{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>KAYSERİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>6. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/1764 <br>KARAR NO: 2024/1941 <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 10/05/2024<br>NUMARASI: 2022/1337 E. 2024/459 K.<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın iptali (Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 10/10/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 10/10/2024\t\t<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket tarafından davalı borçluya banka kanalıyla emanet açıklaması ile 60.000,00-TL para gönderildiğini, davalı borçluya çeşitli ihtarlara rağmen ödeme yapmadığını, ayrıca davalı borçluya karşı  yapılan Kayseri Genel İcra Dairesi' nin ... Esas sayılı takibe de itiraz ettiğini, davalının kötü niyetli olduğunu, yapılan haksız itirazın iptaline, takibin devamına, kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br> Davalı vekilinin cevap dilekçesinden özetle; Müvekkili ile dava dışı... isimli şahsın tanışıklığı olduğunu, uzun yıllardır iş yaptıklarını, müvekkilinin dava konusu parayı bu şahsın ricası doğrultusunda doğrultusunda gönderdiğini, hiç kimseye borcu olmadığını, havale işlemine konu olan diğer şahıs ve şirketlerin de birbirlerine karşı ne alacakları ne de borçları olduğunu, aksinin ispatının davacıya ait olduğunu, bu hususun tanık anlatımları ile de ispatlanabileceğini, davacının icra takibinde başlatmakta kötü niyetli olduğunu, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinin 6098 sayılı TBK' nın 555-560 maddeleri arasında düzenlendiğini, bu maddelerin de açık olduğunu, davacı delil olarak uluslararası para transfer firması ile yapılan havaleye dayanmışsa da, havale kural olarak bir ödeme vasıtası olduğunu, havalenin mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla yapıldığını ve bunun ispat yükünün davacıda olduğunu, tüm bu nedenlerle açılan davanın reddini, kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.      <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>İlk Derece Mahkeme kararında; \"...Somut davada, davacı tarafından banka yoluyla davalı tarafa gönderilen 60.000 TL'nin davalıdan tahsili için icra takibi yapılmıştır.Dosyada mevcut dekontun incelenmesinde davacı tarafından davalıya 16/03/2021 tarihinde '' Emanet '' açıklamasıyla 60.000 TL'nin gönderildiği anlaşılmıştır.Davalı vekili tarafından ise müvekkili ile dava dışı ...'in tanışıklığının olduğunu, iş bu paranın ...'in, kendilerine ait olan firmalar arasındaki banka hesapları arasında problem olması nedeniyle para transferinin gerçekleştirilememesi ve ödemelerinin son günü olduğunu müvekkiline beyan etmesi ve rica etmesi üzerine iş bu paranın...tarafından davacı şirket aracılığıyla müvekkilinin hesabına gönderildiğini, müvekkilinin de ...'in parayı göndermesini talimat ettiği ...'a işbu 60.000,00 TL'yi aktardığını, dava dışı ...'un ise 60.000,00 TL'yi dava dışı ...'in eşi ...'e ait olan...Ltd. Şti.'ye gönderdiğini beyan ettiği anlaşılmış olup,iş bu miktar paranın emanet olarak alınmadığını ispat yükünün davalıda olduğu, davalı tarafa Mahkememizce, bu hususta yemin deliline dayanılıp dayanılmayacağı hususunda beyanda bulunmak için süre verildiği,davalı vekili tarafından süresi içerisinde yemin metni sunulduğu ve davacı şirket yetkilisi tarafından da yeminin eda edildiği anlaşılmakla davalı tarafından cevap dilekçesindeki iddiaların ispatlamadığı kanaatine varıldığından, davacının davasının kabulüne dair aşağıdaki karar verilmiştir. Davanın kabulü ile, davalının Kayseri Genel İcra Dairesi' nin ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, ...\" şeklinde karar verilmiştir.