{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ <br>ESAS NO: 2024/2691 <br>KARAR NO: 2024/2589<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN ARA KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 24/07/2024<br>NUMARASI: 2023/1084 E - <br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit <br>KARAR TARİHİ: 08/10/2024<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Birleşen dosyada davacı ... vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket görevlilerince yapılan kontrollerde davalının kullanımındaki dava konusu tesisatta dağıtım sistemine müdahale ederek ayrı bir hat çekmek suretiyle sayaçtan geçirilmeksizin kaçak elektrik kullanıldığını tespit ettiklerini, davalının bu şekilde elektrik kullanımının mevzuat hükümlerine göre kaçak elektrik kullanımı olduğunu, buna dair 20/11/2023 tarihinde kaçak elektrik tespiti tutanağının olduğunu, yapılan tespit üzerine EPDK mevzuatı ve yönetmelik hükümleri uyarınca takibe konu kaçak tahakkuklar tanzim edildiğini, davalı borçlu yanın takip dayanağı faturaları ödememesi üzerine aleyhine icra takibinin başlatıldığını, davalının alacağın tahsilini geciktirmek amacıyla mesnedsiz gerekçeler ile haksız ve kötü niyetli olarak icra takibine itiraz ettiğini, borçlu olmadığını beyan ederek takibin durmasını sağladığını, davalının borca ve ferilerine itirazlarının soyut gerçek dışı ve dayanaksız olduğunu, müvekkil şirketin yetkililerince usul ve yasaya uygun olarak tanzim edilen kaçak usulsuz elektrik tutanağı kapsamında davalının kaçak elektrik kullandığının açık olduğunu, Yargıtay kararları uyarınca kaçak zabtının  aksi ispat edilinceye kadar geçerli olan belgeler olduğunu, takibe dayanak faturalar kaçak elektrik kullanımından kaynaklı olduğunu alacağının haksız fiile dayandığını, haksız fiilden kaynaklı davalarda tazmin yükümlülüğünün olay tarihi itibariyle muaccel hale geldiğini, bu yüzden ihtiyati haciz şartlarının oluştuğunu, borçlunun yasal abonelik üzerinden yasal zemindeki sayaçtan geçirmek yerine kötü niyetli olarak kaçak elektrik kullandığını, borçlunun mal kaçırma ve adres değiştirme ihtimali bulunduğundan teminatsız olarak, gerektiğinde  %115 teminat karşılığında ihtiyati haciz talebinin kabulüne  karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece 09/01/2024 tarihli ara karar ile;  özel hukuk tüzel kişisi olan  şirket tarafından düzenlenen kaçak elektrik tespit tutanağı ve bu tutanağa dayalı tahakkuk ettirilen faturalar nedeniyle alacağın muaccel olduğu ileri sürülmekle birlikte, mevcut deliller, kaçak kullanım ve faturalardaki bedel yönünden talep edenin iddiaları yönünden yaklaşık ispata elverişli olmadığı, ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle , ihtiyati haciz talebinin reddine   karar verilmiştir. Mahkemece verilen kararı,davacı vekili  istinaf etmiştir. Davacı vekilince verilen  istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili kurum görevlilerince  yapılan kontrolde, asıl dosyanın davacısı /birleşen dosyanın davalısı olan ... 'un ... Seri Nolu ve 09.11.2023 tarihli Kaçak Kullanım Tespit Tutanağı ile \"... Mah. ... Cad.No:... Dükkan :... Avcılar /İST \"adresinde Sözleşmesi olmasına karşılık kayıtsız bir sayaç kullanarak dağıtım sistemine müdahale etmek suretiyle kaçak elektrik kullanıldığının  tespit edildiği, igili tutanakta video kaydı olduğu , press makinası 'nın kaçak elektrikle çalıştırılığı ve güç bilgisini içerdiği , borçlunun telefon numarasına kadar bilgilerin mevcut olduğu dikkate alındığında kaçak elektrik kullanımı yönünden yaklaşık ispatın sağlandığı,Yargıtay kararları uyarınca kaçak zabtı aksi ispat edilinceye kadar geçerli olan belgelerden olduğu, Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 