{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>40. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  KARARI<br>DOSYA NO: 2021/2273 <br>KARAR NO: 2024/1394 <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 21/9/2021<br>NUMARASI: 2017/989 (E) - 2021/819 (K)<br>DAVANIN KONUSU: Maddi ve Manevi Tazminat <br>KARAR TARİHİ: 11/10/2024<br>Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; sürücüsü davalı ...'in yönetimindeki davalı işleten ...'e ait, davalı ... Sigorta AŞ'ye Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesiyle sigortalı ... plakalı otomobilin müvekkili davacının yönetimindeki ... plakalı motosikletle çarpışması sonucu meydana gelen kazada davacının maluliyetine neden olacak biçimde yaralandığını belirterek, belirsiz alacak davası niteliğinde geçici ve sürekli iş göremezlikten kaynaklanan zararının giderilmesi için 1.000 TL maddi tazminatı davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 50.000 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'ten müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş; 12/4/2021 günü sunduğu bedel artırım dilekçesine talep ettiği geçici iş göremezlik tazminatı 4.212,18 TL'ye, sürekli iş göremezlik tazminatını 122.320,23 TL'ye buna göre toplam tazminatı 126.532,41 TL'ye yükseltmiştir. Davalılar ... ve ... vekili ile davalı ... Sigorta AŞ vekili cevap dilekçelerinde davanın reddini savunmuşlardır. İlk derece mahkemesince, davanın kısmen kabulüne, 4.212,18 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 65.864,74 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 70.076,92 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya verilmesine, manevi tazminat davasının kısmen kabulüne, 10.000 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'ten müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya verilmesine hükmolunmuştur. Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili dilekçesinde özetle; müvekkilinin maluliyet ve eğitim durumu, yaşı, toplum içindeki saygınlığı ve olayın meydana gelmesindeki kusur durumu ile paranın satın alma gücü yeniden değerlendirilerek manevi tatminlik sağlanması bakımından manevi tazminat davasının kabulüne karar verilmesi gerektiğini; Anayasa Mahkemesinin 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 90'ıncı maddesine ilişkin iptal kararlarının ardından dosyanın yeniden Adli Tıp Kurumuna (ATK) gönderilerek Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği ve Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Yönetmeliğine uygun rapor alınmasına karar verildiğini, ATK 2'nci İhtisas Kurulunun maluliyet raporu ile müvekkilinin maluliyetinin Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre %13 olduğunun tespit edilmesinin ardından aktüer bilirkişinin raporuyla zararın tespit edildiğini, kendilerinin de Anayasa Mahkemesinin iptal kararına uygun biçimde talep sonucunu 126.532,41 TL'ye yükselttiklerini, ancak Yargıtay tarafından uygulamada birlik sağlamaya yönelik içtihat geliştirilerek kaza tarihine göre Özürlülük Ölçütü Yönetmeliğine uygun alınacak raporla hüküm kurulması gerektiğinin belirtilmesi üzerine %7 oranına göre hazırlanan rapor dikkate alınarak maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verildiğini, başka bir anlatımla belirsizliğinin faturasının müvekkiline kesilerek, hem maddi tazminat miktarı bakımından hem de reddedilen miktar üzerinden karşı taraf lehine vekâlet ücrete hükmedilmesi nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığını; demokratik ve hukuku temel alan rejimlerde belirsizliğin faturasını yurttaşa kesilmesinin kabul edilemeyeceğini, mahkemece yapılması gerekenin talep kısmen kabul edilecek olsa dahi en azından karşı vekâlet ücretine hükmedilmemesi olduğunu, bu