<br>Bu karara karşı davalı vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ : <br>Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Cevap dilekçesinde belirttikleri hiçbir delilin açıkça toplanmamış olup, dosyada ilgili para transferiyle ilgili bilgisi olan tanıdıkları ve bilirkişi raporu alınma taleplerinin açıkça hukuka aykırı şekilde reddettiğini, keza cevap dilekçesinde de belirttikleri üzere, ilgili davanın havale ilişkisinden kaynaklı olup, davacı şirketin yetkilisinin müvekkili aracılığıyla ilgili parayı kendi eşine ait olan başka bir firmaya aktarması olayıyla ilgili olduğunu, hatta müvekkilinin bildirdiğini  ve dinlenmesini istedikleri tanığa ilgili bedelin kendisine geldikten yaklaşık 5 dakika sonra parayı ona gönderdiğini ve onun tarafından paranın ilgili şirkete aktarıldığını, bu duruma ilişkin olarak  03.11.2023 tarihli celsede hazır etmiş oldukları tanık...'un duruşma salonu dışında olduğu ve HMK md.243'ün emredici hükmü uyarınca dinlenmesi gerektiğini belirtmelerine rağmen ilgili celsede ara karar kurularak tanığın dinlenilmemesine karar verildiğini, bu hususun açıkça hukuka aykırılık teşkil ettiğini, zira cevap dilekçesinde belirttikleri olaylar ve sunulan dekontlar çerçevesinde ilgili tanığın dosya esası hakkında söyleyecekleri hususun önem arz ettiğıini, ancak HMK md.243'ün emredici hükmüne ve yerleşik Yargıtay içtihatlarına aykırı olarak duruşma salonu dışında hazır bulunan tanıklarının dinlenmediğini, haksız şekilde tanıklarının dinlenmemesi ve dosyanın bilirkişiye gönderilmemesi sebebiyle adil yargılanma haklarının ve hukuki dinlenilme haklarının  açıkça ihlal edildiğini, dolayısıyla delillerin toplanmaması nedeniyle ilgili kararın kaldırılarak etkin ve somut bir tahkikat yürütülebilmesi adına dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini talep ettiklerini, dava dışı ...'in ricası doğrultusunda iş yapan müvekkilinin hiç kimseye karşı borcu olmadığını, havale işlemine konu olan diğer şahıs ve şirketlerin de birbirlerine karşı ne alacakları ne de borçlarının bulunmadığını, müvekkilinin bu iddialarının mahkeme tarafından asla dikkate alınmayarak adeta şekli bir hüküm kurularak işin maddi gerçeğinden yoksun ve hakkaniyete aykırı bir hüküm teşkil edildiğini, ne şirketler arası organik bağ araştırıldığını,  ne taraflar arası ticari ilişkinin boyutu araştırıldığını, ne de olaya şahit olan ve ardışık para transferlerine şahit olan tanık olarak bildirdikleri ...'un dinlendiğini, iddialarının ve delillerinin değerlendirilmeden, işin maddi esasının ne olduğu araştırılmadan verilen bu karar hakkaniyete aykırılık teşkil ettiğini, delillerinin toplanmasıyla birlikte işbu maddi gerçek ortaya çıkacağını ve müvekkilinin davacı şirkete borçlu olmadığının açıkça belli olacağını ileri sürerek Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 10.05.2024 tarihli 2022/1337 E. 2024/459 K. Sayılı kararının istinaf başvuruları doğrultusunda kaldırılarak davanın reddine yahut delillerin toplanması amacıyla dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:<br>H.M.K 355. Maddesi gereğince inceleme Kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır. <br>Davacı davalıya borç verdiğini davalının borcunu  ödemediğini  belirterek  ödediği bedelin istirdadı amacıyla eldeki  takibi başlatmıştır. Davalı ise  davacı şirket tarafından   hesabına gönderilen bu  parayı  dava dışı ...'in isteği üzerine dava dışı ...'un hesabına göndermek üzere aldığını  davacı şirkete borcu olmadığını   beyan ettiği görülmüştür. <br>Taraflar arasındaki para transferine ilişkin havale dekontlarının incelenmesinde;davacı tarafından davalı hesabına  16.03.2021   tarihinde  \" Emanet \" açıklaması ile 60.000 TL gönderildiği  anlaşılmaktadır.<br> 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 386 ncı maddesine göre; \"Tüketim ödüncü sözleşmesi, ödünç verenin, bir miktar parayı ya da tüketilebilen bir şeyi ödünç alana devretmeyi, ödünç alanın da aynı nitelik ve miktarda şeyi geri vermeyi üstlendiği sözleşmedir.