{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2022/583 Esas<br>KARAR NO:2024/1498 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI:2018/1071 Esas- 2021/839 Karar<br>TARİH:23/09/2021<br>DAVA:Menfi Tespit (Vekalet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:03/10/2024<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ile davalı arasında uzun yıllar boyunca tekstil ürünleri alım-satımı üzerine bir ticari ilişkinin söz konusu olduğunu, ticari hayatın davacının başkaları tarafından kendisine sahte çek verilmesi nedeni ile müvekkilinin batması nedeni ile son bulduğunu, müvekkilinin işlerinin kötüye gitmesi ile davalı ile arasındaki tüm hesaplaşmasını yaptığını, davalıya herhangi bir borcunun kalmadığını, davacının işbu hesabı kapattıktan sonra davalı yanca ... sayılı dosyası ile icra takibini yaptığını, ödeme emrinin müvekkilinin oturmadığı eski adreste yapılması ile haberdar olamadığını ve takibin kesinleştiğini, iş bu kesinleşmeden sonra müvekkilinin evine haciz işleminin yapıldığını, haciz işlemi sırasında istihkak iddiası müvekkilinin eşi tarafından yapılmış olmasına rağmen bu itirazın sonuçsuz kaldığını, müvekkilinin eşinin kapatmış olduğu dükkâna davalıca yapılmış olan haciz nedeni ile dükkânın yeni sahibince müvekkilinin arandığını, davacının haciz yapılan yer olan dükkâna gittiğini, davalı vekiline dükkânın yeni sahibinin kendisi ile hiçbir alakasının olmadığını söylemiş olmasına rağmen davalı tarafın dinlemediğini, başka bir insan ekmeğinden olmasın diye davalı avukatına 15.000,00 TL ödediğini, bu durumun kasti olarak haciz tutanağına yazılmadığını, müvekkili ile davalı arasında yapılmış olan tüm ticari kayıtların davalı ticari defterlerinde kayıtlı olduğunu, bilirkişi incelemesi ile bu durumun ortaya çıkacağını beyanla icra takibinin tedbiren durdurulmasına, müvekkilinin yapılan icra takibindeki tüm bedel ve ferileri için davalı yana borçlu olmadığının tespiti ile yapılan icra takibinin iptaline, müvekkilinden haciz baskısı altında tahsil edilen 15.000,00 TL'nin tahsil edildiği tarihten itibaren ticari faizi ile birlikte iade edilmesine, müvekkili hakkında kötü niyetli olarak haciz yapılması nedeni ile en az  % 20 oranında İcra tazminatına hükmedilmesine, vekâlet ücreti ve yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davacı arasındaki ticari münasebetten doğan alacağın ödenmemesi üzerine ... sayılı dosyası ile, davacı borçlu ... aleyhine 72.271,63 TL tutarlı ilamsız icra takibinin başlatıldığını, söz konusu icra takibinin usulüne uygun tebligatla kesinleşmesi üzerine, dosyaya bağlı olarak ...Talimat sayılı dosyası ile 07.03.2018 tarihinde menkul haczinin uygulandığını, davacı borçlunun takibi geciktirmek maksadıyla eşi aracılığıyla istihkak iddiasının ileri sürüldüğünü, Küçükçekmece .... İcra Hukuk Mahkemesinin 2018/387 E sayılı dosyası ile açılan istihkak davasının esastan reddedildiğini, tekrar haciz işlemine gidildiğinde davacının işyerini 3. kişiye danışıklı olarak devrettiğinin görüldüğünü, istihkak iddiasının ileri sürüldüğünü, aynı mallarla ilgili 3. kişi .... tarafından istihkak davasının açıldığını, davacı borçlunun kısmi ödemede bulunduğunu, ödeme taahhüdünde de bulunduğunu, haciz işleminden sonra davacı borçlunun, kendi iradesiyle ödeme yapmak için ofise geleceğini sms ile bildiğini, süre talep ettiğini, kötü niyetli olarak bu davayı açtığını, davacının haciz tutanaklarında da herhangi bir borç itirazında bulunmadığını beyanla hukuka aykırı tedbirin kaldırılmasına, haksız ve mesnetsiz davanın usul ve esas yönünden reddine, davacının tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talepetmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi'nin 23/09/2021 