{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A  K A R A R <br>ESAS NO:2022/538 <br>KARAR NO:2024/1534<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ:29/09/2021<br>NUMARASI:2020/298 Esas - 2021/715 Karar<br>DAVA:Tazminat (Rücuen Tazminat)<br>KARAR TARİHİ:25/09/2024<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;      <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; .... A.Ş.’nin maliki, müvekkili olan .... A.Ş.'nin de işleteni olduğu ... plakalı araç ile ...'ın 12.11.2015 tarihinde trafik kazası yaptığını ve ...’un ölümüne sebebiyet verdiğini, ölüm sonucunda müteveffanın anne, baba ve kardeşleri tarafından destekten yoksun tazminatı talepli dava açıldığını ve Balıkesir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 16/10/2019 tarihli 2016/273 E., 2019/498 K. kararı ile karar verildiği, dava sonucunda verilen karar davacılar vekili tarafından ....sayılı dosyasından icra takibine konu edildiğini, .....sayılı dosyasına müvekkili olan ... İlaç tarafından toplam 157.290,34 TL ödeme yapıldığını, bu ödemenin 13.253,10 TL’si maddi tazminat olduğunu, ... plakalı araca ... A.Ş. tarafından ... poliçesi yapıldığını, bu nedenle maddi tazminat ve ferilerinden ... A.Ş.'nin sorumlu olduğunu, Balıkesir 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2016/273 E. sayılı davasının 16.11.2016 tarihinde ihbar edildiğini, bu nedenle 16.11.2016 tarihinden itibaren faizden de sorumlu olduğunu, ödenen maddi tazminat ve ferilerinin rücuen tahsili için ... A.Ş.’ye başvuru yapıldığını ve 15 günlük yasal sürede taraflarına ödeme yapılmadığını belirterek 17.010,35 TL'nin ödeme tarihi olan 27.12.2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plaka sayılı araç müvekkili olan şirket nezdinde, 12.08.2015-12.08.2016 vadeli ... poliçesi ile sigortalı olduğunu, kaza tarihi itibariyle azami sakatlık teminatının kişi başına; 290.000,00-TL olduğunu, müvekkili olan şirket dava konusu kaza sebebi ile müteveffa ...'un hak sahiplerine ödeme yaptığını ve poliçeden kaynaklı sorumluluğunu tamamen yerine getirdiğini, müteveffanın hak sahipleri tarafından aynı kaza sebebi ile sigortalı araç işleteni .... A.Ş.'ye karşı Balıkesir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde 2016/273 E.sayılı dava ile destekten yoksun kalma tazminatı talep edildiğini, söz konusu dava ile Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan dava, tarafları ve konusu itibari ile aynı olduğunu, bu nedenle müvekkili olan şirket ihbar olunan sıfatı ile Balıkesir 2.Asliye Hukuk Mahkemesi 2016/273 E.dava dosyasına derdestlik itirazında bulunmuş ve aynı zamanda davacılara talep ettikleri destekten yoksun kalma tazminatını ödediklerini beyan ettiğini, Balıkesir 2.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/273 E.sayılı dosyasına ödeme beyanında bulunduğunu ve davanın hem derdestlik hem de feragat sebebi ile reddini savunduğunu ancak mahkemenin bu savunmalarını göz önünde bulundurmadan sigortalı araç işleteni ve sürücüsü aleyhine tazminata hükmettiğini, sigortalı araç işleteni feragatnameye rağmen hükmedilen bu tazminata karşı istinaf kanun yoluna başvurabilecekken, icra dosyasına ödeme yaptığını, ödemekle yükümlü olmadığı bu tazminatı ise işbu dava ile müvekkil şirketten talep etmekte olduğunu bu sebeplerle davanın açılmasına davacı kendi kusuru ile sebebiyet verdiğinden müvekkili olan şirketin sorumlu olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, \"Davanın kısmen kabulü ile 13.253,10-TL'nin 27.12.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili ile davalı  vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı  vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davanın ihbarıyla birlikte sigortalısına yöneltilen tazminat isteminden haberdar olan sigortacının KTK m. 88 çerçevesindeki müteselsil sorumluluğunun bu tarihte doğduğunu, müvekkili şirketin 13.253,10 TL maddi tazminat, 3.757,25 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 17.010,35 TL'den sorumlu olduğuna göre, sigortacı davalının da bu tutarlardan müteselsilen sorumluluğu bulunduğunu, bu nedenle davanın kabulü yerine hatalı olarak kısmen kabulü yönünde karar verdiğini, söz konusu durumun sigortacının müteselsil sorumluluğu esasına açıkça aykırı olup, davalı sigorta şirketinin haksız olarak gerçekte sorumlu olduğuna göre daha azından sorumlu olmasına neden olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin dava konusu kaza sebebi ile müteveffa ...'un hak sahiplerine ödeme yapmış olup poliçeden kaynaklı sorumluluğunu tamamen yerine getirdiğini, müteveffa ...'un hak sahiplerinin davacı ...A.