tutumun ayrıca 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1425'inci maddesine aykırı nitelik taşıdığını, Türkiye'nin öncü üniversitelerinden olan İstanbul Üniversitesi mezunu olan davcının asgari ücret düzeyinde gelir elde etmesinin mümkün olmadığını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı ... Sigorta AŞ vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; poliçenin düzenlendiği 7/9/2016 tarihi itibarıyla yeni genel şartlara tabi olduğundan TRH Tablosu ve progressive rant yöntemi dikkate alınarak hesaplama yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, Anayasa Mahkemesinin 17/7/2020 gün ve 2019/40 (E) - 2020/40 (K) sayılı iptal kararının bu dosyada uygulama alanı bulamayacağını, genel şart hükümlerinin kanun atfından bağımsız olarak uygulama alanı bulunması gereken, genel işlem koşulu olarak değerlendirme olanağı bulunmayan, kapsamı ve hükümleri tüm taraflarca bilinir durumda olan mevzuat olduğundan KTK'nin 90'ıncı maddesinde yapılan değişikliğin bu düzenlemenin uygulanmasına engel oluşturmayacağını, Anayasa Mahkemesi kararının Anayasanın 153'üncü maddesi uyarınca geriye yürümeyeceğini,  son olarak hukukumuzda sigorta şirketinin sorumlu tutulacağı tazminat miktarının hesaplanmasının 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 49 ila 56'ncı maddelerinden farklı kurallara tabi kılındığını; hiçbir biçimde kabul anlamına gelmemesi koşuluyla Anayasa Mahkemesinin iptal kararının bu uyuşmazlık bakımından geçerli olduğu kabul edilse dahi bu durumun eski tarihli Yargıtay kararlarında uygulanan usul ve esasların uygulama alanı bulacağı anlamına da gelmeyeceğini; trafik sigortası sözleşmesinin yasa ile zorunlu kılınmış olması ve TTK ile Sigortacılık Kanunun ilgili maddeleri ile düzenlenerek halen yürürlükte olan genel şartlar ile poliçenin bir bütün olduğunun vurgulanmış olması karşısında tazminat hesaplanması bakımından genel şartlarda belirtilen usul ve esasların dikkate alınması gerektiğini, %0 teknik faiz ile hesaplama yapılmasının kabul etmediklerini, yasa değişikliği ile Sosyal Güvenlik Kurumu'nun (SGK) sorumluluğuna eklenen tedavi teminatı kapsamında olan geçici iş göremezlik tazminatı talepleri bakımından müvekkilinin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, motosiklet sürücüsü olmasına karşın kask ve koruyucu kıyafet kullanmayan davacı lehine hükmolunan tazminattan müterafik kusur nedeniyle indirim yapılması gerektiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalılar ... ve ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkilinin alkollü olduğunu gösteren hiçbir tutanak ve belge bulunmadığını, davacının motosikleti sürücü belgesiz, ekipmansız ve kask olmadan kullandığını, müvekkiline kusur atfedilmesinin yanlış olduğunu, ATK 2'nci İhtisas Kurulu raporunun hükme esas alınamayacağını, KTK'nin 98'inci maddesi uyarınca müvekkilinin geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadığını, ATK Trafik İhtisas Dairesinin Kanun'un buyruk hükmüne aykırı rapor düzenlediğini, iş gücü kaybı tespitinde bulunan ATK 2'nci İhtisas Kurulunun hazırladığı iki rapor arasında çelişki bulunduğunu, geçici iş göremezlik tazminatları ile geçici döneme ilişkin bakıcı giderlerinin KTK'nin 98'inci maddesi uyarınca müvekkilinden istenemeyeceğini, hükmedilen manevi tazminatın yüksek olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355'inci maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin konularla sınırlı biçimde yapılan incelemede: Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 29/1/2020 gün ve 615 sayılı raporunda, yönetimindeki araç ile olay yeri kavşak mahallinden dönüş yapmadan önce araçların seyir durumlarını yeteri kadar kontrol etmesi, ilk geçiş hakkını sol tarafından gelen ve