{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/769 Esas <br>KARAR NO: 2024/1566 Karar <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:  İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI: 2019/428 Esas - 2022/36 Karar <br>TARİHİ:  01/02/2022<br>DAVA: İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 10/10/2024<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  Müvekkilinin Tekirdağ Limanından Birleşik Arap Emirlikleri'nin Sharjah Limanı'na ... adlı gemiyle taşınan iki konteyner muhteviyatı 80+80=160 adet plastik varil içinde 25.040,00 +25.040,00=50.080,00 brüt kilogram sıvı glükoz şurubu için emtia nakliyat sigorta güvencesi verdiğini, eşyanın alıcısına teslimi sırasında varillerin gövdesinde bükülme ve eşyada sızma meydana geldiğinin tespit edildiğini, söz konusu eşyanın müvekkilinin sigortalı ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. Tarafından ton başına 415 ABD Doları bedelle ... şirketine satıldığını, alıcı firmanın zayi olmuş eşya için müvekkili sigortalısına 7.582,71 ABD Doları bedelli yansıtma/iade faturası kestiğini, müvekkilinin sigortalısına 23.308,61 TL sigorta tazminatı ödediğini ve TTK 1472 uyarınca sigortalısına halef olduğunu, müvekkili tarafından davalılar aleyhine Büyükçekmece ... İcra Dairesinin ... esas numaralı dosyasında 26/06/2019 tarihinde icra takibi başlatıldığını ancak davalıların haksız itirazları nedeniyle takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Konişmentonun 10.maddesi ile taşıma sözleşmesinden kaynaklanacak uyuşmazlıkların çözümü için başvurulacak yetkili mahkemenin Londra Mahkemeleri ve uygulanacak hukukun İngiliz Hukuku olarak belirlendiğini, davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafından dava konusu hasar ile ilgili olarak taşıyana süresinde bir ihbar yapılmadığını,  her iki tarafın da katıldığı bir tespit bulunmadığını, iddia edilen hasarın taşımanın hangi aşamasında meydana geldiğinin belli olmadığını, davacı tarafından sunulan eksper raporunun tek tarafın ve davacının sigortalısından alınan bilgi dayalı olarak hazırlandığını belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 01/02/2022 tarih ve 2019/428 Esas - 2022/36 Karar  sayılı kararında; \"....Davacı taraf yük hasarının deniz taşıması sırasında davalı tarafın sorumluluğunda meydana geldiği iddiasında olup,  TTK 1185. Maddesinde \"Zıya veya hasarın en geç eşyanın gönderilene teslimi sırasında taşıyana yazılı olarak bildirilmesi şarttır. Zıya veya hasar haricen belli değilse, bildirimin eşyanın gönderilene teslimi tarihinden itibaren aralıksız olarak hesaplanacak üç gün içinde gönderilmesi yeterlidir, Eşyanın zıya veya hasarı ne bildirilmiş ne de tespit ettirilmiş olursa, taşıyanın eşyayı denizde taşıma senedinde yazılı olduğu gibi teslim ettiği ve eğer eşyada bir zıya veya hasarın meydana geldiği belirlenirse, bu zararın taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten ileri geldiği kabul olunur. Şu kadar ki, bu karinelerin aksi ispat olunabilir.\" düzenlemesi  bulunmaktadır. Konteynerların  28/08/2018 tarihinde alıcı tarafından tahliye edildiği ve süresinde hasar ihbarının yapılmadığı anlaşıldığından hasarın taşıyanın sorumluluğunda meydana geldiğinin davacı tarafça ispatlanması gerekmektedir. 