{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/402 Esas<br>KARAR NO: 2024/1580 Karar<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 02/11/2022<br>NUMARASI: 2018/469 E. -  2022/1088 K.<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 10/10/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:<br>DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde; ... bank Kocaeli şubesine ait 20/04/2018 keşide tarihli, 100.000 TL bedelli, .. çek nolu, keşidecisi ... olan çeki 22/10/2017 tarihinde müvekkilinin kasasından çalınması sebebiyle Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/43496 Soruşturma sayılı dosyasında şikayette bulunduğunu ve Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/944 Esas sayılı dosyasından çek iptali davası açıldığını, çek lehtarı müvekkili olmasına rağmen müvekkili firmanın imzalarının sahte olarak ciro edildiğini, davalılardan ... firması tarafından bankaya ibraz edildiğini, çek hamilinin yetkili hamil olmadığını, davalılardan ...'in üzerinde yüksek bedelli çeklerin bulunduğunun tespit edilmesi nedeniyle Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/1698 Soruşturma sayılı dosyasından soruşturmanın devam ettiğini, diğer çeklere ilişkin İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/1088 Esas, Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/28 Esas, Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/22 Esas, Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/156 Esas sayılı dosyalarından bu kişi aleyhine davalar açıldığını belirterek, çekin çalıntı olması sebebiyle ve imzanın müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığından, dava konusu çekten dolayı borçlu olmadığının tespitine, davalıların kötü niyetli olması sebebiyle çekin istirdadına ve %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalılardan ... Ltd. Şirketi vekili cevap dilekçesinde; dava konusu çek hakkında Konya ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından takip yapıldığını, müvekkilinin adresinin Konya olması sebebiyle mahkemenin yetkisine itiraz ettiklerini, dava konusu çekin müvekkili şirketin ... İnş. Ltd. Şti. ile yaptığı ticari ilişki nedeniyle ciro yoluyla geçtiğini, bu durumun ticari defterlerinde kayıtlı olduğunu, müvekkilinin iyi niyetli hamil olup, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar ...'ya çıkartılan tebligatların adreste bulunmadıklarından iade edildiği, davalılar ..., ... Ltd Şti, ...'e çıkartılan tebligatların usulüne uygun olarak yapılmış olduğu, iade edilen tebligatlara ilişkin davalıların ticaret sicilindeki adresine Tebligat Kanunun 35. maddesine göre tebligat yapıldığı halde davaya cevap vermedikleri görülmüştür.<br>MAHKEME KARARI:Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/11/2022 tarihli 2018/469 E. - 2022/1088 K.  sayılı kararıyla; \"...Dosyada ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacının ileri sürdüğü imzanın kendisine ait olmadığı hususu mutlak defi niteliğinde olup herkese karşı ileri sürülebilmektedir. Mahkememizce yaptırılan bilirkişi incelemesi ile imzanın davacıya ait olmadığı tespit edilmiş olup davacı şirketin şirket yetkililerine ait olmayan imza ile çek nedeniyle borçlandırılması mümkün olmamasına göre mahkememizce başka bir araştırma yapılmaksızın menfi tespit davasının kabulüne karar verilerek davacı yanın çek nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. Davacının istirdat talebi bakımından ise davacının 6102 sayılı yasanın 792. maddesi ve  687. maddesi uyarınca; davacı tarafından, çekin hamili olan davalının bu çeki ciro yoluyla iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olduğunun, başka bir deyişle kötü niyetli ve iktisapta ağır kusurlu olduğunun kanıtlanması gerekmekte olup, dava konusu çekin mücerretlik vasfı nedeni ile davalının çeki elinde bulundurma nedenini açıklama zorunluluğu bulunmadığı, ciro silsilesinde kopukluk olmadığı, bu kapsamda dosyaya sunulan bir delil olmadığı, davalı son hamilin  ... SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. çeki iktisabında kötü niyetli veya ağır kusurlu olduğu ispatlanamadığından açılan davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. Davalılar ..., ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. ... San. Tic. Ltd. Şti, .... San. Ve Tic. Ltd. Şti. Yönünden bakımından ise TTK'nın 792. maddesine göre çekin istirdatına karar verilebilmesi için davacının, çeki elinde bulunduran yeni hamilin çeki kötü niyetle iktisap ettiğini ya da iktisapta ağır kusuru bulunduğunu ispat etmesi gerekmektedir. İstirdat davasının son hamile karşı ileri sürülmesi gerektiğinden son hamil olan ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. dışındaki davalıların iş bu davada husumetleri olmadığından bu davalılar bakımından davanın pasif husumet yokluğundan reddine dair;<br>AÇILAN MENFİ TESPİT DAVASININ KABULÜNE, Davacının davaya konu ...bank Körfez Şubesine ait 20.04.208 tarihli 100.000,00 TL bedelli çek nedeni ile ile davalılara borçlu olmadığının TESPİTİNE, Davacının kötü niyet tazminat talebinin reddine,  Davalılar ..., ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. ... San. Tic. Ltd. Şti, ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. Yönünden istirdat DAVASININ PASİF HUSUMET YOKLUĞUNDAN REDDİNE, Davalı ...SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. Aleyhine açılan istirdat davasının ESASTAN REDDİNE,\" karar verilmiştir.