{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/1291 <br>KARAR NO\t\t: 2024/1785<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: MUĞLA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 02.03.2023<br>NUMARASI\t\t: 2023/207 E.<br>TALEBİN KONUSU\t: İhtiyati Tedbir<br>KARAR TARİHİ\t: 21.10.2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 21.10.2024<br><br>\tMuğla Asliye Ticaret Mahkemesinin 02.03.2023 tarih 2023/207 E. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi  ihtiyati tedbir talep eden davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :\t<br>\tDAVA : Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı ... A.Ş.’nin sermayesini temsil eden payların %25’ini, davalının ise %75’ini elinde bulundurduğunu, davalının şirketin hâkim ortağı, tek başına yönetim kurulu üyesi ve münferit temsil ve ilzama yetkili kişisi olduğunu, şirketin en önemli taşınmaz malvarlığı olan ... işletmesinin bütün demirbaş ve kaynakları ile birlikte davalının babasının pay sahibi olduğu dava dışı ... Şti.'ne kiralandığını, kira bedelinin aylık 3.500,00 TL olarak belirlenmesine rağmen pandemi gerekçe gösterilerek davalı tarafından yapılan sözlü anlaşma ile 2.350,00 TL’ye düşürüldüğünü, davalının ... A.Ş.'nin değil, kendi babasının ve kendisinin menfaati için hareket ettiğini, davalının ... A.Ş'ye ait ... plakalı aracın kullanımı da herhangi bir araç kiralama sözleşmesi bulunmaksızın ... Ltd. Şti'ne bıraktığını, müvekkilinin para akışını, yapılan harcamaları, elde edilen gelirleri kontrol etmesini engellediğini, davalının şirketi zarara uğrattığını iddia ederek,  ... A.Ş.’ ye tedbiren yönetim kayyımı atanmasına, yönetim kayyımı talebi kabul görülmezse tedbiren denetim kayyımı atanmasına, TTK md. 553 vd. hükümleri uyarınca ... A.Ş.’nin yönetim kurulu üyelerinin kusurundan kaynaklanan zararının davalı yönetim kurulu üyesinden tahsiline, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00-TL. tazminatın ... A.Ş.’ye zararın meydana geldiği tarihten itibaren işletilecek ticari avans faiziyle birlikte ticari avans faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavacı vekili 31.05.2024 tarihli dilekçesinde, daha önce dava dışı ... A.Ş.'ye yönetim ve denetim kayımı atanması talepli ve davalının hisselerinin devrinin engellemesi talepli iki kez tedbir talebinde bulunduklarını, ilk derece mahkemesince taleplerin reddedildiğini, ancak davalı hakkında deport kararı verildiğini, davalının yurt dışından dönemeyecek olması nedeniyle davalının mal varlığı hakkında ihtiyati tedbir talebinde bulunulması gerektiğini iddia ederek, davalının tespit edilebilecek ilk mal varlığı olan ...’de bulunan %75’lik hisselerinin devrinin engellemesi için HMK md.392/1 uyarınca teminatsız olarak ihtiyati tedbir konulmasını talep etmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARININ ÖZETİ : Mahkemece, 6100 Sayılı HMK’nın 389. maddesi gereğince hakkında ihtiyati tedbir kararı verilmesi talep edilen hisselerin uyuşmazlık konusu olmadığı gerekçesiyle ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. <br>\tKarara karşı ihtiyati tedbir talep eden davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili, dosyanın konusunun yönetim kurulu üyesinin sorumluluğuna ilişkin olduğunu, yargılamanın sonunda davanın kabul edilmesi halinde davalı tarafından ciddi bir meblağın şirkete ödenmek zorunda kalacağını, davanın belirsiz alacak davası olduğunu, davalının yönetim kurulu üyesi sıfatıyla keyfi olarak gerçekleştirdiği işlemler sonucunda gerek dava dışı şirketi gerekse de dolaylı olarak müvekkilini ne kadar zarara uğrattığının hesabının yapılabilmesinin ilk aşamada mümkün olmadığını, mahkeme belirlenen meblağ kadar ...’e ödeme yapmasına karar verse bile davalının ilgili meblağı ödeyecek bir mal varlığının olmaması durumunda ilgili kararın bir icrai etkisinin olmayacağını istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle ihtiyati tedbirin reddine dair ara kararın kaldırılmasını istemiştir.<br>\tGEREKÇE\t: Talep, ihtiyati tedbir istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmiştir.<br>\tHMK'nun 389/1. maddesi uyarınca mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. HMK'nın 390/3. maddesi uyarınca tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. <br>\tSomut olayda, dava dışı anonim şirketin yönetim kurulu başkanı olan davalının kasıtlı eylemleriyle şirketi zarara sokacak şekilde ticari ve hukuki işlemler gerçekleştirdiği, şirketin mali durumunu bozduğu, özen yükümlülüğünü yerine getirmediği iddia edilerek tazminat isteminde bulunulmuş, bu kapsamda davalının dava dışı ... A.Ş.'de bulunan %75'lik hissesinin devrinin engellenmesi için ilgili hisseler üzerine ihtiyati tedbir konulmasına, davalının taşınır ve taşınmaz mal varlığının araştırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince, davalının şirket hisselerinin uyuşmazlık konusu olmadığı gerekçesiyle ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmiştir. Yargılamanın bulunduğu aşama ve delil durumu değerlendirildiğinde, davada şirket hisselerine tedbir konulması hususunda yaklaşık ispat koşulu yerine getirilmediğinden mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiştir.<br>\tBu durumda istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların, açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM-Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-İhtiyati tedbir isteyen davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-İhtiyati tedbir isteyen davacı yönünden istinaf karar harcı olan 704,50 TL'den peşin alınan 427,60 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 276,90 TL'nin ihtiyati tedbir isteyen davacıdan tahsiline,<br>\t3-İstinaf başvurusu nedeni ile ihtiyati tedbir isteyen davacının yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere 21.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. <br>\t\t\t\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"aa977a2935c2fd77","SID":"50359e6943cf2eb4"}}