{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2022/604 Esas<br>KARAR NO:2024/1499 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI: 2021/121 Esas - 2021/1232 Karar <br>TARİH:20/12/2021<br>BİRLEŞEN DAVA:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:03/10/2024<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin ... Şubesi'ne ait, ... Şti tarafından keşide edilen 59.000,00-TL tutarlı 24/10/2020 tarihli, ... nolu çeki temlik cirosu ile ... A.Ş'ye ödenmek üzere ciro ettiğini, çekin .... Kargo tarafından ... A.Ş'nin adresine kargolandığını, çekin kargo elemanının elinde iken çalındığını, buna ilişkin olarak Gaziantep 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/403 esas sayılı dosyası ile çek zayii davası açıldığını, açılan bu davanın 16/11/2020 tarihli celsesinde davalıya karşı çek istirdat davası açmak üzere taraflarına süre verildiğini, bunun üzerine işbu davayı açtıklarını, müvekkilinin çeki ... A.Ş emrine gönderdiğini ancak ellerine ulaşmadan çalındığını, ... A.Ş'nin kaşesi ve imzasının sahte olarak kullanılarak çekin tedavül edildiğini, çek üzerinde tahrifat yapıldığını beyanla davaya konu çekin davalıdan istirdatı ile müvekkiline iadesine ve çek üzerine ödeme yasağı konulmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Birleşen davada davacılar vekili dava dilekçesi ile; davalı ... tarafından müvekkili şirketler aleyhine ... sayılı dosyası üzerinden davaya konu çalıntı çek nedeni ile kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını, çekin ... Kargo tarafından ... A.Ş'nin adresine kargolandığını, çekin kargo elemanının elinde iken çalındığını, müvekkilinin çeki ... A.Ş emrine gönderdiğini ancak ellerine ulaşmadan çalındığını, ... A.Ş'nin kaşesi ve imzasının sahte olarak kullanılarak çekin tedavül edildiğini, çek üzerinde tahrifat yapıldığını davalı/alacaklı ...'nın işbu çekin çalıntı olduğunu bile bile kötüniyetli olarak icra takibi başlattığını beyanla müvekkilleri aleyhine yapılan takipte davalılara borçlu olmadıklarının tespiti ve icra takibinin tedbiren durdurulmasına, işbu dava dosyasının Gaziantep 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/656 Esas sayılı dosyası (Yetkisizlik kararı ile Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/121 Esas sayılı sırasına kaydı yapılmış olmakla) ile birleştirilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  Müvekkili şirketin ikametgah adresinin İstanbul olduğunu, bu nedenle davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, müvekkili iyiniyetli meşru hamil olup çekin kaybolduğuna ilişkin iddialara karşı hiçbir bilgisi ve sorumluluğunun bulunmadığını, ciro silsilesinin düzgün olduğunu, bu nedenlerle davanın öncelikle yetkisizlik nedeniyle usulden reddine, çekin kaybolduğu iddiaları ile ilgili müvekkilinin sorumluluğu bulunmaması ve çekin illetken mücerret olma özelliği bulunması nedeniyle davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen davada davalı ... vekili cevap dilekçesi ile; davacı tarafından aynı çek ile ilgili olarak Bakırköy 1. ATM'nin 2021/121 Esas sayılı dosyası ile dava açılmış olduğundan bu davanın derdestlik nedeniyle reddinin gerektiğini, davadan önce arabuluculuk yoluna başvurulmadığından davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, dava konusu çekte ciro silsilesinin bozulmadığını, çekin kambiyo vasfını haiz olduğunu, müvekkilinin iyi niyetli meşru hamil olduğunu, çeki bir önceki ciranta olan davalı ... .. Şirketi'nden aldığını, çekin kayıp olduğu iddiası ile ilgili hiçbir bilgisi ve sorumluluğunun olmadığını, müvekkilinin ticari defter tutma yükümlülüğünün de olmadığını beyanla davanın reddine, davacı aleyhine %20 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen davada davalı ... .... A.