{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/931 <br>KARAR NO: 2024/1217<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO: 2015/1029 <br>KARAR NO: 2021/14<br>KARAR TARİHİ: 13/01/2021<br>DAVA: İtirazın İptali (Kooperatif Ortaklığından Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 02/10/2024<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı kooperatif üyesi olduğunu, davalı kooperatif tarafından Arnavutköy ... parsel ... Blok'ta kain ... ve ... no'lu olmak üzere 2 adet daire niteliğinde taşınmazın müvekkiline tahsis edildiğini, taşınmazların 2013 yılı sonu itibariyle tam ve eksiksiz olarak (anahtar teslimi) teslim edileceğinin taahhüt edildiğini, müvekkilinin bahsi geçen 2 adet daire ile ilgili davalı kooperatife herhangi bir borcunun olmadığını ancak davalı tarafın müvekkiline daireleri teslim etmediğini, müvekkiline teslim edilmesi gereken dairelerin esasında inşaat projesinde olmadığını, davalı tarafından ortak alanların daireye çevrilmesi suretiyle müvekkiline tahsis edildiğinin sonradan öğrenildiğini, davalı kooperatifin ortak alan ve sığınakları proje hilafına bağımsız bölüme çevirdiğini, dava konusu dairelerin fiilen bitirilmesinin ve bağımsız bölüm olarak ayıptan ari bir şekilde müvekkiline teslim edilmesinin imkanı kalmadığını, kooperatif inşaatlarının tamamının kaçak, projeye aykırı ve mühürlü olduğunu, davalı kooperatif tarafından 2013 yılı sonu itibariyle devredilmeyen her bir dairenin aylık ortalama kira getirisinin 500,00 TL olduğunu, müvekkilinin davalı kooperatife tüm ödemelerini yaptığı halde dükkanları alamadığı için kira alacaklarının ödenmesi istemiyle Gaziosmanpaşa ...İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile yasal takip başlattıklarını, davalı tarafın haksız itirazı üzerine takibin durduğunu beyan ederek, itirazın iptaline karar verilmesini ve asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın, kira alacağı iddiası ile başlatılan icra takibine karşı yapılan itirazın iptali davası olması karşısından Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğunu, davanın görev yönünden reddi gerektiğini, müvekkili kooperatifin davacının kiracısı olmadığını, taraflar arasında kira ilişkisi bulunmadığını, davacının kira yada benzeri herhangi bir alacağı olmadığından davanın esastan reddinin gerektiğini, davacının kooperatiften bodrum daire şeklinde 2 adet taşınmaz satın aldığını, bu taşınmazlardan 2 numaralı daireyi doğrudan kooperatiften değil ... isimli kişiden devraldığını, davacının satın aldığı bu taşınmazların tapularını yıllar önce aldığı gibi aynı tarihte dairelerini fiilen bitmiş olarak teslim aldığını, binanın yıllar önce iskan edildiğini ve sahiplerince kullanıldığını, davalı kooperatifin ortak alanları bağımsız bölüme çevirdiği, Kooperatif inşaatlarının kaçak olduğu, davacıya tahsisi taahhüt edilen dairelerin ayıptan arı olarak davacıya tesliminin mümkün olmadığı şeklindeki iddiaların kira alacağında değil sözleşmenin feshinde ileri sürülebilecek iddialar olduğunu ve  bu davada dinlenemeyeceğini, ayıplı mal ile ilgili izlenecek yolun, ayıplı malın iadesi ile ödenenin geri istenmesi olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydı ile; vergi mevzuatına göre 32.500,00 TL değerindeki bir yerin yıllık kirası değerinin %05 kadar yani 32.500 x 0,05 =1.625 TL olduğunu, aylık kira değerinin ise 1.625 / 12=135,42 TL olarak