{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2024/1228 <br>KARAR NO: 2024/1618<br>İNCELENEN ARA KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 05/06/2024<br>NUMARASI: 2024/326 E. <br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 10/10/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TALEP İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili olan davacı ... ile ...'in emlak yatırımı için 18.03.2021 tarihinde adi ortaklık kapsamında protokol imzaladıklarını, Protokol kapsamında davalının müvekkili olan davacının hesabına 1.200.000,00TL yatırdığını ve davacının  karşılığında davalıya teminat olarak 1.200.000,00TL bedelli 08.02.2020 düzenleme, 02.03.2020 vade tarihli bono verdiğini ifade ettiğini, davalının  söz konusu bonoyu 22.06.2022 tarihinde 364.000,00TL bedelle İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile takibe konu ettiğini, takibe konu bononun teminat senedi olup davalının davacı aleyhine kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip başlatmasının usulsüz olduğunu, davacının protokol kapsamında borcunu davalıya ifa ettiğini, davalıya borcu bulunmadığını, davalının protokol kapsamında  davacıya 1.200.000,00TL ödemesiyle birlikte protokolün 5.paragrafı kapsamında davacının, davalıya 500.000,00TL ödediğini ve 700.000,00TL bakiye tutar kaldığını,  bu kapsamda davacının, 29.04.2021 tarihinde 100.000,00TL, 06.05.2021 tarihinde 200.000,00TL, ödemede bulunduğunu,  Bu ödemelerden sonra bakiye 400.000,00TL için davalının davacıdan  senet istediğini ve bakiye borç karşılığında  davacının davalıya 08.06.2021 düzenleme tarihli 400.000,00TL bedelli senet verdiğini, davalının bu senedin elinde olduğunu İstanbul Anadolu 4.İcra Hukuk Mahkemesi 2022/596E. Sayılı dosyada istinafa cevap dilekçesinde belirttiğini, davacı tarafından verilen bu senet karşılığında davalının sundukları senedi  davacıya vermeyerek kötü niyetle 22.06.2022 tarihinde İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile senedi 364.000,00TL bedelle takibe konu ettiğini, davacının İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile icra ve haciz tehdidi altında olduğunu ileri sürerek,  Öncelikle İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı icra dosyasındaki takibin durdurulması, haciz ve satış işlemlerinin kaldırılması veyahut durdurulması yönünde mümkünse teminatsız olarak mümkün değilse teminat mukabilinde ihtiyati tedbir kararı verilmesi,  1.200.000,00TL bedelli 08.02.2020 düzenleme tarihli, 02.03.2020 vade tarihli bono teminat senedi olduğundan ve davacının  protokol uyarınca davalıya borcunu ifa ettiğinden protokole konu bono kapsamında borçlu olmadığının tespitine, İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı takibinin iptaline, davalının % 20 oranında kötüniyet tazminatı ödemesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince; ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulü ile İİK. 72/3. maddesi ve  6100 sayılı  HMK 'nın 389. ve devamı  maddeleri  gereğince,   yalnızca  işbu davanın  tarafları arasında geçerli olmak üzere ve teminat karşılığında uygulanmak kaydıyla, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı  dava dosyasına borçlu tarafından yatırılacak paranın alacaklıya ödenmesinin ihtiyati tedbir yolu ile  önlenmesine, Fazlaya ilişkin ihtiyati tedbir taleplerinin reddine, Dava değeri olan 487.119,25-TL'nin %15'i üzerinden hesaplanan  73.067,88-TL nakdi veya muteber bankalardan alınmış teminat mektubu ibraz edildiğinde ihtiyati tedbir kararının bir örneğinin ilgili icra müdürlüğü dosyasına  bildirilmesine, Davacı vekilince talep edilen  diğer tedbir taleplerinin (haciz ve satış işlemlerinin kaldırılması veyahut durdurulması) tümden reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde; mahkemece verilen tedbir kararının müvekkilini korumadığını, en azından teminat karşılığında hacizlerin kaldırılması veyahut mahcuz malların satışına izin verilmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesinin hakkaniyetli olacağını, Müvekkili tarafından davalıya verilen senedin dava dilekçesi ekinde sunulan protokol kapsamında verildiğini, bu yönüyle senedin teminat senedi olduğunu, Bunun yanında müvekkilinin protokol kapsamında, davalıya, ödemelerde bulunduğunu, bakiye 400.000,00 TL için