{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2022/622 Esas <br>KARAR NO:2024/1444 Karar <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI:2018/1218 Esas - 2022/7 Karar <br>TARİHİ:07/01/2022<br>DAVA:İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)<br>KARAR TARİHİ:26/09/2024<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Müvekkili şirket ile davalı şirketin, davalıya ait emtianın Ankara’dan Bucharest/Romanya'ya taşınması konusunda anlaştıklarını, müvekkili şirketin taşıma işleri komisyoncusu  olarak taşıma işini organize ettiğini, belirlenen tarih olan 08/11/2016’da müvekkili şirket edimini ifaya hazır olmasına karşın davalı yanın emtiasını hazır etmediğini, yüklemeyi de iptal etmediğini, bu sebeple dava dışı taşıyıcı firma açısından demuraj/sigorta ücreti oluştuğunu, davalının talimatları doğrultusunda gerçekleştirilen işlemleri için müvekkili şirket tarafından taşıyıcıya bekleme ücreti firmaya ödendiğini, ikinci rezervasyon ise \"18/11/2016\" tarihinde gerçekleştirildiğini, araç yola çıkmış ve taşıma işi tamamlanıp, emtia alıcıya eksiksiz ve hasarsız bir biçimde ulaştırıldığını, Davacı müvekkili şirketin kendisine düşen tüm edimleri ifa etmiş olmasına rağmen davalı şirket kendi kusuru nedeniyle oluşan demuraj/bekleme ücretini (22.11.2016 ... No.lu 3.750,00 Euro Bedelli E-Fatura, 30.01.2017 Tarih ... Tic. Ltd No.lu 3.000,00 Euro Bedelli E-Fatura, 12.12.2016 Tarih .... No.lu 238,50 Euro Bedelli E-Fatura) ödeme edimini yerine getirmediğini, bu hususta temerrüde düştüğünü, yapılan tüm görüşmelerden olumlu sonuç alınamayınca alacağın tahsili amacıyla .... numaralı dosya ile icra takibine geçildiğini, ancak davalı borçlunun takibe itirazı sonucu takibin durduğunu belirterek,  itirazının iptali ile takibin devamına, davalının %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine, karar verilmesinin talep ve dava ettiği görülmüştür.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, Davanın yetkisiz Mahkemede açıldığını, yetkili mahkemelerin Ankara Mahkemeleri olduğunu, davacı şirketin yaptığı hizmetin bedeli kendilerine ödendiğini, müvekkil şirketin davacıya herhangi bir borcu olmadığını, söz konusu taşıma işinde müvekkil şirketten kaynaklı bir gecikme yaşanmadığını, dava konusu faturaların hangi sözleşmeye dayanarak ne şekilde hesaplanarak kesildiğinin anlaşılamadığını, söz konusu faturaların davacıya iade edildiğini, davacının kötü niyetli olduğunu belirterek haksız davanın reddine, davacının %20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesinin talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 07/01/2022 tarih ve 2018/1218 Esas - 2022/7 Karar sayılı kararında; \"Dava, itirazın iptali istemine ilişkin olup, dosyaya getirtilen İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası üzerinden, davacı alacaklı vekili tarafından davalı borçlu aleyhine 6.988,50 EURO asıl alacak 62,03 EURO işlemiş  faiz ( yasal faiz) olmak üzere 7.050,53 EURO toplam alacağının  tahsili amacıyla  13/03/2017 tarihinde  örnek nolu 7 ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya 22/03/2017 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlu şirket vekilinin 23/03/2017 tarihinde takibe konu  borca ve fer'ilerine itiraz ettiği, itirazın ve davanın süresinde olduğu görülmüştür. Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile davalı şirketin; davalıya ait emtianın Ankara’dan Bükreş/Romanya'ya taşınması konusunda anlaştıklarını, müvekkili şirketin taşıma işleri komisyoncusu olarak taşıma işini organize ettiğini, davalının talimatları doğrultusunda gerçekleştirilen işlemleri için müvekkili şirket tarafından taşıyıcıya bekleme ücreti ödendiğini, davacı müvekkili şirketin kendisine düşen tüm edimleri ifa etmiş olmasına rağmen davalı şirketin kendi kusuru nedeniyle oluşan demuraj/bekleme ücretini ödemediğini iddia etmiştir.Alınan bilirkişi raporları ile  tüm dosya kapsamı ile birlikte değerlendirildiğinde;  davacının ticari defterlerindeki kaydî verilere göre, takip ve dava tarihi itibariyle davacının 6.988,50€ davalıdan alacaklı olduğu, davalının ticari defterlerinde ise 3.750 Euro iade faturası olduğu için davalının davacıya 3.238,50 Euro borçlu göründüğü, taraflar arası hesap farkının 3.750 Euro “bekleme ücreti – demuraj kaynaklı olduğu anlaşılmıştır. 