{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   23. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2024/1517 - 2024/1359<br>\t            T.C.      <br>                            A N K A R A                                 <br>B Ö L G E    A D L İ Y E    M A H K E M E S İ\t<br>              23. H U K U K    D A İ R E S İ                          \t\t\t          \t\t\t        <br>\t            \t\t         (İ S T İ N A F    B A Ş V U R U S U N U N  <br>\t\t\t  E S A S T A N    R E D D İ)<br>                    \t\t\t    <br>ESAS NO\t: 2024/1517 <br>KARAR NO\t: 2024/1359<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN:<br>MAHKEMESİ\t\t: Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ\t\t\t: 19.07.2024 tarihli ara karar.<br>ESAS-KARAR NUMARASI\t: 2024/501 E.<br>İHTİYATİ HACİZ İSTEYEN/DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t\t\t:<br>KARŞI TARAF/DAVALILAR\t: \t\t     \t<br>\tİhtiyati haciz isteyen vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.<br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t:<br>\tİhtiyati haciz isteyen vekili, kurumları ile davalı firmalardan müteşekkil iş ortaklığı arasında \"TRT Genel Müdürlüğü Koruma ve Güvenlik Hizmeti Alımı\" sözleşmesinin imzalandığını, davalılar ile çalışanlarının toplu iş sözleşmesi görüşmelerinin uyuşmazlıkla sonuçlanması üzerine Yüksek Hakem Kurulu kararı uyarınca davaya konu toplu iş sözleşmesi fiyat farkının davalı işverenlere ihtirazi kayıtla ödendiğini, şirketlerin aslında çalıştırdıkları işçilere kendilerinin ödemesi gereken toplu iş sözleşmesi fiyat farklarını müvekkili kuruma ödeterek haksız kazanç elde ettiklerini ve sebepsiz zenginleştiklerini, davalılarca yapılması gereken fiyat farkının kurumlarınca yapılmak zorunda kalındığını beyan ederek müvekkili kurum tarafından ihtirazi kayıtla ödenmek zorunda kalınan toplam 30.581.385,00-TL TİS fiyat farkı ödemesinin, her bir ödeme tarihinden itibaren ayrı ayrı hesaplanacak ticari avans faizi ve KDV'siyle kısmi dava kapsamında şimdilik 1.100.000,00-TL'sinin davalılardan tahsiline, talep edilen total miktarın yüksek meblağ içermesi nedeniyle lehe verilecek muhtemel kararın icrasında, alacağın tahsil kabiliyetinin tehlikeye girmesi kuvvetle muhtemel olduğundan, kararın kesinleşmesine kadar geçerli olmak üzere, davalı firmaların kurumları nezdindeki teminat, hak ve alacaklarına (işçilere yapılacak ödemeler hariç olmak üzere) uyuşmazlık konusu toplam tutar mukabilinde HMK'nun 389 vd. gereğince teminatsız olarak ihtiyaten tedbir konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tİlk derece mahkemesince \"...İİK'nun 258/1. madde hükmünden de anlaşıldığı üzere ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' gerekir. Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından'' anlaşılması gereken, alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değil, diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç, davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez; yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmaz. Ancak ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacaklının, alacağın varlığı ve haciz sebepleri hakkında yaklaşık ispat kuralları çerçevesinde kanaat getirecek deliller sunması gerekir.<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde ihtiyati haciz talep etmiş olup, yaklaşık ispat derecesinde talebini ispat etmelidir. Dava dilekçesi ve ekleri ile dosyada bulunan delillerin incelenmesinde,  davacı tarafından ödenen Toplu İş Sözleşmesi fiyat farklarından davalıların sorumlu olup olmadıklarının, sorumlu iseler miktarının belli olmadığı görülmekle, davacı vekilinin talebindeki haklılığı tarafların delillerinin toplanmasından sonra gerektiğinde bilirkişi incelemesi ile yargılama sırasında veya sonucunda anlaşılabilecektir. Bu durumda davacı vekilinin talebini yaklaşık ispat derecesinde ispat edemediği, dosyada bulunan delillerin ihtiyati haciz kararı için yeterli olmadığı sonucuna varıldığından davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin REDDİNE...\" karar verilmiştir. <br>\tİstinaf yasa yoluna başvuran ihtiyati haciz isteyen vekili istinaf dilekçesinde özetle:<br>\tMahkemelere intikal etmiş, tespit talepli konular haricindeki hemen hemen her uyuşmazlığın yargılamaya muhtaç olduğunu, bu hususun ihtiyati haciz taleplerinin reddine gerekçe yapılmasının usule ve kanuna aykırılık teşkil ettiğini;<br>\tKanun hükümleri gereği Yüksek Hakem Kurulu kararlarının da  toplu iş sözleşmesi hükmünde olması nedeniyle kesin ve bağlayıcılığı karşısında davaya konu tutarların davalı işverenlere mecburen ancak ihtirazi kayıtla ödendiğini, davalı şirketlerin, aslında çalıştırdıkları işçilere kendilerinin ödemesi gereken toplu iş sözleşmesi fiyat farklarını müvekkili kuruma ödeterek haksız kazanç elde ettiğini ve sebepsiz zenginleştiğini beyan ederek yerel mahkeme ara kararının kaldırılmasına ve ihtiyati tedbir mahiyetinde ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.\t<br>İstem, taraflar arasında akdedilen hizmet sözleşmelerinden kaynaklanan alacak davasında, ihtiyati tedbirin (haczin) reddine dair ara kararının istinafına ilişkindir.<br>\tDosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre ihtiyati haciz isteyen vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden  HMK m. 353/1,b,1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. <br>HÜKÜM \t\t\t: <br>Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:\t\t<br>\t1-Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/501 E. sayılı dava dosyasında verdiği 19.07.2024  tarihli ara kararına yönelik ihtiyati haciz isteyen vekilinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE. <br>\t2-Alınması gereken istinaf karar harcı peşin alındığından başka harç alınmasına yer olmadığına.<br>\t3-İhtiyati haciz isteyen tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine.<br>\t4-HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına.<br>\t15.10.2024 tarihinde, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 362/1,f ve İİK'nin 258 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince KESİN olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi.<br>GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ           \t:  17.10.2024<br>\t\t\t\t<br>        Başkan                      Üye               Üye                  Katip <br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f318b8e1d442c12e","SID":"27cd804101f27cf8"}}