihinde yapılan toplantıda davacının toplantının ertelenmesini talep etmesi üzerine 05.07.2018 tarihinde genel kurul yapıldığı, alınan kararlarda gerek toplantı gerekse karar nisabı bakımından kanunun emredici hükümlerine, ana sözleşmeye ve iyiniyet kurallarına aykırılık bulunmadığı; davanın genel kurul kararının iptali davası olduğu, şirketin zarar görüp görmediği hususunun açılacak yönetici sorumluluk davasının konusu olduğu, davacının şirketten çıkmasına ilişkin davanın derdest olduğu, bu durum eldeki davayı aktif dava ehliyeti bakımından etkileyecek nitelikte ise de, her halükarda davanın reddi sonucuna ulaşıldığından İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyasının sonucunun beklenmesine gerek duyulmadığı, genel kurulda alınan yönetimin ibrasına dair 5. nolu kararın sadece davacının ibrasını kapsadığının tespitine ilişkin istemin, genel kurul kararlarının geçerli olduğunun tespiti biçiminde açılan davanın dinlenemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verildiği, anılan kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin 01/12/2022 tarih ve... Karar sayılı ilamı ile \"Usulsüz çağrı iptal davası açma hakkı verse de tek başına toplantının iptaline neden olmayıp kanuna, esas sözleşmeye ve dürüstlük kurallarına aykırı kararların iptalini isteme hakkı vermektedir. Bu nedenlerle dava konusu toplantıda alınan kararların kanuna, esas sözleşmeye ve  dürüstlük kurallarına aykırı olup olmadığı, iptali gerekip gerekmediği hususlarının incelenmesi gerekmektedir. Yine Yargıtay 11. H.D'nin yerleşmiş içtihatlarına göre genel kurul kararlarının iptali talep edilse bile yokluk ve butlan halinin resen incelenmesi icap etmektedir. Dosyadaki belgelere göre davalı şirketin toplam 460.000 payı bulunup, iki paydaştan dava dışı...'nın aslen, diğer paydaş davacının vekaleten toplantıya katıldığı anlaşılmıştır. Davacı vekili gündemin 4, 5, 7, 8 ve 9. maddelerinde alınan kararlarla ilgili olarak muhalefet şerhi yazdırmıştır. İlk derece mahkemesince öncelikle şirket ana sözleşmesi dosyaya kazandırılarak, genel kurul toplantısında alınan kararlar yönünden karar nisabı bulunup bulunmadığı ve yokluk halinin söz konusu olup olmadığı incelendikten sonra, alınan kararlar tek tek incelenerek, oylama yapılmayan gündem maddeleri yönünden icra edilebilir bir karar bulunup bulunmadığı, oy birliğiyle alınan kararlar yönünden de davacının hukuki yararının bulunup bulunmadığı değerlendirildikten sonra, oy çokluğuyla alınan kararlar yönünden kanuna, esas sözleşmeye ve dürüstlük kurallarına aykırılık bulunup bulunmadığı yönündeki deliller irdelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, alınan kararlar tek tek irdelenmeksizin, toplantı ve karar nisabı bakımından kanuna, ana sözleşmeye ve iyiniyet kurallarına aykırılık bulunmadığı, şirketin zarar görüp görmediği hususunun açılacak yönetici sorumluluk davasının konusu olduğu, davacının şirketten çıkmasına ilişkin davanın derdest olması nedeniyle eldeki davada davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle, eksik inceleme ve değerlendirme ile davanın reddine verilmesi isabetli görülmemiştir. Öte yandan davalı şirkete İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... E. Sayılı dosyasında yönetim kayyumu atandığına dair iddia da dikkate alınarak, bu dosya getirtilip incelenerek kayyum atanma sebebi ve kayyumun yetkileri de değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir.  \" gerekçesi ile mahkememiz kararı kaldırılarak, dosyanın mahkememizin ... Esas sırasına kaydının yapıldığı görülmüştür. <br>Tarafların dosyaya celbini talep ettiği bilgi ve belgelerin dosyaya teminine müteakiben, uyuşmazlığın çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektirdiğinden, dava dosyasının bir SMMM ve bir de ticari nitelikte hesaplama uzmanı bilirkişiden oluşacak bilirkişi heyetine tevdi ile, tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda, davalı şirket defter ve kayıtları ile dava dosyası üzerinde inceleme yapılarak,  davalı şirketin 05/07/2018 tarihinde yapmış olduğu genel kurul toplantısında alınan,  gündemin 4,5, 6, 7, 8 ve 9. Maddelerinde alınan kararların usul ve yasaya, ana sözleşmeye ve dürüstlük kuralına aykırı olup olmadığı ve bu maddelerin iptalinin gerekip gerekmediği konusunda, dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli rapor aldırılmasına karar verildiği, SMMM...ve nitelikli hesaplama bilirkişisi...dan oluşan bilirkişi heyeti tarafından dosyaya ibraz edilen 29/11/2023 tarihli raporda özetle; dava konusu Genel Kurulun İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin...E. ve ... K. sayılı kararı gereği, yönetim kurulu üyesi olan ortakların toplanarak karar alamamaları gerekçesi ile tek ortağın mahkemeden talep etmesi sonucu toplandığı, 21.06.2018 günlü ilk toplantının talep üzerine 05.07.2018 tarihine ertelenmiş olduğunun görüldüğü, 21.06.2018 günlü ilk toplantının talep üzerine 05.07.2018 tarihine ertelenmiş  olması sebebiyle TTK-420 maddesindeki 1 ay sonraya erteleme şartına uyulmamış ise de, kararda ertelenen toplantının çağrısız yapılacağının belirtilip, ikinci toplantıya hissedarların tamamının katılmış olması karşısında çağrı veya 1 aylık süre koşullarında sorunun sonuca etki etmeyebileceği, Genel Kurulun yönetim kurulu üyeleri de olan yegane ortakların bir araya gelememesi sebebiyle mahkeme kararı ile toplanması karşısında, faaliyet raporu, bilanço ve sair çağrı, toplantı evraklarının toplantı talep eden... tarafından hazırlanmasının olağan olabileceği, buna karşın faaliyet raporu, bilanço gibi evrakların gerçeği yansıtmadığının somut bir şekilde iddia edilip, ortaya konulması gereğinin gerekebileceği, bu bakımdan toplantı öncesi davacıya verilen  faaliyet raporu, bilanço gibi evraklar dosyaya sunulu gözükmemekle, resmi defter ve kayıtlarla karşılaştırmalarının yapılamadığını, diğer taraftan ortağın bilgi alma hakkının ihlali nedeniyle genel kurul toplantısında yanlış bir kararın alınmış olması, diğer bir anlatımla bilgi vermeme ile alınan kararlar arasında illiyet bağının bulunması halinde ancak alınan kararların iptalinin söz konusu olabileceğini, ancak bu durumda da davacının bilgi alma hakkının ihlal edildiğini ortaya koyması gerekebileceğini, buna karşın davalının da iddia edilen ihlal ile iptali talep edilen karar arasında illiyet bağı olmadığını ortaya koyma hakkının bulunabileceğinin değerlendirilebileceğini, bu bakımdan faaliyet raporu ve bilançoların gerçeğe aykırı olduğu somut bir şekilde ortaya konulmamış olmakla, bunların incelemeye sunulmaması ile gerçek dışı olmalarının da ayrı haller olduğunu, yine bu evrakların gerçek dışı olması halinde ibra da geçersiz olabilecek ise de, genel kurulun 5. Gündem maddesi gereği alınan ibra kararının zaten iptale tabi olabileceğinin de değerlendirilmiş olduğunu, Genel Kurula 11.500.000 liralık sermayesine tekabül eden  460.000 adet payların sahiplerinin tamamının katıldığı, katılan...’nın payların 345.000 adedinin sahibi olduğu,...’in ise toplantıya vekilleri aracılığıyla katılıp 115.000 pay sahibi olduğu, buna göre bir önceki ertelenen genel kurul toplantı tutanağına göre çağrısız toplanan toplantıda, tüm ortaklar ve paylar temsil ediliyor gözükmekle toplantı yeter sayısının olduğu, davacının Genel Kurulda iptali istenilen kararlara karşı olumsuz oy kullanmış olduğu, muhalefetinin ise şerh şeklinde yazılmış olmakla, dava açabilmesi için yeterli olabileceği, 4, 6,7 , 8 ve 9. Maddelerindeki kararların  345.000 adet pay sahibinin kabul oyu ile oy çokluğu ile geçtiği, görülmekte olup, iptali istenilen maddeler değerlendirildiğinde; Genel Kurul 4. maddenin faaliyet raporu, bilanço ve gelir tablosunun tartışılmasına dair olduğu, sunulan bilanço, gelir tablosu ve faaliyet raporunun sahte olması halinde iptale tabi olabileceği, ancak dosyada