{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/712 Esas <br>KARAR NO: 2024/1543 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:  BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI:  2019/349 Esas - 2021/1211 Karar<br>TARİH: 16/12/2021<br>DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 10/10/2024<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, ... Öğrenci Yurdu'nun içerisinde bulunan kafe ve kantindeki yemek hizmetlerini vermeyi ihale yoluyla üstlendiğini ve yemek hizmeti verdiğini, bu hizmetlerin verilmesine ilişkin yeni ihaleyi ise davalının kazandığını ve kafe ve kantindeki yemek hizmetlerini verme işini davacıdan devraldığını, davacının söz konusu hizmeti vermek için birçok mal almak zorunda kaldığını, davacı ile davalı arasında yapılan anlaşmayla, söz konusu malların davalı tarafından satın alınmasının ve bedelini davacıya ödenmesinin kararlaştırıldığını, bunun üzerine davacının davalıya, davalı tarafından satın alınacak olan malların listesini ve bedelini içeren KDV dahil toplam 450.000 TL bedelli faturanın düzenleyip gönderdiğini, davalının fatura bedeline itiraz etmediğini, fakat davalının, fatura bedelinin bir kısmını ödediğini, 170.976,56 TL'lik kısmını ise ödemediğini, Davalı tarafından ödenmeyen bu tutarın tahsili için davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından borcun bir kısmı kabul edilmek suretiyle icra dosyasına 6.722,80-TL'lik ödeme yapıldığını, geriye kalan 164.253,76 TL'lik kısma ise itiraz edildiğini, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının kullanımı sırasında arızalanmış olan malzemelerin tamirinin davalı tarafından yapılacağı, tamir bedelinin davacıya fatura edileceği ve faturada yazılı olan tamir bedelinin davacı tarafından davalıya ödeneceği hususunda tarafların anlaştıklarını, tamir bedelini içeren toplam 128.073,65 TL tutarlı iade faturanın düzenlenip davacıya gönderildiği, fakat davacının bu fatura bedelini ödemediğini, yine, davacının düzenlemiş olduğu 450.000 TL tutarlı satım bedeli faturası ile bedeli talep edilen mallardan, 36.180,11 TL, 56.787,50 TL ve 22.715,00 TL tutarları malların davacıya ait olmayın, davadışı/Öğrenci Yurdu'na ait olduğunun anlaşıldığını, bu nedenle bu malların bedellerinin içeren iade faturalarının kesilerek davacıya gönderildiğini, davacının, 450.000 TL bedelli faturaya istinaden davacıya 200.000 TL tutarında ödeme yaptığını, davalının iade faturalarına konu ettiği, 128.073,65 TL, 36.180,11 TL, 56.787,50 TL ve 22.715,00 TL bedelli iade faturalarının toplam tutarı davacının bakiye alacağından düşüldüğünde, davalının davacıya, 450.000 TL bedelli faturadan dolayı 6.722,80-TL borcu kaldığını, bu borcun da takip dosyasına ödendiğini; dolayısıyla da bu ödemeden sonra, davalının davacıya borcu kalmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 16/12/2021 tarih 2019/349 Esas - 2021/1211 Karar sayılı kararında; \"Dava, ... Öğrenci Yurdunda verilecek olan yemekhane hizmetleri ile ilgili olan tüm eşya, sistem ve ünitelerin davalı şirkete devri yönündeki anlaşma kapsamında, devredilen eşya, sistem ve ünitelerin karşılığı olarak belirlenen ve davalıya fatura edilen bedelin ödenmediği iddia edilen kısmının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık;  öncelikle 450.000,00 TL bedelli faturaya konu eşya, sistem ve ünitelerin davalıya ait olup olmadığı, bu ürünlerden bir kısmının ... Öğrenci Yurdu Müdürlüğüne ait olup olmadığı, şayet aitse hangilerinin ait olduğu, bu kapsamda davalının davacıya düzenlediği iade faturalarının yerinde olup olmadığı, bunun yanında 13.09.2018 tarihli tutanak ve ekindeki listelerde arızalı olduğu tespit edilen  eşya, sistem ve ünitelerin yeni işletmeci olan davalı tarafından yaptırılıp malzeme ve işçilik ücretlerinin davacıdan karşılanması hususunda taraflar arasında anlaşma bulunup bulunmadığı veya davalının yurt müdürlüğü ile bu konuda anlaşıp anlaşmadığı,  bu konuda tutanak altında imzası bulunan ... yetkili temsilcisi olmaması nedeniyle kendisini bağlamadığı yönündeki davacının itirazının yerinde olup olmadığı, davalının arızaların giderilmesi için yaptığı masrafların rayiç değerlere uygun olup olmadığı ve bu masrafların davacıdan talep edilip edilemeyeceği, bu değerlendirmeler yapıldığında davacının davalıdan alacağının kalıp kalmadığı hususlarındadır.  İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün  ... esas sayılı takip dosyasının gelmiş olduğu görüldü. İncelenmesinde; Davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusuna karşı 170.976,56-TL asıl alacak ve 463,74 TL işlemiş faizinin tahsili için ilamsız takip talebinde bulunulduğu, süresinde itiraz üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır Taraflar arasındaki uyuşmazlık konularında tarafların ticari defter ve belgeleri ile dosya üzerinde SMMM, İnşaat Mühendisi, Makine Mühendisi ve Hukukçu bilirkişilerden oluşan heyetten rapor alınmasına karar verilmiş olup, alınan bilirkişi heyeti kök raporunda özetle; Davacının davalıdan, takip tarihi itibariyle, talebi gibi 170.976,56 TL bakiye cari hesap alacağı bulunduğu; bu alacağın talep gibi takip tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte tahsili gerektiği kanaati bildirilmiştir.  Tarafların beyanları ve itirazları hep birlikte değerlendirilmek üzere dosyanın dosyada bilirkişilik yapmış bilirkişilere tevdi ile ek rapor tanzimin düzenlemesinin istenmesine karar verilmiş, alınan bilirkişi heyeti ek raporunda özetle; davacının davalıdan, takip tarihi itibariyle teknik bilirkişilerce hesaplanan iade tutarı ve takibe yatırılan tutar birlikte değerlendirildiğinde; 96.173,57-TL olabileceği, bu alacağın takip tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte tahsili gerektiği kanaati bildirilmiştir. Tüm dosya kapsamı hep birlikte değerledirilmesinde  Dava cari hesap alacağının tahsili için başlatılan takibe  itirazın iptali davası olup  taraflarca incelemeye sunulan ticari defterlerin sahibi lehine delil niteliğine haiz olduğu, davacı yanın takip tarihi itibariyle davalıdan olan alacağının 170.976,56-TL olduğu davacı yan tarafından düzenlenen faturaların davalı ticari defterlerinde kayıt altına alındığı, davalı yanın ise takip tarihi itibariyle davacıya olan borcunun da 170.976,56 TL olduğu, buna göre takip tarihi itibariyle taraf defterlerinin bire bir örtüştüğü bu durumda takip konusu cari hesap alacağına konu malların malların teslim edildiğinin çekişme konusu olmadığı ancak, tarafların tacir olduğu ve ticari ilişkinin de ticari satım ile ilgili olduğu anlaşılmış olduğundan, ayıp ihbarı ile ilgili olarak TTK 23/c ve BK 223 maddelerine göre ayıbın şekli ve süresine ilişkin hükümlerinin olayda uygulanması gerektiği, davalı yanca ayıp iddiası bulunmakla davalının ayıba bağlı haklardan yararlanmak için önce ayıbın varlığının sonra süresinde ayıp ihbarında bulunulduğunun kanıtlaması gerektiği, bu konuda usulüne uygun ve süresinde  ayıp ihbarında bulunulduğunu kanıtlayan delil sunulmadığı yargıtay yerleşik içtihatlarına göre de  \" bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (ttk 21/2). süresi içinde itiraz edilmeyerek kesinleşen faturadaki alacakla ilgili olarak, süre geçtikten sonra iade edilmesi veya ticari defterlere kaydedildikten sonra iade faturası düzenlenmesi, borçtan kurtulmayı sağlayan ve alacağı tartışmalı hale getiren geçerli bir araç değildir. itiraz süresi geçtikten sonra, faturaların doğrudan iade edilmesi veya iade faturası kesilmesi alacağın varlığını ortadan kaldıran bir sonuç doğurmayacaktır. (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 19/02/2018 tarih ve  2016/4742 Esas,  2018/652 Karar sayılı ilamı, Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 05/02/2018 tarih ve 2016/3890 Esas ve 2018/368 karar sayılı ilamı) şeklindeki ilamları da hep birlikte değerlendirilmesinde  davalının ayıba bağlı haklardan faydalanamayacağı anlaşılmış olup  icra takibine konu alacağın davacı tarafın usulüne uygun tutulmuş ticari defter   ve belgeler ile ispatlandığı hüküm vermeye elverişli olduğu değerlendirilen bilirkişi tarafından sunulan rapor da dikkate alınarak açılan davanın kabulü İle; İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas Sayılı icra takip dosyasında davalı tarafından 164.253,76-TL asıl alacağa yönelik yapılan itirazın iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, davacı tarafın icra inkâr tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacağın %20'sine tekabül eden 32.850,75-TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,  karar verilerek aşağıdaki şekilide hüküm kurulmuştur.