{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1125 <br>KARAR NO: 2024/1203<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO: 2018/340 Esas<br>KARAR NO: 2020/868<br>TARİHİ: 23/12/2020<br>DAVA: İtirazın İptali<br>DAVA TARİHİ: 13/04/2018<br>KARAR TARİHİ: 02/10/2024<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı arasında hizmet-alım satımına ilişkin 29.09.2016 tarihinde ..., Yazılım Bakım ve Destek Sözleşmesi ve 29.09.2016 tarihinde ... sayılı satış sözleşmesi akdedildiğini, davacı tarafından sözleşmenin gerektirdiği yükümlülüklere riayet ettiğini buna karşılık davalı tarafından hizmet karşılığı kesilen faturaların ödenmediğini, davalı şirkete verilen hizmet kapsamında düzenlenerek tebliğ edilen faturalar nedeniyle davacı şirket, cari hesap ilişkisi kapsamında davalıdan 11.753,24 TL alacaklı olduğunu, borcun ödenmemesi üzerine alacağın tahsili amacıyla İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası üzerinden tabip başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamını, % 20 oranında icra inkar tazminatı ile yargılama giderleri ve vekalet ücretininde davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın davaya konu yaptığı faturaların tamamen keyfi olarak hiçbir işin karşılığı olmadan düzenlediğini, davacı taraf düzenlediği faturaların hangi hizmet karşılığında düzenlediğini ispat etmesi gerektiğini, hizmet verilmediğini, sözleşmenin feshedildiğini, işletmenin 20/06/2017 tarihinde kapatıldığını, bu hususun davacıya bildirildiğini, hizmet almanın bu sebeple mümkün olmadığını, sözleşmenin 7.1 maddesi gereği ocak, nisan ve temmuz aylarında fatura düzenleyip, 10 gün içinde tahsil talep etmesi gerektiğini, hizmet vermediği için bu şekilde fatura düzenlemediğini, müvekkilinin davacı şirkete herhangi bir borcunun olmadığını savunarak haksız davanın reddi ile yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece \"Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava;  davacı şirketin aralarındaki sözleşme gereğince cari hesap ilişkisi nedeniyle düzenlemiş olduğu faturaları icra takibine koyması üzerine davalı şirketin yetkiye, borca ve ferilerine itirazı üzerine açılan itirazın iptali davasıdır. İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı icra dosyası incelendiğinde, faturalar ile Yazılım Bakım ve Destek Sözleşmesi (Sözleşme Numarası: ...) ve (Sözleşme Numarası ...) Satış Sözleşmesinin borcun sebebi olarak dayanak belge olarak dosyaya sunulduğu, Yazılım Bakım ve Destek Sözleşmesinin davalı ve davacı tarafça 29.09.2016 tarihinde kaşe üzerine imza atılmak suretiyle akdedildiği ve Satış Sözleşmesinin davalı ve davacı tarafça 29.09.2016 tarihinde kaşe üzerine imza atılmak suretiyle akdedildiği anlaşılmıştır. ... ile ... arasında 29.09.2016 tarihli Satış sözleşmesi akdedildiği ve sözleşmede ek 1 olarak sunulan 16.150,71 USD + bedelli ürün ve hizmetlerin verileceği ve ödemelerin alınacağı, ... ile ... arasında 29.09.2016 tarihli Yazılım Bakım Destek sözleşmesi akdedildiği ve ek 1 de aylık yazılım bakım destek bedelinin 151,50 USD + KDV olacağı kararlaştırılmıştır. Bilgisayar mühendisi bilirkişi tarafından; davacı tarafından davalıya teknik olarak hizmetlerin verildiği tespit edilmiştir. Davalı tarafça, ...ten 20.06.2017 tarihinde ayrılınması sebebiyle iş yerinin kapandığına ve faaliyetin bittiğine ve sözleşmenin sona erdirilmesine ilişkin davacıya bildirimde bulunulduğuna  ilişkin yazı dosyaya sunulmuş ise de