{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>37. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/959 <br>KARAR NO: 2024/2577<br>KARAR TARİHİ: 18/10/2024<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 16/02/2024<br>NUMARASI: 2024/95 2024/154<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>Taraflar arasındaki davada mahkemelerce ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:<br>K A R A R Davacı vekilinin dava dilekçesini özetle; Davalı ... tarafından davacı müvekkil aleyhine 06.01.2023 tarihinde İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasından kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibi başlatıldığını, ancak müvekkilin takip alacaklısı şahsa karşı böyle bir borcu bulunmadığını, davalı ile müvekkil arasında 21.12.2021 tarihinde araç kiralama sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeye teminat olarak müvekkile işbu dava konusu boş senet imzalatıldığını, 21.12.2021 tarihinde, davalı şahsın sahibi olduğu naz car rental (davalıya ait işletme)  ile müvekkil arasında, ... marka ... model ... plakalı aracın 12 ay süreyle kiralanmasına yönelik \"uzun dönem araç kiralama sözleşmesi\" imzalandığını, sözleşmeye göre kira bedeli %18 kdv hariç aylık 4.000-tl olarak belirlendiğini, davalı taraf, sözleşmeye teminat olarak müvekkilime boş senet imzalattığını, aracı hasarsız bir şekilde iade ettikten sonra, davalı tarafça müvekkilime karşı  24.12.2022 tarihinde toplam 36.028,00-tl tutarında fatura çıkartıldığını, davalı taraf tamamen kötü niyetli bir şekilde, araç kiralama sözleşmesi yapılırken müvekkiline imzalatılmış olan teminat senedini hukuka aykırı bir şekilde doldurarak icra takibine koyduğunu, taraflar arasındaki araç kiralama sözleşmesine konu ... plakalı araç daha önce 21.12.2020 tarihinde  yine müvekkilim tarafından 12 aylığına kiralanmış olup, aynı araç için 21.12.2021 tarihinde 12 aylık bir kira sözleşmesi daha imzalanmış olup, sözleşme sonunda araç sorunsuz ve hasarsız bir şekilde davalıya teslim edildiğini, müvekkili söz konusu aracı yaklaşık 2 yıl süreyle sorumluluk bilincinde ve özenli bir şekilde kullanmış olup, bu süre içerisinde araca zarar vermediğini, davalı taraf ise araçta normal kullanım sonucu meydana gelen eskimeleri bahane ederek uydurma bir fatura oluşturmuş ve  teminat senedini hukuka aykırı bir şekilde doldurarak icra takibine koyduğunu, araç kiralama, ticari bir işlem olduğu için kiraya verilen tüm araçlarda rent a car kaskosunun bulunmasının şart olduğunu, taraflar arasında akdedilen araç kiralama sözleşmesinde de belirtildiği üzere  kira sözleşmesine konu araç rent a car kaskolu olup, 6.000-tl muafiyetli olduğunu, araçta meydana gelen hasarların 6.000-tl'yi aşan kısmı ise sigorta şirketi tarafından karşılandığını, araçta meydana geldiği iddia edilen 36.028,00-tl hasarın muafiyet bedelini aşan kısmı kasko kapsamında kaldığını, buna rağmen davalı tarafın, tamamen kötü niyetli bir şekilde hem 6.000-tl muafiyet bedelini hem de  36.028,00-tl hasar miktarını fazlasıyla aşar şekilde 46.850,00-tl bedelli teminat senedini icraya koymuştur. sadece bu durum dahi, müvekkilinin davalı tarafa bir borcu bulunmadığını ortaya koyar nitelikte olduğunu, meydana geldiği iddia edilen  hasarlar kasko kapsamında kalmasına rağmen, araçta normal kullanım sonucu meydana gelen eskimelerin konu edildiği uydurma hasarlardan oluşan bir faturaya dayanılarak, müvekkilimin sorumlu olmadığı bu hasarlar için, araç kiralama sözleşmesinin eki olan teminat senedinin 46.850,00-tl olarak doldurularak icra takibine koyulması tck madde 209/1 hükmüne göre açıkça suç teşkil ettiğini,  davalı tarafın kötü niyetli ve hukuka aykırı icra takibi sebebiyle, müvekkilinin telafisi imkansız maddi ve manevi zararlara uğrayacağı oldukça açık olduğundan; davaya konu senedin ödenmesini engeller mahiyette ve olası bir haciz neticesinde müvekkilin uğrayacağı muhtemel zararların engellenmesi için iik madde 72/3 hükmüne dayanarak ihtiyati tedbir kararı verilerek istanbul ... icra müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına konu icra takibinin durdurulmasını talep ettiğini, iş bu nedenlerle istanbul ... icra müdürlüğü’nün ... esas numaralı dosyasında başlatılan icra takibinin öncelikle ihtiyati tedbir yolu ile durdurulmasını,  müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini ve davalının % 20’tan aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesini talep ve dava etmiştir. Davaya bakan İstanbul 17. Sulh Hukuk Mahkemesince, başlatılan icra takibinin kambiyo senetlerine mahsus takip olması,  ilgili bonodaki zorunlu unsurların bulunup bulunmadığının tayin ve tespitinin  ticaret mahkemesine ait bulunması ve bononun TTK'da düzenlenmesi karşısında talebin asliye ticaret mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiğinden bahisle görevsizlik kararı vermiştir. Davaya bakan İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesince ise, uyuşmazlık kira ilişkisinden kaynaklandığından HMK 4. madde ve TTK 5. maddesi gereğince davaya bakma görevi Mahkememize ait olmayıp uyuşmazlığın çözümünde Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğundan bahisle karşı görevsizlik kararı vermiştir.HMK 4/1-a bendinde, \"kiralanan taşınmazların, 09/06/1932 tarihli ve 2004 sayılı icra ve iflas kanununa göre ilamsız icra yolu ile tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dahil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalar\" da  Sulh Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu hükme bağlanmıştır.Kambiyo senedinden kaynaklanan davalarda göreve ilişkin değerlendirme yapılırken senedin düzenlenmesine esas temel hukuki ilişki ve tarafların sıfatına da bakılması gerekmektedir. Somut olayda, davacı taraf, taraflar arasında yapılmış kira sözleşmesini sunmak suretiyle, bu sözleşmeye dayalı olarak boş olarak teminat mukabili vermiş olduğunu iddia ettiği senetten kaynaklı borçlu olmadığının tespiti davası açtığına göre, göreve ilişkin değerlendirmede, uyuşmazlığın kira sözleşmesinden kaynaklandığının kabulü gerektiği, zira, takibe konu senedin, işbu kira sözleşmesine dayalı olarak teminat suretiyle verilip verilmediği meselesi, göreve etki eden bir mesel olmayıp, sübüt ve esasa ilişkin olduğu, dolayısıyla, anılan usuli düzenleme uyarınca davanın İstanbul 17. Sulh Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.<br>SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince  İSTANBUL 17. SULH HUKUK MAHKEMESİNİN YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 18/10/2024 gününde oy birliğiyle karar verildi.<br>KANUN YOLU: Kesin olmak üzere </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"332c25556231f1fe","SID":"a0635b41bfd756b6"}}