25.03.2024 tarih ve 2024/83 Esas, 2024/1218 Karar sayılı kararı ile ölçülük ilkesi gereği ihtiyati haciz talebinin değerlendirilmesi gerektiğinin  belirtildiği, mahkemenin karar gerekçesinde , alacağın varlığı ve miktarı yargılama ile berlinebileceği gerekçe gösterilmiş ise de, alacağın varlığı ve miktarının  kaçak elektrik tespit tutanağı ve faturalar ile sabit olduğu, düzenlenen faturaların EPDK mevzuatına uygun olarak tanzim edilmiş olmakla, borçlu davalı tarafından da faturalara itiraz edilmediği, kanunen aranan yaklaşık ispat şartının fazlasıyla sağlandığı, bu sebeplerle kararın usul ve hukuka aykırı olduğu  ileri sürülerek,kaldırılması istenmiştir. HMK.nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan  inceleme  sonucunda; derdest dava , menfi tesbit ve birleşen dava itirazın iptali talebine ilişkindir. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre; 09.11.2023 tarihinde ... seri no lu davaya konu Kaçak Tespit Tutanağında , ... Mahallesi ... Caddesi No ... Avcılar / İstanbul adresindeki Ticarethane (Geri Dönüşümcü ) işyerinde ,\"ayrı bir hat çekilmek sureti ile sayaçtan geçirilmeksizin elektrik tüketildiği tespit edilmiştir \" şeklinde tutulduğu, tutanağın davalı tarafından imzalanmasından imtina edildiği görülmüştür. Bu tutanak akabinde davalı kurumca hesaplanan , 48960 kwh tüketim için 23.11.2023 son ödeme tarihli 443.014,58 TL lik kaçak tüketim faturası ve 50320  kwh tüketim için 217.586,28 TL lik Ek Tüketim ( Eksik Tüketim ) faturası düzenlendiği anlaşılmıştır.  Davalık şirketçe 180 gün kaçak kullanım ve 185 gün eksik tüketim bakımından hesaplama yapılmıştır. Yargılamada alınan elektrik mühendisi bilirkişi raporunda ; ... Mahallesi ... Caddesi No ... Avcılar- İstanbul adresindeki geri dönüşüm işi yapılan iş yerinde ... adına düzenlenen dava konusu Kaçak Tespit Tutanağı ve dosya içinde bulunan belgelere göre söz konusu adresteki tesisatta , kaçak tespit tutanağı düzenlendiği tarih itibarıyla söz konusu tesisatta ... adına abonelik mevcut olduğu dosya içindeki diğer belge ve bilgiler birlikte değerlendiğinde; ... nolu tesisatta bulunan yasal sayaç haricinde bir hat çekilmek sureti ile 34 kw lık pres makinasının beslendiği , bu şekildeki tüketiminin EPTHY nin 42. 1-c Maddesine göre kaçak elektrik tüketim olduğu, EPTHY nin Kaçak tüketimle ilgili maddeleri temel alınarak hesaplanan tüketim miktarına göre; davacının, davalı kuruma ödemekle yükümlü olduğu bedel faturaların son ödeme tarihi itibarıyla  34 kw lık kurulu güç itibariyle kaçak tüketim miktarı -180 gün X 8 saat X 34 Kw — 48960 kwh olup davacının kaçak elektrik tüketiminin  434.923,50 TL olarak hesaplandığı  görüşü bildirilmiş olup,sözkonusu rapora itiraz edildiği görülmektedir. Menfi tesbit davası ile ilgili olarak ,mahkemece elektriğin kesilmemesi yönünde tedbir kararı verilmiş,itirazın reddine ilişkin kararnı istinaf edilmesi üzerine Dairemizce istinaf talebinin reddine karar verildiği dosya içeriğinden anlaşılmıştır. İcra İflas Kanunu'nun 257. maddesine göre “Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa veya borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.” Aynı kanunun takip eden 258. maddesinde ise “İhtiyati hacze 50. maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verileceği, alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecbur olduğu belirtilmiştir. Talep eden  tarafça dosyaya kaçak elektrik tesbit tutanağı,fotoğraflar,tahakkuk belgeleri ,fatura delil olarak sunulmuştur. Davaya konu tutanağın, bir özel hukuk tüzel kişisi olduğu tartışmasız olan davalı şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenmiş olduğu gözetildiğinde, 6100 sayılı Kanun'un 204. maddesinin ikinci fıkrasında hüküm