yazının davalıya ne şekilde ulaştırıldığına ilişkin herhangi bir bilgi bulunmamaktadır. Yine davalı tarafça aynı içerikte davacıya mail gönderildiği bildirilmiş ise de mail içeriği incelenmesinde mail tarihinin 21 Mart 2018 tarihi olduğu görülmüştür. Davacı tarafından davalıya teknik olarak hizmetlerin verildiği teknik bilgisayar mühendisi marifetiyle tespit edildiği anlaşılmakla davalı tarafça her ne kadar 20.06.2017 tarihinde işyerinin kapatıldığı gerekçesiyle hizmet alınmadığı iddia edilmiş ise de, dosyadaki sunulan 2 adet belgenin incelenmesi neticesinde bu belgelerin taraflar arasındaki sözleşmenin 8.3 maddesine uygun bir şekilde sunulmadığı, vergi dairesinden gelen davalı kaydının açık olduğuna ilişkin cevabi yazısı ve e-mailin iş yerinin kapatıldığı belirtilen tarihten sonrasına ait tarih olduğu anlaşılmakla hükme elverişli son heyet raporundaki 2. Hesaplama yöntemine mahkememizce itibar edilmiş olup davalının peşin ödediği 12.09.2017 tarihli fatura için kur farkından doğan kısmın teknik raporda bahsedildiği şekilde davacının sonradan fatura düzenleyerek kur farkına kendi kusuru neticesinde sebep olduğu kanaatine varılmakla davalının bu bedelden sorumlu olmayacağı anlaşılmakla davacının davalıdan 11.070,56 TL alacağının bulunduğu tespit edilmekle davanın kısmen kabulü ile takibin 11.070,56 TL üzerinden devamına, 11.070,56 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren % 9,75 ve değişen oranlarda avans faizi işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacak likid ve belirlenebilir olduğundan % 20 oranındaki 2.214,11 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesine\" karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; ''Müvekkil Franchise aldığı ... işletmesinin sahibidir. Söz konusu işletme 20.06.2017 tarihinde kapanmış, müvekkil şirket Davacı şirkete aralarında ki sözleşmeye dair 20/06/2017 tarihinde; işyerinin kapandığını ve faaliyetin bittiğine ve sözleşmenin sona erdirilmesine ilişkin bildirimde bulunmuştur. Davacı tarafça söz konusu bildirime haksız ve kötü niyetli davranarak, 9 ay sonra 26.03.2018 tarihinde cevap verilmiş, sözleşmenin 29.08.2018 tarihinde iptal olacağını belirtmiştir. Müvekkil davacıdan her hangi bir yazılım bakım ve destek hizmeti almamıştır. Taraflar arasında yapılan sözleşmeye davacı riayet etmemiş, müvekkil usulüne uygun bildirimde bulunmasına rağmen, davacı şirket menfaat odaklı davranarak müvekkili zarara uğratmak için çaba sarf etmiştir. Müvekkil tarafından söz konusu fesih bildirimi yapıldıktan sonra davacı yan geriye dönük, geçersiz ve mesnetsiz kesilmiş faturaları ödeme yapılması için müvekkile göndermiş, Müvekkilim sadece borçlandırmak amacıyla kesilen faturalara süresi içinde itiraz etmiştir. Ayrıca bildirimin yapıldığının bir diğer göstergesi davacı şirketin her ne kadar kötü niyetle geç cevap verse bile vermiş olduğu cevaptır. Fesihten haberi olmadan fesih tarihini belirlemeleri mümkün değildir. Müvekkil davacıdan hizmet almamıştır. Karşılıksız olarak para kazanmaya çalışan yerel mahkeme tarafından davacı şirketin lehine verilen kararın istinaf incelemesine tabii tutularak müvekkil lehine bozulmasını arz ederiz. Davacı yan süresindeki bakım ve onarım işlemlerini yapmamış 1 yıl boyunca herhangi bir işlem yapmamıştırBu nedenlede hak etmediği bir bedeli talep etmektedir.Bilirkişinin bakım yapılmıştır dediği dönem davacının bedel talep ettiği dönem değildir.