{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   3. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2022/2762 - 2024/2379<br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  3. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/2762 <br>KARAR NO\t: 2024/2379<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t: <br>ÜYE\t: <br>ÜYE\t:  <br>KATİP\t:  <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 17/03/2022<br>NUMARASI\t: ... Esas, ... Karar<br><br>DAVACILAR \t:   <br>VEKİLİ\t: Av. <br>DAVALI \t: ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ -  <br>VEKİLLERİ\t: Av.  <br>İHBAR OLUNAN\t: 1- <br>VEKİLİ\t: Av. <br>İHBAR OLUNAN\t: 2-  <br>DAVA\t: Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Maddi Tazminat<br><br>BİRLEŞEN ... ESAS VE  ...  KARAR SAYILI DOSYASINDA <br><br>DAVACILAR \t: 1-  <br>VEKİLİ\t: Av.  <br>DAVALI \t: ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ -   <br>VEKİLİ\t: Av. <br>DAVA\t: Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Manevi Tazminat<br>KARAR TARİHİ\t: 16/10/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN <br>YAZILDIĞI TARİH \t: 16/10/2024<br><br>... Asliye Ticaret Mahkemesinin 17.03.2022 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararına yönelik olarak istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla Dairemize gönderilen dosyanın yapılan incelemesinde;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 27.08.2017 tarihinde meydana gelen trafik kazasında, davacının sevk ve idaresindeki ... plakalı motosiklet ile davalıya trafik poliçesi ile sigortalı olup ...'nın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın çarpışması sonucu davacının yaralandığını ve sürekli maluliyeti gerektirecek şekilde sakat kaldığını, bir sağlık güvencesinin karşılamadığı çok tedavi gideri sarf edildiğini, kazanın meydana gelmesinde davalıya sigortalı araç sürücüsünün asli kusurlu olduğunu, davacının kaza öncesinde ağabeyine ait bayan kuaförü işyerinde çıraklık ve kalfalık yaptığını, maluliyeti nedeniyle çalışamadığını ve maddi kayba uğradığını, kaza sonucu motosiklette de hasar oluştuğunu ve onarımı için harcama yaptığını, zararın karşılanması için davalıya müracaat edildiğini ancak eksik evrak gerekçesi ile müspet bir yanıt alınamadığını, davacıya herhangi bir ödeme yapılmadığını ileri sürerek ve FİHS tutularak tedavi gideri, geçici ve kalıcı maluliyet, motosiklet onarım masrafı, kazanç kaybı olmak üzere 1.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesi talep ve dava olunmuştur.<br>Birleşen dava davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili davacı ...'nin ... plaka sayılı motosikleti ile 28/08/2017 tarihinde bir otomobilin kendisine çarpması neticesinde yaralandığını, davalı şirketin davaya konu ... plaka sayılı aracın kasko şirketi olduğunu, genişletişmiş kasko ile araç güvence alına alındığını, müvekkilinin çektiği üzüntünün bir nebzede olsun gidermek amacıyla manevi tazminat davası açtıklarını, davalarının kabulü ile, ... için 20.000,00 TL, ... için 5.000,00 TL ... için 5.000,00 TL, ... için 3.000,00 TL, ... için 3.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak müvekkilleri davacılara ödenmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği anlaşılmıştır. <br>CEVAP: Davalı ... Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkiline eksik evrakla müracaat etmesi nedeniyle davanın usulden  reddi gerektiğini,  sigortalı araç sürücüsünün tek kusurlu olmadığını, tarafların kusur durumunun ve davacının maluliyetinin ATK tarafından tespiti gerektiğini, müvekkilinin manevi zarardan sorumlu olmadığını bu bakımdan davanın reddi gerektiğini, tedavi giderlerinden SGK'nın sorumlu olduğunu, araç hasarına yönelik bir delilin bulunmadığını, davacının gelirinin resmi ve somut verilerle ispatı gerektiğini, SGK'dan gelir sağlanmış ise tazminattan mahsubu gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Birleşen dosya davalısı ... Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle;  Kazaya karışan ... plakalı aracın müvekkil şirket nezdinde ... poliçe numaralı 15.06.2017 - 01.01.2018 vadeli İhtiyari Mali Mesuliyet teminatını havi Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, bu poliçede yer alan İMMS (ihtiyari mali mesuliyet sigortası) teminatı ancak olay tarihi itibari ile cari olan Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi teminatı limitinin bittiği yerden yani Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçe limitlerini aşan bir zararın varlığı halinde devreye gireceğini ve poliçe limitleriyle sınırlı olacağını, müvekkili şirketin nezdindeki poliçeden kaynaklanan sorumluluğu sigortalının kusuru ile sınırlı olmakla kusurun tespiti açısından dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderilmesini talep ettiklerini, kazaya karışan aracın İhtiyari Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi'ndeki manevi tazminat teminatı şahıs başına 87.500‬,00 TL ile sınırlı olduğunu, manevi tazminat taleplerinin fahiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece, mahkemenin ... Esas sayılı dosyası açısından; davacının davalı ... Sigorta A.Ş aleyhine açtığı maddi tazminat davasının kısmen kabul kısmen reddi ile, 5.615,25 TL geçici işgöremezlik tazminatı ve 83.636,31 TL sürekli işgöremezlik tazminatı olmak üzere toplam 89.251,56 TL maddi tazminatın temerrüt  tarihi  olan 04/12/2017 tarihinden  itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte poliçe limiti ile sınırlı olmak şartı ile (miktar poliçe limiti dahilinde ) davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının tedavi giderinden feragat etmesi sebebi ile reddine; birleşen dava yönünden davacıların davalı  ... Sigorta A.Ş aleyhine açtığı manevi tazminat davasının kısmen  kabul kısmen reddi ile, davacı ... için 10.000 TL,davacı baba ... için 5.000,00 TL, davacı anne ... için 5.000,00 TL , Davacı kardeş ... için 1.000,00 TL , davacı kardeş ... için 1.000,00 TL olmak üzere toplam 22.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihi  olan 22/06/2020 tarihinden  itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte  poliçe limiti ile sınırlı olmak şartı ile davalıdan tahsili ile  davacıya verilmesine,fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.  <br>İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davacılar vekili; bilirkişi raporlarında yapılan hesaplamalarda sürekli maluliyet hesaplaması yapılırken bakiye ömrün 74 yıl ile sınırlandığını, oysaki Yargıtay tarafından tesis edilen ve yerleşik hale gelen kararlarda bakiye ömrün 74 yaş değil 100 yaş olması gerektiğinin açıkça hüküm altına alındığını, geçici iş göremezlilik hususunda iş yerinin kaydınını bulunup bulunmamasına bakılmaksızın efor kaybına göre hesaplama yapılması gerektiğinin açıkça hüküm altına alınmışken bu hususun dikkate alınmadan rapor tanzim edilmesinin hatalı olduğunu, kazazedenin sürekli maluliyet oranının adli tıp kurumu tarafından tanzim edilen raporda belirtilen orandan çok daha fazla olduğunu, karardaki manevi tazminat miktarlarının müvekkillerinin acısını bir nebze olsun dindiremediğini, hem maddi hem manevi tazminatın eksik hesaplandığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>Karara karşı davalı ... Sigorta A.Ş. vekili; müterafik kusur indiriminin tartışılması ve indirim yapılması gerekirken yapılmamış olmasının hukuka aykırı olduğunu, aktüer hesap raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, bilirkişinin hesabında %1,8 teknik faiz ve aktüeryal yöntem ile hesap yapması gerekirken prograsif rant yöntemi ile hesaplama yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, davacının askerlik süresinde herhangi bir kazancı olmayacağının dikkate alınmadığını, hesaplama yapılmaması gerekirken hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, davacının askerlik yaşının dava devam ederken tamamladığını, geçici iş göremezlik giderinden müvekkili şirketin sorumlu olmadığını, davacının kask, koruyucu dizlik ve dirseklik kullanmamasıyla yaralanmasının gerçekleştiğini, %20 müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, 10.03.2020 tarihli İTÜ kusur heyet raporunun öncesi raporlar arasındaki çelişkiyi gideremediğini, dosyadaki maluliyet raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, harç, vekalet ücreti ve yargılama gideri hesapları yönünden de kararın hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br><br>Asıl davanın, meydana gelen yaralamalı trafik kazası sonucu açılmış olan geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı, tedavi gideri, kazanç kaybı, motosiklet hasar giderine yönelik olup bileşen davanın ise manevi tazminat davası olduğu görülmüştür.<br>Mahkemece asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup karar davacılar ve asıl dava davalısı sigorta şirketi vekilleri tarafından istinaf edilmiştir. <br>Kusur raporu yönünden yapılan incelemede:<br>Kaza tespit tutanağında davacı sürücü ...'in kural ihlalinin olmadığı, ...'