tarih  2018/1071 Esas- 2021/839 Karar sayılı kararında;\"Dava Menfi Tespit ve İstirdat Davasıdır.Dava  davalı tarafça davacı aleyhine yapılan icra takibine konu alacağın ödenmiş olduğu, dolayısıyla borçlu olunmadığı, ayrıca davalıya icra tehdidi altında 15.000,00 TL ödeme yapıldığı iddiasıyla menfi tespit ve fazla ödemenin istirdatı istemine ilişkin olup, uyuşmazlığın taraflar arsındaki ticari ilişkisi kapsamında dava konusu icra takibine konu borç yönünden davacının davalıya borçlu olup olmadığı, davacının davalıya icra tehdidi altında ödemem yapıp yapmadığı, yapılan ödemenin istirdatının gerekip gerekmediği hususlarındadır....Tüm dosya kapsamı dosyada alınan bilirkişi raporu hep bilikte değerlendirilmesinde Dava konusunun, ... sayılı dosyası davacının  davalıya borçlu olup olmadığının tespitine ilişkin olup tarafların ticari defterleri ve belgeler üzerinde yapılan bilirkişi incelemesine göre  davalının davacıya dosyaya mübrez evraklar içerisinde  65 adet toplamda 488.128,95 TL tutarında fatura düzenlemiş olduğu, bu faturalardan 3 adet toplamda 37.451,97 TL tutarlı faturaların  davacı tarafın defterlerinde yer almadığı, davalının ticari defterlerine göre davacının 425.285,18 TL ödeme yaptığı hususunun kayıtlarda yer aldığı  bunun dışında 4 adet çekle  ilişkin olarak  dava konusu  23.02.2018 tarih ve ... çek nolu 9.750,00 TL miktarlı çek arkasında davalının cirosunun yer almadığı , ancak diğer dava konusu olan 30.11.2017 tarihli ... nolu 9.750,00 TL bedelli  çekin , 31.12/2017 tarihli ... çek no' lu 9.750,00 TL bedelli çekin,  31.08.2018 tarihli ... tarihli 9.750,00 TL bedelli çeklerle ilgili olarak gelen banka yazı cevabına göre  çeklerin  ödendiği , davaya konu bu üç çek bakımından ciro silsilesinde  davalı ... Kayanın cirosunun yer aldığı bu çeklere ilişkin davalı tarafın imza inkarında bulunmadığı  ve toplam 29.250,00 TL çek ödemesinin davacı tarafça davalı tarafa yapıldığı anlaşılmakla  bu kapsamda davacı taraf 425.285,18 TL+29.250,00 TL =454.535,18 TL ödeme yaptığı takip tarihinden sonrada 26.09.2018 tarihinde 15.000,00TL ödeme yaptığı anlaşılmış olup davacı defterlerinde kayıtlı olmayan 37.451,97 TL faturadan kaynaklanan alacak konusunda davalı tarafın  ispat külfeti yükümlülüğü olduğu anlaşılmakla  davalı vekilinin yemin teklifi üzerine davacı taraf  ''  davalı ...'ya hiç bir borcum olmadığına'' dair 23/09/2021 tarihli duruşmada yemin etmiştir. Bu kapsamda bu kapsamda davacının davalıya borçlu olmadığı ve ayrıca davacıya  15.000,00 TL icra dosyasına fazla ödeme yaptığı anlaşılmakla davanın kabulü ile;  ... sayılı dosyasına davacının borçlu olmadığının tespitine, davacı tarafından davalı tarafa fazla ödendiği tespit edilen 15.000,00 TL'nin 26/09/2018 tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar vermek gerekmiş davacının kötü niyet tazminatı talebinin yasal şartlar oluşmadığından reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde karar verilmiştir...\"gerekçesi ile ''DAVANIN KABULÜ İLE; ... sayılı dosyasına DAVACININ BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, :Davacı tarafından davalı tarafa fazla ödendiği tespit edilen 15.000,00 TL'nin 26/09/2018 tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,'' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesi dosyasında açılan menfi tespit istemli davada yapılan yargılama sonucunda, Bakrıköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1071 E. 2021/839 K. sayılı ilamı ile, 23.09.2021 tarihinde davanın kabulüne karar vermiş olup, söz konusu karar usul ve esas yönünden kanuna ve hukuka aykırı olduğundan kaldırılması gerektiğini;Dosya hakkında eksik ve hatalı inceleme sonucunda karar verilmiş olup, davanın reddi