Ş. vekili cevap dilekçesi ile; diğer davalı ... tarafından müvekkili aleyhine ... sayılı dosyası ile kambiyo takibi başlatıldığını, takibe konu çekin çalıntı olduğunu, müvekkilinin eline geçmeden çalındığını ve müvekkili adına sahte kaşe ve ciro kullanılmak suretiyle ciro edildiğini, bu nedenle takibin durdurulması için İstanbul 4. İcra Hukuk Mahkemesi'nde dava açtıklarını, müvekkili şirket ile davacı .... Şti. arasında bir ticari ilişki olduğunu, çekin bu ticari ilişkiye dayalı olarak adı geçen davacı tarafından ciro edilerek müvekkiline gönderilmek üzere kargoya verildiğini,  çekin kargoda çalındığını beyanla davanın reddine ve aleyhlerine yargılama gideri ile vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi'nin 20/12/2021 tarih 2021/121 Esas - 2021/1232 Karar sayılı kararında;\"....Ana Dava Yönünden;Dava, 6102 sayılı TTK’nın 792. maddesi uyarınca açılmış bulunan çek istirdadı davasıdır.6102 sayılı TTK'nın 792. maddesinde \"Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790'ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.\" şeklinde bir düzenlemeye yer verilmiştir. Bu düzenleme uyarınca rızası hilafına elden çıktığı ileri sürülen çekin istirdatına karar verilebilmesi için davacının dava konusu yaptığı çekin yetkili hamili olduğunu kanıtlaması yanında, çeki elinde bulunduran yeni hamilin çeki kötü niyetle iktisap ettiğini ya da iktisapta ağır kusuru bulunduğunu ispat etmesi gereklidir. Bu durum karşısında davada ispat yükü çekin istirdatına karar verilmesini talep eden davacıya ait olup aksinin kabulü kıymetli evrakın mücerretlik ilkesini ortadan kaldırır.Somut olayımızda tarafların iddiaları doğrultusunda delilleri toplanmış, özellikle hırsızlık iddiası yönünden soruşturma dosyası celp edilmiş, İstanbul CBS'nin 2020/180905 soruşturma sayılı dosyanın derdest olduğu, meçhul şüpheli yönünden daimi arama kararı alındığı anlaşılmış, mevcut soruşturma dosyası yönünden dosyamız davalıları nezdinde bir soruşturma bulunmadığı, davalıların çeki iktisapta kötü niyetli ya da ağır kusurlu olduklarının davacı tarafından ispatlanamadığı, davalıların iyi niyetli 3. şahıs konumunda olduğu dikkate alınarak ana dava hakkında aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.Birleşen Dava Yönünden;Dava, çekten kaynaklı yapılan takipten ötürü davacının davalılara borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.Öncelikle ispat müessesesini açıklamakta fayda var. Bilindiği üzere, hakim, davada hangi vakıaların ispat edilmesini tespit ettikten sonra, bu vakıaların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği sorusuyla karşılaşır; buna ispat yükü denir. Kendisine ispat yükü düşen taraf için, bu bir yükümlülük(mükellefiyet) değil, sadece bir yüktür(külfettir). Taraf kendisinin ispat etmesi gerektiği vakıayı ispat edemezse karşı taraf ve mahkeme onu mutlaka ispat etmesini isteyemez, bilakis kendisine ispat yükü düşen taraf , o vakıayı ispat edememiş sayılır.(Kuru, Medeni Usul Hukuku, 2016, sy 319)Menfi tespit davalarında ispat yükü alacaklı olduğunu iddia eden davalı üzerinde olsa da uyuşmazlık eğer kambiyo senedinden kaynaklanıyor ise bu halde ispat yükü uyuşmazlık konusu kambiyo senedinden ötürü borçlu olmadığını iddia eden davacı üzerinde olur. Nitekim olayımızda da ispat yükü  davacı üzerindedir. Tafların delilleri bu muvacehe ölçüsünde toplanıp yargılama sonuçlandırılmıştır.Uyuşmazlık konusu çekin incelenmesinde ciro zincirinin düzgün olduğu, çekin tahrifata uğradığının ispat edilemediği, soruşturma dosyasının davalıların kusurunu ya da kastını ispatlar nitelikte olmadığı, zira ana dava gerekçesinde belirtildiği üzere soruşturma dosyasında davalılar hakkında herhangi bir şikayet bulunmadığı gibi, failin de tespit edilemediği, davacının davalılardan ... şirketine çeki imzalayıp kendisinin verdiğini bizzat beyan ettiği buna bağlı olarak davacının kendi imzasını inkar etmediği, çek üzerinde imzası bulunan diğer cirantalardan birinin imzasının sahte olması halinde bile imzaların istiklali ilkesi gereği çekin kambiyo vasfını koruyacağı ve borçlunun bu durumu çeki elinde bulundurana karşı ileri süremeyeceği, diğer davalıların iyi niyetli 3. şahıs konumunda oldukları, davacının iddiasını mevcut dosya kapsamında ispatlayamadığı dikkate alınarak birleşen dava hakkında aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.