20/12/2018 tarihli ekspertiz raporunda hasar nedeninin; sevkıyat sürecindeki yükleme/aktarma/tahliyelerde vinçle kaldırılmış konteyner beton veya sert bir zemine hızlıca bırakılmış ve bu esnada üstteki varillerin baskısı ile alttakiler ezilmiş olabileceği,  hasarın muhtemelen vinç kullanılan bir aktarmada olmuş olabileceğinin, bilirkişi raporunda ise yükleme sonrasında yükün konteyner içerisinde sevkiyat sırasında kaymasını/savrulmasını önlemek için konteynere yapılması gereken sabitleme (tahta takoz, plywood, daneç, spanzet ve bağlama halatı vb.) işlemlerinin yapılmamış olduğu, bunun sonucunda ise, konteynerler içinde bulunan 35 adet varilde kayarak birbirlerine çarpmasından akma, sızma şeklinde hasar oluştuğu, 10 adet varilde ise ezilmeden kaynaklanan deformasyonlar meydana geldiğinin, sonuç olarak hasarın oluş sebebinin, taşıma konusu emtianın içerisinde bulunduğu plastik varillerin konteyner içi istiflemesinin ve sabitlememesinin uygun olmamasından yani istif ve lashing yetersizliğinden kaynaklandığının belirtildiği görülmüştür. Dosyaya hasarının denizyolu taşıması sırasında meydana geldiğine dair, gerek yükleme ve/veya tahliye limanlarında liman, gümrük ve acente yetkilileri tarafından, gerekse gemi görevlileri tarafından düzenlenmiş  \"Konteyner El Değiştirme Ve Hasar Tutanağı\"  sunulmadığından yükteki hasarın konteynerın elverişsizliği ya da hasarlanmasından meydana gelmediği, istif ve sabitleme hatasından meydana geldiği kabul edilmiştir. Konişmentoda \"shıpper's load, stow and count\"  kaydından; emtianın konteyner içerisine yüklenmesi, istifi, lashingi ve sayımı işlemlerinin yükleten tarafından gerçekleştirilmiş olduğu anlaşılmakta olup bu durumda  dava konusu hasardan  davalı tarafın sorumluluğun bulunmadığı kanaatine  varılarak davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.\"gerekçesi ile, '' 1-Davanın REDDİNE, 2-Davalı tarafın kötüniyet tazminatı talebininin REDDİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; TTK m. 1184 hükmünde, gönderilenin eşyayı teslim almadan, taşıyanın, kaptanın veya gönderilenin eşyanın hâl ve durumunu, ölçü, sayı veya tartısını tespit ettirmek amacıyla onlayı mahkemeye veya yetkili diğer makamlara ya da bu husus için yetkili uzmanlara inceletebileceğinin düzenlendiğini; TTK m. 1185 hükmünde, ziya veya hasarın en geç eşyanın gönderilene teslimi sırasında taşıyana yazılı olarak bildirilmesinin şart olduğu düzenlenmiş ise de aynı maddenin ikinci fıkrasında eşyanın incelenmesi tarafların katılımıyla mahkeme veya yetkili makam ya da bu husus için resmen atanmış uzmanlar tarafından yapılmışsa bildirime gerek olmadığının belirtildiğini; dava konusu eşyaların, gönderilene teslim edilmek üzere Birleşik Arap Emirlikleri’nin Sharjah Limanına 28.08.2018 tarihinde ulaştığını ve oranın teamüllerine göre inspection = muayene/inceleme yetkisine sahip ... muayene departmanı tarafından henüz gemi ambarındayken incelendiğini ve 30.08.2018 tarihli rapor ile hasarların tespit edildiğini; yetkili uzman tarafından emtiaların henüz gemi ambarındayken yapılan incelemenin tarafların katılımıyla yapıldığının izahtan vareste olduğunu; bu inceleme neticesinde oluşturulan 30.08.2018 tarihli raporda hasarlı emtianın gemi ambarındayken görüldüğünün özellikle belirtildiğini; (Bkz. Ekspertiz Raporu 9/1 nolu eki) bu belgenin sağ üst köşesinde, muayene yetkisi doküman dosyasının numarasının (TF-FR-116) kayıtlı olduğunu; inceleme kolaylığı için sözü geçen inceleme raporunun ekte olduğunu, (EK 1: Ekspertiz Raporunun 9/1 nolu ekinde yer alan İnceleme Raporu). buna göre, usule ve yasaya göre taşıyana hasar hakkında yazılı bildirim yapılmadığı yönünde görüş bildiren bilirkişi raporunun esas alınması suretiyle oluşturulan Yerel Mahkeme Kararı vakıalara, dosyadaki delillere, usule ve yasaya aykırı olduğunu; yerel mahkeme kararının öncelikle bu nedenle kaldırılması gerektiğini,  Bir an için taşıyana yazılı hasar ihbarı ya da bu hususta usule uygun inceleme bulunmadığı varsayımında dahi sırf bu nedenle davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığını; usulüne uygun ihbar ya da inceleme olmadığı hallerde ortaya çıkan durumun zararın taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten meydana gediği yönünden aksi ispat edilebilir bir karinenin meydana gelmesi olduğunu; aksi ispat edilebilir karine söz konusu olan hallerde ise zararın taşıyanın sorumlu olduğu bir sebepten meydana geldiği ispat edilebilirse taşıyanın sorumluluğuna karar verilmesi gerektiğini; davalı akdi ve fiili taşıyanın davaya konu zarardan aşağıdaki nedenlerle müteselsilen sorumlu olduğunu, TTK m. 1178 hükmünde, taşıyanın, navlun sözleşmesinin ifasında, özellikle eşyanın yükletilmesi, istifi, elden geçirilmesi, taşınması, korunması, gözetimi ve boşaltılmasında tedbirli bir taşıyandan beklenen dikkat ve özeni göstermekle yükümlü olduğunun düzenlendiğini; TTK m. 1243 (1) (a) uyarınca TTK m. 1178 hükmünün emredici hüküm olduğunu; yani, taşıyanın, eşyanın yükletilmesi, istifi, elden geçirilmesi, taşınması, korunması, gözetimi ve boşaltılmasında tedbirli bir taşıyandan beklenen dikkat ve özeni gösterme yükümlülüğünü daraltan ya da kaldıran şartların geçersiz olduğunu; Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, yasa ve uluslararası konvansiyon (CMR) uyarınca yüklemenin gönderene ait olduğu kara taşımalarında dahi zararın zararın kötü istife bağlı olduğu hallerde taşıyıcının nezaret borcuna aykırılık nedeniyle sorumlu olacağına hükmetmekte olduğunu; kara taşımalarında bile taşıyıcının yüklemeye, istife nezaret yükümlülüğü nedeniyle sorumlu tutulmasına rağmen, yasa gereği yüklemeden, istiften, korumadan, gözetimden ve boşaltmadan sorumlu olan taşıyanın istif ve sabitleme hatasından meydana gelen zarardan sorumlu olmayacağı yönündeki kararın usule ve yasaya aykırı olduğunu, (EK 2: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin, yüklemenin gönderene ait olduğu kara taşımalarında bile taşıyıcıyı yüklemeye, istife nezaret yükümlülüğü nedeniyle sorumlu tuttuğu 1.12.2016 tarihli, E. 2015/11878 – K. 2016/9046 sayılı kararı). Dava konusu taşımaya ilişkin konişmentonun “yükleme konişmentosu” olduğunu; (TTK m. 1228 f.2).  Konşimentoda yer alan “Shipper’s Load Stow Count” (Yükleten yüklediği, istif etti, saydı) şeklindeki kaydın konişmentoda matbu şekilde yer alan bir kayıt olduğunu ve bu kayıtta dahi emtianın taşıyana mühürlü şekilde teslim edildiğinin belirtilmediğini;  konteynerler yükleten tarafından mühürlenmiş olsaydı konişmentoda “Shippper’s Load Stow Count Seal” (yükleten yükledi, istif etti, saydı, mühürledi) şeklinde veya benzeri bir kaydın olması gerekeceğini, Konşimentoda emtianın taşıyana mühürlü şekilde teslim edildiği yönünde bir kayıt bulunmadığı gibi, aksine konşimentodaki, “konteyner numaraları, mühür numaraları ve işaretler” ile ilgili kayıtlarda her bir konteyner numarasından sonra ilgili konteynere ilişkin olarak “TAŞIYAN MÜHÜRÜ” ifadesi yazıldığını ve mühür numarasının belirtildiğini; Konşimentodaki kayıtlardan da söz konusu konteynerlerin davalıya kapakları açık olarak teslim edilmiş olduğu ve konteynerlerin davalı tarafından mühürlendiğini, Konşimentoda malların yükleten tarafından yüklendiği, istiflendiği ve sayıldığına dair yer alan “Shipper’s Load, Stow, Count” kaydı kaptanın TTK md. 1088 ve 1091 maddelerden doğan dikkat ve özen borcu ile fiili taşıyanın TTK m. 1191 atfı ile TTK m. 1178/1 maddeden kaynaklanan dikkat ve özen borcunu ortadan kaldırmayacağını; buna göre, varillerin konteyner içerisine istifi gerektiği gibi yapılmadıysa kaptan ve veya taşıyanın adamlarının konteynerler mühürlenmeden bu eksikliği tamamlattırmaları