{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/653 <br>KARAR NO: 2024/1254<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 22/02/2024<br>NUMARASI: 2023/450 Esas -  2024/92 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 19/09/2024<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı  vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... Sigorta A.Ş.'nin sigortacılık işi ile iştigal eden Türkiye’nin önde gelen şirketlerinden biri olduğunu, müvekkili tarafından ... Dış Tic. A.Ş. 'ye ait muhtelif kek ve bisküvi emtiası, taşıma sırasında oluşabilecek rizikolara karşı Nakliyat Emtia Abonman Sigorta Poliçesi ile teminat altına alındığını, müvekkili şirket sigortalısı tarafından, \"...\" isimli firmaya ... çikolata kaplamalı cinsi emtiası satıldığını, söz konusu emtia \"...\" gemisine hasarsız bir şekilde yüklenerek, ... numaralı konşimento tahtında Türkiye'den Almanya'ya taşındığını, söz konusu emtianın Bremerhaven Limanı'nda tahliye işlemleri öncesi 31.05.2022 tarihinde yapılan kontrollerde, ... numaralı konteynerin içerisinde yer alan emtianın erime sonucu hasarlandığının tespit edilmiş olup, alıcı firma tarafından emtia hasarlı olarak alındığına dair not düşülerek teslim alındığını, hasarın fark edilmesi akabinde  söz konusu hasarla ilgili olarak ekspertiz incelemesi gerçekleştirildiğini, yapılan incelemeler neticesinde, meydana gelen hasarın ... numaralı konteynerin hasarlanmasının sebebinin sevkiyat süresi olduğunun tespit edildiğini, konu sevkiyatın 22.03.2022 tarihinde başladığı ve 31.05.2022 tarihinde sona erdiği yani sevkiyat süresinin 7 hafta sürdüğünün görüldüğünü, Türkiye-Almanya arasından normal şartlarda sevkiyat süresinin ortalama 3 hafta olduğunun bilindiğini, bu nedenle sevkiyat süresinin uzamış olmasından dolayı sigortalıya ait emtialar taşıma sırasında hasarlandığını, belirtilen tüm bu nedenlerle borçlu aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile başlatılan takibe Borçlu/Davalı tarafından yapılmış olan itiraz üzerine takibin durduğunu belirterek yapılan itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava dışı ... Sigorta şirketinin, müşterek sigortacı olarak daha önce, aynı taşımadan kaynaklanan aynı hasar iddiasına dayanarak aynı mahkemenin 2023/197 E. sayılı dosyası üzerinden aynı müvekkili aleyhine sigorta rücu davasını ikame ettiğini ve  mahkemece 06.07.2023 tarihli ve 2023/197 E. 2023/185 K. sayılı kararı ile (EK-2) müvekkili ... yönünden açılan davanın taşımaya ilişkin aynı konişmento olan ... numaralı konişmentoda yer alan milletlerarası yetki şartı nedeniyle davayı yetki yönünden reddettiğini, davaya konu  konişmentodaki yetki şartına göre somut uyuşmazlık yönünden İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesi'nin yetkili olduğunu açıkça ifade edildiğini, davanın milletlerarası yetkisizlik nedeniyle reddi gerektiğini, sigorta poliçesinin dava konusu taşımanın büyük bir kısmını kapsamadığını, mal faturasına göre sigortalının mal bedelinin tam ve eksiksiz tahsil ettiğinin anlaşıldığını, taşımanın gecikmesi ve bu gecikme nedeniyle yüklerin hasarlandığı iddiasına karşılık, yük alıcısı tarafından TTK m.1185/5 uyarınca gecikme ihbarında bulunulmadığını, hatalı konteyner seçiminden ileri gelen hasarlardan taşıyanın sorumsuzluğunun bulunduğunu, denizyolu taşımacılığında taşıyanların hiçbir zaman taşıma ve teslim  süresi taahhütleri bulunmadığını, dava konusu taşımanın makul sürede tamamlandığını belirterek davanın reddine  karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"Davalı ... vekili tarafından konişmentoda bulunan yetki kaydı nedeniyle milletlerarası yetki itirazında bulunulmuş