{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2024/2731 <br>KARAR NO: 2024/2591<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN ARA KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 06/09/2024<br>NUMARASI: 2024/28 E - <br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit <br>KARAR TARİHİ: 08/10/2024<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davalı vekilince verilen  İstanbul 10. Asliye Hukuk Mahkemesi 28/09/2023 havale tarihli ihtiyati hacze itiraz dilekçesinde özetle; davacı tarafın, karşılıksız yararlanma kastıyla haksız ve mesnetsiz çıkar sağlamak amacıyla kaçak elektrik tükettiğini, müvekkili şirketin yetkililerince tanzim edilen kaçak elektrik tüketimi tutanakları ile sabit olduğunu, müvekkili şirket yetkililerince yapılan kontroller sonucunda tedbir talebinde bulunan karşı tarafın ilgili tesisatta sayaca müdahale ederek kaçak elektrik kullandığının tespit edildiğini ve bu hususta mübrez kaçak elektrik tespit tutanağı tanzim edildiğini,  tüm bu nedenlerle mahkemece verilen elektriğin kesilmesinin tedbiren önlenmesinin sadece davacıyı kaçak elektrik kullanmaya teşvik ettiğini, tüm bu nedenlerle dosya kapsamında ihtiyati tedbir talebinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu, ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını, tedbirin devamına karar verilmesi halinde; kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkili kurum tarafından tahakkuk edilen alacak miktarının  %100'ünün teminat olarak depo edilmesini ve haksız talebin reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece 06/09/2024  tarihli ara karar ile ;  davalı tarafından davacı adına toplam bedeli 126.253,94‬ TL olan 3 adet fatura tahakkuk ettirildiği, davacının kaçak elektrik kullanıp kullanmadığının tespitinin yargılamayı gerektirdiği, ihtiyati tedbir kararı verilmemesi halinde davacı taraf aleyhine telafisi güç zararların doğma ihtimalinin bulunduğu, faturaların toplam bedelleri üzerinden %15 oranında takdir edilen teminatın dosyaya yatırıldığı, teminat oranının yasaya uygun olduğu gerekçesiyle  itirazın reddine  karar verilmiştir. Mahkemece verilen kararı,davalı (birleşen davada davacı ) ... vekili istinaf etmiştir. Davalı vekilince verilen  istinaf dilekçesinde ; \"ilk tedbir kararını veren istanbul 10.Asliye Hukuk Mahkemesi görevsiz olmasına rağmen tedbir kararı vermiştir. söz konusu karara tarafımızca itiraz edilmiş ve itiraz dilekçemizde de bu hususa değinilmiştir. Ancak  yerel mahkeme tedbir talebine itirazımızı reddetmiştir.İstanbul 10.Asliye Hukuk Mahkemesince görevsizlik kararı verilmiş olup işbu karar 19.12.2023 tarihinde de kesinleşmiştir. Bunun üzerine ilgili mahkemeye yeniden itiraz dilekçesi verilmiştir. İşbu dilekçemizde özetle şunlara değindik:itiraz dilekçemizde de dile getirdiğimiz üzere görevsiz mahkeme tarafından verilen işbu ihtiyati tedbir kararı yok hükmündedir...HMK’nun 390. madde hükmü kesin ve emredici niteliktedir. Bu nedenle mahkeme tarafından re’sen dikkate alınmalıdır. ihtiyati tedbir talep edildiğinde öncelikle uyuşmazlıkta mahkemenin görevli ve yetkili olup olmadığı hususu (yargı yolu yönünden de) incelenmelidir. Görevli olmayan ya da kesin yetkinin söz konusu olduğu hallerde yetkisiz mahkemeden ihtiyati tedbir talep edilmiş olması halinde mahkemece bu talep re’sen usulden reddedilmesi gerekmektedir.Yargılamanın herhangi bir safhasında ihtiyati tedbir kararı veren mahkemenin daha sonra görevsiz ya da yetkisiz olduğunun anlaşılması üzerine görevsizlik ya da yetkisizlik nedeniyle usulden ret kararı verilmesi halinde mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına da karar verilmesi gerekir. Görevsiz veya yetkisiz mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararı kaldırıldıktan sonra görevli ve yetkili mahkemece bu konudaki talebin yeniden değerlendirilmesi gerektiği kuşkusuzdur.  İşbu nedenle tedbir kararına itiraz talebimizi yenileme gereği hasıl olmuştur.  Yerel mahkemenin elektriğin kesilmesinin önlenmesi yönünde vermiş olduğu tedbir kararı davanın esasını çözer nitelikte bir karardır. HMK. madde 390/3 uyarınca tedbir kararı verilebilmesi için tedbir isteyen tarafın yaklaşık olarak haklılığını ispat etmesi gerekmektedir. Somut davanın mevcut aşaması itibariyle davacının yaklaşık olarak haklılığını ispat edebilmesi hukuken mümkün değildir. Dolayısıyla söz konusu tedbir kararı bu yönüyle de hukuka aykırıdır \" şeklindeki istinaf sebepleri ile   kararın usul ve hukuka aykırı olduğu  ileri sürülerek,kaldırılması istenmiştir. HMK.nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan  inceleme  sonucunda; dava , itirazın iptali  alacak menfi tesbit talebine ilişkindir. Davacı tarafça  İstanbul 10. Asliye Hukuk Mahkemesi 2023/995 E. Sayılı dosyasında açılan menfi tesbit davasında görevsizlik kararı verilmiş,kesinleşme üzerine dosya görevli mahkemeye gönderilmiştir.Görevsizlik kararı öncesinde  İstanbul 10. Asliye Hukuk Mahkemesi 2023/995 E. Sayılı dosyasında 20/09/2023 tarihli tensip 4 nolu ara karar  ile elektriğin kesilmemesi yönünden  ihtiyati tedbir kararı verildiği görülmüştür. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 390. maddesinde, ihtiyati tedbirin dava açılmadan önce esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden, dava açıldıktan sonra ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden istenebileceği düzenlenmiştir. Somut olaya dönüldüğünde ; tedbir kararının dava açıldıktan sonra talep edildiği , o tarihte asıl davanın görüldüğü mahkemece verilmiş olduğu , daha sonra görevsizlik kararı verildiği ve bu kararın istinaf incelemesi sonucunda kesinleştiği anlaşılmaktadır. Bu durumda ,mahkemece ihtiyati tedbir kararının HMK 390.md'ne uygun olarak  asıl davaya bakan mahkemece verilmiş olduğu  anlaşıldığından, itirazın reddine dair verilen istinafa konu kararda usul ve hukuka aykırılık bulunmadığından davalının istinaf talebinin reddine  karar verilmesi gerekmiştir. <br>K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine, Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 08/10/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"09462baaca893f8e","SID":"16735d2980ac6d48"}}