08.11.2016 tarihinde yapılması gereken taşıma, davalının malı hazır edememesi sebebi ile ancak 18.11.2016 tarihinde yapılabilmiştir.  Bu taşıma için davacının düzenlediği ek demuraj ücreti 3.000 EURO ve 238,50 EURO sigorta kaynaklı iki (2) adet fatura ve alacaklı olduğu miktar 3.238,50 EURO tutarındadır. Bu miktar karşılıklı ticari defter kayıtlarında da uyumlu olarak teyit edilmektedir. Bu noktada davalı ticari kayıtlarına göre kendisi katlandığı demuraj ve sigorta poliçe bedeli bakımından bu borcu kabul ettiği değerlendirilmektedir. Mail yazışmalarında da 03.12.2016-08.12.2016 boşaltma sürecinde gümrük ve yük ilgilisi kaynaklı beş (5) günlük bekleme için demuraj faturası düzenlendiği anlaşılmıştır. İhtilaf 08.11.2016 tarihinde taşıma sözleşmesi konusu taşımanın yapılamaması sebebi ile davacının talep edebileceği gecikme kaynaklı zarar hususundadır. Bu durumda, davacı yanın da kabul ettiği üzere yükleme aşamasında bir süre bekleme ve seferin yapılamamasına karşın, 08.11.2016 tarihli seferin 18.11.2016 tarihinde yapıldığı davacı yanca da kabul edilmektedir. .... yükleme ve sefer başlangıcında geçen 11 gün süre için bekleme ücreti dahi ödenecek olsa, taraflar arası anlaşma olması halinde, rayiçler gözetilerek hesaplanabilecek demuraj-bekleme ücreti olmak gerekir. Yoksa davacının fiili taşıyıcıya ödemek suretiyle katlanmadığı bekleme ücretini davalı yana yansıtması da söz konusu olamaz. Nitekim davacı yanın yazdığı 25.11.2016 tarihli e-mailde, yükün özel niteliği gereği, yol ve güzergahta alınması gereken önlemler ve izinler gözetilerek 18.11.2016 itibarı ile gecikme veya süre aşımı yaşanmadığı, ancak 08.11.2016 ile 18.11.2016 tarihi arasında bekleme veya aracın yük için hazır edilmesinden kaynaklı zarar var ise bunun tazmini söz konusu olabilir. Taşıma dava dışı ... firması tarafından .... plakalı araçla yapılmıştır. davacı yan eğer, 08.11.2016-18.11.2016 dönemi için bir bedele katlanmış, bekleme ücreti ödemiş ise ancak bunu davalıya yansıtabilir. Davacının kendisi için bekleme ücreti faturası tanzimi söz konusu olduğunda, aynen varma yeri için düzenlenen faturayı kabul ettiği gibi kabul etmesi ve ödeme yönünde akden üstlenmede bulunması gerekir.  Davacı yanın 3.750 EURO çıkış aşaması için düzenlenen bekleme faturasını kabul etmeyip iade fatura şeklinde itiraz etmesi karşısında; davacı yanın rapora itirazları irdelendiğinde, iade faturası itiraz olarak kabul edilmelidir. İade faturası başlı başına davalının söz konusu faturadan borçlu olmadığı anlamına gelmez. Ancak aynı şekilde, davacının tek yanlı 3.750 EURO fatura düzenlemesi de davacıyı alacaklı konuma getirmez.  Davalı yanın sunulan bilirkişi raporuna itirazları bakımından, davalı yan her ne kadar itiraz edilmemesi borçluluk anlamına gelmeyeceğini ileri sürmüşse de; 3.000 EURO ve 238,50 EURO faturalar esasen iş görme veya mal teslimi faturaları değildir. Taraflar arasında sözleşme gereği hesaplaşma amaçlı, demuraj-varma yeri, sigorta poliçe bedeli yansıtma faturalarıdır. Davalı yan bu faturalara itiraz etmemekle, taraflar arasında akden bu ödemelerin üstlenildiği değerlendirmesi yapan dosyada mevcut bilirkişi raporunun yerinde olduğu değerlendirilmektedir. Davalı yan bu iki faturayı kabul ederken, 3.faturaya itiraz etmekle bir iradi uyuşmaya da işaret ettiği kabul edilmek gerekir. Mutabık olunmayan 3.750 EURO açısından davacının bu miktarı fiili taşıyıcıya ödediğini ispatlaması halinde, doğrudan bu miktarı kendisi için talep edebileceği, davacının dava dışı...firmasına 3500,00 Euro ödediğini 29.11.2016 tarihli dekont ile ispatladığı, taraflar arasındaki akdi faiz yönünden bir sözleşme olmadığından ve takipten önce temerrüt oluşmadığından işlemiş faiz talebinin yersiz olduğu anlaşıldığından, davanın kısmen kabulü ile  6.738,50 (3.500,00 ve 3.238,50 euro toplamı) EURO asıl alacak üzerinden takibin devamına, alacak likit olduğundan davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.