{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A K A R A R <br>ESAS NO:2022/489 <br>KARAR NO:2024/1530<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ:02/11/2021<br>NUMARASI:2019/332 Esas - 2021/812 Karar<br>DAVA :Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat<br>KARAR TARİHİ:25/09/2024<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... 23/06/2018 tarihinde sürücüsü tam kusurlu plakası belirlenememiş bir aracın yapmış olduğu çift taraflı kazada yaralandığı ve bir gözünü kaybettiğini, kafasında ve vücudunda muhtelif yerlerinde kalıcı hasarların meydana geldiğini, konuyla ilgili ... tarafından yürütülen 2018/61882 sor. sayılı dosya ile soruşturmanın devam ettiğini, kaza nedeniyle Şehitkamil Devlet Hastanesinde tedavi gördüğünü, yasal sürede davalı başvuruda bulunulduğunu, davalı tarafından verilen yazı cevabı ile müvekkilin sakatlık oranını gösterir heyet raporu istendiğini heyet raporu 1 yıl geçmeden hastaneler tarafından heyet raporu verilmediğini, arabuluculuğa başvurulmasına rağmen sonuç alınamadığını belirterek 100,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davalıya ödenmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının eksik belgeler temin edilmeden doğrudan dava yoluna başvurmasının kanuna aykırı olduğunu, gerçek zararın belirlenebilmesi için konusunda uzman kişiler tarafından bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini, ATK'den veya yetkili bir hastaneden rapor alınmasını, poliçe teminatına girmeyen kazanç kaybı, tedavi gideri, bakım, yol masrafı ve diğer dolaylı zararların tümden reddini, avans faiz talebinin reddi ile dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, \"Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın kabulü ile; Sürekli iş görememezlik tazminatı olan 360.000,00 TL'nin 09.05.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile beraber (sigorta limitleri dahilinde sorumlu olmak kaydıyla) davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4.059,00 TL bakıcı gideri tazminatının (sigorta limitleri dahilinde sorumlu olmak kaydıyla) 09.05.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine\" karar verilmiştir.Bu karara karşı davalı  vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kuruma başvuru şartı yerine  getirilmediğini, kazanın ... plakalı araç sürücüsü ...'in kusuru ile meydana geldiği tespit edilmiş ve ATK kusur raporunda ... plakalı araca %100 kusur atfedilmiş ise de dava tespit edilemeyen aracın kusurundan açıldığını, ... plakalı aracın tam kusurlu olup davanın reddinin gerektiğini, tespit edilemeyen aracın ... plakalı araç olduğu kabul edilse dahi ... plakalı aracın kaza tarihinde ... A.Ş.'den geçerli poliçesi olduğunu, davanın husumet yokluğundan reddi gerektiğini, davanın ... Sigorta'ya ihbarı gerektiğini, kaza tarihi itibariyle müvekkili şiretin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, davanın husumet yokluğundan reddi gerektiğini, plakası tespit edilemeyen aracın varlığı ve kazaya kusuru ile sebep olduğu somut delilerle ispat edilemediğini, olay yeri tutanaklarında kamera vb. somut delil bulunmamakta ayrıca 23.7.2018 tarihli tutanakta davacı ile tanıkların ifadelerinde belirttikleri araçların birbirlerinden farklı renklerde olduğunun belirtildiğini, gerek tanık ifadeleri ile davacının aracın rengine ilişkin ifadenin çelişmesi gerekse olay yeri tutanağından kamera kaydında görüntüsü olmaması nedeniyle davanın ispat yokluğundan da reddi gerektiğini, asıl alacak ve ferileriyle birlikte teminat limitinin aşıldığını, feriler limite oranlanması gerektiğini, Güvence Hesabının sorumluluğunun poliçedeki teminat limiti ve kusur oranı ile sınırlı olduğunu, kusur oranları arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiğini, hesaplama yapılırken iskonto oranının %1,65 olarak dikkate alınması gerektiğini, davacı vekili tarafından iki kez ıslah yapıldığını, birden fazla ıslah yapılamayacağını, sağlık gideri teminatından ....'nın sorumlu olduğunu, bakıcı giderinin sağlık gideri teminatından karşılanması gerektiğini, davacıya ... tarafından geçici iş görmezlik ödeneği ödenip ödenmediğinin araştırılması gerektiğini, yapılan geçici iş görmezlik ödemesinin tazminattan düşülmesi gerektiğini, müterafik kusur indiriminin mahkeme tarafından değerlendirilmesi gerektiğini, faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu, müvekkilinin dava tarihinden itibaren yasal faizle sorumlu olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Davacı vekili 23/09/2024 tarihli dilekçesi ile özetle Türk Borçlar Kanunu 76. Maddesine göre, ciddi mağdur olan müvekkiline, İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/332 E. sayılı dosyasında hükmedilmiş olan miktarın taraflarına, ya da Antalya Genel İcra Dairesi ... E. nolu icra dosyasındaki bugün itibariyle 705.661,33 TL nin icra dosyasına geçici ödeme olarak ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat  istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamında bulunan 23.06.2018 tarihinde düzenlenen 2018/59 nolu kaza tespit tutanağına göre; ... plakalı motosikleti ile kendi şeridinde giderken sürücüsünü tanımadığı bir  (Tır) çekicinin kendisini hızlı bir şekilde sollayarak aniden sağ tarafına doğru dönüş yapmak isterken çekicinin sağ ön köşesinin motosikletin sol ön direksiyon kısmına çarpması neticesi kazanın meydana geldiği, çarpan dava dışı sürücünün tanık beyanlarına göre olay mahallini terk ettiği, kazanın oluşumunda motosiklet sürücüsü ...'