Ş.'ye destekten yoksun kalma sebebiyle açmış olduğu Balıkesir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/273 E. sayılı dosyasına, müvekkili şirket tarafından  kesin hüküm sebebiyle itirazda bulunulduğunu, müvekkili şirketin kaza sebebi ile tüm sorumluluğunu yerine getirmiş olmasına karşın, davacının özen yükümlülüğüne uymadığından, Balıkesir 2.Asliye Hukuk Mahkemesince bakiye tazminata hükmedildiğini, müvekkili şirketin ihbar olunan sıfatı ile Balıkesir 2.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/273 E. sayılı dosyasına ödeme beyanında bulunmuş ve davanın hem kesin hüküm hem de feragat sebebi ile reddini savunduğunu ancak mahkemenin bu savunmalarını göz önünde bulundurmadan, sigortalı araç işleteni ve sürücüsü aleyhine tazminata hükmettiğini, davanın açılmasına davacı kendi kusuru ile sebebiyet verdiğinden müvekkili şirketin sorumlu olduğunun kabul edilemeyeceğini, bu sebeplerle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, 27/12/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte hüküm kurulmasının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkili şirketin bu tarihte temerrüde düşürülmediğini esas mahkemesinin savunmalarını dikkate almadan ve kararında dahi savunmalarına neden itibaren edilmediğine ilişkin herhangi bir açıklama yapılmadan hüküm kurulduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle ödenen tazminatın bedelinin   istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Somut olayda 12.11.2015 tarihinde davacı .... A.Ş.'nin işleteni olduğu ... plakalı aracın trafik kazası yaptığı, kaza nedeni ile dava dışı ...’un  ölüm sonucunda müteveffanın annesi ..., babası ... yönünden destekten yoksun tazminatı talepli maddi ve manevi tazminat, kardeşleri  ..., ... yönünden manevi tazminat talepli Balıkesir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2016/273 E., 2019/498 K. Sayılı dosyasında  açılan dava sonucunda davacı  verilen karara istinaden .... Sayılı dosyasına yapılan 13.253,10 TL sinin davalıdan  tahsili talep edilmiştir. Balıkesir 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/273 E. sayılı dosyasının incelenmesinde; 12.11.2015 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu ...’un  ölümü nedeniyle davacılar ...., ...tarafından destekten yoksun tazminatı talepli maddi ve manevi tazminat, kardeşleri  ...., ....için manevi tazminat talep edildiği, davalıların ... A.Ş., ..... AŞ., dahili davalıların.... AŞ., ....., ihbar olunanın ... AŞ. olduğu, yargılama sonucunda 16/10/2019 tarih  2016/273 Esas ve 2019/498 Karar sayılı karar ile davacı .... için 1.474,10 TL, davacı .... için 11.779,87 TL maddi tazminatın ..... AŞ. ve ....'tan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. Dosya da  bulunan ihbar olunan ... A.Ş vekili tarafından ihbar dilekçesine karşı verilen beyan dilekçesinde  Ankara 4.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/813 Esas ve 2016/268 Karar sayılı dosyası bildirilerek beyanda bulunmuştur. Aynı trafik kazasına ilişkin Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/813 Esas 2016/268 Karar sayılı dosyasında  davacılar  ... , ... tarafından ... plakalı aracın ... poliçesi sigortacısı olan ... A.Ş. aleyhine destekten yoksun kalma maddi tazminat davası açılmıştır. Yargılama sırasında taraflar arasında 11/03/2016 tarihli ibraname ve feragatname başlıklı belge ile 85.770,00 TL toplam miktar üzerinde mutabık kalındığı, ödenen tazminat ile sigorta, araç maliki ve sürücüsünü tamamen ve katiyen gayri kabili rücu ibra edildiğini, Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/813 Esas dosyasından feragat edileceği belirtilmiş, davacılar vekilinin feragat etmesi üzerine 10/05/2016 tarihinde 2016/268 Karar sayılı kararı ile davanın feragat nedeni ile reddine karar verilmiştir.Müteselsil sorumluluğa ilişkin hukuki sonuçlar TBK'nun 61, 62, 106, 155, 162, 163, 166, 168. maddelerinde düzenlenmiştir. Türk Borçlar Kanunu hükümleri uyarınca müteselsil sorumluluğun bazı hukuki sonuçları vardır. Müteselsil borçlulardan her biri, alacaklıya karşı borcun tamamından sorumludur. (TBK 162/1). Borç tamamen ifa edilinceye kadar alacaklıya karşı bütün borçluların sorumluluğu devam eder. (TBK 163/2). Alacaklı, borçluların birinden, bir kısmından veya hepsinden alacağını talep etme ve dava açma hakkına sahiptir.