İşletme kapalıdır.Davadan 1 yıl evvel kapanmış (20 Haziran 2017 tarihinde) aradaki sözleşme konu işlemin yapılabilmesine bir imkan kalmamıştır.Davacı yanın sözkonusu hizmeti vermesi imkansızdır. Zaten söz konusu işletme 20 Haziran 2017 de kapanmıştır.Davada alınmış olan  raporda bu kapanışı doğrular şekildedir. '' şeklinde beyanda bulunarak kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilmiş ayrıca HMK'nın 357. maddesindeki \"İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz\" kuralı nazara alınmıştır. Dava, sözleşmeye dayalı alacağa ilişkin itirazın iptali davasıdır. İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı hakkında toplam 11.753,24 TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalının borca, faize ve ferilerine itiraz etmesi üzerine takibin durdurulduğu, işbu davanın açıldığı tespit edilmiştir. Takibin dayanağı; Yazılım Bakım ve Destek Sözleşmesi (Sözleşme Numarası: ...) ve (Sözleşme Numarası ...) Satış Sözleşmesine dayalı faturalar ve cari hesap eksteresidir. Davacı vekili beyan dilekçesinde; Sonu ... numaralı 05/01/2018 tarihli (2.023TL bedelli) faturanın, ... numaralı 10/02/2017 tarihli faturanın, ... numaralı 04/07/2017 tarihli (1.899,71 bedelli) faturanın, ... numaralı 05/04/2017 tarihli faturanın, ... numarlaı 10/01/2017 tarihli  faturanın, ... numaralı 20/10/2016 tarihli faturanın, ... POS ÜRÜNLERİ YAZILIM BAKIM SÖZLEŞMESİ kapsamında; ... numaralı 12/09/2017 tarihli (7.138,53 bedelli) faturanın ise ... SATIŞ SÖZLEŞMESİ kapsamında kesildiğini beyan etmiştir. Taraflar arasında 29/009/2016 tarihli Satış sözleşmesi (Sözleşme Numarası ...) ve Yazılım Bakım ve Destek Sözleşmesi (Sözleşme Numarası: ...) ve Sözleşmesi imzalanmıştır. Yazılım Bakım ve Destek Sözleşmesi (Sözleşme Numarası: ...) ilgili maddeleri şu şekildedir. ''Mali hükümler'' başlıklı 7.1. Maddesi ''Yazılım bakım destek bedeli (KDV hariç) EK-1'de toplam satırında belirtilmiştir. ..., üçer aylık bedelleri, Ocak, Nisan, Temmuz ve Ekim aylarının ilk haftası içinde MÜŞTERİ'ye fatura eder. MÜŞTERİ fatura bedellerini tebliğ tarihinden itibaren 10 gün içinde ...'e öder. Faturanın, adres değişikliğinin zamanında bildirilmemiş olması, tebliğden imtina edilmesi gibi edilememesi halinde destek bakım bedelleri üçer aylık dönemlerin ilk aylarının 15. Günü (15 Ocak, 15 Nisan, 15 Temmuz ve 15 Ekim tarihlerinde) muaccel olacak ve ödenecektir. Bu durumda, MÜŞTERİ, fatura tebliğ edilmediği gerekçesi ile itiraz edemez ve ödemeden kaçınamaz. \"Sözleşme süresi ve sona erdirme\" başlıklı 8.1. Maddesi; \"Bu sözleşme kullanım hakkı satın alınmış lisansların MÜŞTERİ talebi ile üretici firma tarafından MÜŞTERİye özel üretildiği ve destek ve bakım faaliyetlerinin uygulamaya açıldığı tarihte başlar. Sözleşme, bu tarihten itibaren 1 yıl yürürlükte kalır. Taraflardan herhangi biri sözleşmenin bitim tarihinden 45 gün önce yazılı fesih ihbarında bulunmadığı takdirde sözleşme otomatik olarak sözleşme bitim tarihinden itibaren yıllık sürelerle ve her yıl % 5'ten fazla olmamak kaydıyla artarak uzar. MÜŞTERİ, sözleşmeyi bildirim süresine uymadan süresinden önce feshederse, sözleşme dönemi sonuna kadar olan aylık bedelleri peşin olarak ödemek zorundadır. MÜŞTERİNİN bildirim süresine uymaksızın feshettiği hallerde MÜŞTERİ, kalan sürede hizmet verilmediği gerekçesi ile bu bedeli ödemekten kaçınamaz. Ancak, bu bedellerden işbu sözleşmenin 7.4 bendine uygun şekilde iskonto yapılarak bulunacak yeni bedel üzerinden ayrıca % 5 indirim yapılacaktır.