\"gerekçesi ile, ''Açılan davanın kabulüne'' karar verilmiş ve karara karşı davalı ve ihbar edilen Gençlik ve Spor Bakanlığı vekillerince ayrı ayrı  istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin kararının hatalı olduğunu, yerel mahkemenin dosya içine sunulan bilirkişi raporunu dikkate almadan davacının talepleri doğrultusunda karar verdiğini, dosyaya sunulan 07.09.2021 tarihli ek  bilirkişi raporunun 4. sayfasının inceleme, tespit ve değerlendirme başlıklı kısmının sonuç kısmında aynen; '.....Kök raporumuzun mali inceleme kısmında : , '....Davacı yan sunmuş olduğu ticari defterlerine göre davalıdan 170.976,56 TL alacaklı  durumda olduğunu, davalı yan ise sunmuş olduğu ticari defterlerinde davacıya 170.976,56 TL borçlu olduğu durumdadır. ....demirbaşların bakım ve onarımına ilişkin 139.365,07 TL tutarlı ve kuruma ait olduğu iddia edilen teçhizatlar için düzenlendiğini, 36.180,11 TL tutarlı iki faturanın davacı tarafından kabul edilmediğini, davalıya iade edilmesinden kaynaklandığının anlaşıldığını, ' şeklinde tespit edildiğini, müvekkili şirket tarafından harcama yapılan dosya içine sunulan 44 kalem harcama tutarı 69.279,80-TL iken bilirkişinin bu tutarı 36.019,76 TL kabul ettiğini, yerel mahkemece bilirkişi raporunun bu kısmı dahi dikkate alınmadan davanın tamamı üzerinden kabulününe karar verildiğini, Yine bilirkişi raporunda müvekkili şirket tarafından idareye ait olan mallar ile ilgili olarak 31.12.2018 tarih ve ... sayılı 36.180,11 TL fatura içeriğinden 70 adet plastik paletin idare tarafından tutulan tutanak gereğince davacıya ait olduğunu ve bu kapsamda 4.119,68 TL'nin düşülmesi halinde bu faturadan müvekkili şirketin 32.060,43-TL alacağı olduğu kanaatine varıldığını, yerel mahkemenin bu hususları dikkate almadan davanın tümden kabulününe karar vermesinin usul ve yasaya uygun olmadığını, yerel mahkeme kararının bu yönden kaldırılarak müvekkili şirket tarafından davacı adına yapılan masraflara ilişkin kesilen iade faturaları dikkate alındığında davacının alacağının kalmadığının görüleceğini, Dosyaya sunulan 07.09.2021 tarihli ek rapor ile, yapılan teknik inceleme neticesinde; davacının asıl alacak içinden iadeye konu alacak tutarı 36.019,76 TL +32.060,43 TL =68.080,19 TL olarak hesaplandığını, müvekkili şirket tarafından davacıya kesilen iade faturaların (iki adet) 164.253,76 TL olduğunu, bu faturalara konu alt harcama fiş ve belgelerin dosya içine sunulduğunu, fakat  dosyaya sunulan gerek kök, gerek ek rapor içinde kabul edilmeyen 96.173,570 TL'nin izahının yapılmadığını,  yerel mahkemenin, bilirkişi tarafından tespit edilen 68.080,19 TL iade fatura tutarını dahi dikkate almadan dosya içinde bulunan bilirkişi raporlarına aykırı bir şekilde davanın tamamını kabul etmesinin usul ve yasaya uygun olmadığını, Davacı şirketin, Kredi Yurtlar Müdürlüğü'ne bağlı ... Öğrenci Yurdu kantini işlettiğini, bir sonraki ihaleyi müvekkili şirketin  aldığını, yurdun kantininde bulunan bir kısım demirbaş eşyaların dava dışı ihbar olunan ... Müdürlüğü'ne ait olduğunu, davacı yurda ait olan kantini teslim ederken söz konusu demirbaşlara vermiş olduğu zarar ile eksikleri yapıp o şekilde teslim etmesi gerektiğini,  fakat yurt Eylül ayında açıldığı için acilen kantinin açılması gerektiğini, bu kapsamda davacı şirket ile dava dışı İhbar olunan ... Müdürlüğü arasında imzalanan 13.09.2018 tarihli tutanak ile söz konusu işlerin