\"gerekçesi ile,\"1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, davalının İstanbul ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptaline, takibin 6.738,50 EURO asıl alacak üzerinden devamına,  takip tarihinden itibaren kamu bankalarınca EURO üzerinden açılan bir yıla kadar vadeli döviz tevdiat hesaplarına uygulanacağı bildirilen azami faiz oranı yıllık % 2,5 oranında faiz uygulanmasına, 2-Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,3-Asıl alacağın icra takip tarihi itibariyle merkez bankasınca belirlenen döviz efektif satış tutarı karşılığı 27.004,5388 TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,\" karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle, mahkeme hükmünün, davanın kabul edilen kısımları yönünden usul ve yasaya aykırı olup bozularak ortadan kaldırılması gerektiğini,Yetkili mahkemenin Ankara mahkemeleri olduğunu, taraflar arasında özel yetki belirlenmediğinden dolayı genel yetkili mahkemenin Ankara Ticaret Mahkemeleri olduğunu; bu nedenle ilk derece mahkemesinin ilk olarak yetkisizlik kararı vermesi gerekirken, davayı görmeye devam ederek kısmen kabulüne karar vermesinin isabetsiz olduğunu, Bilirkişi raporlarının hatalı yorumlandığını ve raporlar arasındaki çelişkinin giderilmediğini, dosyada mevcut raporların her ikisi de incelendiğinde taraflar arasında herhangi bir sözleşme bulunmadığını; buna rağmen bilirkişilerin bir teamül oluşturarak demurage bedellerini müvekkilden istemesinin mümkün olmadığını ancak faturaların iade edilip edilmemesine göre bir ayrım yapılacaksa dahi (kabul anlamına gelmemekle birlikte) her halükarda davacının demurage nedeniyle bir zarara uğrayıp uğramadığının gerçekten tespiti gerekmekte olduğunu, Bilirkişiler faturalara itiraz edilmediğinden bahisle iki adet faturanın varlığını kabul ettiğini, üçüncü fatura bakımından ise davacının zarara uğradığını göstermesi gerekmektedir şeklinde görüş bildirdiklerini ancak yinelemek gerekirse davacı ile davalı arasında herhangi bir sözleşmenin mevcut olmadığını, Davacının zarara uğradığına dair tek bir dekont sunmuş olup bu dekontta da zararın 3500 EURO olarak görünmekte olduğunu; ... firmasının kestiği fatura ayrıntısına bakıldığında 7 günlük demurage bedeli yazıldığının görüleceğini,  ancak davacının talep ettiği demurage bedellerinin ayrı ayrı 8.11.2016-18.11.2016 da on gün ve 3.12.2016-8.12.2016 da beş gün şeklinde toplam 15 gün olduğunu; görüleceği gibi kabul anlamına gelmemekle birlikte 7 günlük bir demurage  söz konusu olduğunu, bu kapsamda davacının sunduğu faturanın iş bu dava ile alakalı olmadığını; bahsi geçen araçların ... firmasının kendi aracı olup davacı firmanın da ... ile sürekli ticari ilişki içerisinde olduğunu; dolayısıyla öncelik farklı bir iş için kesilen faturanın iş bu dava için sunulmasının söz konusu olup bu durumun kabul edilemeyeceğini, burada faturaların ayrıntılı bir şekilde incelenmesi gerektiğini, davacının sunduğu ... firmasına ait demurage bedeli faturasının iş bu dava ile ilgili olmadığını,  ... firmasının faturasında yedi günlük demurage bedeli yazmakta olduğunu ancak davacının talep ettiği demurage bedellerinin ayrı ayrı 10 ve 5 günlük olmak üzere 15 günlük olduğunu, davacının her ne kadar .... firmasına ait faturanın iş bu dava konusu uyuşmazlık hakkında kesildiğini söylese de fatura içeriğinin bununla uyuşmamakta olduğunu; kuvvetle muhtemel ... firmasının farklı bir iş için kestiği faturanın iş bu uyuşmazlık bakımından delil olarak kullanıldığını, Mahkeme aksi kanatteyse dahi davacının alacak talebi bakımından yalnızca 7 günlük demurage bedeli talep edilebileceğini, mahkemenin, ... firması tarafından kesilen faturayı davacı tarafın alacağını ispat için kabul edecekse dahi bu fatura ile sınırlı olarak karar vermesi gerektiğini; davacının müvekkilden talep ettiği iki adet demurage bedelinin bir adet sigorta bedelinin mevcut olduğunu, bilirkişinin ilk raporunda talep edilen iki demurage bedelinin de davacının ugradığı zarara ilişkin olarak talep edilebileceğini söylediğini; bu kapsamda davacının kestiği ve müvekkilinin iade etmediği demurage bedelli fatura açısından da bir ispat külfeti olması gerektiğini ancak yerel mahkeme davacının