ın sola dönüş kuralına riayet etmediğinden kusurlu olduğu belirtilmiştir.<br>ATK'dan alınan 28.02.2019 tarihli kusur raporunda davacı sürücü ...'in gece vakti kavşağa girerken hızını düşürmeyip dikkatsiz davrandığından %25 oranında kusurlu olduğu, dava dışı sürücü ...'ın %75 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği görülmüştür.<br>Mahkemece çelişkilerin giderilmesi için İTÜ'den alınan heyet kusur raporunda 10.03.2020 tarihli raporda sürücü ...'ın gece vakti 2,14 promil alkollü iken kavşakta aniden ve dikkatsizce sola dönüş yapmasıyla meydana gelen kazada %100 kusurlu olduğunun belirtildiği görülmüştür.<br>Raporlar arasındaki çelişkinin İTÜ heyet raporu ile giderildiği, olayın meydana geliş şekli dikkate alındığında olayın sürücü ...'ın gece vakti alkollü iken kavşakta aniden ve dikkatsizce sola dönüş yapmasıyla meydana geldiği anlaşıldığından davalı sigorta şirketinin kusur oranın yanlış tespit edildiğine ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.<br>Maluliyet raporuna yönelik yapılan incelemede:<br>Bilindiği üzere Yargıtayın 4. ve 17. Hukuk Dairesinin yerleşik uygulamasına göre maluliyet oranları Adli Tıp Kurumu  İhtisas dairesi ya da Üniversitelerin Adli Tıp Anabilim dalı başkanlığından oluşturulacak bilirkişi heyetinden kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan mevzuat yönetmelik hükümlerine uygun olacak şekilde belirlenmesi gerekmektedir. <br>Buna göre 01/06/2015 ile 20/02/2019 tarihleri arasındaki kazalar için 30/03/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan \"Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik\" çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporunun esas alınması gerekmektedir.<br>Davacılar ve davalı ... Sigorta A.Ş vekilleri hükme esas alınan maluliyet raporunun hatalı yönetmeliğe göre alındığını belirtmiş ise de, alınan 29.05.2019 tarihli ATK 2.İhtisas Kurulu raporunun \"Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik\" göre hazırlandığı ve maluliyet oranının %3 olduğunun bildirildiği, 4 aylık iyileşme süresinin olduğu, uygulanan yönetmeliğin kaza tarihi olan 27.08.2017 tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe uygun olduğu anlaşılmıştır. Taraf vekilleri tarafından maluliyeti etkileyecek başkaca delil, belge sunulmadan sadece yönetmeliğe itiraz edilmiş olmakla, maluliyet oranın yanlış tespit edildiğine ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.<br>Hesap raporuna yönelik yapılan istinaf incelemesinde:<br> Anayasa Mahkemesinin 2019/40-2020/40 E.K sayılı 17/07/2020 günlü kararı sonrasında Yargıtay 17. Hukuk ve sonrasında Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin istikrarlı kararlarında (örneğin 17/06/2021 gün ve 2021/9757 Esas ve 2021/3262 karar sayılı kararları, 2021/3173 Esas ve 2944 Karar sayılı kararları) davacının gerçek zararının belirlenmesi noktasında davacının muhtemel bakiye yaşam süresinin TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre belirlenerek ve prograsif rant tekniği kullanılmak suretiyle tazminat miktarının hesaplanması gerektiğine işaret edilmiştir. Buna göre eldeki dosyaya baktığımızda mahkemesince hükme esas alınan ek hesap raporunda TRH 2010 yaşam tablosu ve prograssif rant yöntemi kullanılmak sureti ile davacının zararının belirlendiği, raporun bu yönüyle hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmıştır.<br>Maluliyet yada destekten yoksun kalmaya ilişkin zarar hesabında yerleşik Yargıtay içtihatları gereğince en düşük gelin asgari ücret kabul edileceğinden ve bilirkişi raporlarında da gelir asgari ücret üzerinden hesaplanması, TRH 2010 yaşam tablosuna göre bakiye ömrün 57 yıl esas alınması yerindedir. <br>Yine, davacı 17 yaşında olup 20 yaşında askere gideceğinden askerlik süresinin hesaptan düşülmesi gerektiği belirtilmiş ise de, davacı kalıcı iş göremez şekilde yaralanmış olup hayatının her döneminde malul olmayan kişilere göre daha fazla efor sarf edeceğinden askerlik süreci için de tazminat hesabı yerindedir. Aynı zamanda çalışan davacı yönünden geçici iş göremezlik dönemi için % 100 maluliyet oranına göre zarar hesabı yapılmış olup aynı dönem için ayrıca sürekli iş göremezlik zarar hesabı yapılamayacağından bu yöndeki istinaf da yerinde değildir. <br>Müterafik kusur yönündeki istinaf sebebi yönünden