{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   23. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2024/1496 - 2024/1360<br>\t            T.C.      <br>                            A N K A R A                                 <br>B Ö L G E    A D L İ Y E    M A H K E M E S İ\t<br>              23. H U K U K    D A İ R E S İ                          \t\t\t          \t\t\t         <br>\t            \t\t         (İ S T İ N A F    B A Ş V U R U S U N U N  <br>\t\t\t  E S A S T A N    R E D D İ) <br>\t\t\t      <br>ESAS NO\t: 2024/1496 <br>KARAR NO\t: 2024/1360<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN:<br>MAHKEMESİ\t\t: Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ\t\t\t: 06.03.2024 tarihli ara karar.<br>ESAS-KARAR NUMARASI\t: 2024/15E.<br>İHTİYATİ TEDBİR İSTEYEN/DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t\t\t: <br>KARŞI TARAF/DAVALI\t\t: <br><br>\tBaşkanlar Kurulunca 09.09.2024 tarihinde \"...uyuşmazlığın tacirler arası hizmet sözleşmesinden kaynaklandığı\" belirtilerek dosya Dairemize gönderilmiş ise de,\tDairemiz bu karara rağmen uyuşmazlığın gemi söküm tesisinin 20 yıl süreyle işletilmesi (ticari işletmenin devri) sözleşmesinden kaynaklandığı, hizmet sözleşmesi niteliğinde olmadığı kanısındadır. Açıklanan durumun göreve ilişkin kamu düzeni kuralları ile kanuni hakim, mahkemeye erişim ve adil yargılanma haklarına temas ettiği düşünülmektedir.<br>\tBölge Adliye Mahkemesi Başkanlar Kurulu kararları, bunlar aleyhine gidilecek bir yasa yolu bulunmadığından kesin nitelikte sayılmakta ve dosyanın gönderildiği Daireyi bağlamaktadır.<br>\tBu çekince altında yapılan yargılama üzerine:\t<br>\tİhtiyati tedbir isteyen/davacı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.<br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t:<br>\tİhtiyati tedbir isteyen/davacı vekili, dava konusu sözleşme ile müvekkili şirkete yüklenilen edimin ifaya başlanılamamasının Gemi Söküm Yetki Belgesi'nin alımı sırasında Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Tersaneler ve Kıyı Yapıları Genel Müdürlüğü'nce  verilen dip tarama izninin 13.06.2023 tarihinde durdurulmasıyla başladığını, bu durumun açıklandığı gibi hala devam ettiğini, an itibariyle teknik ve hukuki nedenlerle yeniden faaliyete başlanması zaman alacağından oluşan mücbir sebep ve giderek artan aşırı ifa güçlüğü nedenleriyle, üretim yapılmadan ödemeye devam edilmesinin sözleşmedeki dengeleri müvekkili şirket aleyhine aşırı derecede sarsacağını ve dava aşamasında aşırı derecede zorlayacağını beyan ederek sözleşmedeki sürekli edimin yerine getirilmesinin, tesise ilişkin Gemi Söküm Yetki Belgesi alınmasına kadar mümkünse teminatsız veya mahkemece belirlenecek teminat karşılığında ihtiyati tedbiren durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tİlk derece mahkemesince \"...Talebinin niteliği gereği karşı tarafa tebligat yapılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda; yaklaşık ispat koşulu gerçekleşmediğinden ihtiyati tedbir talebinin reddine...\" karar verilmiştir.<br>\tİstinaf yasa yoluna başvuran ihtiyati tedbir isteyen/davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle:<br>\tUlaştırma ve Altyapı Bakanlığı ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın dip tarama ile gemi söküm faaliyetlerine ilişkin iş ve işlemlerin durdurulması üzerine sözleşmenin yerine getirilmesi idari kararlarla durdurulduğundan, edimin ifasına başlanılamadığını, bu durumunun mücbir sebep teşkil ettiğinin davalı yana bildirildiğini ve sözleşmenin 14. maddesi gereğince ödeme mükellefiyetinin durdurularak ek süre verilmesinin ve talep tarihine kadar olan fatura ve cezai müeyyidelerin ortadan kaldırılarak ister mücbir sebep isterse sözleşme değişikliği yolu ile tesisin çalışılabilir hale getirilmesine kadar mükellefiyetsiz bir dönem ihdas edilmesinin talep edildiğini, ancak davalı tarafça mücbir sebep ve/veya sözleşme değişikliği taleplerinin yerine getirilmeyeceğinin bildirildiğini;<br>\tDavalının 15 aylık mükellefiyetsiz süresinin, konusunda uzman olan müvekkili şirketin gecikmeli hareketleriyle geçirildiği ve TBK'nun 138. maddesinde belirtilen şartların oluşmaması nedenleri ile davaya karşı geldiğini, dava dosyasına davalı ile yapılan sözleşme tarihinden itibaren yapılan tüm iş, işlem ve yazışmaların kronolojik sıra ile konulduğunu, yapılan işlerin tamamının müvekkili şirketin bizzat yapması gerek işler olmayıp, resmi kurum ve kuruluşlardan alınan yazı ve belgeler olduğunu, resmi kurumlara müdahale edilmesinin mümkün olmadığı ortada olduğundan müvekkili şirketin tüm işlerini vakit harcamadan yerine getirdiğinin ortada olduğunu;<br>\tDava konusu sözleşmenin sürekli borç ilişkisi doğuran bir sözleşme türü olduğunu, üretim yapılmadan ödeme yapılmasının müvekkili şirketi bayağı zorladığını, yargılama süreci göz önüne alındığında bu süre içerisinde ödemelerin yapılmasıyla şirketin ekonomik yönden çok zor duruma düşeceğini, hatta dava sonunda belki sözleşmenin ifası dahi zor yerine getirilebileceğinden davanın kazanılmasının bir amacının kalmayacağını, öte yandan dava müvekkili şirket aleyhine sonuçlansa dahi davalı yanın bir zararının söz konusu olmayacağını, bu nedenlerle sürekli edimin dava süresince ödenmeye devam edilmesinin sözleşmedeki dengeleri müvekkili şirket aleyhine aşırı derecede sarsacağı ve dava aşamasında aşırı derecede zorlayacağı için  ihtiyati tedbir talebinde bulunulduğunu beyan ederek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>İstem, taraflar arasındaki gemi söküm tesisinin 20 yıl süreyle işletilmesine dair  sözleşmeden kaynaklanan uyarlama ve istirdat davasında verilen ihtiyati tedbirin reddine dair ara kararının istinafına ilişkindir.<br>\tDosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre ihtiyati tedbir isteyen vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b,1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. \t<br><br><br>HÜKÜM \t\t\t: <br>Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:\t<br>\t1-Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/15 E. sayılı dava dosyasında verdiği 06.03.2024 tarihli ara kararına yönelik ihtiyati tedbir isteyen vekilinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE. <br>\t2-Alınması gereken istinaf karar harcı peşin alındığından başka harç alınmasına yer olmadığına.<br>\t3-İhtiyati tedbir isteyen tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine.<br>\t4-HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına.<br>\t15.10.2024 tarihinde, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 362/1,f ve m. 391/3 gereğince KESİN olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi.<br>GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ           \t:  17.10.2024<br>\t\t\t\t<br>        Başkan                     Üye                Üye                Katip <br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4b1bdd5b65a5c279","SID":"e0d3ee2e7794231b"}}