gerekmiş olacağını, Esasen davaya konu eşyaların hasarlanmasının sebebinin konteyner içerisinde hatalı istiflenmiş olması değil, harici bir kuvvet nedeniyle konteynerlerin ve içindeki varillerin ezilmesi olduğunu; konu varillerin, konteyner içerisine, ortası çukur yanları yüksek ve orta kısmına variller yerleştirilecek şekilde yapılmış istif destek tahtalarının (paletlerin) üzerine yerleştirildiğini; bu şekilde yerleştirmede varillerin her iki yanında destek olacağından ayrıca tahta takoza gerek olmadığı gibi her biri 300 kg olan ve ortası çökük yatak şeklindeki istif destek tahtalarına (paletlere), her bir konteyner içerisine iki kat olarak istiflenen 80 adet varillerin konteyner cidarları ile arasında boşluk da kalmadığından, normal bir taşıma sırasında konteynerin içerisinde hareket etmesi ve birbirini ezmesi maddeten imkansız olduğunu; aynı şekilde üst üste iki sıra halinde istiflenen varillerden üstte olanların alt sıradakileri fotoğraflarda görüldüğü gibi ezip hasarlaması ve de varillerin dizildiği paletlerin kırılmasının imkansız olduğunu; bu çeşit eşyaların daima bu şekilde dizilerek konteynere yerleştirilip taşınacağını; Gıda Mühendisi bilirkişinin bu hususu bilmesi gerektiğini; raporun “Gıda Mühendisi Bilirkişinin İnceleme ve Değerlendirmesi” başlıklı bölümünde (syf 12) (*) işaretli üçüncü paragrafta;“Dosyaya sunulan fotolar incelendiğinde; üzerine binen ani kuvvet ile paletlerin kırıldığı görülebilmektedir. Bidonlarda çatlama, kırılma, ezilme, sızdırma benzeri görüntüler bulunmaktadır.” şeklinde bir tespit yapıldığını,  Üst üste iki sıra dizilmiş plastik varillerden üstte olanların alttaki variller üzerine “aniden binen bir kuvvet” yaratması, hele ki, paletlerin dahi kırılmasına yol açacak kuvvet yaratmasının mümkün olmadığını; alt sıradaki varillerin üzerine yerleştirilen varillerin potansiyel bir enerjiye sahip olup, bu enerjinin alttaki varillerin ezilmesine ve paletlerin kırılmasına yol açacak bir kinetik enerjiye dönüşebilmesi için yüksek bir kuvvete ihtiyaç olduğunu; ekspertiz raporunda, “varillerdeki bu hasarın, sefer sürecinde konteynerlerin aktarma ve yerleştirilmeleri sırasında, sert şekilde zemine hızlıca bırakılması ve/veya sefer sırasında aşırı şekilde sarsılması ile oluşabileceği, varillerde, sefer sırasında veya lastikli araç taşıması esnasında bu boyutta hasarın meydana gelemeyeceği” belirtildiğini, Ayrıca dosyadaki resimlerden konteynerlerin de dış taraflarının hasarlandığı, varillerin bazılarının yatay duruşta ezilip ağız kısmının elips şeklini aldığı, bazı bidonların dik duruş itibariyle ağız kısmından yan tarafa eğilip büküldüğü ve ezildiğinin gözüktüğünü; varillerin konteyner içinde iyi istiflenmeme sebebiyle hareket etmesi ile bu bükülmelerin ve ezilmelerin oluşmasının mümkün olduğunu, Bu hususta hükme esas alınan bilirkişi raporundaki sonuç ile sigorta ekspertiz raporu arasında ciddi bir mübayenet oluştuğunu; bu mübayenetin giderilmesi için yeni bir teknik bilirkişiden rapor alınması gerektiğini; Sigorta eksperlerinin 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu md. 2/n hükmünde tarif edildiği gibi, bağımsız, tarafsız kişilikleri ile ortaya çıkan kayıp ve hasarların miktarını, nedenlerini ve niteliklerini belirleme işlerini mutat meslek olarak icra eden kişiler olduğunu; bu faaliyetlerini icra edebilmeleri için 5684 sayılı yasa md. 22/2-a gereğince Hazine Müsteşarlığından ruhsatname aldıkları ve 22.06.2008 tarih 26914 sayılı Remi Gazete’de neşir ve ilan edilmiş olan Sigorta Eksperleri Yönetmeliği md. 26 gereğince de tüm faaliyetleri Hazine Müsteşarlığı tarafından denetlendiği için sigorta eksperleri