{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   23. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2024/1552 - 2024/1391<br>\t            T.C.      <br>                            A N K A R A                                 <br>B Ö L G E    A D L İ Y E    M A H K E M E S İ\t<br>              23. H U K U K    D A İ R E S İ                          \t\t\t          \t\t\t          <br>\t            \t\t  (İ S T İ N A F    B A Ş V U R U S U N U N  <br>\t\t             E S A S T A N    R E D D İ- <br>\t\t                  İ S T İ N A F    D İ L E K Ç E S İ N İ N     R E D D İ)<br>                    \t\t\t           <br>ESAS NO\t: 2024/1552 <br>KARAR NO\t: 2024/1391<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN:<br>MAHKEMESİ\t\t: Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ\t\t\t: 29.07.2024 tarihli ara karar.<br>ESAS-KARAR NUMARASI\t: 2024/508 E.<br>İHTİYATİ TEDBİR İSTEYEN/DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t\t\t<br>KARŞI TARAF/DAVALILAR\t: <br><br>\tDavacı ve davalı ... Ltd. Şti. vekilleri tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.<br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t:<br>İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ\t: <br>\tİhtiyati tedbir isteyen/davacı vekili, müvekkilinin, davalı şirketlerin işçisi olarak çalışmaktayken,  Edirne ili Çeltik Köyü'ndeki baraj inşaatı şantiyesinde 02.11.2015 tarihinde iş kazası geçirdiğini ve kazanın ardından %100 malul kaldığını, müvekkilinin maddi ve manevi zararlarının tazmini amacıyla davalı şirketler ve dava dışı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü aleyhine 27.10.2017 tarihinde maddi-manevi tazminat talepli dava açtığını, ardından Ankara 24. İş Mahkemesi'nin 2024/150 esas sayılı dosyası ile açılan ek davanın da asıl dava ile birleştirildiğini, kararın ardından Ankara 4. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2024/28770 sayılı dosyası ile ihtiyati haciz kararının işleme konulduğunu, ardından aynı dosya üzerinden asıl takibe geçildiğini, dava tarihi itibarıyla icra dosyasındaki toplam alacak miktarının yaklaşık 26.670.000,00-TL olduğunu, dava süresince davalı şirketlerin müvekkilinin alacaklarını ödememek adına gerçekleştirebileceği işlemler ve dosya borcunun miktarı da göz önüne alınarak, davalı şirketlere kayyım atanmasını talep ettiklerini, icra takipleri sonrası davalı şirketlerin borcu ödemek için hiçbir çaba sarf etmediklerini, bunun yanı sıra icra takipleri aşamasında yapılan işlemler ve sorgulamalar sonrası davalı şirketlerin borcu karşılayacak şekilde mal varlığının bulunmadığının da tespit edildiğini, bu nedenle öncelikle davalı şirketlerin aktifini azaltıp pasifini artıracak işlemleri yapmasının önlenmesi amacıyla dava süresince davalı şirketlerin müvekkilinin alacaklarını ödememek adına gerçekleştirebileceği işlemler de göz önüne alınarak, davalı şirketlere kayyım atanmasına, davalı şirketlerin işbu davanın açılmasına kadar olan süreçteki borcu ödememek için yaptığı işlemler ve işbu davanın açılmasından sonraki süreçte aktifi azaltacak, pasifini artıracak işlemler yapması durumunda müvekkilin mağduriyetinin daha çok artacağı hususu dikkate alınarak, davalı şirketlerin aktifini azaltacak, pasifini artıracak işlemler yapmasının önlenmesi amacıyla ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ\t: <br>\tİlk derece mahkemesince \"...İflas davalarında ihtiyati tedbir İİK'nın 159. Maddesinde özel olarak düzenlendiğinden, talep bu madde kapsamında değerlendirilmiştir.<br>\tİİK'nun 159. maddesine göre; İflas talebi halinde mahkeme, ilk önce alacaklıların menfaati için zaruri gördüğü bütün muhafaza tedbirlerini emredebilir. Borçlu ödeme emrine itiraz etmemişse, alacaklının talebi üzerine, mahkeme mutlaka bu tedbirlere karar vermeye mecburdur. Bu emirler iflas dairesince yerine getirilir.<br>\tMahkeme, defter tutmadan gayrı bir muhafaza tedbiri isteyen alacaklıdan, ileride haksız çıktığı takdirde borçlunun ve üçüncü şahsın bu yüzden uğruyabilecekleri zararları karşılamak üzere, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 96 ncı maddesinde yazılı bir teminat alınmasını isteyebilir. Borçlu ödeme emrine itiraz etmemiş veya alacak bir ilama bağlı ise teminat aranmaz.<br>\tDevlet ve adli yardıma nail kimseler de teminat göstermek mecburiyetinde değillerdir.<br>\tBu maddeye göre alınan muhafaza tedbirleri borçlu aleyhindeki icra takiplerine tesir etmez.<br>\tYapılan inceleme sonucunda, davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin İİK 159/1 maddesi gereğince bu aşamada talebin kısmen kabulü ile, davalı mallarının defterinin tutulmasına dair ihtiyati tedbir uygulanmasına, sair tedbir taleplerinin reddine...\" karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ\t:<br>\tİstinaf yasa yoluna başvuran ihtiyati tedbir isteyen/davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle:<br>\tDavalılar hakkında işbu dava açılmadan önce gerek haricen öğrenilen gerekse icra takibi aşamasında gerçekleştirilen haciz işlemleri ile borçlarını ödememek adına bir takım işlemler gerçekleştirdikleri duyumunun alındığını, bu nedenle ihtiyati tedbir kararı verilmesinin talep edildiğini, bu taleplerinin karşı tarafı mağdur etmeyeceği gibi davalıların bu işlemlere devam etmeleri halinde mahkeme kararı ile hüküm altına alınan alacağın tahsilinin imkansız hale geleceğini;<br>\tMüvekkilinin, 2015 yılında dava konusu iş kazası sonucu %100 malul kaldığını ve yaklaşık 10 yıldır hukuk mücadelesini devam ettirdiğini, bu iş kazası nedeniyle çok ciddi sıkıntılar çektiğini, halen maddi ve manevi sıkıntılarının devam ettiğini, hal böyle olmasına karşın davalıların, borcu ödeme konusunda hiçbir olumlu yaklaşım göstermediklerini beyan ederek yerel mahkeme ara kararının reddedilen kısmının kaldırılmasına ve  kayyım atanması ve davalı şirketlerin malvarlıkları üzerine ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini istemiştir.<br>\tİstinaf yasa yoluna başvuran karşı taraf/davalı ... Proje...Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle:<br>\tİflas davalarında kesin yetki kuralı bulunduğunu, müvekkili şirketin adresinin Van'da olduğunu ve işbu davanın yetkili mahkemede açılmadığını;<br>\tTedbir kararının cevap dilekçesi sunulmadan verildiğini ve tedbir isteyen taraftan teminat alınmadığını;<br>\tİİK m. 177'de yer alan iflas şartlarının müvekkili şirket nezdinde oluşmadığını;<br>\tMüvekkili şirketin borçlulardan mal kaçırma, saklama kastıyla veya pasifini arttırmaya yönelik hiç bir eylemi olmadığını, davacı tarafın bunun aksini ispatlayacak hiçbir delil sunmadığını, müvekkili şirketin defter ve kayıtları incelendiğinde tüm faaliyetlerinin usulüne uygun olduğunun görüleceğini;<br>\tİcra takibine dayanak Ankara 60. İş Mahkemesi'nin 2021/26 esas, 2024/94 karar sayılı kararının henüz kesinleşmediğini beyan ederek yerel mahkeme ara kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,<br>HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE\t\t:<br>1-İstem, İİK m 177 uyarınca açılan ve derdest olan iflas davasında, aynı Kanunun m 159 hükmüne göre kısmen kabul kısmen reddine karar verilen muhafaza tedbirleri konusundaki ara kararının istinafına ilişkindir.<br>Davalı ......Ltd. Şti. vekilinin istinaf dilekçesinin incelenmesinde:<br>Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun \"İhtiyati tedbir kararına karşı itiraz\" başlıklı 394/1.m.\"Karşı taraf dinlenmeden verilmiş olan ihtiyati tedbir kararlarına itiraz edilebilir.\" hükmünü içermektedir.<br>341/1. maddesi hükmüne göre de ilk derece mahkemelerinden verilen nihai kararlar ile ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddi kararları, karşı tarafın yüzüne karşı verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları, karşı tarafın yokluğunda verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarına karşı yapılan itiraz üzerine verilen kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir.<br> Mahkemece istinafa konu ara kararı tarafların yokluğunda verilmiştir. Şu hale göre  ilk derece mahkemesince verilen 29.07.2024 tarihli ara karara karşı kanun yolu, dolayısıyla istinaf yolu davalı ... Proje...Ltd. Şti. yönünden kapalıdır. Ancak itiraz yolu açıktır. Dolayısıyla adı geçenin istinaf dilekçesinin HMK'nın 394. maddesi hükmü gereğince itiraz dilekçesi olarak dikkate alınması ve bu taleple ilgili mahkemece olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerektiğinden istinaf dilekçesinin reddine karar verilmiştir.<br>2-Davacının istinafının incelenmesinde:<br>\tDosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre ihtiyati tedbir isteyen vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b,1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. \t<br>HÜKÜM \t\t\t: <br>Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:\t<br>\tI-Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle, karşı taraf/davalı ... Proje...Ltd. Şti. vekilinin İSTİNAF DİLEKÇESİNİN REDDİNE.<br>\tII-Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenle, Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/508 E. sayılı dava dosyasında verdiği 29.07.2024 tarihli ara kararına yönelik ihtiyati tedbir isteyen/davacı vekilinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE. <br>\tIII-Karşı taraf/davalı ... Proje...Ltd. Şti.'nden peşin alınan istinaf karar harcının istek halinde iadesine; ihtiyati tedbir isteyen/davacıdan alınması gereken harç peşin alındığından başka harç alınmasına yer olmadığına. İstinaf aşamasında yapılan masrafların ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararla birlikte değerlendirilmesine.<br>\tIV-HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına.<br>\t16.10.2024 tarihinde, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 362/1,f ve m. 391/3 gereğince kesin olmak üzere. oybirliğiyle karar verildi.<br>GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ           \t:  18.10.2024<br>\t\t\t\t<br>       Başkan                     Üye                  Üye            Katip <br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"cba3293d8c535dea","SID":"d64530143454cc24"}}