{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2024/1229 <br>KARAR NO: 2024/1619<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 07/06/2024<br>NUMARASI: 2023/30 E. <br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 10/10/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TALEP İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili dava dilekçesinde; İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine kambiyo senedine dayalı icra takibi başlatıldığını, takibe dayanak olarak 07.01.2020 vade 03.01.2020 keşide tarihli 50.000,00 TL bedelli senet ve 30.01.2020 vade 03.01.2020 keşide tarihli 288.661,03 TL  bedelli senetlerin gösterildiğini, bu senetler üzerindeki imzanın müvekkiline ait olmadığını, temel bir borç ilişkisinin bulunmadığını, senetler üzerindeki imzanın müvekkiline ait olduğu kabul edilse dahi senetlerin teminat senedi olduğunu iddia ederek,  ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile istanbul ... icra ... esas sayılı dosyası ile yapılan icra takip işlemlerinin teminatlı olarak durdurulmasına ve mevcut hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince 11.01.2023 tarihli ara karar ile; davacılar vekilinin ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile; İstanbul .. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasından 10/01/2023 tarihi itibari ile icra müdürlüğünce yapılan kapak hesabına konu,  570.470,73 TL bakiye borç miktarının  % 20 teminat tutarı olan   114.094,14‬ TL nakdi veya kesin ve süresiz teminat mektubunun Mahkemeye ibraz edilmesi halinde İİK 72/3 maddesi gereğince icra dosyalarına yatırılacak paranın tedbiren alacaklıya ödenmemesi hususunda ihtiyati tedbir kararı verilmesine karar verilmiştir.<br>İTİRAZ Karşı yan vekili; mahkeme tarafından \"İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasından 10/01/2023 tarihi itibari ile icra müdürlüğünce yapılan kapak hesabına konu,  570.470,73TL bakiye borç miktarının  % 20 teminat tutarı olan 114.094,14‬ TL nakdi veya kesin ve süresiz teminat mektubu Mahkememize ibraz edilmesi halinde İİK 72/3 maddesi gereğince icra dosyalarına yatırılacak paranın tedbiren alacaklıya ödenmemesi hususunda ihtiyati tedbir kararı verilmesine\" kararı verildiğini, müvekkilinin uzun süredir haksız iddialar ve davalar ile tahsil edemediği alacağı kapsamında mağduriyetinin arttığını belirterek, mahkemece verilen11.01.2023 tarihli tedbir kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince duruşmalı olarak yapılan inceleme neticesinde 07.06.2024 tarihli ara karar ile; tedbire itirazın reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ Karşı yan vekili istinaf dilekçesinde; somut olayda ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için mevcut durumda meydana gelebilecek değişim nedeniyle hakkın elde edilmesi zorlaşmalı ya da imkânsız hale gelmesi ihtimali bulunması gerektiğini, yine gecikme sebebiyle ciddi bir zararın doğmasından endişe edilmesi şartlarının oluşması gerektiğini, oysa bu şartların somut olayda gerçekleşmediğini, Davacı yanın tedbir isteminde hukuki yararı bulunmadığını, borçlunun borcunu icra dairesine ödedikten sonra, artık menfi tespit davası açamayacağını, Mahkemece hüküm altına alınan teminat miktarının oldukça düşük olduğunu,somut olayda müvekkili firmanın davacı taraftan alacağının üzerinden çok uzun zaman geçtiğini, geçen süre zarfında parayı kullanamadığı gibi maalesef ülkemizde var olan yüksek enflasyon neticesinde parasının da her geçen gün eridiğini, bu sebepten dolayı yerel mahkeme tarafından kanunda teminat için belirlenen alt sınırın tercih edilmesinin son derece hatalı olduğunu, Müvekkilinin zararının arttığını, ödemelerini aksatmamak amacıyla çok zor durumda kalan müvekkilinin kimi zaman yüksek faiz oranlı krediler çekmek zorunda da kaldığını, bu nedenle tedbir kararının kaldırılması gerektiğini, müvekkili firmanın, davacı taraftan hakkı olan alacağı uzun uğraşlar ve arada geçen zaman sonunda tahsil etmekte olduğunu, şüphesiz arada geçen süre zarfında uğramış olduğu zararı herhangi bir faiz getirisi karşılamadığı gibi işbu dosyada olduğu gibi ihtiyat-i tedbir için yatırılan teminat miktarını da karşılamayacak boyutta olduğunu, davacının amacının alacağı sürümcemede bırakmak olduğunu, bunu daha öncede Mahkemeler nezdinde yaptığını beyan ederek, Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Talep; İlk Derece Mahkemesince 07.06.2024 tarihli ara karar ile verilen, ''ihtiyati tedbire itirazın reddine'' ilişkin kararın istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasından ibarettir. Toplanan delillere göre; davacının dava ve takibe konu senetlerin altındaki imzayı inkâr ettiği, ayrıca imza kabul edilse dahi bu senetlerin teminat senedi olduğu iddiasında bulunduğu, davacının dava dilekçesi ekinde sunmuş olduğu dekont incelendiğinde, davaya dayanak icra dosyasının kapak hesabına mahsuben borç miktarının dosyaya yatırıldığı, aynı gün eldeki dava açılmak suretiyle ihtiyati tedbir talebinde bulunulduğu, ayrıca Mahkemece tedbir kararında hükmedilen teminat tutarının da yatırılmış olduğu, karşı yan her ne kadar davalının menfi tespit talebinde hukuki yarar bulunmadığını, istirdat talebinde bulunması gerektiğini ileri sürmüş ise de; davacı iddiasına ve dosya borcunun tedbir talebinde bulunma amacıyla yatırılmış olmasına göre, menfi tespit davasının görülmesinde hukuki yararın var olduğunun kabul edilmesi gerektiği, mevcut delillere göre Mahkemece İİK'nun 72/3.maddesine göre ihtiyati tedbir kararı verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, Mahkemece hükmedilen teminat miktarının dosya kapsamına uygun olduğu kanaatine varılmıştır. Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında ve gerekçede hata edilmediği, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından karşı yan vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun  İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/06/2024 tarih ve 2023/30 E. Sayılı ara kararına karşı, davalı karşı yan vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcı davalı tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/(1)-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 10/10/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"bde11b5745e74bb9","SID":"94555a68ea73cc16"}}