sahteliği iddia olunan bu belgeler sunulu olmamakla değerlendirme yapılamadığını, genel Kurulun 5. Maddesinin ise yönetim kurulunun ibrasına dair olduğu, şirket iki ortaklı olup, ortakların aynı zamanda yönetim kurulu üyeleri olduğu, şirket ortaklarının kendilerini doğrudan ilgilendiren konularda oy yasakları olmakla, ve şirket ortakları zaten ibra edilen yönetim kurulu üyeleri olmakla, aslen yönetim kurulu üyelerinin ayrı ayrı ibralarının da ayrı ayrı oylanması gerekebileceği, yönetim kurulu üyelerinin ayrı ayrı ibraları ayrı ayrı oylanmadığı için 5. Maddede alınan ibra kararının geçersizliğinin ve iptal edilebileceğinin veya diğer bir seçenek olarak Genel Kurul’da sadece... tarafından ibra yönünde oy kullanılmış olup, ibrada kendisi hakkında oy yasağı olmakla, ibranın bu kişi bakımından geçersiz olabileceğinin Yüce Mahkemenin taktirinde olabileceğini, bu hallerde ibra sadece... bakımından geçersiz olabilecek veya iki yönetim kurulu üyesinin beraber ibraya sunulması yerinde görülmez ise her iki yönetim kurulu üyesinin ibrası da geçersiz olabileceğini, yine sunulan bilanço, gelir tablosu ve faaliyet raporunun sahte olması halinde de yönetim kurulunun ibrasının geçersiz olabileceğini, Genel Kurul 6. maddenin ana sözleşmenin 7. Maddesinin ve iç yönergenin 3 ve 4. Maddelerinin değişiklik ve tesciline dair bulunduğu, yapılan değişiklik ile yönetim kurulunun en az 1 en fazla iki kişiden oluşmasına imkan verilmiş olduğu, bu bakımdan davacının şirketten çıkma ve tasfiye talepli davası olduğu,...’nın yönetim kurulu kararı ile Genel Kurul toplanamadığı için Mahkeme Kararı ile Genel Kurul toplanmasına dair dava konusu Genel Kurul toplantısını düzenlediği, bu halde şirketin mevcutta iki ortağı olmakla birlikte, ortaklar arasında derin anlaşmazlıklar, bulunduğu, bu anlaşmazlıkların şirketin tasfiyesi ve çıkma talebine kadar gittiği, bu durumda şirket yönetim kurulunun bir kişiden oluşması bakımından payların çoğunluğuna  hakim ortağın uyuşmazlıklarda etken ve kötüniyetli olmaması gerekebileceğinin değerlendirildiği, incelemeye sunulan kayıtlara ve vergi dairesine ibraz edilen bilançolara göre, şirketin 2016 ve 2017 yıllarında borca batık iken, 2017 yılında borca batıklığının (-) 6.311.055,24-TL’den (-) 280.269,94-TL’ye düştüğü, şirketin borca batıklığının azalmış olduğunun anlaşıldığını, 2018 yılında ise şirket yönetimi mahkemenin atadığı kayyım denetimine tabi olmaya başlamış olup, davalı şirketten yönetim defteri istendiğinde, 2018 öncesi yönetim karar defterinin davacı tarafta olduğu beyan edilmiş sunulan 2018 yılı karar defterinde ise kararların kayyım görüldü imzasını taşıdığının anlaşıldığını, 2018 ve 2019 yılları bilançolarından ise şirketin boca batıklığının artmış olduğu, bunun ise faaliyetlerinden zarar eder hale gelip, kambiyo/döviz karşılığı işlemlerinden de yüklü miktarda zararlı çıkmasından ve geçmişten gelen cari alacakların önemli bir kısmının şüpheli alacaklara atılıp, ardından da şüpheli alacak karşılığı ayrılması kaynaklı olduğunun görüldüğünü, şirketin cari alacaklarının önemli bir kısmını tahsil edemeyip, alacakların şüpheli kalması dolayısıyla ödemeler dengesi bozukluğuna düşüp, dış kaynağa bağımlı hale gelebildiği de söylenebilecek olup, ancak bu durumun geçmişten gelmesi dolayısıyla sadece seçilen yönetici... sorumluluğunda olduğunun söylenemeyeceğini, bu bakımlardan iddiaların taktirinin Yüce Mahkemeye ait olduğunu, 7. maddesinin ise yönetim kurulu seçimine dair olduğu görülmekle, diğer maddelerideki  açıklamaların bu madde için de geçerli olabileceğini, 8. maddenin yönetim kurulu başkanına 10.000-TL huzur hakkı ödenmesine dair bulunduğu, davacının iddiasına göre, davacıya 7.500-TL olan huzur hakkı bedelleri ödenmez iken 10.000-TL huzur hakkı taktirinin yerinde olmadığı belirtilmiştir. Bu bakımdan yönetim kurulunun 2 kişiden 1’e düşmesi sebebiyle şahsi olmasa da şirket olarak huzur hakkı yükünün