\"gerekçesi ile ''Mahkememiz ana dava dosyası ve mahkememiz dosyası ile birleşen İstanbul 9. Asliye ticaret mahkemesi'nin 2021/70 esas sayılı dava dosyası yönünden DAVALARIN AYRI AYRI REDDİNE,'' karar verilmiş ve asıl ve birleşen davada verilen karara karşı asıl dava davacı, birleşen davada davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Asıl davada davacı birleşen davada davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkilleri tarafından davalılar aleyhine açılan istirdat ve menfi tespit (birleşen dava) talepli davaların Yerel Mahkemece reddolduğunu, Yerel mahkemece verilen bu kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu;Yerel Mahkemenin asıl dava ve birleşen davada davalının kötü niyetli hamil olduğunun, kastının ve kusurunun olduğunun ispatlanamadığı, soruşturma dosyasında da davalının adının geçmediğini gerekçe gösterdiğini, davalı ...'nın kötü niyetli hamil olduğunu, bu hususu dava dilekçesinde ve diğer beyanlarda belgeleri ile ispat ettiklerini, ayrıca davaya konu çekin çalınması olayında müvekkili şirkete ait çek ile birlikte 17 adet çekin çalındığını, bu konu ile alakalı da ... esas sayılı soruşturmanın yürütüldüğünü, çalınan bir kısım çeklerin davalı ... elinde çıkınca hem kendilerinin hem de diğer mağdurların bu dosyaya ...ile ilgili dilekçe verdiklerini ve soruşturmanın genişletilmesinin talep edildiğini, yani ... ile ilgili de savcılığa ihbarda bulunulduğunu, ancak ... ile ilgili soruşturmanın son en aşamada net olmadığını, Yerel mahkemenin bu hususu tam araştırmadığını, eksik inceleme yaptığını, bu yönden kararın kaldırılması gerektiğini;Davalı alacaklı ...'nın iş bu çekin çalıntı olduğunu bile bile kötü niyetli olarak icra takibi başlattığını, davalının kötü niyetli iktisap sahibi olduğunu ve 6102 Sayılı TTK madde 792 gereği çeki iade etmesi gerektiğini, davacı .... Şti. tarafından çekin keşide edilerek davacı .... Şti. 'ye teslim edildiğini,  davacı .... Şti.'nin ise bu çeki  temlik cirosu ile birleşen davada davalı ... ... A.Ş. (...) emri havalesine ödenmek üzere ciro ettiğini, temlik cirosu ile .... Şti. tarafından cirolanan bu çekin muhataba teslim edilemeden, davacı .... Şti.'nin elinde zayi olduğunu, davacı .... Şti. çeki temlik cirosu ile ciroladıktan sonra ... Kargo Şirketinin .... gönderi kodlu kargosu ile diğer takip borçlusu görünen birleşen davada davalı ... A.Ş.'nin İstanbul adresine kargoladığını, iş bu çek ve başkaca bir çok şirkete ait 18 adet çekin kargo şirketi elemanı Murat Şimşek'in beyanına göre, dağıtımdayken çalındığını, karakol ifade tutanakları ve aynı dağıtımda çalınan kargo çekleri listesinin de dosyaya sunulduğunu;Davacı .... Şti. tarafından bu çekin iptali için 17/07/2020 tarihinde Gaziantep 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/403 esas sayılı dosyasında çek zayi davası açıldığını ve tedbir kararı alındığını, ancak dava devamında çekin davalı eliyle bankaya ibraz edildiğini, bunun üzerine davalı aleyhine Gaziantep 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/656 Esas sayılı dosyası üzerinden çek istirdat davası açıldığını ve bu davada da çekin ödenmesinin engellenmesi için tedbiren men kararı alındığını, bu davada mahkemece yetkisizlik kararı verdiğini ve dosyanın birleşen İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/70 esas sayısına geldiğini;Davacı .... Şti.'nin çek zayi davası açtığı gün kendilerini, ... isimli finans kuruluşu yetkilisinin ... numaralı ve ... numaralı telefondan arayarak, çek ile ilgili ve çekin temlik cirosu ile devredildiği şirket olan ...  