altına alınan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir. ( Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin  21.10.2021 tarihli ve 2021/4894 E., 2021/10580 K. sayılı kararı da aynı yöndedir.) Benzer konulardaki talepler yönünden çıkan uyuşmazlıkların giderilmesi yönünden  Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 25.03.2024 tarih ve 2024/83 Esas, 2024/1218 Karar sayılı kararı ile ölçülük ilkesi gereği ihtiyati haciz talebinin değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiş olup, dosyadaki kayıt ve belgeler ile yaklaşık ispat koşulunun sağlanıp sağlanmadığı ve İİK 257. maddede düzenlenen ihtiyati haciz koşullarının somut olay yönünden değerlendirilmesi ile sonuca gidileceği açıktır. Buna göre yapılan değerlendirmede;kaçak tesbit tutanağının mahallinde tutulduğu, kaçak elektrik tespit tutanağında; dağıtım sistemine müdahale ederek ayrı bir hat çekmek suretiyle sayaçtan geçirilmeksizin kaçak enerji tüketildiği tesbitinin ve hat üzerindeki cihazın ve gücünü  (Press makinası) yazıldığı,tutanak altının davacı şirket görevlilerince imzalandığı, tutanak altında \"abone/kullanıcı/temsilci\" kısmının altında  davalı  tarafın  isminin yazılı olduğu ve imzadan imtina ettiğinin belirtildiği  görülmektedir. Dosyaya sunulan yukarıdaki belge içeriklerine göre, talebin para alacağına ilişkin bulunduğu , somut olay ve dava konusu bakımından yaklaşık ispat koşulunun yerine getirildiği, dava konusu alacağın muaccel olduğu ve ödenmediği, rehin ile temin edilmediği,  bu aşamada mevcut delil durumuna göre , İİK'nın 257. md. hükmü koşullarının  somut olayda gerçekleştiği değerlendirilmiş olup, ihtiyati haciz talebinin  kabulüne karar verilmesi gerekirken, reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı görüldüğünden , talep edenin  istinaf başvurusunun kabulüyle, ilk derece mahkemesinin ara  kararı HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılarak, tarafların hak ve menfaat dengesi ve  ölçülülük ilkesi de gözetilerek , yargılamada sübut konusu  ve ilgili yönetmelikteki hesaplamada esas alınacak miktar ve süreye ilişkin düzenlemelere göre  varsa borç ve miktarı  tesbit edileceğinden   (ileride verilecek karara etkili olmamak koşuluyla) yaklaşık ispat gözetilerek  takip konusu faturalarla ilgili olarak takdiren   434.923,50 TL  ile sınırlı olarak ve %15  teminat karşılığında  ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.<br>K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davacının istinaf talebinin kabulü ile,istinafa konu ara  karar HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılarak ,yeniden ; 1-Davacı  tarafın  ihtiyati haciz talebinin kabulü ile ,İİK'nun 257/2. maddesi gereğince , 443.014,58 ve 217.586,28 TL bedelli faturalar yönünden  takdiren   434.923,50 TL   ile sınırlı olmak üzere  ihtiyati haciz işleminden dolayı borçlu ve 3. şahısların uğramaları muhtemel zarar ve ziyana karşılık, bu miktarın  %15'i oranında HMK 87. maddesine uygun nakit veya kesin ve süresiz banka teminat mektubunun iş bu kararın tebliğinden itibaren 1 hafta içinde davacı  tarafça dosyaya sunulmak kaydıyla, bu miktarla sınırlı olmak üzere, davalının menkul ve gayrimenkul malları,3. kişilerdeki hak ve alacakları üzerine  işbu dava sonuna dek kayden  ihtiyati haciz konulmasına, 2-Teminatın ilk derece mahkemesince alınmasına, teminat yatırıldığında ihtiyati haciz kararından bir suretinin infazı için talep eden davacı tarafa verilmesine, Peşin alınan istinaf karar harcının, istinaf edene isteği halinde ilk derece mahkemesince iadesine, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa, karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6a6f615313f35e3f","SID":"799c515dc5c75e5e"}}