hesaplanacağını, davacıya teslimi taahhüt edilmiş herhangi bir dükkan olmadığını, ayrıca geç teslim halinde kira ödeneceği şeklinde herhangi bir taahhüt olmadığını, kaldı ki taşınmazların 2013 yılında tamamlanarak teslim edildiğini, davacının bir taraftan dairelerin kaçak olduğunu belirtmesine rağmen diğer taraftan kira getirisinin 500,00 TL olduğunu ileri sürdüğünü, bahsi geçen daireler fiilen tamamlanmış olup kullanılmasında ve kiraya verilmesinde hiçbir engel bulunmadığını ayrıca davacının 04/05/2011 tarihli ortaklık senedi ile kooperatife ortak olduğunu, tapularını alması akabinde 11/09/2013 tarihli dilekçesiyle kooperatiften istifa etmek suretiyle ilişkisini kestiğini, davacıya satılan dairelerin inşaatında bir gecikme olmamakla beraber velev ki olsa bile, davalı kooperatifin geç teslim halinde davacıya kira ödeyeceğine dair bir taahhüdünün olmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini ve %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, yargılama sırasında alınan bilirkişi raporları kararda özetlenerek, devamında \"...Davalı tarafından gönderilen 11/11/2020 tarihli cevabi yazı ile davacının istifası kabul edildiğinden kooperatif üyeliğinin sona ermiş olduğu bildirilmiş ise de; davacı vekilince istifa dilekçesinin sahte olduğu savunulmuş, 21/10/2020 tarihli celsede davalı vekilince de istifa dilekçesinin aslı bulunamadığı beyan edildiğinden, davalı vekilinin davacının üyeliğinin sona ermiş olduğuna ilişkin savunması yerinde görülmemiştir. 1163 sayılı kanunun 23. Maddesinde yer alan eşitlik ilkesi gereğince tüm ortaklara teslimlerin aynı koşullarda yapılması gerekmekte olup, bağımsız bölümlerin teslim tarihi 2013 yılı olarak belirlenmiş, davalı Kooperatifin diğer ortaklarına taşınmazı en geç 2014 yılı ocak ayında teslim ettiği bilirkişi raporu ile tespit edilmiş, davacının ... isimli üyeden devir yoluyla aldığı 1 adet dükkanı ve davalı kooperatiften üyeliği gereği edindiği  I adet dükkanın davacıya teslimine ilişkin evrak sunulamadığından 1163 sayılı kanunun 23. Maddesi doğrultusunda davacının tazminat talep edebileceği...\" gerekçesiyle, \"Davanın kabulü İle Davalının Gaziosmanpaşa ... İcra Müdürlüğünün ... esas nolu dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin 10.000,00-TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, Davacı vekilinin icra inkar tazminatı talebinin reddine...\" karar  verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; cevap dilekçesinde ve yargılama sürecinde ileri sürüldüğü üzere taraflar arasında kira ilişkisi olmadığını, kira alacağının kiracıdan talep edilebileceğini, yargılamanın bu iddia dahilinde devam ettirilmesi gerekirken yargılama aşamasında sanki bir tazminat davasına dönüştürüldüğünü, Davacının tapularını alarak kooperatiften istifa ettiğini, istifa dilekçesi kooperatif yönetim kurulunca işleme konularak kooperatif ortaklığının sonlandırıldığını, davacının kooperatifi muhtelif kez şikayet etmesi üzerine gelen müfettişlerin bazı evrakları alıp götürdüklerini, davacının istifa dilekçesinin de bu evraklar arasında yer aldığını ancak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı İstanbul İl Müdürlüğünde kaybolduğunu, davacının 03/10/2013 tarihi itibari ile kooperatif ortağı olmadığını ve yeniden ortaklık kaydı için müracaat etmediğini, Davacı sürekli olarak konutların projeye aykırı olduğunu, tapuların sahte