\" Aynı Kanun'un 392 nci maddesi ise; ''Ödüncün geri verilmesi konusunda belirli bir gün ya da bildirim süresi veya borcun geri istendiği anda muaccel olacağı kararlaştırılmamışsa ödünç alan, ilk istemden başlayarak altı hafta geçmedikçe ödüncü geri vermekle yükümlü değildir.'' hükmünü ihtiva etmektedir. İşbu maddede yer alan ''ödünç alan, ilk istemden başlayarak altı hafta geçmedikçe ödüncü geri vermekle yükümlü değildir'' ibaresinden,  alacaklının ödünç verdiği şey için dava açması ya da takip başlatması için ilk önce istemde bulunması, sonrasında altı hafta beklemesi gerektiğinin anlaşılmadığı, bu ibarenin yalnızca temerrüdün oluşması ve dolayısıyla faiz talep edilebilmesi için istemin üzerinden altı hafta geçmesi gerektiğinin vurgulandığı anlaşılmaktadır. ( Yargıtay 3. H.D 11.04.2023 tarihli ve 2022/4305 E., 2023/1080 K. sayılı kararı)<br> Kural olarak belli bir olayın gerçekleşip gerçekleşmediğini,  tarafların ispat etmesi gerekir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) \"İspat yükü \" başlıklı 6<br>ncı maddesi uyarınca; \"Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.\" Aynı yöndeki düzenleme 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 190 ıncı maddesinin birinci fıkrasında, \"İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.\" şeklinde ifade edilmiştir. Buna göre ispat yükü, ispatı gereken vakıalara dayanan tarafa ait olup, herkes iddiasını ispatla mükelleftir.<br> Öte yandan; 6098 sayılı Kanun'un 555 ve devamı maddelerinde düzenlenen \"havale\" bir ödeme vasıtasıdır. Eş söyleyişle, mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla yapıldığı yolunda yasal karine mevcuttur. Bu yasal karinenin tersinin (havalenin borcun ödenmesinden başka bir amaçla yapıldığını) ileri süren havaleci, bu iddiasını kanıtlamakla yükümlüdür(Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 12.03.2003 tarihli ve 2003/3-118 E., 2003/158 K. sayılı ilamı)<br>6100 sayılı HMK 'nun \"Senetle ispat zorunluluğu\" başlıklı  200. Maddesinde ; (1) Bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibinbeşyüz Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. Bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle ikibinbeşyüz Türk Lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat olunamaz.<br>(2) Bu madde uyarınca senetle ispatı gereken hususlarda birinci fıkradaki düzenleme hatırlatılarak karşı tarafın açık muvafakati hâlinde tanık dinlenebilir.\"<br>6100 sayılı HMK 'nun \"Senede karşı tanıkla ispat yasağı\" başlıklı 201. Maddesi incelendiğinde: (1) Senede bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler ikibinbeşyüz Türk Lirasından az bir miktara ait olsa bile tanıkla ispat olunamaz.<br>6100 sayılı HMK'nun \"Senetle ispat zorunluluğunun istisnaları\" başlıklı  203. Maddesi incelendiğinde:<br>- (1) Aşağıdaki hâllerde tanık dinlenebilir:<br>a) Altsoy ve üstsoy, kardeşler, eşler, kayınbaba, kaynana ile gelin ve damat arasındaki işlemler.<br>b) İşin niteliğine ve tarafların durumlarına göre, senede bağlanmaması teamül olarak yerleşmiş bulunan hukuki işlemler.<br>c) Yangın, deniz kazası, deprem gibi senet alınmasında imkânsızlık veya olağanüstü güçlük bulunan hâllerde yapılan işlemler.<br>ç) Hukuki işlemlerde irade bozukluğu ile aşırı yararlanma iddiaları.<br>d) Hukuki işlemlere ve senetlere karşı üçüncü kişilerin muvazaa iddiaları.<br>e) Bir senedin sahibi elinde beklenmeyen bir olay veya zorlayıcı bir nedenle yahut usulüne göre teslim edilen bir memur elinde veya noterlikte herhangi bir şekilde kaybolduğu kanısını kuvvetlendirecek delil veya emarelerin bulunması hâli.