yaptığını iddia ettiği bir adet masraf faturasına karşılık iki adet demurage ve bir adet sigorta ödemesine hükmettiğini, Daha fazla özetlemek gerekirke; kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının sadece bir adet demurage bedeli ödemişse buna karşılık kestiği fatura bedelini isteyebileceğini, davacının öncelikle fahiş bir rakam üzerinden 3750EURO fatura kestiğini ve bunun iade edilmesi üzerine de ilerleyen dönemde aynı konu için yeni bir fatura keserek rakamı değiştirdiğini; davacının toplam 15 günlük demurage bedeli talebi olduğunu iddia ederken sadece yedi günlük demurage bedeli ödediğine dair dekont sunduğunu, bu kapsamda kabul anlamına gelmemekle birlikte .... firmasının kestiği fatura kabul edilecekse bile bu bedelin sadece 26.01.2017 tarihli fatura bakımından kabul edilebileceğini, mahkemenin davacının kestiği 26.01.2017 tarihli ve 28.11.2016 tarihli faturayı iade edilmemiş olmaları nedeniyle kesinleşmiş alacak gibi kabul ettiğini,  ... firmasının kestiği faturayı ise 22.11.2016 tarihli faturaya kanıt olarak gördüğünü, müvekkili firmaya gönderildiği iddia edilen maillerde dahi 26.01.2017 tarihinde yapılan bir harcamadan bahsedilmediğini; bu kapsamda davacının kestiği 22.11.2016 tarihli demurage faturası ile  26.01.2017 tarihinde kestiği demurage faturasının tam olarak aynı konu için olduğunu;Bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiğini, dosyada iki farklı bilirkişi raporu olup ilgili raporlar arasındaki çelişkinin giderilmediğini; ilk bilirkişi raporunda 3750 TL bakımından müvekkilinin borçlu olmayacağı tespit edilirken ikinci bilirkişi raporunda davacıdan ek belge istendiğini ancak ne yazıkki dosyaya sunulan iş bu belgenin(.... firmasına ait fatura) müvekkiller açısından iade edilmeyen faturaya ilişkin olabileceği ihtimalinin dahi değerlendirilmediğini; bu kapsamda bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin mutlak suretle giderilmesi gerektiğini; taraflar arasında herhangi bir sözleşme bulunmayıp salt fatura kesilmesinden bahisle davacının alacaklı olduğunun kabulünün mümkün olmadığını; üçüncü bir bilirkişi rapor ile durumun yeniden değerlendirilmesi gerektiğini, Dosyada mevcut fatura bilgileri ile ... firmasının kestiği fatura bilgisinin uyuşmadığını, davacı tarafın müvekkil firmaya kestiği faturalar incelendiğinde açıklama kısmında demurage yazıldığı, plaka kısmında ise ... yazıldığını  ancak davacının harcama yaptığını diğer bir deyişle demurage bedeli ödemek zorunda kaldığını iddia ettiği araç plakalarının ... olduğunu; ... firmasının kestiği fatura üzerinde iş bu bilgilerin yer aldığını, ... firmasının kestiği faturada yer alan demurage bedelinin 7 günlük olması gerçeği bir yana araç plakasının dahi davacının kestiği plaka ile uyuşmadığını; bu anlamda her ne kadar plakanın yanlış yazılmış olabileceği düşüncesi gündeme gelecekse dahi üç adet faturanın tamamında böyle bir yanlışlık yapılamayacağını;  her halükarda mahkeme tarafından plaka araştırmasının da yapılması gerektiğini, Müvekkili firmadan kaynaklı herhangi bir gecikme söz konusu olmadığını,  davacı ile müvekkili firma arasında herhangi bir sözleşme olmayıp demurage bedeli adı altında ödeme talebinde bulunmasının kabul edilemeyeceğini; gecikmelerin müvkekilden kaynaklı olduğunun da dosyada sabit olmadığını; varsayıma dayalı olarak tanzim edilmiş iki farklı bilrikişi raporu nedeniyle müvekkili firmadan ödeme talebinde bulunulmasının kabul edilemeyeceğini, Davacı sunduğu dekont ve ... firmasına ait fatura ile dahi zararını ispatlayamadığını; ilgili fatura içeriğinin iş bu davayla uyuşmadığı gibi davacının iddia ettiği demurage bedelleriyle de uygunluk göstermemekte olduğunu; bu kapsamda herhangi bir sözleşme olmadığının da gözetilerek davacının uğramadığı bir zarar bakımından talepte bulunmasının söz konusu olmadığını; gecikmenin müvekkili kaynaklı olmadığını, Davacının, icra takibinde sunmadığı ve süresinde mahkemeye de ibraz etmediği  ... firmasına ait fatura ve dekontun karara esas alınmasının mümkün olmadığını, davacı tarafın icra takibinde ... firmasına ait fatura ile dekontu sunmadığı gibi mahkemeye de süresi içerisinde