yapılan incelemede:<br>Dosya kapsamından, sunulan maluliyet ölçüsünü belirtir raporun incelenmesinde, davacının yaralanmasının el bileği kırığından kaynaklı olduğu anlaşıldığından kask takılmamasının zararın artmasına sebebiyet vermediği, bu nedenle müterafik kusur sebebiyle indirim yapılmasını gerektirir sebep bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle davalı sigorta şirketi vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde değildir. <br>Geçici iş göremezlik tazminatına yönelik yapılan istinaf incelemesinde:<br>Davacı olay tarihinde 17 yaşında, reşit değilse de davacının kuaför olarak çalıştığı ispatlandığından geçici iş göremezlik tazminatına hükmedilmesi yerindedir. Davacının bu zararı teminat içinde olmakla birlikte sürekli iş göremezlik zararının geçici iş göremezlik süresi sonundan itibaren hesaplanması da yerindedir. Yine geçici iş göremezlik zararı gerçek zarardan olup teminat içinde olduğundan tarafların bu yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.<br>Manevi tazminatın miktarına yönelik yapılan incelemede:<br> Hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hakimin takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir etmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23/06/2004, 13/291-370)<br>Somut olayda, 27.08.2017 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalı ...'ın sürücüsü, diğer davalının işleteni olduğu aracın, davacının kullandığı motosiklet ile çarpışması neticesinde meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığı, maluliyet oranının %3 olduğu, 4 aylık iyileşme süresinin bulunduğu, alınan kusur raporlarına göre trafik kazasının meydana gelmesinde davalı sürücünün % 100 oranında kusurlu olduğu anlaşılmıştır. Buna göre eldeki dosyaya baktığımızda tarafların belirlenen ekonomik sosyal durumları, kusur oranları, kaza ve davanın tarihi, davacının yaşı, paranın satın alma gücü, olay tarihi birlikte değerlendirildiğinde hükmolunan manevi tazminatın düşük olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle davacılar vekilinin bu yöndeki istinaf sebebinin kabulüne karar verilmesi gerekmiştir. <br>Yargılama giderine yönelik yapılan istinaf incelemesinde:<br>Davalı sigorta şirketi vekili tarafından mahkemece yargılama gideri konusunda hatalı karar verildiği ileri sürülmüş ise de, UYAP üzerinden yapılan incelemede yapılan yargılama giderlerinin doğru hesaplandığı, kabul edilen miktar üzerinden tarifeye göre vekalet ücretine hükmedildiği, kararın yerinde olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin bu yöndeki istinaf talebi yerinde görülmemiştir.<br> HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;<br>Açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye göre, ilk derece mahkemesince asıl dava yönünden  davanın kabulü yerinde ise de, birleşen davada daha yüksek miktarda manevi tazminata hükmedilerek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan, davalı ... Sigorta A.Ş vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun birleşen dava yönünden kabulü ile, HMK 353/1-b-2. maddeleri gereği ilk derece mahkemesi kararının birleşen davada yeniden hüküm kurulmak üzere ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davalı ... Sigorta A.Ş vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABUL - KISMEN REDDİ ile,<br> 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b/2. maddesi hükmü uyarınca  düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 17.03.2022 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararının (birleşen dava yönünden) KALDIRILMASINA,<br>3-ASIL DAVA YÖNÜNDEN;<br>-Davacının davalı ... Sigorta A.Ş aleyhine açtığı maddi tazminat davasının kısmen  kabul kısmen reddi ile,<br>-5.615,25 TL geçici işgöremezlik tazminatı ve 83.636,31 TL sürekli işgöremezlik tazminatı olmak üzere toplam 89.251,56 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 04/12/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile  davacıya verilmesine,<br>-Davacının tedavi gideri talebinin feragat sebebi ile reddine,<br>4-Asıl dosyada Harçlar Kanununa göre alınması gereken 6.096,77 TL karar ilam harcınından dava açılırken yatırılan 35,90 TL peşin harcın ve yargılama sırasında yatırılan 1.525,00 TL ıslah harcının düşümüyle kalan 4.535,87 TL karar ilam harcının davalı ... Sigorta AŞ'den alınarak Hazineye irat kaydına, <br>5-Asıl dosyada davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen miktar üzerinde  hesaplanan 12.402,70 TL vekalet ücretinin davalı ... Sigorta AŞ'den alınarak davacıya ödenmesine, <br>6-Asıl dosyada davalı ... Sigorta A.