olduğunu ileri sürmekte ise de ödediklerini geri alıp aldıklarını iade etmeyi ise kabul etmediğini, tapusu ve tasarruf hakkı kendisinde bulunan taşınmazları boş tutarak kooperatiften kira tahsil etmeyi planladığını ve bunda ısrar ettiğini, davacının iddialarının kira alacağı değil, sözleşmenin feshi ile tazminat taleplerine konu olabileceğini, Mahkemece bilirkişiler ... ve ... tarafından düzenlenen ikinci rapor uygun bulunmuş ise de rapordaki tespitlere ve hesaplamalara aykırı karar verildiğini, rapora karşı 18/06/2018 tarihli itiraz dilekçelerinde de ifade edildiği gibi davacının konutlarının bulunduğu sitedeki tüm konutların aynı zamanda bitirilip teslim edildiğini, davacının konutlarının diğer ortakların konutlarının tesliminden daha geç olduğuna dair hiçbir tespit olmadığını, Mahkemenin hükme esas aldığı raporda maddi hata ile 562 gün için 632,25 TL yerine 6.322,50 TL yazıldığını, hiçbir şekilde kira ödenmesi gerektiği şeklinde bir kabul anlamına gelmemek üzere bilirkişilerce kira talep edilen dönemle ilgili olarak hesaplanan kira miktarı 4.500,00 TL iken sayın mahkemece hatalı hesaplanan faiz eklenerek 10.822,50 TL asıl alacak hesaplanması ile davacının aylık 1.000,00 TL üzerinden 10 ay için 10.000,00 TL kira alacağı olduğu kabul edilerek bir başka hata yapıldığını, Davacının kötü niyetli olduğunu, kendisine tapu ile devir ve teslim edilen konutları beğenmiyor ise ödediklerini faizi ile birlikte geri alıp tapuları kooperatife iade etmesi teklif edildiği halde bunu kabul etmediğini, bir taraftan \"taşınmazlar yoktur, enkazdır, tapular sahtedir\" derken diğer taraftan tapuları uhdesinde tutarak iade etmekten kaçındığını, tapu dairesinde alımı satımı yapılabilen bir yer için yok nitelemesinin yanlış olduğunu, birtakım imar sorunları yaşanmış olmasının taşınmazları ve tapu kayıtlarını ortadan kaldırmayacağını, ayrıca çevrede yapılan araştırmalar neticesinde bilirkişiler bu taşınmazların her birinin aylık ortalama 225,00 TL kira geliri olabileceği belirtildiği halde sayın mahkemece 500,00 TL'nin esas alındığını, kararın hatalı olduğunu beyan ederek kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilmiş ayrıca HMK'nın 357. maddesindeki \"İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz\" kuralı nazara alınmıştır. <br>Dava; kooperatif üyesine tahsis edilen konutun zamanında teslim edilmemesine dayalı  kira kaybı bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Gaziosmanpaşa ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı tarafından 2014 yılı Ocak-Ekim ayları arası (10 ay) her ay için 1.000,00 TL olmak üzere toplam 10.000,00 TL kira alacağının takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili istemiyle 31/10/2014 tarihinde takip başlatıldığı anlaşılmaktadır. Ödeme emrinin davalı tarafa hangi tarihte tebliğ edildiğini gösterir tebligat parçası dosya kapsamında bulunmadığından, davalı tarafça itirazın süresi içerisinde yapılıp yapılmadığı tespit edilememiştir. Anılan eksiklik giderilmesi gerekirken, davalı tarafça yasal süre içerisinde itiraz edilip edilmediğinin tespit edilmemesi hatalıdır. Dava dilekçesi ekinde yer alan 04/05/2013 tarihli \"Ortaklık Senedi\"ne göre kooperatif yönetim kurulunun 04/05/2013 tarih ve 330 sayılı kararı ile davacının ortaklığa kabul edildiği, davacıya tahsis edilecek konut ve bedelin \"... parselde 1+1 giriş bağımsız bölüm seçme sıra