davalının müvekkilinden senet istediğini ve bakiye borç karşılığında müvekkilinin davalıya 08.06.2021 düzenleme tarihli 400.000,00TL bedelli senet verdiğini, müvekkili tarafından verilen bu senet karşılığında davalının 22.06.2022 tarihinde İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile senedi 364.000,00 TL bedelle takibe konu ettiğini, davalının takibe konu senedi 364.000,00TL asıl alacak üzerinden icra etmesinin nedeninin, müvekkilinin 07.09.2021 tarihinde davalıya 36.000,00 TL üzerinden ödemede bulunması olduğunu, davalının senedi geç bir tarihte takibe konu etmesi diğer beyanlar ile birlikte değerlendirildiğinde de senedin teminat senedi olduğunun açıkça anlaşılacağını, Müvekkilinin davalıya takibe konu senet yönünden herhangi bir borcu bulunmadığını, müvekkilinin İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğü'nün ...E. sayılı dosyası ile icra ve haciz tehdidi altında olduğunu, İcra takibine konu 1.200.000,00TL bedelli bono, teminat senedi olup senede konu protokol kapsamında borç ödendiğinden senedin bedelsizliğine dair müvekkilinin davalıya borcu bulunmadığı açık olup müvekkilinin ve kefilin daha fazla zarara uğramaması için ihtiyati tedbire ilişkin ara kararın kaldırılması gerektiğini beyan ederek, Mahkemece verilen kararın kaldırılıp, tedbir talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Talep; taraflar arasında görülen menfi tespit davasında, İlk Derece Mahkemesince, 05.06.2024 tarihli ara karar ile İİK'nun 72/3.maddesi uyarınca verilen ''icra veznesine giren paranın alacaklıya ödenmemesi'' şeklindeki ihtiyati tedbir kararının istinaf incelemesi sonucunda kaldırılarak, talep gibi kabul kararı verilmesinden ibarettir.İhtiyati tedbir talep eden davacı; taraflar arasında  emlak yatırımı için 18.03.2021 tarihinde adi ortaklık kapsamında protokol imzaladıklarını, protokol kapsamında davalının davacı hesabına 1.200.000,00 TL yatırdığını ve davacının  karşılığında davalıya teminat olarak 1.200.000,00 TL bedelli 08.02.2020 düzenleme, 02.03.2020 vade tarihli bonoyu verdiğini, senet bedelinin bir kısmının ödendiğini, kalan kısmı için 400.000 TL bedelli başka bir senet verildiğini, ancak  1.200.000,00 TL bedelli teminat senedinin haksız bir biçimde icra takibine konulduğunu iddia etmiştir. Davaya dayanak İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde,  davalı ... tarafından  davacı ... ve dava dışı ... aleyhine 364.000,00 TL asıl alacak, 1.092,00 TL komisyon, 1.140,00 TL  ihtiyati haciz vekalet ücreti, 225,20 TL ihtiyati haciz gideri, 123.119,26 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 489.576,46 TL  üzerinden  icra takibi başlatıldığı, takibin dayanağının 1.200.000,00 TL bedelli 08.02.2020 düzenleme tarihli, 02.03.2020 vade tarihli bono olduğu anlaşılmıştır. İİK'nun 72.maddesi uyarınca, icra takibinden sonra açılan menfi tespit davalarında ihtiyati tedbir yoluyla icra takibinin durdurulmasına karar verilemez. İİK'nun 72/3 maddesinde de açıkça belirtildiği üzere, icra takibinden sonra açılan davada sadece teminat karşılığında icra veznesine girecek paranın alacaklıya ödenmemesi şeklinde tedbir kararı verilebilir. Yukarıda yapılan açıklamalara, içeriği açıklanan delillere ve dosya kapsamına göre; tedbiren takibin durdurulmasına karar verilmesine hukuki olanak bulunmadığı,  ancak ''çoğun içinde az da vardır'' ilkesi gözetilerek ve yasal düzenlemeye uygun şekilde İİK'nun 72/3 maddesi gereğince, ''icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesi'' yönünde teminat karşılığı tedbir kararı verilmesinin dosya kapsamına ve hukuka uygun olduğu, zira bu hususta HMK'nun 390/3.maddesinde belirtilen yaklaşık ispat koşulunun da gerçekleştiği anlaşıldığından, verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı, davacı yanca ileri sürülen istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında ve gerekçede hata edilmediği, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/06/2024 tarih ve 2024/326 E. Sayılı ara kararına karşı tedbir talep eden davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcı davacı tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/(1)-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.10/10/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"edf07519776c80e2","SID":"cc9c60e54a302527"}}