{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   23. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2024/1256 - 2024/1392<br>\t            T.C.      <br>                            A N K A R A                                 <br>B Ö L G E    A D L İ Y E    M A H K E M E S İ\t<br>              23. H U K U K    D A İ R E S İ                  (D Ü Z E L T E R E K    Y E N İ D E N    <br>\t\t\t           E S A S    H A K K I N D A    K A R A R)<br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t                    <br>ESAS NO\t: 2024/1256 <br>KARAR NO\t: 2024/1392<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN:<br>MAHKEMESİ\t\t: Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ\t\t\t: 05.06.2024<br>ESAS-KARAR NUMARASI\t: 2024/293 E., 2024/608 K.<br>DAVACI\t\t\t: <br>VEKİLİ\t\t\t: <br>DAVALI\t\t\t<br><br>\tDavalı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.<br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t:<br>İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ\t: <br>\tDavacı vekili, 1163 sayılı Kanun'da üç yıl üst üste olağan genel kurul toplantısının yapılmaması halinde bu durumun dağılma sebebi sayılacağının hüküm altına alındığını, kooperatifin sevk ve idaresinden sorumlu olan yönetim kurulu üyelerinin biten 2018-2019-2020 ve 2021 mali yıllarına ait olağan genel kurul toplantısını yapmadığının tespit edildiğini beyan ederek münfesih duruma düştüğü tespit edilen ... Kooperatifi'nin feshine karar verilmesini ve tasfiye işlemleri için kooperatife tasfiye memuru görevlendirilmesini, tasfiye giderlerinin kooperatif üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.<br>\tDavalı vekili, kooperatif hakkında tasfiye kararı olduğundan, haksız surette açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ\t: <br>\tİlk derece mahkemesince \"...Yapılan incelemede; ana sözleşmenin \"Tasfiye Kurulunun Sorumluluğu\" başlıklı 121. maddesinde; \"Tasfiye kurulu üyeleri, tasfiye işlerinin bir an önce bitirilmesi için çalışmakla yükümlüdür. Tasfiye kurulu üyeleri, yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğunu taşır.\" hükmü yer almaktadır. <br>\t1163 sayılı Kanunun 81/6. maddesinde; \"Kooperatif: Üç yıl olağan genel kurulunu yapmaması halinde dağılır.\" hükmü bulunmaktadır. Ayrıca kooperatifin tabi olduğu ana sözleşmenin 110. Maddesinin f bendinde; üç yıl üst üste olağan genel kurul toplantısının yapılmaması halinde, bu durumun dağılma sebebi sayılacağı da hüküm altına alınmıştır. Kooperatifler Kanunun 98. Maddesinde de; \"Bu kanunda aksine açıklama olmıyan hususlarda Türk Ticaret Kanunundaki Anonim şirketlere ait hükümler uygulanır.\" hükmü amirdir. <br>\tDava, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 81/6 maddesi gereğince davalı kooperatifin üç yıl olağan genel kurulunu yapmaması bir dağılma nedeni olarak kabul edilmiştir. Üç yıl genel kurulunu yapmayan kooperatifin dağılması ile ilgili bakanlığın talebi üzerine karar verileceğine göre, ilgili bakanlığın denetim yetkisi de olduğuna göre tasfiye işlemlerinin tamamlanması için tasfiye memuru tayini talep hakkı bulunduğunun kabulü gerekir. Kooperatifler Kanunu'nun 86/2 maddesi uyarınca Ticaret Bakanlığının kooperatifleri denetim yetkisi de nazara alındığında tasfiye memurunun atanması bunun doğal sonucudur   (Yargıtay 6.HD.nin 2021/2129 E.,2022/1932 K. ve 06.04.2022 T.sayılı ve benzer diğer kararları).<br>\t Dolayısıyla yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda; 1163 sayılı Kanunun 81/6. Maddesi gereğince kooperatifin feshinin tespitine tasfiyesine, tasfiye memuru olarak Av. Beraat Altınışık'ın mahkememizce atamasına...\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ\t:<br>\tİstinaf yasa yoluna başvuran davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle:<br>\tYerel mahkemenin istinafın kaldırma kararına aykırı davrandığını, esası incelenmeden kaldırılan kararı eksik uyguladığını;<br>\tFeshedilen müvekkili aleyhine vekalet ücretine takdir edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin yargılama harç ve giderlerini karşılayabilecek durumda olmadığını, çalışmadığını ve üzerine kayıtlı bir mal varlığının da bulunmadığını;<br>\tKooperatifin ekonomik nedenlerle üyelerden aidat toplayamadığından giderlerini karşılayamadığını, mahkemece kooperatifin belgeleri incelenip araştırılmadan karar verildiğini, kooperatifin tasfiye kararının yayınlandığı gazete ve resmi evrak yazısının davacıya resmi evrakla gönderildiğini, işbu davayla aynı yönde tasfiye kararı olduğunu, davacı tarafın gazete ilanı ve resmi evrak tabiri ile yerel bir gazete haberini ortaya atarak ve hatta beyan dilekçelerinin ekine de bu evrakları eklemeyerek mahkemeyi yanıltmaya yönelik tavırları olduğunu beyan ederek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,<br>HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE\t\t:<br>\t1-Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, aşağıdaki bendin dışında re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b,1  gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>2-Dava, davalı kooperatifin feshi ve tasfiyesi istemine ilişkindir.