olmakla öncelikle bu hususta değerlendirme yapılması gerekmektedir. Dava konusu taşımanın ... sayılı konişmento tahtında Gebze  Limanından  Bremerhaven Limanına yapıldığı, uyuşmazlık yabancılık unsuru taşıdığından yetki itirazının MÖHUK kurallarına göre belirleneceği, MÖHUK 47.maddesinde, \"yer itibariyle yetkinin kamu düzeni veya münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hallerde taraflar arasındaki yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkisinden doğan uyuşmazlığın yabancı bir devlet mahkemesinde görülmesi konusunda anlaşma yapılabileceği\"  düzenlemesinin bulunduğu, konişmentonun arka yüzünde yer alan taşıma şartlarının düzenlendiği 26.maddesinde sözleşmeden doğan taleplerde Londra'da bulunan İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesi'nde yetkili olacağının belirtildiği, taşımaya ilişkin düzenlenen konişmentonun ve  navlun faturasının taşıyan ... tarafından düzenlendiği, Türk acentenin taşıma sözleşmesini yaptığına ya da taşımayı üstlendiğine dair delil bulunmadığı, bu nedenle münhasır yetkiden bahsedilemeyeceği, konişmentodaki yetki şartına göre somut uyuşmazlık yönünden İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesi'nin yetkili olduğu kanaatine varıldığından, davalı vekilinin milletlerarası yetki itirazının kabulü ile davanın yetkisizlik nedeniyle usulden reddine, ...\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel Mahkemece hukuka aykırı tesis edilen kararın aksine, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi çok yeni tarihli kararı dosyada konşimentodaki yetki şartı ile ilgili olarak konşimentodaki yetki şartının geçersiz olduğuna ve uyuşmazlığın çözümünde Türk Mahkemelerinin yetkili olduğuna hükmettiğini, bu kapsamda, Yargıtay'ın çok yeni tarihli kararında da görüldüğü üzere davalının iddia ettiği konşimentodaki yetki şartının geçersiz olduğunun izahtan vareste olduğunu, davalının iddia ettiği yetki klozunun yer aldığı konşimentoda her iki tarafın imzasının bulunmaması sebebiyle, yerel mahkemece kabul edilen yetki şartının geçersiz olduğunu, yetki sözleşmesinin geçerli olabilmesi için TBK 13 ve TBK 14 uyarınca, \"sözleşmede her iki tarafın imzası\" olması gerektiğini, HMK 17-18 uyarınca da yetki sözleşmesinin yazılı olması gerektiğini, bu durumda sadece bir tarafın imzasının bulunduğu konşimentoya dayanarak yetki anlaşması yapılamayacağını, ayrıca, konşimentoda bulunan yetki klozu Borçlar Kanunu md. 20 ve md.  21 kapsamında Genel İşlem Koşulu niteliğine haiz olduğunu, bu durumda, yetki şartının geçersiz olduğunun çok açık olduğunu, geçersiz yetki şartına istinaden verilen yetkisizlik kararının usule ve hukuka aykırı olduğunu, MÖHUK m. 6 gereğince uygulama alanı bulan genel işlem koşullarına ait hükümler gereğince 6098 sayılı TBK m. 25 uyarınca başvurulacak içerik denetimde yük ilgilisinin haklarını ve özgürlüğü kısıtlatıcı yetki kayıtlarının evleviyetle dürüstlük kuralına da aykırı olacağının açık olduğunu,, BK m. 25 özelinde söz konusu mahkeme kaydının geçerli bir uluslararası yetki sözleşmesi olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, Tüm bu nedenlerle, HMK m.353/a-3 gereğince Yerel Mahkemenin hukuka aykırı kararının kaldırılarak Yerel Mahkemenin yetkili olduğuna karar verilmesi gerektiğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava; davacı sigorta şirketince Nakliyat Emtia Sigortası Abonman Sözleşmesi (blok)  ile sigortalanan emtianın davalı sorumluluğunda gemi ile taşınması sırasında oluştuğu iddia edilen hasar nedeniyle sigortalısına ödenen hasar bedelinin tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali davasıdır. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde; dava konusu uyuşmazlığın Türk mahkemelerinin münhasır yetkisinde kalıp kalmadığı ve konişmentodaki yetki şartının geçerli olup olmadığı noktasındadır. Dosyaya ... numaralı konşimento tahtında dava dışı ... A.Ş. ye ait emtianın, Gebze/Tükiye'den Almanya langenbah bölgesine taşıma işinin davalı yabancı uyruklu şirket tarafından üstlenilmiş, taşıma esnasında ürünlerin zarar gördüğü iddiasıyla davacı tarafından dava dışı sigortalısına yapılan ödemenin davalı taşıyıcıdan tahsili  talep edilmektedir. Dosyaya bahsi geçen konişmentonun ön yüzünün Türkçe tercümesi ile  konişmentonun arka sayfası tercümesi sunulmuştur. Davacı taraf bahsi geçen konişmentoya dayanak navlun sözleşmesinin davalının Türkiye  acentesi ... A.Ş tarafından yapıldığını, yetki itirazının TTK 105/2 maddesi gereği geçersiz olduğunu ileri sürmektedir. Davalı taraf icra takibine yaptığı itirazında borcun kaynağına ilişkin eğer var ise yetki sözleşmesi, milletlerarası yetki anlaşması itiraz haklarını saklı tutmuş, cevap dilekçesinde konişmentonun arka yüzünde bulunan taşıma şartlarının 26. maddesinde uyuşmazlığın çözümünde İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesi'nin yetkili olduğunun düzenlendiğini ve milletlerarası yetki şartı nedeniyle davanın yetki yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. Davalı ...nin Ticaret Sicil Müdürlüğü'nde kaydı olmayıp, Danimarka merkezli bir limited şirkettir. Davalının Danimarka kanunlarına göre kurulmuş ve merkezi Danimarka'da olan bir şirket olduğu, dolayısıyla taraflar arasındaki ilişkide yabancılık unsuru bulunduğu açıktır. Her ne kadar davalı Türkiye'de dar mükellef olarak vergilendirmeye tabi ise de, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 3/2. maddesine göre dar mükellefiyet, Türkiye'de elde ettikleri gelirlerin vergilendirilmesi amacına yönelik olarak sermaye şirketlerinin kanunî ve iş merkezlerinin her ikisi de Türkiye'de bulunmaması halini ifade eder. Bu nedenle davalının Türkiye'de dar mükellef olması uyuşmazlığın yabancılık unsuru içermesi özelliğini ortadan kaldırmaz. Türkiye Cumhuriyetinin taraf olduğu milletlerarası sözleşme hükümleri saklı olmak kaydıyla yabancılık unsuru taşıyan özel hukuka ilişkin işlem ve ilişkilerde Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisi, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun hükümlerine göre tespit edilmelidir. Bu kapsamda bir uyuşmazlıkta MÖHUK'un 47. Maddesine göre, yer itibariyle yetkinin münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hâllerde, uyuşmazlığın yabancı bir devletin mahkemesinde görülmesi konusunda taraflarca yapılacak yazılı bir sözleşme ile inhisari olarak kararlaştırılması halinde Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisi sona erecektir. TTK'nın 105/2-3. Maddesine göre, acentenin, aracılıkta bulunduğu veya yaptığı sözleşmelerden doğacak uyuşmazlıklardan dolayı acente, müvekkili adına dava açabileceği gibi, kendisine karşı da aynı sıfatla dava açılabilir. Acentelerin ad ve hesabına hareket ettikleri kişilere karşı Türkiye’de açılacak olan davalar sonucunda alınan kararlar acentelere uygulanamaz. Anılan kanuni düzenlemeler karşısında acenteye, acentelik sıfatından dolayı doğrudan dava açılması mümkün olmayıp ancak müvekkiline izafeten dava açılabilir. TTK 105/2 son cümlesi ile açıkça, bu hükme aykırı sonuç doğuracak sözleşme şartlarının geçersiz olduğu hükme bağlanmıştır. Aynı düzenlemeye mülga 6762 sayılı TTK'nın 119. maddesinde de rastlanmaktadır. 