<br>İSTİNAF BAŞVURULARI: Davacı  vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde;  davaya konu çekin çalıntı olduğunu, diğer davalılardan ciro silsilesiyle davalı ... firmasına geçtiğini, çekin bu davalı tarafından bankaya ibraz edildiğini, müvekkili şirket adına atılan  imzaların müvekkili şirketin yetkililerine ait olmaması nedeniyle ciro silsilesinde kopukluk olduğunu ve davalıların yetkili hamil olmadığını, Davalıların mal stokları, nakliye evrakı incelendiğinde, ortada gerçek bir satışın, borç-alacak ilişkisinin olmadığının anlaşılacağını, davalıların kötüniyetle hareket ettiklerini, davalılardan ... ve ... hakkında yapılan araştırmalardan, bu davalıların çalıntı çekleri piyasada sıklıkla kullandıklarının tespit edildiğini, son ciranta olan davalının da bu durumu bilmemesinin mümkün olmadığını, Davalı ...'in  basiretli bir tacir gibi hareket etmesi gerektiğini, firmasının üzerinde ödeme yasağı bulunan bir çeki almasının hayatın olağan akışına da uymadığını, davalıların kötüniyetli hareket ettiklerini ve çekin iktisabında ağır kusurlu olduklarını, C. Savcılığındaki soruşturma dosyalarının sonuçları beklenmeden karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, Yerel Mahkemenin menfi tespit kararı doğru olmakla birlikte, tazminat yönünden taleplerinin reddine karar verilmesinin doğru olmadığını belirterek, Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 02/11/2022 tarihli, 2018/469 Esas, 2022/1088 Karar sayılı kararının kötüniyet ve istirdat kararı yönünden kaldırılmasını talep etmiştir.  Davalı ... San. ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; müvekkili tarafından Konya İcra Müdürlüğünde icra takibi başlatıldığından ve menfi tespit davasının da icra müdürlüğünün bulunduğu yer mahkemesinde açılması gerektiğinden, Mahkemece yetki itirazlarının kabul edilmesi gerektiğini, Davaya konu edilen çek bedelinin ... tarafından müvekkiline ödendiğini, Konya ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takibinden feragat ederek, icra dosyasının kapatıldığını, dolayısıyla davanın konusuz kaldığından reddine karar verilmesi gerektiğini, Davacının, davaya konu çekle ilgili bir ödeme yapmadığını, çek üzerindeki bir kısım imzaların geçersiz olmasının diğer imza sahiplerini bağlamayacağını, imzaların istiklali kuralından dolayı imzası geçersiz olanlar yönünden hiçbir sorumluluk doğurmasa da, diğer kişilerin sorumluluklarının devam edeceğini, Çeki iktisap edenin kötüniyetli veya ağır kusurlu olduğu ispat edilmedikçe, iyiniyetli hamil sayılacağını, davacının çeki kaybetmesi veya çaldırmasının kendi kusurundan kaynaklanması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, İcra dosya borcu ... tarafından ödendiğinden, icra dosyası kapatıldığından davacının borcunun kalmadığını, bu nedenle menfi tespit davasının reddine karar verilmesi gerektiğini, Müvekkilinin çekin yetkili hamili olması ve çekin ödeme yapan çek keşidecisine teslim etmesi nedeniyle çek istirdatı davasının reddine karar verilmesinin doğru olduğunu, ancak ret kararı nedeniyle 100.000,00 TL üzerinden nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığını belirterek, istinaf taleplerinin kabulü ile; istinaf talepleri doğrultusunda usule, yasaya ve hakkaniyete aykırı olarak verilen Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 02.11.2022 tarih 2018/469 Esas 2022/1088 Karar nolu kararının; menfi tespit talebi yönünden kaldırılarak davacının davasının reddine, istirdat talebinin reddine dair kararında ise müvekkili lehine eksik hükmedilen vekalet ücreti yönünden kaldırılarak nispi vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER: Davaya konu çek örneği incelendiğinde; ... Körfez/Kocaeli şubesinin, ... seri numaralı, keşidecisi ..., keşide tarihi 20/04/2018 olan, hamiline yazılmış 100.000,00 TL bedelli çek olduğu, arkasında sırasıyla,  ..., ..., ..., ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, ... ve ...'nin cirolarının bulunduğu, 25/04/2018 tarihinde bankaya ibraz edildiği, Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 06/11/2017 tarih, 2017/944 Esas sayılı kararına istinaden çek üzerinde bir işlem yapılmadığının yazıldığı