sunmadığını ancak ikinci bilirkişi raporuna itirazdan sonra sunulan evrakların taraflarınca kabul edilmemiş olmasına rağmen mahkeme tarafından bu yönde herhangi bir karar kurulmadan ilgili evrakalrın gerekçeye esas alındığını, icra takibinde sunulamayan evrakların itirazın iptali davasında sunulmasının mümkün olmadığını; davacı tarafın HMK m.145 kapsamında bir talepte dahi bulunmadığını; dolayısıyla bu yönde herhangi bir talepte bulunmadan ve tüm süreler geçtikten sorna dosyaya haricen evrak sunulmasının mümkün olmadığını,  Davacı tarafın en azından iade edilen fatura bakımından alacağını kanıtlaması gerektiğini; bu kapsamda gerekirse tüm demurage bedellerine ait ödediği dekontları en baştan sunması gerektiğini; aksi taktirde usuli işlemlerin göz ardı kabul edileceğini, ki bu durumun hukukumuzca mümkün olmadığını, usul esastan önce gelir ilkesi gözetilmeden karar verilmesinin doğru olmadığını, davacının, ... firmasına yaptığı ödeme dekontu ve faturasının iş bu davada yer alan uyuşmazlık ile ilgili olmadığını; davacının her hangi bir iş ilişkisinden kaynaklı faturayı iş bu davada kullandığını, mahkeme aksi kanaatteyse dahi ....firmasının kesmiş olduğu faturaya karşılık davacının 26.01.2017 tarihli faturayı kestiğinin düşünülmesi gerektiğini, davacının tek bir zararı için farklı tarihlerde iki farklı fatura kesmesinin kabul edilemeyeceğini, Müvekkili firmadan kaynaklı herhangi bir gecikme söz konusu olmadığı gibi taraflar arasında akdedilmiş bir sözleşmenin de bulunmadığını, HMK 145 kapsamında talepte bulunulmadan icra takibinde dayanak belge olarak sunulmayan bir evrağın ikinci bilirkişi raporundan sonra dosyaya sunulmasının mümkün olmadığını, İleri sürerek, arz ve izah olunan, re’sen dikkate alınacak nedenlerle birlikte, tehir-i icra taleplerinin değerlendirilmek suretiyle; davanın kısmen kabulüne karar veren İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 07/01/2022 tarihli, 22018/1218 E. - 2022/7 K. sayılı kararının  ortadan kaldırılması ile haksız ve mesnetsiz davanın tümü ile reddine  karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; taşıma ilişkisinden doğduğu iddia olunan ve faturaya bağlanan bekleme ücreti ve sigorta bedeli alacağının tahsili amacıyla başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Davacı yan, taşıma işleri organizatörü olarak, davacıya ait emtianın Ankara'dan Romanya'ya taşınması işini üstlendiğini ve emtianın 08/11/2016 tarihinde taşımaya alınması hususunda anlaşıldığını, ancak davacı tarafından taşımayı yapacak araç bu tarihte hazır ettirilmesine rağmen davalının emtiayı hazır etmemesi nedeniyle rezervasyonun iptal edildiğini, dava dışı fiili taşıyıcı yönünden demuraj ve sigorta alacağı oluştuğunu, davacının taşıma işleri organizatörü olarak bu masrafa katlandığını,  ikinci rezervasyonun yapılması üzerine emtianın 18/11/2016 tarihinde yola çıkarılabildiğini ve Romanya'daki alıcısına teslim edildiğini, bu masraflar için davacıya gönderilen takip konusu üç adet fatura bedelinin ödenmemesi nedeniyle başlatılan takibe haksız itiraz edildiğini ileri sürmüş; davalı yan Ankara mahkemelerinin yetkili olduğunu, davacıya bir borçları bulunmadığını, faturaların hangi sözleşmeye istinaden düzenlendiğinin belli olmadığını, davalıdan kaynaklanan bir gecikme de bulunmadığını savunmuştur. İlk derece mahkemesi tarafından taraf delilleri toplanmış ve tarafların ba-bs formları celbedilmiş, önce davalı defterleri üzerinde talimat yoluyla inceleme yaptırılarak mali bilirkişiden rapor alınmış, akabinde davacı defterleri üzerinde inceleme yaptırılarak mali bilirkişiden rapor alınmış, son olarak bir taşıma uzmanı ve bir mali bilirkişiden oluşan heyetten rapor alınmış, son rapordaki tespitler ve rapor tarihinden sonra davacı tarafından dosyaya sunulan dava dışı fiili taşıyıcıya ödeme yapıldığına dair dekont ve fatura hükme esas alınarak davanın asıl alacak yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davalı yanca ileri sürülen istinaf sebepleri; davalının yerleşim yeri itibariyle Ankara Mahkemelerinin yetkili olduğu, mahkemece bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeden ve davacının süresinden