Şirketi ile ilgili bilgi talep ettiğini, ...yetkilisi ile davacı .... Şti. yetkilisi arasında yapmış oldukları görüşmelerde; factoring yetkilisi davacı .... Şti. ye, \"çekin ciro silsilesi ile bir müşterilerine geleceğini, müşterilerinin de factoring şirketinde çeki bozdurmak istediğini\" beyan ettiğini,  davacının ise \"çekin çalıntı olduğunu, çekin temlik cirosu ile cirolandığını, eğer çekin arka yüzünde ...  A.Ş. cirosu var ise bu cironun ve kaşenin sahte olduğunu\" beyan etmesi üzerine, factoring yetkilisinin davacıya yardımcı olmak adına çekin arka yüzünün görüntüsünü gönderdiğini;İtiraz konu icra takibine dayanak iş bu çekin, factoring tarafından davacı .... Şti.'ye gönderilen  arka yüz görüntüsü incelendiğinde çeki çalan kişilerin daha çek çalınır çalınmaz, çeki piyasaya sürdükleri, birleşen davada davalı ...  A.Ş. adına sahte imza yaparak, kaşe ve ciro ettikleri, akabinde de şüpheli birleşen davada davalı ... Şti. ve ... Proje ... (...) kaşesini vurduklarının tespit edildiğini;...şirketi yetkilisinin yönlendirmesi ile çeki en son elinde bulundurduğunu söyleyen ve kendini... diye tanıtan bir şahsın 17/07/2020 günü davacı .... Şti. vekili sıfatı olarak kendisini ... nolu telefondan arayarak bilgi aldığını, çeki elinde bulunduran ve ... numaralı telefonu kullanan ve kendini ...olarak tanıtan şahsa \"çekin çalıntı olduğu, çekteki imzaların ve ciroların da sahte olduğu, özellikle ...  A.Ş. adına vurulan kaşe ve imzanın sahte olduğu, şuanda çeki elinde bulundurarak, çeki piyasaya sürmemesi gerektiği, çek ile ilgili dava açıldığı, suç duyurusunda bulunulduğu, bu saatten sonra çeki piyasaya sürmesi halinde kötü niyetli olacağı ve bu işten  hukuken sorumlu olacağının\" anlatıldığını, o gün şahıs ile,  davacı .... Şti. vekili sıfatı ile;  3-4 tane  görüşme yapıldığını, görüşme kayıtlarına ilişkin telefon ekran görüntüsünün dosyada olduğunu, şahsın görüşmelerde; iyi niyetli olduğunu beyan ederek kendisine çeki veren ... şirketine ulaşmaya çalışacağını ve geri dönüş yapacağını beyan ettiğini; Ancak çekin arka yüzü detaylı incelendiğinde ... isimli şahsın kaşedeki TC kimlik numarasının bir numara eksik olduğu, kednini ... ve son ciranta olarak tanıtmasına rağmen kendilerini aradığı 0... nolu telefonun bir önceki ciro olan  birleşen davada davalı .... Şti.'nin kaşesindeki telefon olduğunun tespit edildiğini, bunun üzerine tekrar kendini ... isminde tanıtan şahsı arayıp durumu söylediğinde, bu defa kendilerine .... Şti.'nin de kendi şirketi olduğunu, bu konu ile ilgilendiğini ve kendilerine geri dönüş yapacağını bildirdiğini;Kendisini ...diye tanıtan bu şahsın kötü niyetli olduğunun anlaşılması üzerine; aynı gün 17/07/2020 tarihinde birleşen davada davalı ... Şti. ve ... isimli şahsa davacı .... Şti. tarafından Gaziantep .... Noterliği'nin ... yevmiye nolu ihtarnamesinin gönderildiğini, ihtarnamede çekin çalıntı olduğu, çeki piyasaya sürmemeleri gerektiği, bu konuda yasal sorumluluklarının olduğunun ihtar edildiğini, bu ihtarnamenin bir suretinin de ...isimli şahsa whatapp uygulaması üzerinden 17/07/2020 saat 17:02 de gönderildiğini ve şahıs telefon ile aranarak bilgi verildiğini ve uyarıldığını, ihtarname sureti ve Whatsapp ekran görüntülerinin dosyada olduğunu;Kargodan çek çalma olayının son yıllarda bir vurgun haline dönüştüğünü, yeni bir dolandırıcılık yöntemi olduğunu, bu kargoda çek çalınması olayının ulusal basında \"...