seyrine düz devam etmek isteyen davalı sürücü idaresindeki  motosiklete vermesi gerekirken bu hususlara uymayıp yeterli kontrolleri yapmadan kavşak mahallinden geçiş yaparak davacı sürücü idaresindeki motosiklete çarpan davalı sürücü ...'in  %75 oranında tali kusurlu;  sevk ve idaresindeki motosiklet ile düz ve görüşün açık olduğu yolda kavşak mahallini de dikkate alarak tetikte seyretmesi, sağ tarafındaki sokak üzerinden gelip olay yeri kavşaktan seyir yoluna çıkan davalı sürücü idaresindeki araca karşı zamanında etkili fren ve direksiyon tedbiri alması gerekirken bu hususlara uymayıp davalı sürücü idaresindeki aracın sadmesine maruz kalan davacı sürücü ...'ın ise %25 oranında tali kusurlu olduğu belirtilmiş; böylece davalı sürücü ...'in yönetimindeki ... otomobil ile davacı sürücü ...'ın yönetimindeki ... plakalı motosikletin kaza sırasındaki konumları ve sürücülerinin davranışları irdelenerek, olayın meydana gelmesine neden olan kusur oranlarının, yasal dayanaklarıyla birlikte, eylemler ile sonuç arasında bulunan nedensellik bağını ortaya koyacak biçimde, dosya kapsamından anlaşılan oluşa, bilimsel ölçütlere, usul ve kanuna uygun olarak saptandığı;  gelirinin asgari ücret düzeyinde olduğu kabul edilen ve olası yaşam süresi TRH 2010 Yaşam Tablosuna göre belirlenen  davacının sürekli sakatlıktan kaynaklanan zararının, işleyecek (bilinmeyen) devre bakımından her yıl için gelirin %10 artırılıp %10 iskonto edilmesi esasına dayanan progressive rant yöntemi kullanılarak hesaplandığı, böylece davacının geçici iş göremezlikten ve sürekli sakatlıktan kaynaklanan zararının  Kanuna ve Yargıtay'ın süreklilik gösterilen kararlarına uygun biçimde belirlendiğinin anlaşılması karşısında, HMK'nin 279'uncu maddesine uygun düzenlenen ve dosya kapsamına uygun somut olgu ve ölçütlere dayanan, yeterli gerekçeyi de taşıyan aktüerya uzmanı bilirkişinin raporunun hükme esas alınmasında hukuka aykırılık bulunmadığı kabul edilmiş; motosiklet sürücüsü davacının  koruma başlığı (kask) takmadığına ilişkin, tek başına itibar edilmesine olanak bulunmayan davalı sürücü ...'in  kollukta  alınan ve başka kanıtla desteklenmeyen soyut anlatımı dışında kanıt bulunmadığı gibi, davaya konu trafik kazasında sağ ayak bileği ve cruris bölgesinden yaralandığı anlaşılan motosiklet sürücüsü davacının yaralanması ile koruma başlığı takmaması arasında nedensellik bağı bulunmadığı, diğer bir anlatımla koruma başlığı takmasının, sağ ayak bileği ve cruris bölgesinde oluşan yaralanma bakımından sonuca etkisinin bulunmadığının anlaşılması karşısında, hükmolunan tazminattan birlikte kusur nedeniyle indirim yapılmamasının yerinde olduğu anlaşılmış; davacı davalılar ... ve ...'in dosya kapsamından anlaşılan sosyal ve ekonomik durumlarına, olayın meydana geliş biçimine, bilirkişi raporundan anlaşılan kusur oranlarına ve olayın meydana geldiği tarihe göre davacı lehine hükmolunan manevi tazminat miktarında isabetsizlik bulunmadığı sonucuna varılmış; ZMSS poliçesini düzenleyen sigorta şirketleri ile işleten ve sürücünün,  yasadan ve sözleşmeden doğan motorlu aracın işletilmesi sırasında meydana gelen kazada zarar görenlerin tedavisi için ödenen giderlere ilişkin yükümlülükleri, 25/2/2011 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 13/2/2011 gün ve 6111 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve Diğer Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 59'uncu maddesiyle değiştirilen KTK'nin 98'inci maddesi gereğince sona erdirilmiş, böylece tedavi giderleri yönünden sorumluluk SGK'ye geçmiş ise de, 6111 sayılı Kanun ile değiştirilen KTK'nin 98'inci maddesi kapsamında kalan belgeli tedavi giderlerini karşılamakla yükümlü olan SGK'nin, 6111 sayılı Kanun kapsamında olmayan belgeye