müvekkili tarafından tamamlanarak, davacının hesabından kesilmesinin kararlaştırıldığını, müvekkil şirket söz konusu protokol gereği davacının tamir etmesi gereken ve bakımı yapması gereken işleri onun adına yaptığını ve bedellerini ödediğini, sonrasında yapılan işler ile ilgili olarak davacı şirkete iade fatura kesilerek takip konusu alacaktan mahsup edilmesi istendiğini, fakat davacı şirketin 13.09.2018 tarihli protokole aykırı dayanarak tüm alacağını icraya koyduğunu, müvekkili şirket tarafından yapılan itiraz ve iade faturasının  bilirkişi raporlarında tespit edilmesine rağmen mahkemece  dikkate alınmadan davanın kabulününe karar vermesinin usul ve yasaya uygun olmadığını, Davacı ... A.Ş. Müvekkili şirketten önce dava dışı ... Kurumuna bağlı, ... yurdunu 17.09.2018 yılına kadar işleten şirket olduğunu, yine dava dışı ...'ın, Üsküdar ... Noterliği'nin 29.01.2018 tarih ve ... yevmiyeli vekalet ile bu yurttaki işletmeyi davacı adına 17.09.2018 tarihine kadar işleten ve kurumla muhatap olan kişi olduğunu, davacı şirketin 2018 yılında biten sözleşmesi sonunda yeni ihaleyi alamayınca dava dışı idare ile imzalamış olduğu sözleşmeye göre teslim almış olduğu demirbaş eşyaları çalışır vaziyette idareye teslim etmesi gerektiğini, bu kapsamda davacı tarafından yapılan işletme döneminde yurda bağlı Kantin ve Lokantada bulunan ve yurt idaresine ait  demirbaş eşyalarda davacı tarafın üç yıllık kullanımından kaynaklı arıza ve eskimeler meydana geldiğini, müvekkili şirketin tarafı olmadığı ve dava dışı ... Müdürlüğü ile davacı şirketi temsilen (vekalet gereği) ... tarafından düzenlenen  13.09.2018 tarihli tutanağın bu durumu ortaya koyduğunu, müvekkili şirketin bu kapsamda davacının yapması gereken tamir ve bakım işlerini davacının nam hesabına yukarıda belirtilen tutanak ile yapıp daha sonra davacıya 31.12.2018 tarih ve ... fatura no ve 128.073,65-TL ile  fatura ettiğini, söz konusu faturanın alt dayanağının (yapılan tamir ve alımları gösterir bir çok fatura ,fiş ) ek yapıldığını, söz konusu fatura ve fişlerin dosya içine sunulduğunu, fakat davacı ... A.Ş. Söz konusu fatura ve dayanağı fatura ve fişleri kabul etmediği için taraflar arasında uyuşmazlık çıktığını, ayrıca davacı şirket tarafından müvekkiline fatura edilen bir kısım malların (ki bu malların dava dışı idarenin malı olduğunu) müvekkili şirket tarafından 30.11.2018 tarih ve ... nolu 36.180,11-TL meblağlı iade fatura davacı...A.Ş'ye iade fatura kesildiğini, bu iki faturanın taraflar arasındaki uyuşmazlığı oluşturduğunu, müvekkili şirket tarafından kesilen iki adet iade faturası davacının alacağından düşüldüğünde müvekkili şirketin borçlu olmadığının görüleceğini, yerel mahkemece bu hususlar dikkate alınmadan davanın kabulününe karar vermesinin usul ve yasaya uygun olmadığını, dosyaya sunulan 07.09.201 tarihli ek raporun sonuç kısmında; davacının alacaklı olduğu 170.976,56 TL'den,  iade  talep edilecek miktarı 68.080,19-TL ve icraya yatan 6.722,80 TL'yi düştükten sonra müvekkili şirketin 96.173,57 TL borçlu olduğunun belirtildiğini, Müvekkili şirket tarafından harcaması yapılan ve belgeleri dosyaya sunulan evrakların kabul edilmeme sebebinin olmadığını, müvekkili şirket tarafından yapılan harcamaların tüm alt gider ve fişlerinin dosya içine sunulduğunu, fakat yerel mahkemenin bilirkişi tarafından tespit edilen bu tutarı dahil kabul etmediğini, yerel mahkemenin kararının bu yönden de hatalı olduğunu, davalı tarafça dosya içine sunulan tüm belgeler dikkate alındığında, davacı adına yaptırılan tamir işlemlerinin farklı zaman diliminde 44 adet fatura ile her ürünün yetkili servisine yaptırıldığını, bu süre zarfında müvekkili şirket çalışanı ve yetkilisi ... tarafından kendine ait ... nolu telefon ile davacı şirket sahibinin oğlu olan ...'a ait ...