no 3'dür. Sabit satış olup tamamı 32.500 TL ve özel ödeme tablosu mevcuttur\" şeklinde belirtildiği, ekinde yer alan ödeme tablosuna göre ödenecek toplam bedelin 32.500,00 TL olduğu, 2011 yılı Mayıs ayında ödeneceğinin kararlaştırıldığı, bunun dışında ödenecek aylık bedel belirlenmediği anlaşılmaktadır. Kooperatif başkanı ... ile davacı imzası taşıyan 04/05/2011 tarihli \"Maliyet ve Yapım Taahhütnamesidir\" başlıklı belgede 1+1 giriş dairenin anahtar teslimi olarak teslim edileceği belirtilmiş, \"Teslim Tarihi 2013 yılıdır\", \"Tamamı 32.500,00 TL olup özel ödeme tablosu mevcuttur\" ibaresine yer verilmiştir. 29/03/2012 tarihli Konut Tahsis Belgesine göre kooperatif yönetim kurulunun 27/01/2012 tarih ve 396 sayılı kararı gereğince davacıya Arnavuköy ilçesi ... Mahallesi ... parsel ... Blok ... no.lu daire tahsis edilmiş olup söz konusu belgede davacının ve davalı kooperatif yönetim kurulu başkanı ...'in imzası bulunmaktadır. Yine 04/05/2013 tarihli \"Ortaklık Senedi\"ne göre kooperatif yönetim kurulunun 04/05/2013 tarih ve 330 sayılı kararı ile dava dışı ...'ın ortaklığa kabul edildiği, dava dışı ...'a tahsis edilecek konut ve bedelin \"... parselde 1+1 giriş bağımsız bölüm seçme sıra no 4'dür. Sabit satış olup tamamı 32.500 TL ve özel ödeme tablosu mevcuttur\" şeklinde belirtildiği, ekinde yer alan ödeme tablosuna göre ödenecek toplam bedelin 32.500,00 TL olduğu, 2011 yılı Mayıs ayında ödeneceğinin kararlaştırıldığı, bunun dışında ödenecek aylık bedel belirlenmediği anlaşılmaktadır. 29/03/2012 tarihli Konut Tahsis Belgesine göre kooperatif yönetim kurulunun 27/01/2012 tarih ve 396 sayılı kararı gereğince ...'a Arnavuköy ilçesi ... Mahallesi ... parsel ... Blok ... no.lu daire tahsis edilmiş olup söz konusu belgede ... ve davalı kooperatif yönetim kurulu başkanı ...'in imzası bulunmaktadır. Davacı ile dava dışı ... arasında düzenlenen 02/08/2013 tarihli \"Kooperatif Devir Sözleşmesi\" başlıklı sözleşmede, dava dışı ... \"satıcı\", davacı ... \"alıcı\" olarak gösterilmiş, \"...nden ... ... Blok ... no.lu daireyi sabit fiyatla satın aldım. Tüm borcumu kapattım ödedim. Sabit fiyatla satın aldığım bu bağımsız bölümü ...'a sattım paramı aldım. Kooperatifçe sözleşmenin tüm aktif ve pasifi ile ...'a devri gerekir.\" şeklinde düzenlenen sözleşme dava dışı ... ile davacı tarafından imza altına alınmıştır. Her iki taşınmazın tapu kayıtları incelendiğinde, kat irtifakı tesis edildiği ancak kat mülkiyetine geçilmediği, davalı kooperatif adına kayıtlı olup \"depo\" vasfındaki ... ve ... no.lu bağımsız bölümlerin 28/08/2013 tarihli ferdileşme işlemi neticesinde davacı adına tapuda tescil edildiği tespit edilmiştir. Davalı tarafça dosyaya fotokopisi ibraz edilen, aslı bulunamadığı belirtilen kooperatife hitaben davacı tarafça düzenlendiği ve kooperatife verildiği iddia edilen 11/09/2013 tarihli istifa yazısının \"Kooperatiften sabit fiyatlı 2 adet depo nitelikli site yönetiminde mesken kullanımlı 2 adet bağımsız bölüm satın aldım ve tapumu ile bağımsız bölümleri teslim aldım her iki bağımsız bölüme toplamda 65.000,00 TL ödeme yaptım borç ve alacağım yoktur. Kooperatifi ibra ediyor ve kooperatiften istifa ediyorum gereğini arz ederim\" şeklinde düzenlendiği, ... isim ve imzasının bulunduğu anlaşılmakla ancak evrak fotokopi olduğu için bir kısım yazılar ile imzanın silik olduğu görülmektedir. Davalı tarafça yine fotokopisi sunulan kooperatif yönetim kurulunun, karar defterine yansıyan 03/10/2013 tarihli kararı ile \"kooperatiften tapusunu ve evlerini alarak istifa eden ...