Ş. kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca feragat edilen miktar üzerinde  hesaplanan 250,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... Sigorta A.Ş.'ye ödenmesine, <br>7-BİRLEŞEN ... ESAS ... KARAR SAYILI DOSYASI YÖNÜNDEN;<br>-Davacıların davalı ... Sigorta A.Ş. aleyhine açtığı manevi tazminat davasının KABULÜ ile,<br>-Davacı ... için 20.000,00 TL, davacı baba ... için 5.000,00 TL, davacı anne ... için 5.000,00 TL, davacı kardeş ... için 3.000,00 TL, davacı kardeş ... için 3.000,00 TL olmak üzere toplam 36.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihi olan 22/06/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, <br>8-a-) Birleşen dosyada Harçlar Kanununa göre alınması gereken 2.459,16 TL karar ilam harcının dava açılırken yatırılan 122,96 TL peşin harçtan düşümüyle kalan 2.336,20 TL karar ilam harcının davalı ... Sigorta A.Ş.'den alınarak Hazineye irat kaydına, <br>b-)İlk derece mahkemesince 17.03.2022 günlü karar ile davalıdan tahsiline karar verilen harcın davalıdan tahsil edilmemiş olması ve fakat harç tahsil müzekkeresi çıkartılmış olması halinde söz konusu harç tahsil müzekkeresinin tahsil edilmeksizin iadesinin ilk derece mahkemesince istenilmesine, dairemiz kararına göre yeniden harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,<br>c-)Harç tahsil edilmiş ise tahsil edilen miktarın Dairemizce tahsiline karar verilen  bakiye harçtan mahsubu ile bakiyesinin tahsilinin istenmesine,<br><br>9-Birleşen dosyada davacılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen manevi tazminat miktarı üzerinde hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ... Sigorta A.Ş.'den alınarak davacılara ödenmesine, <br>10-Birleşen dosyada başvuru tarihi itibariyle Hazine tarafından karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı ... Sigorta A.Ş'den alınarak Hazineye irat kaydına, <br>11-Davacılar tarafından asıl dosyada yapılan 35,90 TL başvurma harcı, 35,90 TL peşin harç ve 1.525,00 TL ıslah harcının asıl dava davalısından alınarak davacılara verilmesine, <br>12-Davacılar tarafından birleşen dosyada yapılan 122,96 TL peşin harç, 54,40 TL başvurma harcının birleşen dava davalısından alınarak davacılara verilmesine, <br>13-Davacıların tebligat- müzekkere- posta gideri, bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.193,75 TL yargılama giderinin kabul ret oranına göre hesaplanan 4.920,00 TL'nin müştereken veya müteselsilen asıl dosya davalısından alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,<br>14-HMK'nın 333. Maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avanslarının bulunması halinde ilgililerine iadesine, <br>İstinaf giderleri açısından;<br>15-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep  halinde iadesine,<br>16-Harçlar Kanunu gereğince davalı ... Sigorta A.Ş'den alınması gereken 6.096,77 TL istinaf karar harcının, peşin yatırılan 1.524,19 TL istinaf karar ve ilam harcından mahsubuyla, bakiye 4.572,58‬ TL harcın bu davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,<br>17-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığı için istinaf incelemesi için vekalet ücreti  takdirine yer olmadığına,<br>18-Davacılar tarafından yapılan 45,50 TL istinafa dosya gönderme ücretinin davalı davalılardan müştereken veya müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, <br>19-Davalı ... Sigorta A.Ş tarafından yapılan 93,00 TL istinaf yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>20-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iade ve harç tahsil işlemlerinin HMK'nın 359/3. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,<br><br>Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; miktar veya değeri üç yüz yetmiş sekiz bin iki yüz doksan (378.290,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından (89.251,56 TL maddi tazminat, 36.000,00 TL manevi tazminat) miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.16/10/2024\t\t\t\t<br> \t\t\t\t<br> <br> Başkan           Üye                   Üye                                Katip   <br>                                                     <br> <br><br>                  İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"666f580ca1294ec3","SID":"0bf7cd3765c38d41"}}