- ... nolu telefon ile tamir hususlarında sürekli görüştüklerini, hatta, ... tarafından 10.10.2018 tarihinde  müvekkili şirket müdürü Süleyman beyin cep telefonuna ... diye ... nolu telefonu mesaj  attığını, gerekiyorsa tamir hususunda bu usta ile görüşebileceğini bildirdiğini, davacı tarafından yaptırılması gereken fakat 13.09.2018 tarihli tutanak gereğince müvekkili şirket tarafından tamiri yapılan işlemlerin toplam tutarının 128.073,65-TL'olduğunu, bu tutarın davacı tarafa 31.12.2018 tarih ve ... seri nolu e-fatura ile fatura edildiğini, yine davacı tarafından müvekkili şirkete, 13.09.2018 tarih ve 450.000,00 TL meblağlı fatura içinde yer alan bir kısım ürünlerin davacıya ait olmayıp dava dışı ... Müdürlüğü'ne  ait olduğunun ortaya çıktığını, bu kapsamda davacıya ait olmayan  ürünler için davacı şirkete 30.11.2018 tarih ve ... seri nolu 36.180,11 TL meblağlı iade fatura kesildiğini, fakat davacı tarafın bu iade faturayı kabul etmeyip iade ettiğini, bunun üzerine, dava dışı ... Müdürlüğü'ne yazılan 03.12.2018 tarihli dilekçe ile bu hususta açıklama istendiğini, dava dışı İstanbul İl Müdürlüğü 05.12.2018 tarih ve ... sayılı yazı ve ekinde bulunan tutanak ile davacı tarafından müvekkili şirkete kesilen 13.09.2018 tarihli fatura içinden davacıya ait olan ürünler belirtildiğini, müvekkili şirketin bu kapsamda 30.11.2018 tarih ve ... seri nolu 36.180,1 TL meblağlı e-fatura düzenlendiğini, davacının bu faturayı iade etmesi üzerine müvekkili şirketin tekrar 31.12.2018 tarih ve ... seri nolu e-faturayı tekrar gönderdiğini, dava konusu olan; 13.09.2018 tarih ve 450.000,00 TL meblağlı faturaya istinaden, 14.09.2018 tarihinde, davacı şirketin hesabına 200.000,00 TL ödeme yapıldığını,  izah edilen 31.12.2018 tarih ve 128.073,65 TL meblağlı tamire ilişkin iade fatura, 30.11.2018 tarih, 36.180,11 TL meblağlı,  davacıya ait olmadığını, dava dışı ... Müdürlüğü'ne ait olan malların bedeli olan 36.180,11 TL ile yine davacıya ait olmayan otomat dolapları için kesilen- 20.11.2018 tarih ,22.715,00 TL meblağlı, 16.10.2018 tarih ve 56.787,50 TL meblağlı faturalar (bu iki fatura davacı defterlerinde işlenmiş itilaf yoktur) düşüldüğünde müvekkili şirketin borcu 6.722,80 TL olduğunu, iş bu ödemenin Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasına ödendiğini, böylece müvekkili şirketin davacıya borcu olmadığının ortada olduğunu, fakat yerel mahkemenin dosyayı anlamadığını ve gerekçesinde zamanında ayıp ihbarı yapılmadığı ve fatura içeriğine itiraz edilmediğini gerekçe gösterdiğini, dava öncesi taraflar arasında Noterden çekilen birden çok ihtar mevcut olduğunu, buradaki mevzunun ayıp olmayıp yukarıda bahis ettikleri üzere 13/09/2018 tarihli tutanak gereğince davacının yerine getirmesi gereken işlemlerin  müvekkili şirket tarafından yerine getirildiğini ve harcamalar yapıldığını, yapılan bu harcamaların davacının alacağından mahsup edilmesi gerektiğini, iş bu sebeple yerel Mahkemenin kararının tümden hatalı olduğunu, kararın kaldırılarak davanın reddini talep ettiklerini, İleri sürerek; Arz olunan nedenlerle ve resen nazara alınacak hususlar doğrultusunda; Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/349E., 2021/1211K.,16.12.2021 tarihli kararın kaldırılarak davanın reddini talep etmiştir. İhbar Edilen Gençlik ve Spor Bakanlığı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 17/09/2018 tarihinde dava konusu yurtta işletici değişikliği yapılmış olduğunu, Küçük İşletmelere İlişkin Usul ve Esaslar ve davalı ile imzalanan sözleşmenin 3 üncü maddesi gereği ihbar edilen İl Müdürlüğüne ait sabit kıymetlerin ve demirbaşların devir teslim işlemlerinin yapıldığını, davacı önceki işletici ... Hizmetler A.