sonra sunduğu ... firması tarafından tanzim edilen fatura ve ödeme dekontu hükme esas alınarak karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu, bilirkişiler tarafından davalı defterlerinde kayıtlı olan iki fatura bakımından davalının sorumlu tutulması, davalı defterlerinde kayıtlı olmayan 3.750,00-Euro bakımından ise davacının zararını kanıtlaması gerektiği yönündeki kanaatin hatalı olduğu, davacı tarafından tanzim edilen 22/11/2016 tarihli 3.750,00-Euro bedelli demuraj faturası ile 26/01/2017 tarihli 3.000,00-Euro bedelli faturanın aynı konuya ilişkin olduğu, davacının kestiği faturalardaki plakalarda ... yazıldığını ancak davacının  demuraj bedeli  ödemek zorunda kaldığını iddia ettiği araç plakalarının ... olduğu, davalı tarafından kabul edilememesine rağmen mahkemece hükme esas alınan fiili taşıyıcı ... firmasının davacıya kestiği bekleme ücreti faturasında da ... plakalı araçlar için yedi günlük bekleme süresi  açıklaması bulunduğu,  oysa davacının Türkiye ve Romanya'da olmak üzere toplam on beş gün için bekleme ücreti talep ettiği, böylece mahkemece hükme esas alınan ve davacının zararını kanıtladığı kabulüne dayanak oluşturan ... firması  tarafından düzenlenen faturanın, davacı ile davalı arasındaki dava konusu taşımaya ilişkin olmadığının anlaşıldığı, mahkemece aksi kabul edilecek olsa dahi en fazla yedi günlük bekleme ücretine hükmedilebileceği, davalıdan kaynaklanan herhangi bir gecikme olmadığı yönündedir.Dosyaya mübrez icra dosyası kapsamından; davacının davalı aleyhine 22/11/2016 tarihli, 3.750,00-Euro bedelli, ... plakalı 21/11/2016 kalkış tarihli araç için demuraj bedeli açıklamalı; 30/01/2017 tarihli, 3.000,00-Euro bedelli, .... plakalı 26/01/2017 kalkış tarihli araç için demuraj bedeli açıklamalı; 12/12/2016 tarihli, 238,50-Euro bedelli, ...plakalı 21/11/2016 kalkış tarihli araç için sigorta bedeli açıklamalı üç adet faturaya dayalı olarak, 6.988,50-Euro asıl alacak, 62,03-Euro işlemiş faiz olmak üzere  7.050,53-Euro'nun tahsili amacıyla ilamsız takip başlattığı anlaşılmıştır. Dosyaya mübrez CMR senedi incelendiğinde, 18/11/2016 tarihinde istanbul'da düzenlendiği, göndericinin davalı, alıcının ...fiili taşıyıcının .... firması olduğu, emtianın ....plakalı araçlarla taşınarak 07/12/2016 tarihinde alıcısına teslim edildiği anlaşılmıştır. Dava konusu faturalardan,  30/01/2017 tarihli, 3.000,00-Euro bedelli, 12/12/2016 tarihli, 238,50-Euro bedelli iki adet faturanın davalı defterlerinde kayıtlı olduğu ve davalının kendi defterlerine göre davacıya 3.238,50-Euro borçlu göründüğü, 22/12/2016 tarihli, 3.750,00-Euro bedelli faturanın ise davalı tarafından önce defterlere 22/11/2016 tarihinde defterlere kaydedildiği; ancak davalının bu faturaya karşılık 07/12/2016 tarihli iade faturası düzenleyerek davacıya gönderdiği, iade faturasının davacı tarafından kabul edilmeyerek defterlere kaydedilmediği, davacının kendi defterlerine göre davalıdan takip tarihi itibariyle 6.988,50-Euro alacaklı göründüğü anlaşılmıştır. Davacı vekili tarafından son bilirkişi heyet raporu dosyaya sunulduktan sonra ibraz edilen dekont ve fatura incelendiğinde, dava dışı fiili taşıyıcı .... firması tarafından 22/11/2016 tarihinde davacıya kesilen 3.750,00-Euro bedelli faturada \"demuraj bedeli(7 GÜNLÜK) ...\" açıklamasının yer aldığı, 29/11/2016 tarihli dekontta ise herhangi bir açıklama yer almaksızın davacının dava dışı ... firmasına 3.750,00-Euro havale ettiği bilgilerinin yer aldığı anlaşılmıştır. Davacı vekili tarafından dosyaya sunulan ve davacı çalışanınca davalı çalışanına gönderildiği anlaşılan 25/11/2016 tarihli e-mail de; taşıma için verilen sürelerin tahmini oldukları ve önceden öngörülemeyen fors majör nedenlerden kaynaklanabilecek gecikemler için ceza kabuk edilmeyeceği, aracın Bulgaristan seyri boyunca malzemelerin ölçülerinden dolayı, güzergahı üzerinde bulunan bazı elektrik hatlarının sökülüp, araç geçişine müteakip tekrar takılması gerektiği, bu işlem için, davalıdan rezervasyon alındıktan sonra ... İdaresine başvuru yapılıp, sökme-takma işlemi için personel temin edilmesinin talep edilmesi gerektiği,  alınan randevuya göre ilgili