ın kusuruna rastlanmadığını, ... plakalı çekici sürücüsü ...'in KTK 53/1-a \"Sağa dönüş kurallarına riayet etmemek\" kuralını ihlal ettiği tespit edilmiştir. ... soruşturma dosyasında şüpheli hakkında yeterli delil elde edilemediğinden ek kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş dosya daimi aramaya alınmıştır. İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 21.12.2020 tarihli kusur raporunda sürücü ...'in idaresindeki çekici ile seyir halinde iken yola gereken dikkatini vermesi, olay mahalli zemini üzerindeki devamlı düz şerit çizgisinin varlığını dikkate alarak önünde seyretmekte olan davacı idaresindeki motosiklet ile arasındaki güvenli takip mesafesini koruması ve dönüşünü istikamet şeridi üzerinden kontrollü ve tedbirli bir şekilde gerçekleştirmesi gerekirken bahsedilen bu hususlara riayet etmeyip, istikamet şeridini takiben seyretmekte olan motosiklet solundan geçmek sureti ile kontrolsüz bir şekilde dönüşe geçerek sebebiyet verdiği dava konusu olayda %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, davacı sürücü ...'ın idaresindeki motosiklet ile istikamet şeridini takiben seyrettiği sırada gerçekleşen olayda hatalı tutum ve davranışı görülmediğinden sonuç üzerinde atfı kabil kusuru olmadığından kusursuz olduğu kanaatini bildirmiştir.Kaza tespit tutanağı ve ATK'dan alınan kusur raporuna göre kazanın plakası tespit edilemeyen bir çekici tarafından değil ... plakalı çekici tarafından %100 kusurla gerçekleştiği belirtilmektedir.  ... plakalı çekicinin ... Sigorta nezdinde kaza tarihini kapsar ... poliçesinin bulunmaktadır. Dava plakası tespit edilemeyen aracın karıştığı trafik kazası nedeniyle Güvence Hesabı'ndan tazminat talebine dayanmaktadır. Mahkemece yapılan yargılama sırasında ATK'dan alınan kusur raporu ve kaza tespit tutanağında plakası tespit edilmeyen bir araçtan bahsedilmediği, her hangi bir kusur verilmediği, % 100 kusurun   ... plakalı çekiciye verilmiş olduğu açıktır. Dosya kapsamına göre davacı tarafça trafik kazasının plakası tespit edilemeyen aracın neden olduğu somut veriler ile ispatlanamadığı ve   ... plakalı araca yönelik davalı Güvence Hesabı aleyhine açılmış bir dava olmadığından ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesi kabulüne karar verilmiş olması doğru olmamıştır. Kaldı ki davalı Güvence Hesabı'na ... plakalı araç bakımından dava açıldığı kabul edilse bile aracın kaza tarihini kapsayacak şekilde .... A.Ş.  nezdinde ... poliçesi bulunduğundan Güvence Hesabı tazminattan sorumlu değildir. Daire kararının kapsam ve şekline göre;  davalı vekilinin sair  istinaf itirazları incelenme konusu  yapılmamıştır. İlk Derece Mahkemesi gerekçeli kararı davalı vekili tarafından tehir-i icra kararı alınarak istinaf edildiğinden ve Dairemizce de açıklanan gerekçe ile davanın reddine karar verildiğinden  davacı vekilinin 23/09/2024 tarihli geçici ödeme talebi yerinde görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle; Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında  yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir. <br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere A-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere KALDIRILMASINA, Buna göre:1-Açılan davanın REDDİNE,2-Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 427,60 TL ilam harcının peşin alınan (44,40-TL+1.244,24 TL)=1.288,64 TL harcından mahsubu ile bakiye 861,04 TL  harcın karar kesinleştiğinde İlk Derece Mahkemesince talep halinde davacıya iadesine, 3-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT hükümleri gereğince   17.900,00  TL vekalet ücretinin, davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanacak 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,6-Karar kesinleştiğinde yatırılan ancak kullanılmayan gider avansının yatıranlara iadesine, 7-Davacı vekilinin geçici ödeme talebinin reddine,<br>B-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN ;1-Davalı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından kendisine iadesine, 2-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan 54,00 TL posta ve tebligat giderinden ibaret yargılama gideri ile 220,70 TL istinaf başvuru harcının davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 3-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 4-İstinaf aşaması için yatırılan  gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.25/09/202</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"32969241576d803d","SID":"701e427808629e58"}}