\" ''Müşterinin tek taraflı fesih hakkı'' başlıklı 8,3. Maddesi MÜŞTERİ aşağıdaki hallerde sözleşmeyi tek taraflı olarak ve haklı nedenle feshetme hakkına sahiptir: -...'in sözleşmeden kaynaklanan yapacağı yazılı uyarıya rağmen 15 gün içinde aykırılıkların ... tarafından giderilmemiş olması durumunda, MÜŞTERİ'nin destek verilen yazılımı kullandığı iş yerini  kapatması halinde MÜŞTERİ'nin bu hususu belgeleri ile ...'e bildirmesi şartı ile bildirim tarihinden itibaren (sadece kapattığı işyeri ile ilgili destek bakımı kapsamak üzere) sözleşmeyi derhal fesih hakkı vardır. Söz konusu hüküm, şubenin kapatılması halinde uygulama alanı bulmayacaktır. \" şeklindedir. Satış sözleşmesi (Sözleşme Numarası ...)lgili maddeleri şu şekildedir. 3. Konu süre 3.1 Sözleşme, MÜŞTERİ'NİN ...'den donanım satın alması halinde donanım tedarikini - MÜŞTERİ'ye yazılım üzerinde süresiz olarak basit lisans hakkının tanınması kapsamında; SAĞLAYICI'nın üçnücü kişi olması halinde sağlayıcı ile MÜŞTERİ arasında yapılacak lisans sözleşmesinin yerine getirilmesine ek olarak ... ile MÜŞTERİ arasındaki hukuki ilişkinin düzenlenmesini; ...'İN SAĞLAYICI olması halinde bizatihi lisans sözleşmesinin hükümlerini.-Eğitim ve stand-by hizmetlerinin ... tarafından MÜŞTERİ'ye sunulmasını içermekte ve konu edinmektedir. 3.2 Sözleşme, süresiz olarak basit lisans hakkının tanınmasını konu sözleşme, süresiz olarak basit lisans hakkının tanınmasını konu edinmektedir. Üçüncü kişi SAĞLAYICI  ile MÜŞTERİ arasında akdedilecek lisans sözleşmesinde kararlaştırılan veya kararlaştırılacak süre saklıdır. 3.3 Sözleşme'nin herhangi bir sebeple sona ermesi halinde, MÜŞTERİ basit lisans hakkını kullanmayı sürdürme hakkına sahiptir ancak Sözleşme'nin sona ermesinden sonra ... MÜŞTERİ'ye karşı herhangi bir destek/bakım, yenileme, güncelleme, yamalama yapma yükümlülüğü altında değildir 5.4 Hizmetin Tamamlanması Sözleşme kapsamındaki hizmetlerin tamamlandığı ve sunulduğu keyfiyeli, taraflar arasında imzalanan 'Sistem Teslim ve Kabul Tutanağı' ile taraflarca kayıt altına alınır. Sistem Teslim ve KAbul Tutanağı, Sözleşme konusu ürünlerin ... tarafından Müşteri'ye teslim edildiğini, kurulumun ve eğitimin gerçekleştirildiğini, MÜŞTERİ'nin işletmesine ve sattığı ürün ve hizmetlere özgü verilerin ...'in kurulumu gerçekleştiren teknik elemanları tarafından yazılıma doğru girildiğinin ve bu hususun MÜŞTERİ tarafından gözden geçirildiğini belgeler ve ispatlar.'' şeklindedir. Satış sözleşmenin 5.4 maddesine göre düzenlenen tutanaklar dosya kapsamında mevcuttur. Davalı taraf, işletmenin 20.06.2017 tarihinde kapandığına ilişkin itiraz etmiş ise de dosyaya gelen Kuşadası Vergi Dairesi Müdürlüğünün 25.11.2019 tarihli BA-BS formlarına ilişkin müzekkereye cevap yazısında şirketin 10.03.2010 tarihinden beri faal olduğu, mükellefiyet kaydının devam ettiğinin bildirildiği anlaşılmıştır. Her ne kadar davalı taraf, işletmenin kapandığını, bu hususun davacıya bildirilerek sözleşmenin feshedildiğini ileri sürse de; davalının sözleşmenin 8.3 Maddesi gereğince davacıya iletilmiş bir fesih bildirimi olduğu ispatlanamamıştır.  