Ş. ile davalı mevcut işletici ... San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında yapılan anlaşma doğrultusunda lokanta ve kantin işletmesinde kullanılan araç ve gereçlerin devrinin söz konusu olduğunu, ... Müdürlüğü personeli, davalı temsilcisi ile davacı temsilcisi ... tarafından arızalı olan demirbaş ve sabit tesislerin bakım onarım işlemlerinin davalı ... San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından yaptırılması malzeme ve işçilik ücretlerinin davacı şirketten alınması hususunun 13/09/2018 tarihli tutanakla kayıt altına alındığını, bilirkişi ek raporunda taraflar arasında yapılan anlaşmaya aykırı olarak yalnızca demirbaş bakım onarım bedelinin davalı tarafından talep edilebileceğine ilişkin tespitin hatalı olduğunu, kabulünün mümkün olmadığını, mahkemece ek bilirkişi raporundaki tespitlere dahi yer verilmediğini, kök bilirkişi raporu çerçevesinde verilen kararın da bu çerçevede usul ve yasaya aykırı olduğunu, 13/09/2018 tarihli tutanakta açıkça sabit tesislerin bakım onarım işlemlerinin davalı tarafından yaptırılarak davacıya fatura edildiğinin belirlendiğini, ihbar edilen İl Müdürlüğünce Yurt Müdürlüğü bünyesindeki lokanta-kantin sabit tesis ve demirbaşlarının takibinin yapıldığını, işletme sözleşmesi  herhangi  bir  sebeple  sona erdiğinde; işletici kurum, teslim edilen tesis ve demirbaşlara zarar gelmişse zararı ödemeye mecbur olduğunu, davacı tarafın, taraflar arasında belirlenen sözleşmeye aykırı olarak dava konusu giderleri ödemekten kaçınmasının iyi niyet ve dürüstlük kurallarına da aykırılık teşkil ettiğini, davalı şirketin talebi üzerine Mülga Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu İstanbul İl Müdürlüğünün 05/12/2018 tarihli ve ... sayılı cevabi yazısıyla, taraflar arasında yapılan sözleşme uyarınca satışa konu malzeme listesi ile Yurt Müdürlüğü kayıtları karşılaştırılarak tutanakta yazılı malzemelerin tespitinin yapıldığını ve dava dosyasına sunulduğunu, davalı beyanlarını destekler mahiyette sunulan bu bilgi ve belgeler ile dava konusu malzemelerin onarımına ilişkin tutanak göz ardı edilerek kurulan hüküm kurulduğunu, bu hükmün hukuka aykırı olup kaldırılması gerektiğini,İleri sürerek; Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle davaya ilişkin sair istinaf başvuru sebepleri doğrultusunda Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 16/12/2021 tarihli ve E.2019/349-K.2021/1211 sayılı kararın kaldırılmasını, yapılacak inceleme neticesinde davanın reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, davacı tarafından işletin yurt kantininde kullanılan teçhizat ve malzemenin, kantin işletmesi ihalesini idareden alan yeni işletici davalıya satışına istinaden düzenlenen faturanın, açık hesaba göre ödenmediği iddia olunan kısmının tahsili amacıyla başlatılan takibe vaki kısmi itirazın iptali istemine ilişkin olup mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili ile ihbar olunan vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davacı yan, dava konusu kantini üç yıl boyunca işlettiklerini, yeni dönemde ihaleyi devralan davalıya kantinde bulunup davacıya ait olan teçhizat  ve malzemenin 13/09/2018 tarih ve 450.000,00 TL tutarlı fatura karşılığında satılıp teslim edildiğini, faturaya itiraz edilmediğini,  davalının bu faturadan bakiye 170.976,56 TL borcu bulunduğunu, borcun ödenmesi için çekilen ihtarnameye karşı haksız savunmalar ileri sürüldüğünü, akabinde davalı aleyhine  170.976,56-TL asıl alacak ve 463,74-TL işlemiş faizinin tahsili için takip başlatıldığını, takibe kısmi itiraz edilerek, 6.722,80-TL'lik ödeme yapıldığını,  kalan 164.253,76-TL'lik kısım için itirazın iptali davası açıldığını, davacının davalı veya dava dışı idare ile davacı adına tamir ve bakım yapılmasına yönelik herhangi bir anlaşması bulunmadığını,  savunmuştur. Davalı yan; davacı tarafından işletilen yurt kantinine ilişkin yeni dönem ihalesinin davalı tarafından alındığını, bu kantinin işletilmesinde kullanılan ve davacıya ait teçhizat ve eşyanın 13/09/2018 tarihli fatura karşılığında davacıdan 450.000,00-TL bedelle satın alındığını,  davacının idare ile yaptığı sözleşme gereği, idareye ait olan ve teslim almış olduğu demirbaş eşyaları arızasız ve çalışır vaziyette idareye teslim etmekle yükümlü olduğunu, davacı adına üç yıl boyunca kantini vekaleten işleten ... ile dava dışı idare arasında imzalanan 13/09/2018 tarihli protokollerde, idareden teslim alınan ve arızalı durumda olup tamir ve bakımı yapılması gereken demirbaşın