anlaşılmıştır. Konya Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 13/04/2020 tarihli, 2018/48684 Soruşturma, 2020/1713 Karar sayılı yetkisizlik kararı incelendiğinde; şikayetçinin ... olduğu, davalı ... yetkilisi ...’nın da aralarında bulunduğu ..., ..., ... ..., ... hakkında davaya konu çekle ilgili hırsızlık ve resmi belgede sahtecilik suçundan soruşturma yapıldığı, yetkisizlik kararı verilerek soruşturma evrakının Büyükçekemece C. Başsavcılığına gönderildiği tespit edilmiştir. Konya ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; alacaklının ..., borçluların ..., ... San. Tic. Ltd. Şirketi, ... San. Tic. Ltd. Şirketi, ..., ... San. Tic. Ltd. Şirketi olduğu, davaya konu 100.000,00 TL bedelli çekle ilgili toplam 111.152,32 TL alacak için 30/04/2018 tarihinde Kambiyo Senetlerine Özgü icra takibine başlandığı, 09/07/2018 tarihinde kapak hesabı yapılarak, borcun tamamının ödendiğinin belirlendiği  tespit edilmiştir. İlk derece mahkemesince Prof. Dr. ..'ndan alınan 29/07/2019 tarihli bilirkişi raporunda;  İnceleme konusu çekin arka yüzündeki ... San.Tic.Ltd.Şti. adına atfen atılmış ciro imzası ile adı geçen şirketin imza yetkilileri ... ve ...'a ait mevcut mukayese imzaları arasında; gerek yukarıda işaret edilen hususlar gerekse grafolojik tanı unsurlarından işleklik derecesi, alışkanlıklar, tersim biçimi, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar bulunduğundan söz konusu imzanın mevcut mukayese imzalarına kıyasla ... ve ...'un eli ürünü olmadığı kanaatini bildirdiği görülmüştür.İlk derece mahkemesi'nce İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'nın 08/04/2022 tarihli raporda;  Tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından yapılan incelemede; inceleme konusu çekin ön yüzünde bulunan keşideci imzası ve arka yüzünde \"... Tic. Ltd. Şti.\" kaşe izi üzerinde atılı imza ile ... ve ...'nin mevcut mukayese imzaları arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediği hususlarını bildirir rapor sunulduğu görülmüştür.<br>G E R E K Ç E: Dava; İİK'nın 72. maddesine göre açılan menfi tespit ve  TTK’nun 792. maddesine dayalı çekin istirdadı istemine ilişkindir. Mahkemece menfi tespit davasının kabulüne, çekin istirdatı davasının reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ile davalılardan ... vekili tarafından istinaf yargı yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı vekilinin kötüniyet tazminatı talebinin reddi kararına ilişkin istinaf talepleri incelendiğinde; davacı hakkında davalılardan ... tarafından icra takibi başlatıldığı, İİK’nun 72/5. maddesi uyarınca koşulları mevcutsa davacının kötüniyet tazminatı talep edebileceği, mevcut dosya kapsamına göre  davalı ...'nin yetkilisi hakkında hırsızlık ve resmi belgede sahtecilik suçlarıyla ilgili hazırlık soruşturmasının devam ettiği, buna rağmen Mahkemece Konya Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 13/04/2020 tarihli, 2018/48684 Soruşturma, 2020/1713 Karar sayılı kararı ile yetkisizlik kararı verilerek Büyükçekmece C. Başsavcılığına gönderilen hazırlık soruşturmasının sonucu araştırılmadan ve sonucu beklenmeden, kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmesinin yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır. Tüm bu nedenlerle; davacı vekilinin diğer istinaf talepleri ve davalı ... vekilinin istinaf talepleri bu aşamada incelenmeksizin, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, davalılar hakkında devam eden hazırlık soruşturmasının sonucu beklenerek, kötüniyet tazminatı talebiyle ilgili değerlendirme yapılması için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan nedenlerle:1- Davacı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile,  6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince,  BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 02/11/2022 tarihli 2018/469 E. -  2022/1088 K.  sayılı  kararının KALDIRILMASINA, Davacı vekilinin diğer istinaf talepleri ile davalı vekilinin istinaf taleplerinin bu aşamada incelenmesine YER OLMADIĞINA,2-Yukarıdaki gerekçede belirtildiği şekilde yargılamaya devam olunmak üzere dosyanın, karar veren  ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-Davacı vekilinin istinaf isteminin kısmen kabul olması, davalı vekilinin istinaf talepleri bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verildiğinden, istinaf peşin harçlarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince ilgilisine iadesine,4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi'nce verilecek nihai karar ile birlikte değerlendirilmesine, 5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,  6-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 10/10/2024 tarihinde HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c39ed94a6b018275","SID":"7ff3f4cd3b70e026"}}