Bilgisayar mühendisi bilirkişi raporda özetle; Taraflar arasındaki Yazılım Bakım Ve Destek Sözleşmesi ile Satış Sözleşmesi kapsamında teamüller gereği teknik olarak işleyişin \"müşteri yani davalı tarafından, davacıdan çeşitli talep yollarıyla (telefon ye/veya uzak bağlantı, vs..) her iki sözleşme kapsamında teknik desteklerin talep edileceği ve davacı tarafça da bu talepler kapsamında yaptığı işlerin ve hizmetlerin aynı şekilde bir sistem üzerinde kaydedileceği, kayıtlı bu belgeler ve bu sözleşmeler kapsamında davacıdan destek gelmesi halinde yazılım destek hizmetini davalıya, www...com adresinden uzaktan bağlantı ile ve ... telefon numarasından 365 gün 24 saat hizmet vermesi\" şeklinde olduğu, taraflar arasındaki sözleşme kapsamında düzenli bakım hizmetleri dışında davalı tarafından davacıya bildirilen ”Paketler receive olmuyor” sorununa davacı tarafça çözüm üretilerek destek hizmeti verdiği, davalı tarafından davacıya bildirilen  “Radmin dosya transferi yapmıyor” sorununa davacı tarafça çözüm üretildiği, hizmetlere ilişkin hizmet döküm listesi ile ... numaralı sözleşmenin birinci ekinde yazılı donanımların davalıya teslim edildiği, teslim edilen donanımlar için yazılım ve donanım bakım hizmeti verildiği, davalının davacıdan destek talep edipte alamadığı desteklerle ilgili dosyaya bir veri sunmaması nedeniyle davacı tarafından davalıya teknik olarak hizmetlerin verildiği tespit edilmiştir. Davalı şirketin adresi itibariyle yasal ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi amacıyla Kuşadası 3. Asliye Hukuk Mahkemesine yazılan talimat kapsamında mali müşavir bilirkişiye tevdii edilen dosyaya 18/02/2020 tarihinde tanzim olunan raporda özetle; 20.10.2016 tarihli 1.270,00TL bedelli ilk faturanın kayıtlara alındığı, nakit olarak ödendiğinin kaydedildiği,  diğer faturaların kayıtlı olmadığı, dava ve takip konusu faturalar ile cari hesap ilişkinden dolayı davacı alacaklının takip tarihi itibariyle davalı borçludan alacağının bulunmadığı yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir. Mahkemece mali müşavir bilirkişiden alınan raporda özetle; Davacı ile davalı tarafından akdedilen 29.09.2016 tarihli Satış sözleşmesi kapsamında davacının davalıya 17.10.2016 tarihinde 4 adet fatura tanzim ettiği ve avans hesabından virman ile bu faturaların bedellerine ilişkin borç mevcut olmadığı, Davacının 12.09.2017 tarihinde tanzim ettiği faturanın 2 adet terminal seti ve Şube lisansına ilişkin olduğu , bu faturadan avans virman ile kalan 682,68 TL'nin takibe konu edildiği, Davacı tarafından 29.09.2016 tarihinde akdedilen Yazılım Bakım Destek Sözleşmesi kapsamında devam eden 3 “er aylık dönemlerde Yazılım Bakım Destek Sözleşmesi Ek.l1 De mevcut (151,50 USD x 3 ay+ %18 KDV )bedelin TL karşılığı tutarların 20.10.2016-05.01.2018 tarihleri arası 6 adet fatura ile tanzim edildiği, 6 adet Yazılım Bakım Destek sözleşmesi kapsamında tanzim edilen faturalar ve l1 adet Satış sözleşmesi içeriğinde görülen ürüne ilişkin fatura bedellerinden kalan kısım toplamı 11.753,24 TL tutarı talep ettiği tespit edilmiştir. Davalının talimat yoluyla incelenen kayıtlarına ilişkin alınan raporda Yazılım Bakım Destek sözleşmesine ilişkin tanzim edilen 20.10.2016 tarihli ilk faturanın kayıtlara alındığının tespit edildiği mevcuttur. Davalı tarafça, ...ten 20.06.2017 tarihinde ayrılınması sebebiyle iş yerinin kapandığına ve faaliyetin bittiğine ve sözleşmenin sona erdirilmesine ilişkin davacıya bildirimde bulunulduğuna  ilişkin yazı dosyaya sunulmuş ise de yazının davalıya ne şekilde ulaştırıldığına ilişkin herhangi bir bilgi bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki 29.09.2016 tarihli sözleşmeye ilişkin 14.10.2016 tarihinde ödemelerin alındığı, 17.10.2016 tarihinde tanzim edilen faturaların alınan ön ödemelerin tutulduğu avans hesabından virman edilerek kapatıldığı, Davacı tarafından talep edilen bedellerin satış sözleşmesi sonrası tanzim edilen faturalara ilişkin olduğu hususları belirlenmiştir. 