ın istifasının kabulüne\" dair oybirliği ile karar alınmıştır. Davalı tarafça istifa dilekçesi aslının Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne teslim edildiği belirtilmektedir. Davalı kooperatif tarafından söz konusu istifa dilekçesinin il müdürlüğünden istenmesi üzerine, dosyaya sunulan İstanbul Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nün davalı kooperatife gönderdiği 10/03/2016 tarihli yazıda \"Müdürlüğümüz inceleme dosyasında bulunan ...'ın kooperatiften istifa ettiğini gösterir dilekçeleri ve tediye makbuzunun bir sureti yazımız ekinde gönderilmiştir.\" şeklinde yanıt verildiği anlaşılmaktadır. Davalı tarafın iddiası davacının kooperatiften istifa ettiğine yönelik olup İstanbul Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'ne kooperatife hitaben yazdıkları 10/03/2016 tarihli yazı da eklenerek davacının istifa dilekçesinin aslının mı yoksa örneğinin mi müdürlük tarafından teslim alındığı, aslı teslim alınmış ise iade edilip edilmediği, istifa dilekçesinin halen kayıtlarında mevcut olup olmadığı hususlarında müzekkere yazılmalıdır. Ayrıca davacı vekilinin 19/09/2018 tarihli celsede \"Müvekkilimizin kooperatif üyesi olmadığı iddiası doğru  değildir. Taraflar arasında genel kurulu ve ihraç kurulu kararına yönelik dava derdesttir\" şeklindeki beyanına istinaden, davacı hakkında kooperatif tarafından verilen bir ihraç kararı ve bu hususta açılan derdest bir dava olup olmadığı sorularak varsa ilgili dosya celp edilerek incelenmelidir. Bu eksiklikler giderilerek öncelikle istifa iddiasının netliğe kavuşturulması gerekirken, söz konusu eksikliğin giderilmemesi hatalıdır. Davacının kooperatif üyesi olduğunun kabulü halinde; Ferdileşme,  yapı  kooperatiflerinin  inşa  ettikleri  konut  ve  işyerlerinin kooperatif üyeleri adına tescil edilmesidir. Eş deyişle ferdileşme, konutların tamamlanarak yapı kullanma izninin alınması ve tapu kütüğünde kooperatif adına kayıtlı bulunan bağımsız bölümlerin mülkiyetinin ortaklara devredilerek tapularının verilmesidir. Zira konut yapı kooperatifine ortak olunmakla sadece pay sahipliği kazanılmakta, ortakların paylarının karşılığı olan taşınmazların mülkiyeti ise kooperatife ait bulunmaktadır. Bu mülkiyet, ancak konutların tamamlanmasını takiben ortaklara devredilebilmektedir. Kooperatifler Kanunu'nun 81. maddesinin ikinci fıkrasında; konut yapı kooperatiflerinin ana sözleşmede gösterilen işlerin tamamlanması ve ferdi mülkiyete geçilip konutların ortaklar adına tescil edilmesiyle amacına ulaşmış sayılacağı ve dağılacağı, yapı kullanma izninin alınmasını müteakip en geç bir yıl içinde ortakların Kat Mülkiyeti Kanunu’na göre ferdi münasebet işlerinin sonuçlandırılacağı hükme bağlanmıştır. Ferdi mülkiyete geçilebilmesi için de, kooperatif konutlarının ortaklara tahsis edilmiş olması gerekir. Davacı tarafça, \"Maliyet ve Yapım Taahhütnamesidir\" başlıklı belgede teslim tarihinin 2013 olarak belirtilmiş olması nedeniyle kira alacağı talep edilmektedir. Ancak kooperatifin bu yönde bir ödeme yükümlülüğü ancak diğer ortaklara taşınmazların teslim edilmesine rağmen davacıya teslim edilmemesi, yani ortaklar arasında eşitlik ilkesine aykırılık halinde mümkündür. Salt teslim belgesinde yazılı tarihin aşılmış olması, ortağa bu hakkı tanımaz, zira taşınmazların tüm ortaklar için tamamlanmamış ve teslim edilmemiş olması halinde, davacının da diğer ortaklar gibi duruma katlanması gerekir. Kooperatiflerde ortaklar arasında hak ve borçlar bakımından eşitlik esastır. Nitekim Kanun'un \"Hak ve vecibelerde eşitlik\" başlıklı 23. maddesinde \"Ortaklar bu kanunun kabul ettiği esaslar dahilinde hak ve vecibelerde eşittirler.