\" adı altında bir çok habere konu olduğunu, haber linki (....) şeklinde olup, haber detayına ilişkin çıktının dosyada olduğunu, bu şekilde bir çok firmanın mağdur edildiğini, dolandırıldığını, İstanbul'da çalınan çekin, aynı gün sahte kaşe imzalarla piyasaya sürüldüğünü,  3 tane ciro ile Ankara'da ortaya çıkmış gözüktüğünü, bu işin organize bir iş olduğunu, bu konuda yukarıda anılan şirket ve şahıslarla ilgili olarak da davacı .... Şti. tarafından savcılığa suç duyurusunda bulunulduğunu;Bu kargo çeki çetesinin içinde ve belki de başında davalı ...'nın olduğunu, davacı .... Şti. tarafından davalıya karşı yukarıda anılan çek zayi  ve çek istirdatı davaları devam ederken davalının kötü niyetine dair çok önemli bir kaç gelişme daha olduğunu, Erzurum'da ... isimli şahsa ait çekin de yine kargoda çalındığını ve bu çalıntı çekin de ...'nın eline geçtiğini, çek sahiplerinin Erzurum Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/ esas sayılı dosyası üzerinden ... hakkında dava açtığını ve tedbir kararı aldırdıklarını;Gaziantep Merkezli ... Şti.'ye ait bir çekin 24/07/2020 de benzer şekilde İstanbul'da kargo dağıtımında çalındığını, bu firmanın da Gaziantep 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/436 Esas sayılı dosyasında çek zayi davası açtığını, ... çekinin de yine kargoda çalındığını ancak bu çekin İstanbul'da, davaya konu çekin çalınmasından 10 gün sonra başka bir kargo şirketinin elinde (mng kargo, bizim çek yurt içi kargodan çalınmış idi) çalındığını, ancak 15 milyon nüfuslu istanbulda 10 gün ara ile farklı yerlerde farklı kargo şirketlerinden çalınan çeklerin, ...'nın eline geçtiğini, bu davalara ilişkin emsal belgelerin dosyaya sunulduğunu, bu durumun hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının kötü niyetli olduğunu, hukukun ise kötüniyeti korumadığını;Kaldı ki bu olayların tek de olmadığını, farklı firmalar ve şahıslara ait çeklerin (mesela ...)  farklı firmalar üzerinden cirolanarak ...'da toplandığını  ve piyasaya sürüldüğünü, bu kargo ile çalınan çekler için Türkiye'nin çeşitli illerinde benzer davalar açıldığını ve mahkemelerce tedbir kararları verildiğini, görünürdeki durumda; ...'nın, kargo çalışanları ile şebeke halinde, içinde çek olan kargoları hırsızlık süsü ile çaldığını ve piyasaya sürdüğünü, davalının, bu noktada da her türlü gayri yasal işlemi gerçekleştirdiğini, eldeki çek nama yazılı olmasına rağmen üzerinde tahrifat yapılarak piyasaya sürüldüğünü, ilk sunulan çekin ilk arka yüz görüntüsünde... şirketinden sonra ... Matbaa...isimli şahsın kaşe ve imzasının mevcut olduğunu, ancak bankaya sunulan çek görüntüsünde bunun tahrifat yolu ile tamamen yok edildiğini ve direkt çeki elinde bulunduran şahsın cirosunun eklendiğini, bu hususun dahi ortada nitellikli bir çalınma, dolandırılma olayanın varlığını gösterdiğini;Davacı .... Şti. ile çeki namına keşide ettiği davacı .... Şti. arasında yasal ticari ilişki mevcut olduğunu, bu ticari ilişkiyi gösteren fatura ve cari hesap ekstrelerini dosyaya sunduklarını, yine davacı .... Şti. ile de onun çeki gönderdiği birleşen davada davalı ...  A.Ş. arasında ticari ilişki mevcut olduğunu, bu iki şirket arasındaki ticari ilişkiyi gösteren faturalar ve cari hesap ekstrelerini de dosyaya sunduklarını,  dava konusu çekin ..A.Ş. namına temlik cirosu ile ciro edildiğini ancak bu şirkete teslim edilmeden çalındığını, çekin sahte kaşe ve imza ile cirolandığını, ciro silsilesinin bu aşamada, yani çeki davalının eline geçmeden koptuğunun tüm belgelerle sabit olduğunu, kaldı ki davalı tarafın da ne müvekkili ne de daha sonraki cirantalar olan.... Şti. ve ... Matbaa ...ile aralarında bir ticari ilişki olmadığını, çekin davalılardan ... şirketi eline geçmediği için, bu şirketin bu çeke karşılık olan malları da göndermediğini, dolayısıyla birleşen davada davalı ...'na bu çekten dolayı borçları olmadığını, hem ciro silsilesi koptuğunu hem de borç ilişkisinin sona erdiğini;Davalı ...'nın davacı .... Şti. tarafından Gaziantep 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/403 Esas sayılı dosyasına sunmuş olduğu 28/10/2020 tarihli dilekçede; ... ve ... ile arasındaki ticari ilişkiyi kanıtlayamadığını, sadece iyi niyetli 3. kişi olduğunu, bu nedenle artık davanın konusuz kaldığını beyan ederek ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını talep ettiğini, zira çekleri ne şekilde ele geçirildiği belli olmayan çeklerin, iyi niyet karinesine dayanılarak iktisabının hakkın açıkça kötüye kullanılması sonucunu da doğurduğunu;Davalı taraf iyi niyetli meşru hamil görünümünde çeki icra takibine konu etmiş ise de; iyi niyetli iktisabın oluşabilmesi için; hamilin söz konusu durumu bilmememesi ve de bilebilecek durumda olmaması gerektiğini, dava konusu olayda davalı tarafın, kambiyo vasfına güvenerek hareket ettiği izlenimi verdiğini, oysa ki dava konusu çekin, karekodlu bir kambiyo evrakı olduğunu, dolayısıyla 01.