gerekirken kabulünün isabetsiz olduğunu, müvekkili davacı taraftan alacaklı olup, .... sayılı dosyası ile, davacı aleyhine 72.271,63 TL tutarlı ilamsız icra takibi başlatıldığını ve süresi içerisinde takibin kesinleştiğini, davacının defter ve kayıtları usulüne uygun tutulmadığı halde delil olarak değerlendirilmesinin de hukuka aykırı olduğunu, dosyada düzenlenen bilirkişi raporları hükme esas teşkil edecek şekilde kapsamlı ve tutarlı olmayıp, eksik ve hatalı bir sonuca vardığını, Mahkemenin başka bir bilirkişiden yeni bir rapor alması gerekirken talebin aksi yönde hareketle yeterli görüp hükme esas almasının kabul edilemez olduğunu, zira raporların arasında da çelişki bulunduğu; örneğin, bilirkişinin yanlı bir tutum ile davacı tarafıymış gibi konuştuğunu, bunun göstergesinin de raporda, davacı vekilinin itirazlarının uzunca özetlendiği halde kendi itirazlarına yer dahi verilmediğini, bunun da kendi itirazlarının veya beyanlarının hiç bir şekilde dikkate alınmadığını, okunmadığını ve nihai olarak değerlendirilmediğini gösterdiğini;Ancak, müvekkili davacıdan takip gibi alacaklı olup, kabul anlamına gelmemek üzere, bilirkişi kök raporunda 48.263,77 TL şeklinde alacaklı olduklarının belirtildiğini, ikinci ek raporda ise 39.000,00 TL çekler dikkate alınarak bu kez 13.608,20 TL borçlu çıkarılmış olmalarının ciddi bir çelişki olduğunu, oysa bu durumda dahi  (kabul anlamına gelmemek üzere) alacaklı olduklarını, takip tarihi 16.01.2018 olup, raporda bahsi geçen ve borca mahsup edilen 2 adet çekin ödeme tarihlerinin takipten sonraki 31.01.2018 ve 23.02.2018 tarihleri olduğunu, bu çelişkinin de açıklanamadığını, öte yandan 23.12.2018 tarihli, 9.750,00TL bedelli çekte müvekkilinin cirosu olmadığı halde sıralı çek iddiasıyla müvekkili ile ilişkilendirilmesi de bir garabet olup, hukuksal niteleme yapılmasının ve böyle bir sonuca varılmasının Mahkemenin alanına müdahale olduğunu;Ödeme talebine, davacı ...'ın 01.11.2018 tarihinde, 0536 589 76 25 numaralı hattı üzerinden, \"peki, salı günü gelicem, para bulup\" mesajı ile cevap verdiğini, bilirkişinin hukuki nitelemelerde bulunurken buna hiç değinmediğini, bu durumun da bilirkişinin yanlı olduğunu ve düzenlenen ek raporun hükme esas alınamayacağını ortaya koyduğunu, esasen bu yazılı mesajı dahi borçlu olduğunu ve borcunun ikrar ettiğini açıkça gösterdiğini, bu beyan HMK kapsamında yazılı delil niteliğinde olup borç ikrarı içerdiğini, haciz anında, baskı altında da vs. yazılmadığını, bunun sonucunda, Mahkeme de iş bu mesaja hiç itibar etmediği gibi gerekçeli kararında da olumlu veya olumsuz manada değinmediğini, Mahkemenin bu beyanı neden delil olarak kabul etmediğini gerekçeleri ile açıklaması gerektiğini; Davacı tarafından ödenen 15.000,00 TL tümüyle rızaen, hiç bir baskı altında olmaksızın ödenmiş olduğundan bu tutarın da iadesine karar verilmiş olmasının tümüyle hukuka aykırı olduğunu, kabul anlamına gelmemekle dava tarihi 01.11.2018 olduğu halde, temerrüt olgusu gerçekleşmediği halde önceki bir tarih olan 26.09.2018 tarihinden itibaren faiz yürütülmesinin de hukuka aykırı olduğunu beyanla Yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, fatura ve açık hesap bakiyesine dayalı alacağın tahsili talebi ile açılmış icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ve icra dosyasına haciz baskısı altında ödendiği iddia edilen paranın istirdadı taleplerine ilişkindir.Davacı taraf, davalı ile olan ticari ilişkisini sonlandırdığını, davalıya herhangi bir borcunun kalmadığını ancak davalı tarafından aleyhinde ... sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ödeme emri tebligatının kendisine ulaşmaması nedeniyle takipten sonradan haberdar olduğunu, davalının