6102 sayılı TTK'nın 1237. Maddesine göre; Taşıyan ile konişmento hamili arasındaki hukuki ilişkilerde konişmento esas alınır, taşıyan ile taşıtan arasındaki hukuki ilişkiler ise  navlun sözleşmesinin hükümlerine bağlı kalır. Anılan bu düzenlemede 'taşıyan ile taşıtan arasındaki ilişkinin navlun sözleşmesi hükümlerine bağlı kalacağı' öngörülmüş olmakla birlikte navlun sözleşmesi hakkında ayrı bir belgenin düzenlenmediği hallerde, taşıyan ile taşıtan arasındaki ilişkide de konişmento esas alınır; zira konişmento bir navlun sözleşmesi yapıldığını ve şartlarını tespit eder (Kender/Çetingil/Yazıcıoğlu, a.g.e, s.193). TTK'nın 1228 Maddesine göre; Konişmento, bir taşıma sözleşmesinin yapıldığını ispatlayan, eşyanın taşıyan tarafından teslim alındığını veya gemiye yüklendiğini gösteren ve taşıyanın eşyayı, ancak onun  ibrazı karşılığında teslimle yükümlü olduğu senettir. Bu belge bir gemi şirketinin veya onun yetkili acentesinin veya yükleme limanında acentesi yoksa gemi kaptanının malı yükletene verdiği, nama, emre ve hamile yazılı olarak düzenlenebilen ve belge konusu malların taşınmak üzere kabul edildiğini gösteren kıymetli evrak niteliğinde taşıma senedidir. Yetki şartının bulunduğu düzenlemede davacı taraf sigortalısının imzası yer almadığı gibi ayrı bir navlun sözleşmesi de bulunmamakla birlikte konişmento yükletene verildiği ve konişmentoda yer alan Taşıma Şartlarına itiraz edilmemiş olması nedeniyle, taşıyan ile taşıtan arasındaki hukuki ilişkiler için uygulanması gereken navlun sözleşmesinin bulunmaması nedeniyle onun yerine kaim olarak uygulanacak olup ... tarafından imzalanan konişmentoda yer alan yetki şartı dava doğrudan acentenin şahsına da açılmadığından gönderici yükleten ve onun halefi olan sigorta şirketi için de bağlayıcıdır. Somut olayda taraflar arasındaki uyuşmazlığa dayanak taşıma sözleşmesinin davalı şirketin Türkiye'deki acentesi ... A.Ş' tarafından yapıldığı iddia edilmektedir. Dosya arasına sunulan navlun faturasında \"faturanın ... adına ... A.Ş nin İstanbul adresinde düzenlendiği kaydı bulunmakla birlikte bahsi geçen fatura dışında acente ... A.Ş nin bahsi geçen taşıma ilişkisinde aracılıkta bulunduğu veya sözleşmeyi müvekkili adına yaptığına dair herhangi bir delil sunulmamıştır. Davalı taraf konişmentonun .../ Hindistan'da düzenlendiğini savunmaktadır. Dosyaya sunulan konişmento tercümesinden taşıma senedinin düzenleme yerinin ... olduğu kaydı bulunmaktadır. Konşimento davalının Türkiye acentesi tarafından düzenlenmemiş olup,  davalının Türkiye acentesi'nin faturayı tanzim etmesi tek başına taşıma sözleşmesinin yapılmasına davalının Türkiye acentesinin aracılık ettiğini ispata yeterli değildir. Buna göre eldeki davada acentenin aracılık ettiği sözleşmelerden doğacak uyuşmazlıklardan dolayı açılacak davalara ilişkin bir düzenleme olan TTK'nın 105. maddesinin uygulanma olanağı yoktur. Konişmentonun ön yüzünde \"Bu taşıma sözleşmesi, yetki ve hukuk seçimi  belge arkasındaki şartlara ve değişikliklere tabidir. Beyan edilen kıymet klozu ve taşıyan Sealand “in konişmentosundaki taşıma şartlarına (taşıyanın ve acentelerin internet sitelerinde bulunabilir https://...com/...)\" kaydı bulunmaktadır. Aynı konişmentonun  arka yüzünde yer alan  taşıma şartları  26. Maddesinde  \"...bütün diğer durumlarda  İşbu konişmento İngiliz Yasalarına tabidir ve buna göre yorumlanacak ve bunun altında meydana gelen bütün ihtilaflar Londra' daki İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesi tarafından, herhangi başka bir ülke mahkemelerinin yargı yetkisi hariç olmak suretiyle karara bağlanacaktır.\" denilmektedir. Bu durumda milletlerarası yetki şartı nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 19/09/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"87e57893a05be784","SID":"3e9291cafe5b9034"}}