dayanmayan tedavi giderlerinden (geçici iş göremezlik, bakıcı gideri, tedavi yol gideri vb.) sorumlu olmadığının, böylece ZMSS poliçesini düzenleyen sigorta şirketi ile araç işleteni ve sürücüsünün  belgeli olmayan tedavi giderlerinden sorumluluğu devam ettiğinin anlaşılması karşısında, ZMSS poliçesini düzenleyen davalı sigorta şirketi vekili ile davalı işleten ... ve davalı sürücü ... vekilinin dilekçelerinde ileri sürdükleri, geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadıklarına ilişkin istinaf nedeni yerinde görülmemiştir. Diğer yandan KTK'nin 90'ıncı maddesinde yer alan \"bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir\" bölümündeki \"bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda\" ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 7/7/2020 gün ve 2019/40 (E) - 2020/40 (K) sayılı kararıyla; 19/6/2021 gün ve 31516 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7327 sayılı Kanun'un 18'inci maddesi ile KTK'nin 90'ıncı maddesinin 1'inci fıkrasına eklenen tümce ve fıkranın ise  Anayasa Mahkemesi’nin 29/12/2022 gün ve 2021/82 (E) - 2022/167 (K) sayılı kararıyla Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmesi nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatının hesaplamasının %1,8 teknik faiz uygulanarak yapılmasına ilişkin Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması ve destekten yoksun kalma tazminatının %2’yi geçmemek üzere belirlenen iskonto oranıyla hesaplanması olanağı bulunmadığının anlaşılması karşısında, davacının sürekli sakatlıktan kaynaklanan zararının, işleyecek (bilinmeyen) devre bakımından her yıl için gelirin %10 artırılıp %10 iskonto edilmesi esasına dayanan progressive rant yöntemi kullanılarak hesaplanmasının yerinde olduğu soncuna ulaşılmıştır. Davacı vekilinin dilekçesinde ileri sürdüğü, davacının sürekli sakatlık oranının belirlenmesinde esas alınacak mevzuata ilişkin istinaf nedeninin incelenmesine gelince:6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 54'üncü maddesi kapsamında açılan davalarda, maddede öngörülen meslekte kayıp oranının belirlenmesinde yargısal uygulamalarda, kaza tarihi itibarıyla ayırım yapılarak; kaza tarihi 11/10/2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/9/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 1/9/2013-1/6/2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 1/6/2015-20/2/2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20/2/2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak maluliyet raporu alınması gerektiği kabul edilmektedir.Somut uyuşmazlıkta Adli Tıp Kurumu (ATK) 2'nci İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 18/1/2019 gün ve 497 sayılı raporda; davacı ...ın 9/8/2017 günü geçirdiği trafik kazasına bağlı arızası sebebiyle Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca tüm vücut engellilik oranın %7 olduğu; 21/12/2020 gün ve 16587 sayılı raporda ise davacı ...r'ın 9/8/2017 günü geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak ve mesleği bildirilmemekle Grup 1 kabul edilerek E Cetveline göre %13 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı belirtilmiş; ilk derece mahkemesince, davacının sürekli iş göremezlikten kaynaklanan maddi tazminat talebi bakımından, ATK 2'nci İhtisas Kurulu tarafından Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen raporla belirlenen sürekli sakatlık oranı benimsenerek karar verildiği anlaşılmıştır. Eldeki dava gibi, TBK'nin 54'üncü maddesi kapsamında çalışma gücünün azalmasından doğan kayıp nedeniyle açılan davalarda, beden ve ruh tamlığı ihlallerinin, zarar görenin sanatına veya mesleğine yapmış olduğu etkinin ve bunun oranının gözetilmesi ile belirlenmesi gerekir. KTK'nin 90'ıncı maddesinde zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatların bu Kanunda öngörülen usul ve esaslara tabi olduğu belirtilmiş, ayrıca bu Kanunda düzenlenmeyen hususlarda TBK'deki haksız fiillere ilişkin hükümlerin uygulanacağı öngörülmüştür. Davacının meslekte kazanma gücü kaybı oranının belirlenmesi bakımından (somut olayda) kaza tarihi itibarıyla yargısal uygulamalarda uygulanması kabul edilen  Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğu gibi,  Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği de yürürlüktedir. Bu yönetmeliğin (Çalışma Gücü  ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği)  \"Dayanak\" başlıklı 3'üncü maddesinde; 5510 sayılı Kanunun 107'nci maddesi hükmüne dayanılarak hazırlandığı belirtilmiş; \"Kapsam\" başlıklı 2'nci maddesinin (1) numaralı bendinde de yönetmeliğin, \"5510 sayılı Kanunun 4'üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamındaki sigortalıların iş kazası ile meslek hastalığı sonucu sürekli iş göremezlik hâllerinin meslekte kazanma gücünü ne oranda azaltacağına,\" ilişkin usul ve esasları kapsadığı belirtilmiştir. Buna karşılık  Özürlülük Ölçütü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri  Yönetmeliğinin \"Dayanak\" başlıklı 3'üncü maddesinde bu Yönetmeliğin, 31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu, 1/7/1976 tarihli ve 2022 sayılı 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanun, 7/5/1987 tarihli ve 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu ile 1/7/2005 tarihli ve 5378 sayılı Özürlüler ve Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 5'inci maddesine dayanılarak hazırlandığı, yine anılan Yönetmeliğin  2'nci maddesinde Yönetmeliğin, özürlülere sağlanan haklardan ve verilecek hizmetlerden yararlanmak üzere istenilen özürlü sağlık kurulu raporları ile özürlü sağlık kurulu raporu verebilecek yetkili sağlık kurumlarını ve özürlülerle ilgili sınıflandırma ve ölçütleri kapsadığı düzenlenmiştir. Buna göre -adli tıp öğretisinde de kabul edildiği üzere- Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, amaç ve kapsam olarak tazminat hukuku ilkeleri bağlamında hükümler içerip haksız fiile maruz kalan  kişideki travmatik lezyonlar ile birlikte meslek veya iş türü, meslek grup numaraları,  iş kolları ve kişilerin  yaşlarına yönelik ayrı ayrı cetveller içermekte ve bu itibarla tıbbi kıyas/takdir metoduna elverişli olması nedeniyle bilirkişi/adli tıp uzmanının yorumuna olanak vermektedir. Buna karşılık Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik ise, kişinin maruz kaldığı haksız fiil ve bunun sonucu olarak mesleğinde kazanma  gücünü hangi oranda kaybettiğini belirlemekte yeterli olmayıp daha ziyade kişide bulunan sistematik hastalıkları ön plana çıkarmakta, malulen emeklilik, vergi indirimi, bakım ücreti, özel eğitim  ve özel donanımlı araç kullanımına yönelik olup  tazminat hesabında  asıl önem arz eden yaş, sanat, meslek, meslek grubu gibi faktörlerin hesaplamada değerlendirilmemesinden dolayı  tazminatın unsurlarını ve hak edilen tazminatın belirlenmesinde yeterli ve gerekli  parametreleri içermediği için yeterli olmamaktadır. Somut uyuşmazlık yukarıda yapılan açıklamalar ışığında değerlendirildiğinde,  davacının sürekli iş göremezlikten kaynaklanan maddi tazminat talebi bakımından,  davacı ...'