TTK md. 1184 hükmünün Hükümet Gerekçesinde; maddede yer alan uzman kişiler olarak sıfatlandırıldığını; yerleşik Yargıtay Kararlarında Sigorta Ekspertiz Raporları Bilirkişi Raporu seviyesinde kabul edildiğini ve Sigorta Ekspertiz Raporu ile Bilirkişi Raporu arasında mübayenet olursa bu mübayenetin yeni bir Bilirkişi Raporu ile giderilmesi gerektiğinin vurgulandığını, Yukarıda izah edilen nedenler ve dosya kapsamı ile hasarın taşıma sırasında oluştuğu sabit ve TTK md 1185/fk 4 son cümle ile düzenlenen “ispat yükümlülüğü” gerçekleşmiş olmakla, yazılı ihbar yapılmadığından davalı taşıyanların hasardan sorumlu olmayacakları yolundaki bilirkişi görüşünü hükme esas alan yerel mahkeme kararının usule ve yasaya aykırı olduğunu, İleri sürerek, yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle, istinaf taleplerinin kabul olunarak, eksik tahkikat ve hatalı değerlendirme sonucu usule ve yasaya aykırı olarak oluşturulan İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin E. 2019/428 – K. 2022/36 sayılı kararının KALDIRILMASINA, davanın kabulüne, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin davalılara yüklenmesine, icranın geri bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.  Dava, nakliyat emtea sigorta poliçesi ile sigortalı emtianın davalılar tarafından taşınması sırasında hasarlandığı iddiası ile hasar bedelini dava dışı sigortalısına ödeyen davacı sigortacının halefiyet ilkesi gereğince  akdi ve fiili taşıyıcı olan davalılardan  rücuen tahsili talebiyle başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır. Mahkemece, davanın reddine, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Somut olayda, dava dışı  sigortalı ... San. ve Tic. A.Ş. tarafından, ... yerleşik ... firmasına 16.07.2018 tarihinde ve ... numaralı fatura ile toplam 160 varil ( Net:48.000 Kg) Glikoz Şurubu emtiasını toplam:19.920,00 USD bedel ile sattığı,emtia, satıcı tarafından davacı ... şirketine ... numaralı nakliyat emtia sigorta poliçe ile sigortalandığı, İbraz edilen navlun faturasına göre dava konusu taşıma işinin davalı ... tarafından üstlenildiği; dolayısıyla ...\"nin akdi taşıyan sıfatını haiz olduğu ve pasif husumetinin bulunduğu; fiili taşımanın ise 2 nolu davalı ... tarafından gerçekleştirildiği; dolayısıyla ...'nin TTK m.1191 anlamında fiili taşıyan sıfatını haiz olduğu, emtia, dava dışı sigortalı satıcı tarafından ambalajlanmış olup varillerin ... ve ... no.lu 2 adet 20' DV kapalı konteyner içerisine yüklenmesi, istiflenmesi ve lashingi işlemleri bizzat satıcı ...tarafından gerçekleştirildiği,  emtia ... no.lu konişmento tahtında 21.07.2018 tarihinde “...” isimli gemiye Tekirdağ Limanı'nda yüklenerek varış yeri olan ...'nin Sharjah Limanı'na taşındığı,  konteynerlerin varış limanından çıkış tarihinin 28.8.2018 olup alıcı tarafından 28.08.2018 tarihinde tahliye edilen araçta bulunan 160 varil boşaltılmış ve yapılan kontrolde 45 varilin akarlı olduğunun tespit edildiği, 14/12/2018 tarihinde expertiz talep edilmesi üzerine  ekspertiz incelemesinin yapılarak 20/12/2018 tarihinde exper raporunun düzenlendiği, exper raporunda hasar ihbar tarihi olarak 14.12.2018 olarak belirtilmiş olduğu anlaşılmıştır. Mahkemece taraf delillerinin ibrazı sağlanarak, bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bilirkişi heyetinden kök ve ek rapor alınarak istinafa konu karar verilmiştir.  