düşmüş olduğu, buna karşın şirketin kayıtlarında huzur hakkı ödemeleri olmamakla, eski ve yeni huzur haklarını ödememiş gözüktüğünün anlaşıldığını, yine şirketin mali durumu ile enflasyon oranları dikkate alındığında huzur hakkı artışına dair kararın yerinde olamayabileceğinin mahkemenin takdirinde olduğunu, 9. maddenin yönetim kurulu üyelerinin şirketle işlem ve rekabet yasaklarının kaldırılmasına dair değişiklik olduğu, olumlu oy kullanan...’nın yönetim kurulu üyesi olması dolayısıyla TTK-436 gereği bu konuda oy yasaklısı olmasının taktiri halinde, bu maddenin iptali gerekebileceği mahkemenin takdirinde olduğunu rapor ve beyan ettikleri görülmüştür. <br>Taraf vekillerinin itirazına binaen, dava dosyasının bilirkişi heyetine tevdii ile itirazları karşılar dosya kapsamına uygun denetime ve hüküm kurmaya elverişli ek rapor aldırılmasına karar verildiği, bilirkişi heyeti tarafından dosyaya ibraz edilen 06/03/2024 havale tarihli ek raporda özetle; kök rapordaki tespit ve değerlendirmelerde bir değişiklik bulunmadığını ancak ibra konusunda yönetim kurulu üyesi olan her iki ortak, birbirleri bakımından da oy kullanamayacağı için ibra kararı sadece... bakımından değil, aynı zamanda Hamdi...bakımından da geçersiz olmakla, kararın tamamen geçersiz değerlendirilebileceğini, nihai takdirin mahkemeye ait olduğunu rapor ve beyan ettikleri görülmüştür. <br>DEĞERLENDİRME\t:Dava; anonim şirket genel kurul kararlarının iptali ve yoklukla malul olduğunun tespiti istemine ilişkin olduğu, yapılan yargılama, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamından anlaşılacağı üzere, <br>Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davacının %25 oranında pay sahibi olduğu davalı şirketin, 05/07/2018 tarihli genel kurul toplantısına ilişkin çağrının, usulüne uygun olarak yapılıp yapılmadığı, toplantıda alınan kararların kanuna, esas sözleşmeye ve dürüstlük kurallarına uygun olup olmadığı noktasında toplanmıştır.<br>Her ne kadar davacı tarafından, genel kurul toplantısına ilişkin çağrı kararı ile çağrının, kanuna ve esas sözleşmeye uygun olmadığı iddiasında bulunmuş ise de, genel kurul toplantısına ilişkin çağrı kararının İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2... Karar sayılı ilamı uyarınca, tek ortağın mahkemeden talep etmesi sonucu 21/06/2018 günü toplandığı, salt iddia edilen iş bu sebeplerle  genel kurul toplantısında alınan kararların iptalini gerektirir hukuka aykırılık bulunmadığı kanaatine varılmıştır. <br>İptali veyahutta yoklukla malul olduğunun tespiti istenen 05/07/2018 tarihli genel kurul toplantısının, 21/06/2018 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında alınan erteleme kararına istinaden yapıldığı, gündemin 4. maddesinde, finansal tabloların müzakeresi ve oylanması, gündemin 5. maddesinde, şirket yöneticilerinin ibrasına, 6. Maddesinde, şirket ana sözleşmesinin, 7. Maddesinde iç yönergede değişiklik yapılmasına, 8. Maddesinde yönetim kurulu üyelerine huzur hakkı ücreti verilmesine, 9. Maddesinde yönetim kurulu üyelerinin şirketle rekabet etmeme yasağının kaldırılmasına dair müzakere ve oylama yapıldığı, genel kurula 11.500.000,00-TL sermayesine tekabül eden 460.000 adet payların sahiplerinin tamamının katıldığı, katılan dava dışı...'nın, payların 345.000 adedine, davacı...'in ise 115.000 adedine sahip olduğu, iptali ve yoklukla malul olduğunun tespiti istenen kararların 345.000 adet pay sahibinin kabul oyu ile ve oy çokluğu ile kabul edilmiş ise de;<br>TTK nun 420. Maddesinde, finansal tabloların müzakeresi ve buna bağlı konular sermayenin 1/10una sahip pay sahiplerinin istemi üzerine genel kurulun bir karar almasına gerek olmaksızın, toplantı başkanının kararı ile bir ay sonraya bırakılacağı düzenlenmiş olup, iptali ve yoklukla malul olduğunun tespiti istenen kararlara ilişkin genel kurul toplantısının 21/06/2018 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında, sermayenin 