(BK163/1).Borçlulardan birinin yaptığı ödeme kadar, müteselsil sorumluların alacaklıya karşı sorumlu oldukları toplam miktar eksilmiş olur (TBK 166/1). Borcun tamamı borçlulardan biri tarafından ödenirse, diğer borçlular da alacaklıya karşı borçtan kurtulur.Alacaklının borçlulardan biriyle yaptığı ibra anlaşması, diğer borçluları da ibra edilen borçlunun borca katılma payı oranında borçtan kurtarır (TBK 166/3). Müteselsil borçlu, alacaklıyı tatmin ettiği oranda diğer müteselsil borçlulara karşı alacaklının halefi olur (TBK 168/1) ve alacaklının hakları ona geçer. Borçlu yalnızca kendi payına düşen kısmı ödemişse, diğer müteselsil borçluya rücu edemez (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin  28/11/2019 tarih, 2019/3589 E. ve 2019/11257 K. sayılı kararı).Ancak müteselsil borçluların borçtan tamamen veya kısmen kurtulabilmeleri, alacaklının bilfiil tatmin edilmiş  olması  halinde  söz  konusudur. Bunun aksinin kabul edilebilmesi için ya alacaklının teselsülden açıkça feragat etmiş olması yahut da böyle bir feragatin durumdan kesin olarak anlaşılması lazımdır. Yine, TBK'nın 147. maddesi hükmüne göre, rücu hakkından yararlanan müteselsil borçlulardan her birinin ödediği miktar oranında alacaklının haklarına halef olacağı ve alacaklının diğerleri zararına, müteselsil borçlulardan birinin durumunu iyileştirdiği takdirde bu fiilin neticelerini şahsen tahammül edeceği açıktır. Yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler gereğince   somut uyuşmazlıkta ... aracın sürücüsü ..., işleteni .... AŞ. (uzun süreli kiralama nedeni ile) ve ... sigortacısı  ... A.Ş. 12.11.2015 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle zarar gören 3.kişilere (kaza nedeni ile ...’un ölüm sonucunda desteğin annesi ...., babası....) karşı maddi tazminat talebi bakımından müştereken ve müteselsilen sorumlu olacaklardır. Kaza tarihi itibariyle ... poliçe limiti 290.000 TL 'dir. Müteselsil borçlulardan biri olan  ... sigortacısı davalı ... A.Ş. tarafından ..., ... tarafından destekten yoksun kalma tazminat talebi ile açılan Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/813 Esas 2016/268 Karar sayılı dosyasında 11/03/2016 tarihli ibraname ve feragatname başlıklı belge ile 85.770,00 TL yapılan ödeme sonrasında davanın feragat nedeniyle reddine karar verildiği açık olup davalı  ... A.Ş. İhbar olunan olarak Balıkesir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2016/273 E. sayılı dosyasınına sunduğu beyan dilekçesinde bu durumu açıkça belirtmiştir. 11/03/2016 tarihli ibraname ve feragatname sözleşmesi ve feragat, diğer  müteselsil borçlular olan ... aracın sürücüsü ..., işleteni ... ..., ....'un destekten yoksun kalma tazminat borcunu sona erdirmiştir. Bu kapsamda davacı  .... AŞ tarafından davalıya rücu edebileceği tazminat kalmamıştır. Bu nedenle İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi  usul ve yasaya aykırı olmuştur.  Daire kararının kapsamına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları inceleme konusu yapılmamıştır. Bu nedenle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında  yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir. <br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere   :A-a-) Davacı vekilinin istinaf başvurusu hakkında karar verilmesine yer olmadığına, b-)Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere KALDIRILMASINA, Buna göre:1)Açılan davanın REDDİNE,2) Alınması gereken 427,60 TL  ilam harcından peşin alınan 290,50 TL harcın mahsubu ile bakiye 137,10 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,3)Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT hükümleri gereğince   17.010,35 TL vekalet ücretinin, davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,4)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,5)6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesinin \"...Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır...\" hükmü gereği 1.320,00-TL'sı arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydedilmesine, 6) Gider avansından yapılmış ve yapılacak masraflar çıkarıldıktan sonra artan kısmın karar kesinleştiğinde resen yatırana iadesine, <br>B-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN ;1-a-)Davalı vekili tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından kendisine iadesine,B-)Davacı yönünden; istinaf başvurusu sırasında yatırılan istinaf karar harcının istek halinde mahkemesince davacıya iadesine,2-a-)Davacı yönünden;İstinaf aşamasında yapılan masrafların istinaf eden üzerinde bırakılmasına, artan gider avansının İlk Derece Mahkemesince istinaf talebinde bulunana iadesine,b-)İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan 27,00 TL posta ve tebligat giderinden ibaret yargılama gideri ile 220,70 TL istinaf başvuru harcının davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,3-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 4-İstinaf aşaması için yatırılan  gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.25/09/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"31709f241ece0349","SID":"ff65655d26c747ac"}}