\" şeklinde emredici bir kural öngörülmüştür. Bu kural uyarınca aynı durumda olan ortaklar arasında ayrım yapılamaz. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 21/03/2021 tarihli 2017/(23)15-855 E. 2021/281 K. sayılı ilamında açıklandığı gibi; \"...Ortaklık statüsünden doğan objektif haklara sahip olma ve bunların korunmasını isteme hakkı, mutlak eşitlik kapsamındaki haklara örnek gösterilebilecek iken, kooperatif ortaklığına bağlı olarak yararlanma ve maddi menfaat sağlamada ortağın eylemli katkısı ve özverisinin gözetilmesi ise nispi eşitlik ilkesi gereğidir. Bu itibarla, ortaklıktan kaynaklanan borçlarını yerine getiren bir ortağın, eşit durumda bulunduğu, diğer ortaklara tanınan haklardan kendisinin de yararlandırılmasını istemeye hakkının bulunduğu tabiidir...\" Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 12/02/2015 tarihli 2014/7352 E. 2015/809 K. sayılı ilamı; \"...1163 sayılı Kanun'un 23. maddesinde; \"Ortaklar bu kanunun kabul ettiği esaslar dahilinde hak ve vecibelerde eşittirler\" ifadesine yer verilmiştir. Kooperatifler hukukunda mutlak değil, nispi eşitlik ilkesi geçerlidir. Eşitlik ilkesi gereği tüm ortaklara konut tesliminin aynı tarihte ve emsal üyelerin ödemeleri nazara alınarak aynı nitelikte yapılması gerekir. Ortağa teslim edilen konutta emsallerine göre eksiklik, kusur ya da ayıp varsa bundan doğan zararlar ortakça kooperatiften istenebilir. Eksik imalat bedelinin  belirlenmesinde de eşitlik ilkesi nazara alınmalı, diğer kooperatif ortaklarının konutları emsal alınarak, yapım hataları ve eksiklikler somut olarak belirlenmeli, denetime ve izlemeye elverişli rapor alınmalıdır. Dairelerin teslim edildiği tarih ve teslim edilme anındaki niteliği eşitlik ilkesi uyarınca değerlendirilmeli, eşitlik ilkesine aykırı biçimde eksik ve kusurlu imalatın tespit edilmesi halinde bunun, kullanıma engel olup olmadığı, bu kapsamda kira kaybı isteminin yerinde olup olmadığı irdelenmeli, aynı statüdeki diğer üyelere teslim edilen bağımsız bölümlerin ne şekilde teslim edildiğinin, eşitlik ilkesinin ihlâl edilip edilmediğinin saptanması, eksik ve ayıplı imalatın tespiti halinde bunun kira kaybına yol açıp açmadığının belirlenmesi gerekmektedir. Teslim tarihi yönünden ise kooperatif kayıtları inceletilerek, bağımsız bölümlerin teslim tarihine ilişkin genel kurullarda bir tarih kararlaştırılıp kararlaştırılmadığı, bir tarih belirlenmemiş ise bağımsız bölümlerin diğer üyelere hangi tarihte teslim edildiğinin saptanması, dayandığı delilleri sunması için davalı kooperatife olanak tanınması icap etmektedir. Konutların tamamlanmamış olması halinde, davacının da beklemesi ve bu duruma katlanması gerekir. Diğer üyelerin konutları tamamlanıp teslim edilmiş ise davacının da dairesinin bitirilip teslimini istemek hakkıdır. Kooperatifin diğer üyelerinden davacı ile aynı konumda olup, kooperatife borcu olduğu halde dairesini teslim alıp yararlanmaya başlayan üyelerin varlığının tespiti halinde, eşitlik ilkesi uyarınca davacının da aynı süre zarfında kira bedeli talep hakkı doğacağının kabulü gerekir...