listelendiğini, ayrıca bu işlerin kantinin yeni işleticisi olan davalı tarafından davacı hesabına yapılması hususunda anlaşıldığını, davalının 13/09/2018 tarihli protokolde listelenen eşyaya ilişkin tamir ve bakım işlemlerini davacı hesabına yaptırdığını ve toplam masraf tutarının  128.073,65-TL olduğunu, yine davacı tarafından tanzim edilen 450.000,00-TL tutarlı satış faturasına konu 36.180,11-TL tutarlı bir kısım malzemenin aslında davacıya değil idareye ait olmasına rağmen satış faturasına konu edildiğinin anlaşıldığını, bunun üzerine her iki tutar için davacıya iade faturası kesilip gönderildiğini, faturaların kabul edilmemesi üzerine idareye başvurulduğunu, idarenin 05/12/2018 tarihli yazısı ile 450.000,00-TL tutarlı faturaya konu ürünlerden davacıya değil idareye ait olan malzemeyi tespit ettiğini, akabinde davacıya her ikisi de 31/12/2018 tarihli olan 128.073,65-TL tutarlı ve 36.180,11-TL tutarlı iki adet iade faturasının yeniden gönderildiğini,  davalıya daha önce yapılan 200.000,00-TL ödeme, davacının itiraz etmediği ve alacağından düştüğü uyuşmazlık konusu da olmayan 20/11/2018 tarihli 22.715,00-TL tutarlı,  16/10/2018 tarihli  ve 56.787,50-TL tutarlı iki adet fatura bedeli ve davacının kabul etmediği 31/12/2018 tarihli olan 128.073,65-TL tutarlı ve 36.180,11-TL tutarlı iki adet fatura tutarı davacı alacağından düşüldüğünde bakiye  6.722,80-TL davacı alacağı kaldığını, bu tutarın da icra dosyasına ödendiğini, haksız olarak talep edilen fazla alacağa itiraz edildiğini savunmuştur. Dava konusu takip dosyası kapsamından., davacının davalı aleyhine 12/12/2018 tarihinde, ihtarname fatura ve açık hesap dökümüne dayalı olarak başlattığı takipte, ödeme emrinin davalıya 18/02/2019 tarihinde tebliğ edildiği ve davalının aynı tarihte kısmi itirazda bulunarak takibi 164.253,76-TL'lik tutar için durdurduğu anlaşılmıştır. Dava miktar itibariyle basit usule tabidir. 6100 Sayılı HMK'nun ön inceleme ve tahkikat başlıklı 320 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca mahkeme, ilk duruşmada dava şartları ve ilk itirazlarla hak düşürücü süre ve zamanaşımı hakkında tarafları dinler; daha sonra tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları tek tek tespit eder. Uyuşmazlık konularının tespitinden sonra hâkim, tarafları sulhe veya arabuluculuğa teşvik eder. Tarafların sulh olup olmadıkları, sulh olmadıkları takdirde anlaşamadıkları hususların nelerden ibaret olduğu tutanağa yazılır; tutanağın altı hazır bulunan taraflarca imzalanır. Tahkikat bu tutanak esas alınmak suretiyle yürütülür. Mahkemece 12/12/2019 tarihli ön inceleme celsesinde uyuşmazğın, \"öncelikle 450.000,00 TL bedelli faturaya konu eşya, sistem ve ünitelerin davalıya ait olup olmadığı, bu ürünlerden bir kısmının Atatürk Öğrenci Yurdu Müdürlüğüne ait olup olmadığı, şayet aitse hangilerinin ait olduğu, bu kapsamda davalının davacıya düzenlediği iade faturalarının yerinde olup olmadığı, bunun yanında 13.09.2018 tarihli tutanak ve ekindeki listelerde arızalı olduğu tespit edilen  eşya, sistem ve ünitelerin yeni işletmeci olan davalı tarafından yaptırılıp malzeme ve işçilik ücretlerinin davacıdan karşılanması hususunda taraflar arasında anlaşma bulunup bulunmadığı veya davalının yurt müdürlüğü ile bu konuda anlaşıp anlaşmadığı,  bu konuda tutanak altında imzası bulunan ...  yetkili temsilcisi olmaması nedeniyle kendisini bağlamadığı yönündeki davacının itirazının yerinde olup olmadığı, davalının arızaların giderilmesi için yaptığı masrafların rayiç değerlere uygun olup olmadığı ve bu masrafların davacıdan talep edilip edilemeyeceği, bu değerlendirmeler yapıldığında davacının davalıdan alacağının kalıp kalmadığı\" hususlarında olduğu tespit edilmiş, akabinde taraf delilleri toplanmış, takip dosyası, dava ve takip konusu fatura, ihbar olunan idare ile davacı arasındaki sözleşme ve ihale belgeleri, 13/09/2018 tarihli tutanak ve protokoller, dava dışı ...'