20.06.2017 tarihinde davalının bildirdiği şekilde bir işyeri kapanması durumunun mevcudiyetinin tespitine yarar belgeler sunulması durumunda takip tarihindeki borç aşağıda şekilde 5.222,30 TL hesaplanacaktır. Davalının işyeri kapamasına ilişkin bildirdiği hususun dayanakları bulunmadığı durumda takibe kadar 2.hesaplama : Sözleşmede mali hükümler 7. Maddede 7.3 uyarınca Ödeme tarihindeki TCMB'nin efektif satış kurunun esas alınacağı belirtilmiş olduğundan, davacının daha sonradan fatura kesmesi sebebiyle kur farkı oluşan fazla kısım 682,68 TL bu nedenle talep edilebilecek bir tutar olmadığı ,davalı tarafından 14.10.2016 tarihinde havale yoluyla yapılan (ve 14.03.2018 tarihinde virman kaydı olarak görülen 6.455,85 TL “lik ) ödemenin karşılığı tanzim edilen bir fatura olduğu anlaşılmakla kur artışının davacıdan kaynaklandığı durum sebebiyle bu fatura bakiyesinin talep edilemeyeceği , diğer faturaların sözleşme kapsamında tanzim edildiği takibe kadar toplam 11.070,56 TL tutarın davalıdan talep edilebileceği sonucuna varılmıştır. İstinaf incelemesi; 6102 sayılı TTK'nın 21/2 maddesinde \"Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır.\" hükmü yer almaktadır. Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 11/11/2020 tarihli 2019/3926 E. 2020/2954 K. sayılı kararında; \"...Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 27.06.2003 tarih ve 2001/1 Esas, 2003/1 Karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere; bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır (Fatura ve dava tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın m. 21/2.). Bu hüküm, fatura içeriğinden kabul edilen hususlara ilişkin olarak, faturayı düzenleyenin lehine; adına fatura düzenlenenin aleyhine bir karine getirmektedir. Bu karine, faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır... Sözleşmenin ifa safhasıyla ilgili olarak düzenlenen faturanın şekli ve kapsamının ne olması gerektiği konusunda, Türk Ticaret Kanunu'nda özel bir hüküm bulunmamakta, anılan Yasa'nın 21. maddesinde neyi ifade ettiği açıklanmaksızın faturanın içeriğinden söz edilmektedir. Faturanın zorunlu içeriği ve şekil şartlarına ilişkin ayrıntılı düzenleme Vergi Usul Kanunu'nda yer almaktadır. Faturanın olağan içeriği, akdin ifası ile ilgili hususlarla sınırlıdır (VUK'nın m. 230). Dolayısıyla, faturanın içeriği, faturanın bu temel niteliğine uygun olmadığı takdirde, sekiz günlük itiraz süresinin geçirilmesi bu hususları yazılı delil haline getirmez. Faturaya itiraz, faturanın teslim alındığı tarihten itibaren sekiz gün içinde yapılmalıdır. İtirazın sekiz gün içinde karşı tarafa varması şart değildir. Sekiz günlük süre, hak düşürücü süre veya zamanaşımı süresi değildir. Sadece ispat yükünün yer değiştirmesi açısından önem taşır. Sekiz günlük süre içinde itiraz edildiği taktirde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunu ispat külfeti faturayı veren tarafa ait iken, sekiz günlük sürenin geçmesinden sonra itiraz edilmesi halinde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığını ispat külfeti faturayı alan tarafa ait olur. Faturayı alan her türlü delille bu külfeti yerine getirebilir (Prof. Dr. Sami Karahan, Ticari İşletme Hukuku, 23. Baskı, Eylül 2012, Sh 111 vd.). Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir. Faturaların tebliğ edildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da süresinde iade edildiğinin borçlu tarafça kanıtlanması halinde, borçlu taraf alacaklının hizmet vermediğini savunmakta ise, faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanması; borçlunun faturaları tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın alacaklı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı, borçlunun (faturayı defterine kaydetmemek ve hizmet almadığını savunmak suretiyle), kabul etmemesi ya da borçlunun faturayı kendi defterine kaydetmekle birlikte süresinde itiraz ve iade etmesi halinde hizmetin verildiğini yine alacaklının kanıtlaması gerekeceğinden, bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi halinde  alacaklının HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 84. ve 85.) maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir...\" Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 10/02/2016 tarihli 2015/4576 E. 2016/621 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 08/02/2016 tarihli 2015/5485 E. 2016/550 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 09/12/2015 tarihli 2015/2467 E. 2015/7975 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 11/01/2016 tarihli 2015/4473 E. 2016/19 K. sayılı kararları da aynı yöndedir. Somut olayda davacı taraf, alacağına dayanak faturaları davalıya teslim ettiğine dair kargo kayıtlarını ibraz etmiştir. Her ne kadar kargo kayıtlarında içeriğe ilişkin bilgi bulunmasa da davalı taraf, rapora karşı beyan dilekçesinde faturaların kendisine gönderildiğini kabul etmektedir. Söz konusu faturalara süresinde itiraz edilip iade edildiğini ileri sürmüştür ancak bu hususta delil ibraz edilmemiştir. Bu durumda; faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir. Davalı bu hususu kanıtlayamamıştır. Sözleşmenin feshedildiği ve sözleşme gereğince fesih bildiriminin davacıya bildirildiği iddiası da kanıtlanamamıştır. Kaldı ki davacı tarafın, faturalara konu hizmeti yerine getirdiği bilirkişi raporu ile tespit edilmiştir. Sözleşme feshedilmemiş ve sözleşmeden kaynaklanan yükümlülükler davacı tarafından yerine getirilmiştir. Bu bağlamda mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi isabetli olmuştur. Yukarıda yer verilen açıklamalar çerçevesinde; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık olup olmadığı hususunda re'sen ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak inceleme yapılmış olup, kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus tespit edilemediği gibi istinaf sebeplerinin yukarıda açıklanan gerekçelerle yerinde olmadığı, dosya kapsamına göre ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu kanaatine varıldığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.b.l bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı tarafından yatırılan 162,10 TL istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına, 3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından, davalı tarafından yatırılan 153,57 TL'nin mahsubu ile bakiye 274,03 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, 5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davalıya ilk derece mahkemesince iadesine, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.02/10/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9219ff354355b379","SID":"ebce91699f216bcc"}}