personel araç yanına gelmeden aracın Bulgaristan sınırları içinde yürümesinin mümkün olmadığı, davalının 08/11/2016 tarihinde sizden gelen rezervasyonuna istinaden daha önce gerekli başvuru yapılarak 14/11/2016 tarihi için elektrik idaresinden randevu alındığı, yüklemenin iptal edilmesi nedeniyle  randevunun iptal edildiği,  16/11/2016 tarihinde davalıdan gelen yeni talebe istinaden  23/11/2016 tarihi için yeniden randevu alındığı,  aracın 23/11/2016 tarihinde randevu saatinde Bulgaristan'da olduğu ve ilgili personeli beklemeye başladığı, personelin 24/11/2016 tarihinde öğlenden sonra randevu noktasına gelmesi akabinde aracın seferine devam etmeye başladığı ve şu an için seyir halinde olduğu, akşam saatlerinde Romanya sınırında olmasının beklendiği,  emitanın ebatlarından ötürü gece seyrin yasak olduğu, yerel yetkililerden kaynaklanan gecikmelerin ekstra sürüşler ile kapanamadığı, daha önce yapılan sevkiyatta da benzer sürecin yaşandığı,  bu açıklamalar haricinde gümrük işlemlerinin 18/11/2016 tarihinde saat 19:00 civarlarında tamamlanmış olduğu,  aracın akşam yasal olarak yürüyememesi nedeniyle seyrine 19/11/2016 tarihinde başladığı, ilgili aracın sürelerinde herhangi bir gecikme bulunmadığı, yüklemenin akreditifli olması nedeniyle malzemeyi alıcıya teslim edebilmek için malzemenin serbest olduğuna dair  üzerinde mal bedeli, akreditif numarası, fatura numarası, malzemeye ait herhangi bir seri numarası ve araç plakasının bulunduğu, antetli ve iki davalı yetkilisi tarafından imzalanacak yazının imza sirküleri ile birlikte taraflarına gönderilmesi gerektiği,  yazının ulaşmaması halinde alıcıya teslimat yapılmayacağı, ve bekleme  nedeniyle yaşanacak olası bekleme masraflarının davalıya fatura edileceği hususlarının bildirildiği görülmüştür. Davacı vekili tarafından dosyaya sunulan ve davacı çalışanınca davalı çalışanına gönderildiği anlaşılan 06/12/2016 tarihli e mail de; aracın 30/11/2016 tarihinde tahliye adresine varış yapmış olup gümrüklemesinin tamamlanamamış olması nedeniyle henüz tahliye edilmediği, tedarikçi ile yapmış oldukları görüşmede şantiye tarafından aracın tahliyesinin bugün de yapılmayacağı ve yarın gerçekleşeceği bilgisinin iletildiği, aracın varış tarihi itibarı ile serbest bekleme süreleri de göz önüne alınıp tahliyesine kadar olan süreç ile ilgili oluşan bekleme ücretlerinin yapmış oldukları sözleşme uyarınca davalıya fatura edileceği hususlarının bildirildiği görülmüştür. Davacı vekili tarafından dosyaya sunulan ve davalı yan gönderildiği anlaşılan 09/12/2016 tarihli e-mail yazısında;  yüklemenin 07/12/2016 tarihinde teslim edildiğinin, ilgili aracın 30/11/2016 tarihinde teslim adresine ulaştığının, 30/11/2016 ve 01/12/2016 tarihlerinde Romanya gümrüklerinin kapalı olması nedeniyle işlem göremediğinin, 02/12 tarihi itibarı ile Romanya gümrüklerinin çalışmaya başladığının; ancak emtianın davalı tarafından alıcıya ulaştırılmaması nedeniyle gümrük işlemlerinin tamamlanamadığının ve 07/12/2016 tarihine kadar bekletildiğinin, sözleşme gereği tahliyede serbest bekleme süresinin 24 saat olduğunun, bu süre 03/12/2016 tarihinde dolduğundan, 03/12/2016-07/12/2016 tarihleri arasındaki 5 günlük süre için bekleme oluştuğunun, gün içerisinde davalıya 3.000,00-Euro düzenlenip iletileceğinin, yine sözleşme gereği ücretin %50'sinin yüklemede, kalanın ise malzemenin teslimi ile ödeneceğinin kararlaştırıldığı, ancak hesaplarına herhangi bir ödeme düşmediği,  9.600,00-Euro araç navlun, 3570,00-Euro araç bekleme (yükleme), 3.000,00-Euro araç bekleme(tahliye) ücretlerinin gün içerisinde ödenmesi gerektiğinin belirtildiği görülmüştür. Davacının dava konusu ettiği alacak taraflar arasındaki taşıma ilişkisinden doğan faturaya bağlanmış bekleme alacağına ilişkin olup, HMK'nun 10 ve TBK'nun 89 maddeleri uyarınca davacı alacaklının yerleşim yeri itibariyle İstanbul Mahkemeleri de yetkili olduğundan, ilk derece mahkemesince ön inceleme celsesinde yetki itirazı reddedilmiş bulunduğundan, davalının mahkemenin yetkisine yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.  