\" Emsal kararlarda da ifade edildiği gibi kooperatiflerde ortaklar arasında hak ve yükümlülükler bakımından eşitlik ilkesi esas olup, davacının talebi bu ilke çerçevesinde değerlendirilmelidir. Yukarıda yer verildiği üzere 2 adet taşınmaz davacı adına tapuda kayıtlıdır. Ancak tahsis belgelerinde taşınmazların 1+1 konut vasfında giriş kat olarak tahsis edileceği belirtilmesine rağmen tapuda depo vasfında ve bodrum kat olarak tescil edildiği sabittir. Mahkemece tapu müdürlüğünden ve ilgili belediyeden projeler getirtilerek yerinde inceleme yapılması, kooperatif inşaatlarının tamamının kaçak, projeye aykırı ve mühürlü olduğu yönündeki davacı iddiasının incelenmesi, yine davacı adına tescil edilen taşınmazların projesine göre ortak alan olup sonradan bağımsız bölüme çevrilip çevrilmediğinin, mevcut hali ile kullanıma uygun olup olmadığının, davacı adına tescil edilen taşınmazların fiili olarak davacıya teslim edilip edilmediğinin, davacı kullanımında olup olmadığının netliğe kavuşturulması, davacıya ve diğer ortaklara taşınmaz tesliminin hangi tarihte yapıldığının belirlenmesi, davacı adına tapuda kayıtlı taşınmazlar davacıya teslim edilmiş ise bu taşınmazlardan mevcut hali ile kira geliri elde edilip edilemeyeceğinin değerlendirilmesi, kira geliri elde edilebilecek ise davacının işbu dava konusu talebinin teslimi taahhüt edilen 1+1 konut vasfında giriş kat daire ile fiilen teslim edilen depo vasfında taşınmaz arasındaki kira farkı nazara alınarak hesap edilmesi gerekmektedir. Bu durumda; mahkemece öncelikle ödeme emrinin davalı tarafa hangi tarihte tebliğ edildiğini gösterir tebligat parçası temin edilerek yasal süre içerisinde takibe itiraz edilip edilmediğinin tespit edilmesi, istifa savunmasına ilişkin yukarıda belirtilen sair eksikliklerin ikmal edilmesi, kooperatif uzmanı, mali müşavir bilirkişi heyetinden davalı kooperatife ait ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılması, istifa dilekçesi ile taşınmaz tahsis ve teslimine ilişkin kayıtların incelenmesi, davalı kooperatif tarafından taşınmazların diğer ortaklara hangi tarihlerde teslim edildiğinin belirlenmesi, taşınmazın bulunduğu yerde yukarıda açıklanan hususların tespiti yönünden inşaat mühendisi, mimar ve harita mühendisi bilirkişiler refakate alınarak keşfen inceleme yapılması, ortaklar arasında hak ve yükümlülükler bakımından eşitlik ilkesi de dikkate alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiğinden, eksik inceleme neticesinde verilen karara ilişkin davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı 6100 sayılı HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca kaldırılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/1029 E. 2021/14 K. sayılı 13/01/2021 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine İADESİNE, 3-Davalı tarafça yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına, 4-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince iade edilmesine, 5-Davalının yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğ edilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.g bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 02/10/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5ee8c5b3313d946f","SID":"b64259efae37d7dd"}}