haksız şekilde haciz işlemleri yaptığını, üçüncü kişiye devredilen işyerinde haksız şekilde haciz yapılması nedeniyle borçlu olmadığı halde 15.000 TL ödeme yaptığını beyan ederek davalıya icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile ödediği 15.000 TL'nin istirdadına karar verilmesini talep etmiş, davalı taraf, davacıdan takipte talep edildiği şekilde alacaklı olduğunu, davacının haciz işlemleri nedeniyle ileri sürdüğü istihkak iddialarının reddedildiğini, davacının bahsettiği ödemeyi kendi rızası ile yaptığını ve yine borcunu ödeyeceğine dair taahhütte bulunduğunu beyan ederek davanın reddini savunmuş, Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı vekilince ileri sürülen istinaf nedenleri; Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporlarının eksik, hatalı ve birbirleri ile çelişki olduğu, rapora karşı itirazları ile yeni bir bilirkişiden rapor alınması taleplerinin haksız olarak reddedildiği, davacının bizzat davalıya göndermiş olduğu mesaj ile borcunu kabul ettiği hususunun bilirkişi raporu ile gerekçeli kararda değerlendirilmediği, davacının herhangi bir baskı altında olmaksızın ödeme yaptığı, Mahkemece faiz başlangıç tarihinin hatalı şekilde belirlendiği ve bu sebeplerle verilen kararın hatalı olup kaldırılması gerektiğine ilişkindir.Dosya kapsamından; tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmak suretiyle düzenlenen kök bilirkişi raporunda, davacının 2012 ila 2018 yıllarına ait ticari defterlerinin incelendiği, raporda davacı tarafından 2017 ve 2018 yıllarına ait ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin ibraz edilmediğinin bildirildiği ve bu yıllara ait defter açılış ve kapanış onaylarının tablo halinde gösterilmediği, bununla birlikte davacının davalı ile olan ticari ilişkisinin tespiti açısından 2017 yılı başlangıcı esas alınarak bu tarihten sonra kayıtlara alınan çeklerin gösterildiği, bu tarihten önce ve sonrasına ilişkin bir hesap dökümünün olmadığı, davalının ticari defterleri yönünden yapılan incelemede ise 2012 ila 2016 yıllarına ait ticari defterlerin incelendiği belirtilerek hangi defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin sunulmadığının gösterildiği, davalının ticari defterlerinde davacı ile olan ticari ilişkisinin ise 18.05.2010 tarihinden 15.10.2014 tarihine kadar olan kısmının incelendiği ve raporda hesap dökümü  yapılarak bu tarihler arasında davalı tarafından düzenlenen faturalar ile davacı tarafından yapılan ödemelerin hesaplandığı, buradan hareketle davacının kendi ticari defterlerine göre 04.03.2017 tarihi itibariyle davalıdan 72.271,63 TL alacaklı olduğunun, davalının ticari defterlerine göre ise 15.10.2014 tarihi itibariyle davalıya 48.263,77  TL borçlu olduğunun tespit edildiği, bundan sonra ise davalının ticari defter kayıtlarında bulunan faturaların davacının defterlerinde kayıtlı olup olmadığı belirlendikten sonra yine davalının defterlerindeki davacı ödemelerinin toplam fatura bedelinden mahsubu ile alacak borç durumunun belirlendiği, ek raporda ise davacının 2017 yılı ticari defterlerinde davalı adına ödeme olarak kaydettiği 4 adet çekin davalıya ciro edildiği ve tahsil edilmiş oldukları değerlendirilerek bu miktarın da fatura toplamından mahsup edildiği, sonuç olarak davacının borçlu değil alacaklı olduğunun tespit edildiği, Mahkemece bilirkişi kök ve ek raporundaki tespitler ve davacı tarafından eda edilen yemine göre davalı adına ciro edilmemiş çek hesap dışı bırakılarak davacının takip tarihinde davalıya borçlu olmadığı, davalıdan alacaklı olduğunun kabulü ile borçlu olmadığının tespiti ile icra takibi sırasında ödediği 15.000 TL'nin istirdadına karar verildiği anlaşılmıştır.