ın 9/8/2017 günü geçirdiği trafik kazasında yaralanmasından kaynaklanan sürekli iş göremezlik oranı ile iyileşme süresinin, amaç ve kapsam olarak tazminat hukuku ilkeleri bağlamında hükümler içeren ve haksız fiile maruz kalan  kişideki travmatik lezyonlar ile birlikte meslek veya iş türü, meslek grup numaraları, iş kolları ve kişilerin  yaşlarına yönelik ayrı ayrı cetveller içerdiğinden tıbbi kıyas/takdir metoduna elverişli olması nedeniyle bilirkişi/adli tıp uzmanının yorumuna olanak veren  Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre belirlenmesi; bu bağlamda  ATK 2'nci İhtisas Kurulunun 21/12/2020 gün ve 16587 raporuna göre davacının  Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre meslekte kazanma gücünden %13 oranında kaybetmiş sayılacağı kabul edilerek,  işleyecek (bilinmeyen) devre bakımından her yıl için gelirin %10 artırılıp %10 iskonto edilmesi esasına dayanan progressive rant yöntemi kullanılarak yapılan hesaplamaya göre elde edilen 163.093,64 TL maddi tazminattan, davacının kusuruna göre %25 oranında indirim yapıldıktan sonra 122.320,23‬ TL (163.093,64 TL x %25) sürekli iş göremezlik tazminatına hükmolunması gerekirken, yazılı biçimde karar verilmesinde isabet görülmemiştir. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: I-Davalı ... Sigorta AŞ vekili ile davalılar ... ve ... vekillerinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesinin hükmüne yönelik istinaf başvurularının, HMK'nin 353/1-b/1'inci maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine, II-Davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, yukarıda esas ve karar numarası belirtilen ilk derece mahkemesinin kararının, HMK'nin 353/1-b/2'nci maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına, Buna göre: 1-Maddi tazminat davasının kabulüne, 4.212,18 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 122.320,23 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 126.532,41 TL maddi tazminatın, davalı ... Sigorta AŞ yönünden temerrüt tarihi olan 28/8/2017 gününden, davalılar ... ve ...'ten ise davaya konu trafik kazasının meydana geldiği 9/8/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek, davacı ...'a verilmesine, 2-Manevi tazminat davasının kısmen kabulüne, 10.000 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'ten davaya konu trafik kazasının meydana geldiği 9/8/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek, davacı ...'a verilmesine,3-Maddi tazminat davası yönünden Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken ve hükmolunan maddi tazminatın tutarına göre hesaplanan 8.643,42 TL nispi karar ve ilam harcından, peşin alınan karar ve ilam harcından manevi tazminat talebine isabet eden 3,42 TL karar ve ilam harcı ile tamamlama harcı olarak alınan 429 TL olmak üzere toplam 432,42 TL karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 8.211‬ TL karar ve ilam harcının davalılar ... Sigorta AŞ,  ... ve ...'ten müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, 4-Manevi tazminat davası yönünden Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken ve hükmolunan manevi tazminatın tutarına göre hesaplanan 683,10 TL ni‬spi karar ve ilam harcından, peşin alınan karar ve ilam harcından manevi tazminat talebine isabet eden 170,78‬ TL karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 512,32‬ TL karar ve ilam harcının davalılar ... ve ...'ten müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, 5-Maddi tazminat davası bakımından, Dairemizin hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 13'üncü maddesinin 1'inci fıkrası uyarınca kabulüne karar verilen maddi tazminat miktarına göre belirlenen 30.000 TL maktu vekâlet ücretinin, davalılar ... Sigorta AŞ,  ... ve ...'ten müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek, vekille temsil edilen davacı ...'a verilmesine, 6-Manevi tazminat davası bakımından, ilk derece mahkemesinin hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 10'uncu maddesinin 1'inci ve 2'nci fıkraları ile 13'üncü maddesinin 1'inci fıkrası uyarınca, a-Kabulüne karar verilen manevi tazminat miktarına göre belirlenen 4.080 TL maktu vekâlet ücretinin, davalılar ... ve ...'ten müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek, vekille temsil edilen davacı ...'a verilmesine, b-Kısmen reddine karar verilen manevi tazminat miktarına göre belirlenen 4.080 TL maktu vekâlet ücretinin, davacı ...'dan tahsil edilerek, vekille temsil edilen davalılar ... ve ...'e verilmesine, 7-Davacı tarafından harcanan 2.500 TL bilirkişi ücreti, 708,50 TL tebligat posta masrafı, 562 TL ATK rapor gideri, 4,60 TL vekâlet harcı, 31,40 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 3.806,50‬ TL yargılama giderinden, davanın kabul ve ret oranına  (136.532,41 / 176.532,41)  göre hesaplanan 2.943,99 TL yargılama giderinin, davalılar ... Sigorta AŞ, ... ve ...'ten müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek, davacı ...'a verilmesine, davalı Sigorta AŞ'nin 2.728,36 TL yargılama giderinden sorumlu tutulmasına, 8-Davacı tarafından peşin ödenen ve maddi  tazminat davası nedeniyle hükmolunan karar ve ilam harcından mahsubuna karar verilen toplam  432,42 TL karar ve ilam harcının  davalılar ... Sigorta AŞ, ... ve ...'ten müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek, davacı ...'a verilmesine, 9-Davacı tarafından peşin ödenen ve manevi tazminat davası nedeniyle hükmolunan karar ve ilam harcından mahsubuna karar verilen  170,78‬ TL karar ve ilam harcının davalılar ... ve ...'ten müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek, davacı ...'a verilmesine, 10-Davalı ... Sigorta AŞ tarafından sarf edilen yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 11-Harcanmayan gider avansının HMK'nin 333'üncü maddesinin 1'inci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesince kendiliğinden yatıran tarafa geri verilmesine, III-İstinaf incelemesi bakımından; 1-Davacı ... tarafından peşin yatırılan istinaf karar ve ilam harcının, talep halinde ilk derece mahkemesi tarafından geri verilmesine, 2-İstinaf kanun yolu başvurusu nedeniyle davacı tarafından harcanan istinaf kanun yolu başvuru harcı 162,10 TL'den ibaret yargılama giderinin, davalılar ... Sigorta AŞ, ... ve ...'ten müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek, davacı ...'a verilmesine, 3-Maddi tazminat davası yönünden, Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 4.786,95 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından, davalı ... Sigorta AŞ'den peşin alınan  toplam 1.196,74‬ TL, diğer davalılardan peşin alınan ve maddi tazminata ilişkin hükme isabet eden 1.048,16 TL olmak üzere toplam 2.244,9‬0 TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 2.542,05‬ TL istinaf karar ve ilam harcının davalılar ... Sigorta AŞ, ... ve ...'ten müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, 4-Manevi tazminat davası yönünden, Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken ve hükmolunan manevi tazminatın tutarına göre hesaplanan 683,10 TL ni‬spi istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan istinaf karar ve ilam harcından manevi tazminat hükmüne isabet eden 149,58‬‬ TL'nin mahsubu ile bakiye 533,52‬ TL istinaf karar ve ilam harcının davalılar ... ve ...'ten müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, 5-Davalılar .. Sigorta AŞ, ... ve ... tarafından istinaf başvuruları nedeniyle sarf edilen yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, 6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından, vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 7-İstinaf kanun yolu incelemesi için yatırılan gider avansından artan tutarın, HMK'nin 333'üncü maddesinin, 1'inci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesince, kendiliğinden yatıran tarafa geri verilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 11/10/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e121a7ecbff8a3b8","SID":"35d19ba35385ed44"}}