<br>Mahkemece 25.10.2023 tarihinde davanın kabulüne karar verilmiş, istinaf edilmesi üzerine Dairemizce 17.01.2024 T., 2023/2347 E., 2024/130 K. sayı ile, \"...1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 81. maddesinde kooperatiflerin dağılma sebepleri düzenlenmiş olup anılan maddeye 3476 sayılı Kanunla eklenen 6. ve ana sözleşme 110/f bendi gereğince üç yıl olağan genel kurulunu yapmaması halinde kooperatif  kendiliğinden dağılmış sayılır. Yasa maddesindeki düzenleme gereğince de bu davanın ilgili Bakanlık tarafından açılması gerekmemektedir.<br>Davacı taraf sadece kooperatifin 2018--2021 arası olağan genel kurul toplantılarının yapılmamış olduğuna dayanmış bunun dışında kooperatifin amacına ulaşma imkanının kalmadığı iddiasında da bulunmamıştır.<br>HMK m 53, \"Dava takip yetkisi, talep sonucu hakkında hüküm alabilme yetkisidir. Bu yetki, kanunda belirtilen istisnai durumlar dışında, maddi hukuktaki tasarruf yetkisine göre tayin edilir.\" hükmünü içermektedir.<br>Mahkemece, Kooperatifler Kanunu'nun 81/6. maddesi hükmü gereğince kooperatifin  kuruluş tarihinden itibaren olağan genel kurul toplantılarını  üç yıl üst üste yapmamış olmasının  kooperatifin sicilden terkin edilmesi sonucu doğurmayıp, kooperatifin tasfiye haline girmesini sağlayacağı,  davalı kooperatifin yine bu amacı sağlayan feshinin dava edilmesinde davacının dava takip yetkisinin bulunmadığı gerekçesiyle HMK'nın 114/1-e, ve115/2 maddesi hükümleri uyarınca davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken  yazılı gerekçe ile karar verilmesi doğru olmamıştır. <br>Kooperatifler Kanununun 81/3. maddesindeki  \"..Mahkemece ve genel kurulca tasfiye memurları seçilmediği takdirde tasfiye işlerini yönetim kurulu yapar..\", hükmü gereğince de  somut uyuşmazlıkta mahkemece fesih kararı verilemeyeceğinden tasfiye memuru atanması da doğru olmamıştır.<br> Bu durumda Dairemizce HMK m 353/1,a,4 düzenlemesi ve m 355 uyarınca esası incelenmeden kararın kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine... \" karar verilmiştir.<br>Dairemiz kararından sonra, tahkikata başlanmadan önce davacı vekili 06.05.2024 tarihli dilekçesinde, emsal kararlara göre davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, ancak mahkeme aksi kanaatte olursa davayı ıslah ettiklerini, dava sebebi olarak da 1163 sayılı yasanın 81. maddenin 6. fıkrasına ek olarak 7. fıkrasının (amacına ulaşma imkanının bulunmadığının ilgili Bakanlıkça tespiti halinde mahkemeden alacağı kararla) hukuki sebep olarak kabulünü talep ettiklerini, kooperatifin amacına ulaşma imkanı bulunmadığına ilişkin tespitin ilgili şube müdürlüğü tarafından yapıldığına dair yazıyı da dilekçeye eklediklerini bildirmiştir.<br>Mahkemece, davalı kooperatif genel kurulu tarafından alınmış bir tasfiye kararı olmadığı halde somut olaya uygun düşmeyen içtihada dayalı olarak davanın kabulüne karar verilmiş ise de davacı tarafça verilen ıslah dilekçesi dikkate alınarak, 1163 Sayılı yasanın 81/7. maddesindeki kooperatifin \"Amacına ulaşma imkanının bulunmadığının Bakanlıkça tespiti halinde mahkemeden alacağı kararla\" hükmü uyarınca, işbu gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi gerekmektedir. Ancak sonucu itibariyle doğru olarak verilen kararın HMK m. 355 ve 353/1,b,2 gereğince, gerekçesi düzeltilmek suretiyle yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.  <br>HÜKÜM \t\t\t: <br>Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:<br>\tI-Yukarıda 1 numaralı bentte belirtilen nedenlerle HMK 353/1,b,1 uyarınca davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine.<br>\t2-Yukarıda 2 numaralı bentte belirtilen nedenlerle HMK m 355 uyarınca resen ve 353/1,b,2 uyarınca Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  2024/293 E., 2024/608 K. sayılı dava dosyasında verdiği 05.06.2024 tarihli KARARINI DÜZELTEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE.<br>\tBuna göre:<br><br>\t\"1-Davanın kabulü ile, davalı ... Kooperatifinin (sicil no: 125-Güdül) feshine ve tasfiyesine.<br>\tTasfiye işlemlerini  yapması  için Av. ...'ın (T.C. NO:...) tasfiye  memuru   olarak  atanmasına, tasfiye memuruna 5.000.TL ücret takdirine, tasfiye memurunun ücretinin davacı tarafça karşılanmasına.<br>\t2-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 427,60-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına.<br>\t3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince takdir ve hesap edilen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine.<br>\t4-Davacı tarafından sarf edilen 465,25-TL tebligat ve posta giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine\"<br>\tII-Alınması gereken 427,60- istinaf harcının davalıdan alınıp Hazineye gelir kaydına.<br>\tIII-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına. Avansın kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine.<br>\tIV-HMK m. 359/4 gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına.<br>\t16.10.2024 tarihinde, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,\tHMK m. 361 gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi.<br>GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ           \t:  21.10.2024<br>\t\t\t\t<br>        Başkan                     Üye                 Üye         Katip <br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c41b0539ecfc6577","SID":"7cd21660a88092d6"}}