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. maddesi uyarınca ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması ile diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması, diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi (Ek cümle: 22/7/2020-7251/23 md.) veya defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.Dava, İİK'nın 72. maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılmış ve takip nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile takip sırasında ödenen bedelin iadesinin talep edildiği menfi tespit ve istirdat davası olup, dava konusu ... sayılı dosyası ile davalı 16.01.2018 tarihinde davacı aleyhine fatura ve açık hesap bakiyesine dayalı olarak 72.271,63 TL alacağın tahsili talebiyle ilamsız icra takibi başlatmıştır. Taraflar arasında icra takip tarihinden önce aralarında ticari ilişki bulunduğu noktasında bir ihtilaf yoktur. İhtilaf davalının takip ve dava tarihi itibariyle alacaklı olup olmadığı noktasındadır. Bu kapsamda davanın niteliği gereği Mahkemece, tarafların takip ve dava tarihi itibariyle alacak-borç durumlarının tespit edilmesi, takip tarihinden sonra yapılmış ödemelerin buna göre değerlendirilmesi gerekmekte iken, bu hususlar ile ispat yükünün alacaklı olduğunu iddia eden davalıda olduğu değerlendirilmeksizin, açılış ve kapanış tasdikleri tam olarak sunulmayan, bu nedenle sahibi lehine delil olma özelliğinin bulunup bulunmadığı tespit edilemeyen ticari defterler üzerinde yapılan inceleme neticesinde tarafların farklı tarihlerdeki alacak-borç durumlarının tespit edildiği ve takip ile dava tarihindeki alacak borç durumunu göstermeyen, bu sebeplerle denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli olmayan bilirkişi raporları ve usulsüz yemin esas alınarak verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğu görülmüştür. Davalı vekilinin istinaf başvurusu haklı bulunmuştur.Buna göre Mahkemece, taraflara takip ve dava tarihine kadar olan cari hesap dökümleri ile açılış ve kapanış tasdiklerini içerir şekilde tüm ticari defterlerini sunmak üzere usulüne uygun ihtarat içerir kesin süre verilmesi, bundan sonra aynı veya farklı bir bilirkişiden her iki tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun şekilde tutulup tutulmadığı, tarafların arasındaki ticari ilişkinin hangi tarihte sona erdiği, takip ve dava tarihinde her iki tarafın kayıtlarında alacak-borç durumunun ne olduğu, takip tarihinden sonra kayıtlara alacak-borç kaydının yapılıp yapılmadığı, tarafların kayıtları arasında bir farklılık var ise bu farkın neden kaynaklandığı, davacı tarafından davalıya ciro edilen çeklerin taraflarca hangi tarihte kayıtlara alındığı, çeklerin hangi tarihte ödendiği, bu çek bedellerinin varsa takip tarihindeki alacaktan mahsup edilip edilemeyeceğinin tespiti yönünde denetime açık rapor alınması, alınacak raporun davadaki ispat yükü ve sunulan/dayanılan diğer deliller, bu minvalde davacının inkar etmediği mesaj kayıtları ile birlikte değerlendirilmesi, bundan sonra gerekirse yemin delili de nazara alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle davalı tarafın istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun KABULÜ ile; Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/09/2021 tarih ve 2018/1071 Esas- 2021/839 Karar sayılı kararının HMK'nın  353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talep eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine, 4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-Artan gider avansı olması halinde  yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 03/10/2024 tarihinde HMK'nın  362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0d83216cfb16529c","SID":"fb400994cd3ddd29"}}