Davacı tarafça ibraz edilen 20/12/2018 tarihli exper raporunda; hasar tarihinin 28/08/2018, hasar ihbar tarihinin ise 14/12/2018 tarihi olduğu, exper raporunun rücu durumu başlıklı bölümünde ise; Hasar, kapalı/mühürlü konteynırın içinde meydana geldiğinden, bu sebeple nakliyeciye rücu konusunda sıkıntı olabileceği belirtilmiştir. HMK'nın 146.maddesine göre hakim delillerden davanın yeterince aydınlandığı kanaatine varırsa tahkikatı bitirebilir. Bu hükümle birlikte  ilk derece mahkemesine sunulan deliller, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen kök ve ek rapordaki tesbitler gözetildiğinde, davacı vekilinin exper raporu ile bilirkişi raporu arasındaki çelişki giderilmeden yetersiz inceleme ile karar verildiğine yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Davaya konu taşımaya ilişkin konişmentoda konteynere ilişkin herhangi bir hasar kaydının olmadığı, Konşimento tahtında yapılan taşıma,“FCL/FCL Full Container Load” olarak limandan limana gerçekleştirildiği, taşıma, yüklerin 21.07.2018 tarihinde yükleme limanında gönderen tarafından gemiye yüklenerek geminin boşaltma limanına varması ile tamamlandığı,yükün alıcıya 28.08.2018 tarihinde teslim edilmiş olmasına rağmen hasara ilişkin herhangi bir tutanak düzenlenmemiş olduğu ve hasara yönelik TTK. 1185/1. maddesine uygun şekilde davalı taşıyana ihbar edildiğine veya TTK. 1185/2. maddeye uygun olarak tarafların katılımıyla mahkemece inceleme yapıldığına dair bir belge ya da bilgi bulunmadığından, bu durumda TTK m. 1185/4 hükmü gereğince, taşıyanın eşyayı deniz taşıma senedinde yazılı olduğu gibi teslim ettiği,  eşyada bir zıya veya hasar meydana gelmiş ise, bu zararın taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten kaynaklanmış olacağının kabul edileceği, ancak bu karinelerin aksinin ispat edilebileceği, bu durumda ispat yükünün tazminat talep eden davacıda olduğu, konişmento da yüke ilişkin bir ihtirazi kayıt bulunmadığı gibi mahkemece alınan bilirkişi heyet raporunda; Hasarın oluş sebebinin, taşıma konusu emtianın içerisinde bulunduğu plastik varillerin konteyner içi istiflemesinin ve sabitlemesinin uygun olmamasından yani istif ve lashing yetersizliğinden kaynaklanmış olduğu kanaatine varıldığının belirtildiği, 21.07.2018 tarihinde düzenlenen ... sayılı ana konişmento üzerine derç edilen SHIPPER'S LOAD STOW  COUNT kaydından ve  PARTICULARS  FURNISHED BY THE SHİPPER - NOT CHEGKED BY CARRIER - CARRIER NOT RESPONSIBLE kaydından emtianın konteyner içerisine yüklenmesi, istifi ve sayımı işlemlerinin bizzat yükleten satıcı ...tarafından gerçekleştirilmiş olduğu, taşıyanın sorumlu olmadığının  anlaşıldığı, gemi limanda tahliye edildikten sonra  gemi ve liman görevlileri tarafından konteyner el değiştirme tutanağının  veya konteynerin limandan gönderilenin yetkili temsilcisi tarafından teslim alındığı sırada  tutulmuş bulunan bir hasar tutanağının bulunmadığı gibi malın teslim alınırken ihtirazi kayıtla hasarlı olarak teslim alındığına dair delil de olmadığı ve konteynerde gözle görülür bir hasarın olmadığı, anlaşılmıştır. Dosya kapsamına göre davacı tarafça, hasarın, davalı taşıyıcının sorumluluk sahasında iken ve taşıyıcının kusuru ile meydana geldiğinin ispatlanamadığı, buna göre ilk derece mahkemesince davanın reddine yönelik verilen hüküm ve gerekçesinde yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, mahkemenin kabul ve gerekçesine yönelik davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf  sebepleri yerinde görülmemiştir. Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından, istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 346,9‬0-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,  Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 10/10/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.  </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"cb24e3cb751efb7c","SID":"1cc056409ccaab3d"}}