ın davacı şirketten almış olduğunu vekaletname ve azilname, davalı tarafından düzenlenen,  uyuşmazlık konusu olan iki adet fatura ve bu faturaların dayanağı olduğu savunulan harcama belgeleri celbedilmiş, tarafların ticari defter ve belgeleri ile dosya üzerinde inceleme yapılarak rapor tanzim edilmesi için dosya üç kişilik bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, kök ve itirazlar üzerine ek rapor alınmış, akabinde 12/12/2018 takip tarihi itibariyle her iki tarafın defterlerine göre davalının davacıya 170.976,56 TL borçlu göründüğü, davacının düzenlediği faturaların davalı defterlerinde kayıtlı olduğu, böylece fatura konusu malların davalıya teslim edildiğinin ispat olunduğu, davalının ayıp savunmasında bulunduğu ancak süresinde ayıp ihbarında bulunduğunu ispatlayamadığı, takip dosyasına yapılan ödeme düşüldüğünde davacının 164.253,76-TL alacaklı olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Somut olayda mahkemece taraf vekillerince imzalanan ön inceleme tutanağında uyuşmazlık yukarıda alıntılandığı şekilde tespit edilmiş olup, tahkikat bu tutanak ve tespit edilen uyuşmazlık hususlarında yürütülmek zorundadır. Mahkemece davalı defterlerinde kayıtlı olan fatura konusu ürünlerin davalıya teslim edildiğinin ispatlandığı ve süresinde ayıp ihbarında bulunulmadığından bahisle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, bu kabulün aksine uyuşmazlığın 13/09/2018 tarihli fatura muhtevasının davalıya teslim edilip edilmediği yahut bu malzeme ve teçhizatın ayıplı olup olmadığı ile ilgisinin bulunmadığı, aksine davalının, dava dışı idare ile davacı arasında yapıldığını savunduğu protokole istinaden davacı hesabına yaptırdığını iddia ettiği tamir ve bakım masrafları için 128.073,65-TL mahsup itirazında bulunduğu, yine davacının davalıya sattığı bir kısım malzemenin aslında davacı mülkiyetinde bulunmayıp idareye ait olduğu gerekçesi ile 450.000,00-TL tutarlı faturanın 36.180,11-TL'lik kısmı için borcunun bulunmadığını savunduğu, davacının ise dava dışı idare ile davacı arasında yapıldığı iddia olunan 13/09/2018 tarihli tutanak ve protokollerin ...'ın davacı yetkilisi olmaması nedeniyle davacıyı bağlamadığını belirttiği, mahkemece bu iddia ve savunmalar ile tespit edilen uyuşmazlık konusu hususlar çerçevesinde, ...'a verilen vekaletnamenin kapsamı da değerlendirilmek suretiyle yargılama yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ve eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesinin isabetsiz olduğu, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusunun haklı olduğu anlaşılmıştır. İhbar olunan Gençlik ve Spor Bakanlığı vekili tarafından istinaf dilekçesi verilmiş ise de, ihbar olunanın davaya feri müdahil olarak katılmaması nedeniyle karara karşı istinaf başvurusunda bulunmasına yasal olanak bulunmadığından istinaf talebinin usulden reddi gerektiği anlaşılmıştır. Sonuç itibariyle; ihbar olunanın istinaf başvurusunun usulden reddine, davalı yanın istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-a6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın kaldırma kararı doğrultusunda tahkikat yapılarak sonucuna göre bir karar verilmek üzere mahkemesine iadesine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İhbar olunanın istinaf başvurusunun USULDEN REDDİNE, 2-Davalının istinaf başvurusunun KABULÜ ile; Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 16/12/2021 tarih ve 2019/349 Esas - 2021/1211 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE,3-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf talep eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine, 5-İhbar olunan harçtan muaf olduğundan istinaf kanun yoluna başvuru harcı ve istinaf karar harcının alınmasına yer olmadığına, 6-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 7-Artan gider avansı olması halinde  yatıran tarafa iadesine,  8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 10/10/2024 tarihinde HMK'nın  362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"476d5d85909a88bb","SID":"f4aa7311c786e17d"}}