{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/572 Esas<br>KARAR NO: 2024/1549<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 17/11/2022<br>NUMARASI: 2021/315 Esas,  2022/833 Karar <br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ: 10/05/2021<br>KARAR TARİHİ:09/10/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından müvekkili aleyhine İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası kambiyo takibi başlatıldığını, takip dayanağı çekin lehtarının müvekkili ... olarak gösterildiğini, arka yüzündeki ilk cironun da müvekkili tarafından yapılmış gibi gösterildiğini, çekin ara yüzündeki ve ilk ciroda yer alan imzanın müvekkiline ait olmadığını, takibe dayanak çekin hiçbir zaman müvekkiline teslim edilmediğini ileri sürerek, müvekkilinin takip ve takip konusu çek nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, haksız takip nedeniyle %20'den aşağı olmamak üzere tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  takip dayanağı çekin lehtarı ve ilk cirantasının davacı olduğunu, borçtan kurtulmak isteyen davacının kötü niyetli olarak işbu davayı ikame ettiğini, takibe dayanak çekin, davacının iddialarının aksine ticari ilişki içerisinde davacıya teslim edildiğini, çek  konusu ticari ilişki karşılığında ... Ticaret-... tarafından çek keşidecisine 213.840,00-TL bedelli faturanın kesildiğini, söz konusu imzanın davacının kayınbabası aynı zamanda da ... Ticaret'in fiili yetkilisi olan ...'ya ait olduğunu, ...'nun gelini olan davacı adına şirket kurduğunu fakat davacı ile birlikte şirketi yönettiğini ve fiili yetkilisinin ... olduğunu,  haciz tutanağında yer alan ...'nun imzası ile çek üzerinde imza karşılaştırıldığında ikisinin de aynı elin ürünü olduğunun açıkça görüldüğünü, müvekkilinin çekin yasal hamili olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davaya konu çekte yapılan ilk ciro imzasının ... Ticaret-... adına atılmış imza bulunduğu, imza incelemesi sonucu dava konusu çekte yer alan ...-... Ticaret kaşesinin altındaki imzanın davacının eli ürünü olmadığının tespit edildiği, şahıs şirketinin tek yetkilinin ... olduğu, davacının  ...'nun da imza örnekleri alınarak imza incelemesi yapılması talebinin yerinde görülmediği, bununla birlikte imza sahteliğinin mutlak def'i olup herkese karşı ileri sürülebileceği, dava konusu çek üzerindeki imza temsilcisine ait olmayan davacının ciranta sıfatı ile sorumlu tutulamayacağı, haciz zabıt tutanağı incelendiğinde ...'nun sadece ''Yapılacak haciz işlemine itirazım yoktur'' şeklinde beyanda bulunduğu ve haczedilen malların yediemin olarak teslim edildiğinin görüldüğü gerekçesiyle,  davanın kabulü ile, davacının İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı takibine dayanak çekten ve bu çeke dayalı başlatılan takipten ötürü borçlu olmadığının tespitine, davalının takip başlatmakta haksız ve kötü niyetli olduğu ispat edilemediğinden şartları oluşmadığından kötü niyet tazminatının reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde; -Takip dayanağı çekin lehdarının ve ilk cirantasının davacı olduğu, borçtan kurtulmak isteyen davacının kötü niyetli olarak işbu davayı ikame ettiğini, işbu hususların yerel mahkeme tarafından incelenmediğini, kapsamlı bir inceleme yapılmadığını, -Yerel mahkeme tarafından alınan bilirkişi raporu incelendiğinde YHGK'nın  2001/12-436 -  E-K. ve 6.6.2001 tarih 2001/12-466-483 E-K. sayılı içtihadına aykırı ve eksik incelemeye konu rapor tanzim edilmiş olduğu açıkça ortada olmasına rağmen işbu raporun hükme esas alındığını,-Yerel mahkemeye bildirdikleri delillerinin bilirkişi raporunda dikkate alınmadığını, -Davacının iş yerine gidildiğinde mahalde davacının kayınbabası ve şirkettin fiili yöneticisi olan ... ile karşılaşıldığını, şahsa ...nun borcuna istinaden gelindiği  belirtildiğinde \" yapılacak haciz işlemine bir itirazım yoktur.\" diyerek borcu kabul ettiğini,  şirket yetkilisi olduğunu beyan ettiğini, halen de iş yerine gidildiği takdirde işin başında ...'nun durduğu ve yönettiğinin açıkça görüleceğini, ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava,  menfi tespit talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar  davalı  vekili  tarafından istinaf edilmiştir.Somut olayda hükme esas alınan bilirkişi raporunun; davacının mahkemede alınan imzalarının dışında resmi kurumlardan getirtilen 4 adet mukayese imzanın incelenmesi ile hazırlandığı, 4 emsal imzadan 1 tanesinin tarihinin belirtilmediği, davaya konu çekin keşide tarihinin 30/04/2020 olduğu, tarih içeren  mukayese imzaların tarihlerinin ise, 17/03/2016-03/12/2016 ve 22/08/2017 olduğu, keşide tarihine en yakın imzanın 22/08/2017 tarihli olduğu, diğer iki imzanın daha eski tarihli olduğu, dolayısıyla imza incelemesinin çekin düzenleme tarihinden önce ve bu tarihe yakın yeterli emsal imza toplanmadan hazırlandığı anlaşılmıştır. Yine dava dışı ...'nun davacının temsilcisi olduğu iddiaları karşısında, muhatap bankaya müzekkere yazılarak, davacının adına çek düzenleme yetkisi verdiği vekaletname bulunup bulunmadığı sorulmamıştır. Uyuşmazlığın çözümü için, muhatap bankaya müzekkere yazılarak, davacının adına çek düzenleme yetkisi verdiği vekaletname bulunup bulunmadığı, sorulduktan ve resmi kurumlardan davaya konu bononun düzenleme tarihinden önce ve bu tarihe yakın, davacının imzasının bulunduğu yeteri kadar mukayeseye esas imza toplandıktan sonra, ATK Fizik İhtisas Dairesi veya grafologlardan oluşacak bilirkişi heyetinden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile karar verilmesi yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davalı vekilinin istinaf isteminin KABULÜNE,  2-İstanbul 6.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/11/2022 gün ve  2021/315 E- 2022/833 K.sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince  KALDIRILMASINA, 3-Yukarıda gerekçede belirtildiği şekilde yargılamaya kaldığı yerden devam edilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine İADESİNE, 4-İstinaf peşin harcının talebi halinde davalıya iadesine, 5-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama gideri olan 492,00 TL istinaf yoluna başvurma harcının davacıdan alınarak, davalıya  verilmesine, 6-İstinaf aşamasında davacı tarafın masrafından kullanıldığı anlaşılan 91-TL'nin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, 6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesi tarafından yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.09/10/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"cd31e6041ee0c61d","SID":"927f89d207503345"}}