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren Çek Yasası gereğince karekodun çek üzerinde bulunmasının zorunlu hale geldiğini, karekodlu çek sisteminin; çeki alacak olan kişi tarafından çekin keşidecesinin geçmiş ödeme performansının görüntülenmesine ve ayrıca çek üzerindeki bilgiler ile karekod içindeki bilgilerin tutup tutmadığını kontrol etmesine imkan sağlayan bir sistem olduğunu, ilave olarak çek sahteciliğini azaltmak üzere çekin sahibi banka tarafından sağlanan bilgilerle çek bilgilerinin kayıtlarda olup olmadığının, hali hazırda kayıp veya çalıntı bildirimi yapılıp yapılmadığı ile daha önce tahsil edilmiş bir çek olup olmadığının kontrol edildiğini, kare kodlu çek raporunun alınması için keşideci veya diğer cirantalardan izin alınmasına gerek olmadığını, zira sorgu şeklinin çok kolay ve pratik bir şekilde yapılabildiğini, anında da çek raporu elde edilebildiğini, kanun hükmünün amacının kambiyo senedinin dolaşımındaki riskleri azaltmak ve mağduriyetleri ortadan kaldırmaya yönelik olduğunu beyanla istirdat ve menfi tespit (birleşen dava) davasının reddine dair Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/121 Esas 2021/1232 Karar sayılı ilamının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Asıl dava çek istirdadı, birleşen dava çek ve bu çeke dayalı olarak başlatılan icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti taleplerine ilişkindir.Asıl davada davacı taraf, ... Şubesi'ne ait, .... Şti. tarafından keşide edilen, 59.000,00 TL bedelli, 24/10/2020 tarihli, ... nolu çeki aralarındaki ticari ilişkiye istinaden ... . . A.Ş. emrine ciro ederek adı geçen şirkete gönderilmek üzere kargoya verdiğini, çekin başka çekler ile birlikte kargo görevlisinin elinde iken çalındığını, ardından ... ... A.Ş. adına sahte kaşe ve imza ile ciro edilerek tedavüle sokulduğunu, çeki elinde bulunduran ve zayi nedeniyle açılan iptal davasında Mahkemeye ibraz eden davalının kötü niyetli hamil olduğunu beyanla çekin istirdadına karar verilmesini talep etmiş, asıl davada davalı taraf, çeki bir önceki cirantadan aldığını, çekte ciro silsilesinin düzgün olduğunu, çekin çalınması ile ilgili bir bilgisi ve sorumluluğunun bulunmadığını, iyi niyetli meşru hamil olduğunu beyan ederek davanın reddini savunmuş, birleşen davada davacılar, aynı iddialar ile çekin konu edildiği icra takip dosyasında davalılara borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep etmiş, birleşen davada davalı ... asıl dava ile aynı savunma sebeplerini ileri sürerek davanın reddini, birleşen davada davalı  ... . A.Ş. ise, çekin davacı .... Şirketi tarafından aralarındaki ticari ilişki nedeniyle ciro edilerek kendisine gönderilmek üzere kargoya verildiğini ve kargoda çalındığını, çekte adına atılan imza ve kaşenin sahte olduğunu beyan ederek davanın kendisi yönünden reddine karar verilmesini talep etmiş, Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiş, karara karşı asıl davada davacı, birleşen davada davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.T.C. Anayasası'nın 141/3. maddesi hükmüne göre, bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılmalıdır. 