{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. GAZİANTEP BAM   3. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: ..............<br>                                                                       T.C.<br>G A Z İ A N T E P<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ<br>3.  H U K U K  D A İ R E S İ <br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  K A R A R I<br><br><br>Esas No\t               :...........<br>Karar No\t               :...........<br><br>Başkan                                   : ............<br>Üye                                         :............<br>Üye                                         : ...........<br>Katip                                      : ...........<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ...........<br>TARİHİ\t\t: ............<br>NUMARASI\t\t: ...........<br>DAVACI\t: .............<br>VELİLER\t: 1 -.............<br>VEKİLİ\t: Av.............<br>DAVALI\t: ...........<br>VEKİLİ\t: Av. ...............<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat <br>İSTİNAF KARARININ<br>TARİHİ                                  : 24/09/2024<br>YAZIM TARİHİ                   : 24/09/2024<br>                     <br>Davacı vekili tarafından süresinde verilen dilekçe ile yukarıda tarih ve sayısı gösterilen mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılması talep edildiğinden, istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin  hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda, gereği düşünüldü;<br><br>I. DAVA<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ............. tarihinde davalı sigorta şirketince ............... poliçesi ile sigortalı olan .............. plakalı aracın yaya olan  müvekkili ..............'ya çarpması sonucu müvekkilin yaralandığını, meydana gelen kazada sigorta olarak sürücüsünün kusurlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin haları saklı kalma kaydıyla şimdilik .............. TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesine dava etmiştir. <br><br>II. CEVAP<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacılar tarafından dava öncesi zorunlu arabuluculuğa başvurulmuş olup müvekkili şirket ile anlaşma sağlandığını, dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddine kara verilmesi gerektiğini, müvekkili  şirketin sorumluluğu bulunmadığını, maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi hususunun ............... tarafından yerine getirilmesi gerektiğini, ceza soruşturması esnasında uzlaştırma sağlanıp sağlanmadığının tespiti gerektiğini belirterek haksız davanın  reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br><br>III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br><br> Mahkemece yapılan yargılama sonunda; \"...davacının dava konusu ettiği tazminat talebi hakkında davalı tarafça cevap dilekçesi ekinde sunulan arabuluculuk anlaşma belgesine göre uzlaşma sağlandığı...\" gerekçesiyle davanın reddine  karar verilmiştir.<br>\t <br> \t\t<br>IV. İSTİNAF<br>A.İstinaf Yoluna Başvuranlar<br>İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili süresi içerisinde istinaf yoluna başvurmuştur.<br><br>B.İstinaf Sebepleri<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece verilen kararın usul ve yasalara aykırı olduğunu, ............. tarihli arabuluculuk anlaşma belgesinde müvekkilin maluliyet oranının saptanmamış olduğunu, saptanmayan maluliyet oranı üzerinden anlaşma sağlandığını belirterek haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br><br>C. Değerlendirme ve Sonuç<br>1. Dava, trafik kazası sonucu bedensel zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.<br>2. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 18. maddesinin 5. fıkrasına 7036 sayılı kanunla eklenen yeni düzenlemeye göre; \"Arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması halinde, üzerinde anlaşılan hususlar hakkında taraflarca dava açılamaz.\"<br>3.  Doktrinde ve yüksek mahkeme kararlarında, dava açma yasağı, dava şartlarından olan hukuki yarar bulunması şartının özel bir görünümüdür, daha açık bir ifadeyle özel bir dava şartıdır. Dava açma yasağının istisnaları da bulunmaktadır. Anlaşma belgesinde yer alan anlaşılan hususlarda dava açılmasının mümkün olduğu haller mevcuttur. İrade fesadı halleri buna örnek olup; anlaşma belgesinin ehliyetsizlik, emredici hukuk kurallarına, kamu düzenine, ahlaka, kişilik haklarına ve şekle aykırılık gibi sebeplerle mutlak butlanla sakatlanması da düşünülebilir. Bu anlamda TBK'nın 27. maddesindeki kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya konusu imkansız olan sözleşmelerin kesin hükümsüzlüğüne dayanılabilir. Aşırı yararlanma da bu kapsamdadır. Anlaşma belgesinin sahte olması, anlaşmanın geçersizliği, anlaşma hükümlerinin yorumlanmasına ihtiyaç bulunması, icra edilebilir bir anlaşma bulunmaması gibi durumlarda da dava açılması ve bu hususların mahkemece incelenip karara bağlanması mümkündür.<br>4. Somut olayda davacı tarafça dava konusu alacak ve tazminat talepleri hakkında yapılan arabuluculuk başvurusu sırasında davalı ile anlaşma sağlanmış, 26/08/2019 tarihli arabuluculuk son tutanağı düzenlenmiştir. Davacı tarafın yukarıda yazılı istisnalara ilişkin bir iddiası söz konusu değildir. Davacı tarafça her ne kadar arabuluculuk sürecinde maluliyet oranının düşük olduğu iddia edilmiş ise de, davalı tarafla arabuluculuk sürecinde anlaşmama özgürlüğü bulunduğu gibi, maluliyet oranının daha yüksek olabileceğine ilişkin herhangi bir itiraz da anlaşma belgesine geçirilmemiştir. Kaldı ki arabuluculuk tutanağında maluliyet oranına ilişkin bir tespit de söz konusu değildir. Bu durumda 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/5. maddesinin açık hükmü gereğince yeniden dava açılamayacağı, aksi durumun kabulünün arabuluculuk müessesesini işlevsiz hale getireceği anlaşıldığından mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiş olup, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b,1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. <br><br>V. KARAR<br>Yukarıda açıklanan gerekçelerle;<br>1. İncelenen kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b,1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE.<br>2. Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, <br>3. İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,<br>4. Duruşma açılmadığından istinaf vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>5. Gider avansından harcanmayan kısmın talep halinde yatırana iadesine dair<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 361. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren iki hafta süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.  24/09/2024<br><br>Başkan<br>Üye<br><br><br><br><br> <br>Üye<br><br> <br>Katip<br><br>M.E. <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0b805b08d60cc669","SID":"e244d10c6829ddd2"}}