1/10 pay sahibi ortağın istemi üzerine asgari bir aylık erteleme süre şartına uyulmadan 05/07/2018 tarihinde yapılmasına karar verilip, toplantı gündeminin 4. Maddesi ile faaliyet raporu,  bilanço ve  gelir tablosunun müzakeresi ve onaylanmasına ve yine buna bağlı konulardan olan gündemin 5. Maddesi ile şirket yöneticilerinin ibrasına dair müzakere ve oylama yapıldığı, iş bu gündem maddelerine ilişkin müzakere ve oylama yapılmasının TTK nun 420. Maddesinde düzenlenen emredici nitelikteki hükmüne aykırılık teşkil ettiği, bu sebeple de iptali gerektiği kanaatine varılmıştır.<br>TTK nun 396 ve 436. maddelerinde, şirket yöneticilerinin, rekabet yasağının kaldırılmasına dair oylamada, şirket yöneticilerinin oy kullanamayacağına dair, emredici nitelikteki hükmüne aykırı olarak, iptali ve yoklukla  malul olduğunun tespiti istenen gündemin 9. maddesinde ise, iş bu yasağa rağmen şirket yöneticisinin oyuyla karar alındığı, iş bu nedenle gündemin 9. maddesinin rekabet yasağının kaldırılmasına dair genel kurul kararının iptali gerektiği kanaatine varılmıştır.<br>İptali ve yoklukla malul olduğunun tespiti istenen gündemin 6. Ve 7. maddelerinde, alınan kararlarda, kanunda ve esas sözleşmede aranan pay sahiplerinin çoğunluğu ile karar alındığı, kanuna ve esas sözleşme ile dürüstlük kuralına aykırı, iptalini gerektirir sebepler bulunmadığı, yine gündemin 8. Maddesi ile yönetim kurulu başkanına 10.000,00-TL huzur hakkı ödenmesine dair karar verildiği, her ne kadar davacı tarafça şirketin zararda olduğu, takdir edilen ücretin fahiş miktarda olduğu iddia edilmiş ise de, zarar eden şirket yöneticisinin de, sarf ettiği emek ve mesaisine karşılık bir ücreti hak ettiği, davalı şirketin aktif ve pasifi, ticari faaliyeti ve genel kurul tarihi itibarı ile takdir edilen iş bu ücretin, şirket yönetim kurulu başkanının sarf edeceği emek ve mesaisi ile orantılı olduğu, bu nedenle de gündemin 8. maddesi ile alınan iş bu kararın iptalini gerektirir hukuka aykırılık bulunmadığı kanaatine varılmakla davanın kısmen kabulü ile aşağıda yazılı hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Gerekçesi HMK 294/4 mad. gereğince bir ay içinde açıklandığı üzere;<br>Davanın KISMEN KABULÜ ile,<br>Davalı ...Tavukçuluk Tarım Ürünleri Yem Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi'nin 05/07/2018 tarihinde yapılan 2017 yılı olağan genel kurul toplantısında alınan 4,5 ve 9 nolu gündem maddelerine dair kararların iptaline,<br>Fazlaya ilişkin talebin reddine, <br>Davacı tarafça peşin yatırılan 35,90-TL'nin mahsubu ile bakiye 391,70-TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, <br>Davacı tarafça peşin olarak yatırılan 35,90-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>Avukatlık asgari ücret tarifesine göre hesap edilen 17,900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>Avukatlık asgari ücret tarifesine göre hesap edilen 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>Davacı tarafça yapılan 35,90-TL başvuru harcı, 265,45-TL tebligat ve posta gideri, 3.000,00-TL Bilirkişi ücreti dahil olmak üzere toplam 3.301,35-TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre 1.650,67-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,<br>Davacı tarafça peşin yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, <br>Davalı tarafça yapılan 10,00-TL tebligat ve posta gideri olan yargılama giderinin  kabul ve red oranına göre 5,00-TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,<br>Davalı tarafça peşin yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde davalıya iadesine,  <br>Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda  kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.18/09/2024<br><br>Başkan...<br> E imza<br>Üye...<br> eimza<br>Üye ...<br> eimza<br>Katip...<br> eimza<br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"158ebd02e6ab0d11","SID":"0452e98b81758af1"}}