Dava konusu taşıma uluslararası karayolu taşıması mahiyetinde bulunduğundan CMR hükümlerine tabi olup, Uyuşmazlık konusu taşıma bakımından,  Konvansiyonda hüküm bulunmaması halinde,  MÖHUK'un 29/2 fıkrası uyarınca TTK'nun taşımaya ilişkin hükümleri uygulama alanı bulacaktır. CMR Konvansiyonu'nda bekleme ücretine ilişkin bir düzenleme bulunmadığından uyuşmazlıkta TTK'nun taşımaya ilişkin hükümleri uygulanacaktır. TTK'nun 863/2 fıkrası uyarınca; yükleme ve boşaltma ile ilgili olarak, durumun gereklerine göre belirlenecek makul bir süre için, aksi kararlaştırılmadıkça, ayrıca ücret istenemez. TTK'nun 863/3 fıkrası uyarınca taşıyıcı, sözleşme hükümlerine dayanarak veya kendi risk alanından kaynaklanmayan nedenlerle makul yükleme  veya boşaltma süresinden daha fazla beklerse, bekleme ücreti olarak uygun bir ücrete hak kazanacaktır. Yukarıda yapılan tüm açıklamalar çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde; davacı tarafından, davalıya ile aralarında davalıya ait emtianın Romanya'ya 08/11/2016 tarihinde yükleme yapılacak şekilde Romanya'ya taşınması hususunda anlaşıldığı, bu anlaşma kapsamında fiili taşıyıcı dava dışı ... firmasının organize edildiği ve Bulgaristan elektrik idaresinden taşınan emtianın niteliği gereği yapılması gereken sökme takma işlemleri için 14/11/2016 tarihine randevu alındığı, ancak davalı yanın fiili taşıyıcı tarafından araç hazır edilmesine rağmen 08/11/2016 tarihinde yüklemeden vazgeçtiği, akabinde davacıya yeniden başvurması üzerine bu kez yeniden ... idaresinden 23/11/2016 tarihine randevu alındığı,  taşımanın 18/11/2016 tarihinde dosyaya mübrez CMR senedinde görüldüğü üzere başladığı ve emtianın alıcıya 07/12/2016 tarihinde teslim edildiği, ilk yüklemeden vazgeçilmesi nedeniyle ile ikinci yüklemenin yapıldığı 18/11/2016 tarihine dek geçen süre için 3.750,00-Euro bekleme ücretinin davacı tarafından alt taşıyıcı .... firmasına ödendiği, ayrıca 238,50 Euro sigorta gideri oluştuğu,  yine araç Romanya'ya ulaştıktan sonra gönderenden kaynaklanan sebeplerle beş günlük bir bekleme yaşandığı ve bunun için de 3.000,00-Euro bekleme ücreti oluştuğu, üç ayrı kalem için davalıya gönderilen fatura bedellerinin ödenmediği ileri sürülmektedir. Davacı tarafından düzenlenen  30/01/2017 tarihli, 3.000,00-Euro bedelli, 12/12/2016 tarihli, 238,50-Euro bedelli iki adet faturanın davalı defterlerinde kayıtlı olması, bu faturalara konu bekleme ücretinin davalıya verilen taşıma hizmeti sırasında yapılan bekleme nedeniyle oluştuğuna, sigorta giderinin davalı tarafından kabul edildiğine karine olup, davalı tarafından  mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik olmayıp, bu faturalar yönünden ileri sürülen istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Dava konusu 22/11/2016 tarihli 3.750,00-Euro bedelli fatura bakımından ise, TTK'nun 21/2 fıkrası uyarınca bir faturayı alan kişinin faturayı aldığı tarihten itibaren sekiz gün içerisinde faturanın içeriğine ilişkin bir itirazda bulunmaması halinde bu içeriği kabul etmiş sayılacağı, davalının anılan faturayı defterlerine  22/11/2016 tarihinde kaydettiği, yasal sekiz günlük itiraz süresi içerisinde fatura içeriğine herhangi bir itirazda bulunmadığı, dolayısı ile bu faturaya konu bekleme ücretinin de  davalıya verilen taşıma hizmeti sırasında davacı tarafından yapılan bekleme nedeniyle oluştuğunu kabul etmiş sayıldığı, aksinin davalı tarafından ispat olunamadığı itiraz süresinden sonra düzenlenen 07/12/2016 tarihli iade faturasının davacı tarafından kabul edilmediği, mahkemece bu fatura yönünden davanın kabulüne karar verilmesinin de yerinde olduğu anlaşılmış olup, aksi yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Sonuç itibariyle; ilk derece mahkemesi hüküm ve gerekçesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi, kamu düzenine aykırılık da saptanmadığından   davalı vekilinin istinaf başvurusunun kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.790,43-TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 697,6‬0-TL harcın mahsubu ile bakiye 2.092,83‬-TL'nindavalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 26/09/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ae1e832625e1baa5","SID":"b1646d5ca71e391c"}}