6100 sayılı HMK'nın 297 ve 298. maddeleri uyarınca mahkeme kararları asgari olarak iki tarafın iddia ve savunmalarının özetlerini, incelenen maddi ve hukuki olayın özünü, mahkemeyi sonuca götüren gerekçelerin neler olduğu hususlarını ihtiva etmeli, hükmün sonuç kısmında taleplerden her biri hakkında verilen hüküm açık ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmelidir. Kararın gerekçesiz oluşu, gerekçe ile hüküm arasında veya gerekçenin kendi içerisindeki çelişki, açık bir kanuna ve kamu düzenine aykırılık hali olup, İstinaf aşamasında re’sen nazara alınması gerekmektedir.Asıl dava yalnızca davacı .... Şti.  tarafından yalnızca davalı ... aleyhine açılmış olmasına rağmen Mahkemece verilen gerekçeli karar başlığında asıl davada davacı olmayan ..... Şti. davacı olarak, yine davalı olmayan ... A.Ş. ile ... Şti. davalı olarak gösterilmiş, gerekçe kısmında davalı olmayan şirketler hakkında çekin iktisabı yönünden değerlendirme yapılmış, hüküm fıkrasında davalı olmayan ... A.Ş. lehine vekalet ücretine hükmedilmiş, gerekçeli kararda birleşen davada davalılar ... ve ... . A.Ş.'nin cevap dilekçesi ve savunma sebepleri gösterilmemiş, yine birleşen davada her bir davacı ve her bir davalı yönünden ileri sürülen iddia ve savunmalar, takip dosyasındaki konumları ve dosya kapsamında bulunan deliller ayrı ayrı değerlendirilmek suretiyle bir gerekçelendirme yapılmasızın tüm davalıların iyi niyetli üçüncü kişi konumunda olduklarından bahisle davanın reddine karar verilmiş ve kabule göre de birleşen davada davalı ...'nın kötü niyet tazminatı talebi hakkında olumlu/olumsuz bir karar verilmemiş olup, verilen karar öncelikle açıklanan bu sebeplerle usul ve yasaya aykırı olmuştur. Bu hususlar kamu düzenine aykırılık hali oluşturduğundan Dairemizce re'sen incelenmiştir.Kabule göre de; 6102 Sayılı TTK'nın 792. maddesi uyarınca; çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790. maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür. Anılan yasal düzenlemeye göre; çek istirdadı davasında davacı istirdadını talep ettiği çekin yetkili ve meşru hamili olduğunu, çekin elinden rızası hilafına çıktığını ve çeki eline geçirmiş bulunan yeni hamilin çekin iktisabında kötü niyetli veya ağır kusurlu olduğunu ispatla yükümlüdür. Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıdadır. Ancak alacak kambiyo senedine dayanıyorsa, kambiyo senetleri sebepten mücerret olduğundan ispat yükü davacı borçludadır.Somut olayda; asıl davada davacı ve birleşen davada davacılar vekili tarafından istinaf dilekçesinde ileri sürülen tüm sebepler, asıl ve birleşen davada sunulan dava, beyan ve itiraz dilekçeleri ile de ileri sürülmüş, bu kapsamda özellikle dava konusu çekte birleşen davada davalı ... A.Ş.'nin kaşe ve imzası ile atılan cironun sahte olduğu, çekin çalınmasından sonra .... Şirketi tarafından arandıkları, bu şirket tarafından çekin ... tarafından kendilerine verilmek istendiği beyan edilerek bilgi istendiği ve talep üzerine çekin arka yüzünün görüntüsünün kendilerine gönderildiği, bu görüntüde çekte ...  A.Ş. adına atılan sahte cirodan sonra sırasıyla ...-...'e ait ciroların bulunduğu, bunun üzerine ... isimli kişi ile telefon görüşmesi yaptıkları ve çekin sahte ciro ile piyasaya sürüldüğünü bildirdikleri, .... Matbaa-...e bu hususu bir kez de Noter ihtarnamesi ile bildirdikleri, daha sonra icra takibine konulan çekte ise ...'e ait cironun silindiği ve doğrudan .. Şirketi tarafından davalı ...'ya ciro edildiği, çekte tahrifat yapıldığı beyan edilmiş ve iddianın ispatı kapsamında çek görüntüsü, Noter ihtarnamesi ve arama kayıtları sunulmuştur. Davacı tarafından sunulan çek görüntüsüne göre çekin arka yüzünde sırasıyla ... A.Ş.,  ...Şti. ve ...Matbaa-...'e ait ciro bulunmakta iken, icra takibine konu edilen çekin arka yüzünde ...  A.Ş. .... Şti. ve ...'nın cirosunun bulunduğu, ...'e ait cironun bulunmadığı görülmüş olmakla Mahkemece söz konusu iddia hakkında bir araştırma yapılmamış, çek aslı celp edilerek incelenmediği gibi davacıların bu iddiaları ve delilleri konusunda gerekçeli kararda herhangi bir değerlendirmeye yer verilmemiştir. Birleşen davada davalı ... ... A.