{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ERZURUM<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: 2024/1410 <br>KARAR NO\t: 2024/1516<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 23/07/2024 (Ara Karar)<br>NUMARASI\t: 2024/197 Esas,  <br>DAVA\t: Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin)<br> 23/07/2024 tarihli ara kararı ile ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş olup, karara karşı ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan incelemede;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA:<br>İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili 18/07/2024 tarihli dilekçesinde özetle; mahkemeden defalarca şirket yöneticilerinin müvekkilini ekonomik olarak yok oluşa sürmek istediklerine dair beyan talep ve delil sunduklarını, daha önce atanan kayyumun görevini kötüye kullanması sebebi ile ve menfaat temin etmesinden dolayı menfi veya müspet bir karar tesis edilmediğini, dosyaya ibraz edilen kayyum raporu doğrultusunda müvekkili lehine dava sonuçlanıncaya kadar maaş kararının tesisini talep etme zorunluluğu doğduğunu, müvekkilinin her hangi bir geliri olmadan yaşayamayacağının izahtan vareste olduğunu, telafisi imkansız sonuçların önüne geçmek adına müvekkilinin yaşamını idame ettirebilmesi için şimdilik 100.000,00-TL maaş ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :<br>İlk Derece Mahkemesince verilen 23/07/2024 tarihli ara kararında özetle;\" Tüm dosya kapsamı ve davacı vekilinin talep dilekçeleri birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafça şirket mal varlığından kendisine herhangi bir ödeme yapılmaması nedeniyle geçici olarak aylık 100.000,00-TL maaş bağlanması talebinde bulunulduğu, davalı şirket tarafından ortaklarına düzenli olarak maaş ödemesi veya kar payı ödemesi yapılmadığının dosya kapsamından görüldüğü, şirketin feshi olmadığı takdirde ortaklıktan çıkma talebine istinaden açılan eldeki davada tedbir talebinin ancak şirket mal varlığını korumak amacıyla verilebileceği, davacının talebinin tasfiye sonunda ortaklara ödenecek paydan avans ödemesi niteliğinde olduğu, bu durumun ise şirket mal varlığında azalmaya neden olacağı anlaşılmakla şartları oluşmadığı\" gerekçesiyle davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ : <br>İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ikame edilen davanın şirketin tasfiye edilmesi ve ortaklıktan çıkma davası olduğunu, bu süreç içinde şirketin malvarlığının korunması gerektiğini, mahkemenin atadığı denetim kayyumunun azil kararı verildiği güne kadar tek bir işlem yapmadığını, karşı taraf ile menfaat ilişkisine girdiğini, şirketin kayıtlı ve kayıt dışı mallarının tespiti için atanan kayyumun bir gün dahi bu işlemin icrası için girişimde bulunmadığını, şirketin kötü yönetildiğini, şirket müdürlerinin müvekkilini ekonomik olarak cezalandırmak için her türlü eylemi yaptığını anlatmaya çalıştıklarını, dava devam ederken müvekkilinin maruz kaldığı bu ekonomik cenderenin daha fazla devam etmemesi için insani olarak hayatını idame ettirmesi için maaş talebinde bulunduklarını, verilen kararın vicdani olarak utanç duyulacak bir karar olduğunu, bu kararın kaldırılması gerektiğini, yeterli bir araştırma yapılmadan eksik inceleme ile ara karar tesis edildiğini, bu sebeple mahkemenin verdiği ara kararın kaldırılarak müvekkili lehine maaş ödenmesine dair tedbir kararı verilmesi istemiyle istinaf yasa yoluna başvurmuştur. <br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEPLER  VE GEREKÇE:<br>Talep, haklı nedenle limited şirketin fesih ve tasfiyesi ve ortaklıktan çıkma istemine ilişkin derdest davada, tedbiren davacı ortağa maaş ödenmesi istemine ilişkindir.<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.<br>TTK'nın 636/4. maddesinde, fesih ve tasfiye davası açıldığında mahkemece gerekli önlemlerin alınacağı belirtilmiştir. Alınacak önlemler konusunda ayrıntılı düzenleme bulunmadığından, tamamlayıcı hüküm olarak HMK'nın ihtiyati tedbire ilişkin hükümleri uygulanacaktır.<br>HMK'nın 389. maddesi uyarınca; \"Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyat tedbir kararı verilebilir \".<br>Aynı Yasa'nın 390/3 maddesi,'' Tedbir talep eden taraf,  dilekçesinde  dayandığı ihtiyati tedbir sebebini  ve türünü açıkca belirtmek ve  davanın esası yönünden  kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır'' düzenlemesini içermektedir.<br>Somut olayda, davacı dahil üç kardeşin ortak olduğu aile şirketi niteliğindeki davalı limited şirketin feshi ve tasfiyesi, uygun görülmediği takdirde davacı ortağın ortaklıktan çıkarılması talepli açılan dava da, davacı vekili ... tarihli dilekçesi ile müvekkiline tedbiren 100.000,00-TL maaş bağlanmasını talep etmiş ise de, ihtiyati tedbir kararının ancak dava konusu hakkında verilebileceği, TTK'nın 636/4. maddesinde gerekli önlemlerin alınacağı belirtilmiş ise de, alınacak önlemlerin tasfiyesi istenilen şirkete yönelik olduğu, davacı ortağa maaş bağlanması yönünde iş bu dava kapsamında bir tedbir kararı verilemeyeceği, talebin hukuki dayanağının bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353(1)-b/1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-İlk derece mahkemesinin ara kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan  davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,\t<br>2-İstinaf başvurusu aşamasında yeteri kadar harç alındığından harç alınmasına yer olmadığına,\t<br>3-İstinaf kanun yolu başvurusunda bulunan tarafça bu aşamada yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>6-Kararın taraflara tebliği işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirmesine,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere ....tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6f7455fbf6cea224","SID":"5e1e5fa267c70553"}}