\" Düzenlemeler olduğu görülmüştür. <br> Çekişmeli vakıaların ispatı için ise delillere ihtiyaç duyulmaktadır. Bu noktada kesin deliller arasında sayılan \"ikrar\" kavramı hakkında açıklama yapılmasında yarar vardır. 6100 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinde taraflar veya vekillerinin Mahkeme önünde ikrar ettikleri vakıaların çekişmeli olmaktan çıkacağı ve ispatının gerekmediği belirtilmiş, ancak ikrarın tanımı yapılmamıştır. İkrar, davanın temelini oluşturan bir somut vakıa iddiasının doğru olduğunun, o vakıayı ispat yükünü taşımayan (karşı) tarafça kabul edilmesi olarak tanımlayabiliriz.<br> İkrar, vakıa iddiasının doğru olduğunun karşı tarafça tamamen kabul edilmesi şeklinde olursa basit ikrar; sadece maddi vakıanın kabul edilip bu vakıanın hukuki sebebinin farklı olduğuna ilişkin ise vasıflı ikrar (veya gerekçeli inkar); vakıa iddiasını tam olarak kabul edilmesine rağmen, bu vakıadan iddiada bulunan taraf lehine hukuki sonuç doğmasını engelleyecek nitelikte yeni bir vakıa iddiasında bulunulması (eklenmesi) şeklinde olursa bileşik ikrar olarak adlandırılır. (Pekcanıtez, Özekes, Akkan, Korkmaz, Meklenmesi) şeklinde olursa bileşik ikrar olarak adlandırılır. (Pekcanıtez, Özekes, Akkan, Korkmaz, Medeni Usul Hukuku, On İki Levha Yayıncılık: İstanbul, 2017, s. 1640 - 1641). Ağırlıklı olarak, bağlantısız bileşik ikrar dışındaki ikrar türlerinin bölünemeyeceği, dolayısıyla, böyle durumlarda, ikrar edenin ispat yükü altında olmadığı kabul edilmekte, iddiasını ispatlama yükümlülüğünün, karşı tarafa ait olduğu benimsenmektedir.(Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 21.09.2021 tarihli ve 2017/(13) 3 -3146 E., 2021/1051 K. sayılı ilamı) (Yargıtay 3. H.D  2023/982 Esas  2023/2769 Karar sayılı ilamından )<br>Davacı tarafından sunulan dekont  üzerinde “ emanet ” kaydı yer almaktadır. Hal böyle olunca, somut olayda, davacının dayandığı belgede açıklama yer almakta olup, aksini ispat yükü davalı üzerinde bulunmaktadır.(Yargıtay 3. Hukuk Dairesi  2022/784 Esas  2022/4352 Karar, 2022/579  Esas  2022/2074 Karar,   2020/4271 Esas  2020/7039 K)<br>Davalı paranın borç olarak gönderilmediğini 6100 sayılı HMK 200,201,203 maddelerindeki düzenlemeler doğrultusunda yazılı kesin  deliller ile ispat  külfeti altında olup  davalının dosyaya bu yönde deliller sunmadığı görülmüştür. Davalının  yemin delilinin usulüne uygun eda edilmediği   yönünde açık bir istinafı bulunmamaktadır.Bu husus da HMK 355. Maddesi uyarınca istinaf incelemesinde resen gözetilmesi gereken kamu düzenine aykırılık hallerinden olmadığından resen dikkate alınmamıştır.<br>Hal böyle olunca usul ve yasaya uygun mahkeme kararına yönelik davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 md uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin  istinafa konu edilen 10/05/2024 tarih ve 2022/1337 E - 2024/459  K sayılı nihai kararının  usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,  <br> 2-Alınması gerekli olan  4.098,6‬0-TL nispi istinaf karar ve ilam harcından istinaf eden davalı tarafından peşin yatırılmış 1.025,00  TL harcın mahsubu ile bakiye eksik kalan 3.073,60 TL istinaf karar ve ilam harcının istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye Gelir kaydına, <br>3-İstinaf başvurusunda bulunan davalı  tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına, <br>4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>5-HMK'nın 302/5.maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; harç tahsil işlemlerinin, HMK'nın 359/4 maddesi gereğince işbu kararın taraflara tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına, <br>Dair, dosya üzerinden yapılan incelemeyle H.M.K'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.  10/10/2024\t<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"010bee9fb2003fa2","SID":"56b6d676a80257e9"}}