Ş. cevap dilekçesi ile çekte kendisi adına atılan imza ve kaşenin sahte olduğunu, davalı ... Şti. ile aralarında ticari ilişki olmadığını, icra takibinin iptali için İcra Hukuk Mahkemesinde dava açtıklarını beyan etmiş olup, Mahkemece davacıların bu davalılara karşı da menfi tespit taleplerinin bulunduğu gözetilerek bir araştırma ve değerlendirme yapılmamış, doğrudan tüm davalıların iyi niyetli olduklarından bahisle davanın reddine karar verilmiş olup verilen karar bu yönleri ile de usul ve yasaya aykırı olmuştur.Açıklanan nedenlerle Mahkemece öncelikle birleşen davada davacı tarafa, netice-i talebinin açıklattırılması, hem icra takibi, hem de çek nedeniyle borçlu olup olmadıklarının tespitinin talep edilip edilmediğinin sorulması, yalnızca takip nedeniyle borçlu olmadığının tespiti talebi varsa her bir davacı ve davalının takipteki konumu nazara alınarak değerlendirme yapılması, asıl ve birleşen davada; davalı ... ile ilgili davacılar tarafından yapılmış bir şikayet olup olmadığı, daimi arama kararı verilen soruşturma dosyasında soruşturmanın genişletilmesine karar verilip verilmediğinin araştırılması, derdest bir soruşturma var ise, davaya doğrudan etkisi bulunması sebebiyle neticesinin beklenilmesi, dava dışı ... Şirketi'nden davacıların iddia ettiği görüşme kayıtlarının sorulması ve var ise çekin ön ve arka yüzünün görüntüsünün istenilmesi, bundan sonra çek aslı dosyaya alınarak ciro silsilesin kontrol edilmesi, tahrifat ve ciro silsilesinde kopukluk olup olmadığının incelenmesi, davacı ... Şirketi tarafından ... Şirketi'ne gönderilen Noter ihtarnamesinin tebliğ edilip edilmediğinin araştırılması, davalı ...  A.Ş. tarafından sahte imza ve kaşe iddiası ile İcra Hukuk Mahkemesi'nde açılan dosyanın akıbetinin araştırılması ve değerlendirilmesi, davalılar ... ... A.Ş., ... Şti. ve ... arasında herhangi bir ticari ilişkinin bulunup bulunmadığı hususunda gerekli inceleme ve araştırmanın yapılması, ticari defterlerin incelenmesi, davalı .... Şti.'nin geçerli bir vergi kaydının bulunup bulunmadığı, şirketin faal olup olmadığı, ticari faaliyeti terk etmiş ve mükellefiyeti sonlandırılmış ise ise bu tarihin ne olduğunun araştırılması, Çeklerde Karekod Uygulamasına İlişkin Tebliğ hükümleri de nazara alınarak çek ile ilgili olarak karekod uygulamasından tedbir kararının öğrenilip öğrenilemeyeceği, hangi tarihte öğrenilebileceğinin araştırılması, yapılacak bu araştırma ve incelemelerden sonra asıl davada yalnızca davacı .... Şirketi'nin davalı ... hakkında çekin istirdadı talebi bulunduğu gözetilmek suretiyle davalının çeki iktisabında kötü niyetli olup olmadığı değerlendirilerek karar verilmesi, birleşen davada ise her bir davacının her bir davalıya yönelik menfi tespit talebi bulunduğu ve neticei talep konusunda yapılacak açıklama ile davalı ... Şirketinin cevap dilekçesindeki beyanları da gözetilmek suretiyle ayrı ayrı değerlendirme yapılarak karar verilmesi, yine tarafların kötü niyet tazminatı talepleri hakkında da olumlu/olumsuz bir karar verilmesi gerekmekte olduğundan asıl davada davacı, birleşen davada davacılar vekilinin asıl ve birleşen davaya yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile, İlk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Asıl davada davacı ve birleşen davada davacıların istinaf başvurusunun KABULÜ ile;Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/12/2021 Tarih ve 2021/121 Esas- 2021/1232 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf edenler tarafından asıl ve birleşen dava için ayrı ayrı yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına, ayrı ayrı yatırılan istinaf karar harçlarının talep halinde asıl ve birleşen davada davacılara iadesine, 3-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 4-Artan gider avansı olması halinde avansı  yatıran tarafa iadesine, 5-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 03/10/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"70620a002fcb5d6b","SID":"a2aff962a99bd596"}}