{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  23. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2020/502 - 2024/1325<br>                                    T.C.      <br>                            A N K A R A                                 <br>B Ö L G E    A D L İ Y E    M A H K E M E S İ\t<br>              23. H U K U K    D A İ R E S İ           <br>                    \t\t\t             (D Ü Z E L T E R E K    Y E N İ D E N    <br>\t\t\t             E S A S    H A K K I N D A    K A R A R)<br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t                <br>ESAS NO\t: 2020/502 <br>KARAR NO\t: 2024/1325<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN:<br>MAHKEMESİ\t: ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 10/10/2019<br>ESAS-KARAR NUMARASI : 2019/23 E.-2019/701 K.<br>DAVACILAR\t:<br>VEKİLLERİ\t:<br>DAVALI\t: <br><br>Davacılar vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi  uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t:<br>İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ\t: <br>Davacılar vekili; müvekkillerinin Lisanssız Güneş Enerjisi Üretimi yaptıklarını, müvekkilleri ile davalı arasında 07.05.2018 tarihinde ayrı ayrı Lisanssız Elektrik Üreticileri İçin Dağıtım Sistem Kullanım Anlaşması imzalandığını, bu anlaşmaya göre karşı tarafın müvekkili şirketlerin lisanssız elektrik üretimlerinden ihtiyaç fazlası kısmı satın almakla yükümlü olduğunu, müvekkili şirketten satın alınan enerji bedellerine ilişkin olarak düzenlenen Eylül ve Ekim ayına ilişkin hakedişlere ait fatura bedelleri süresi içerisinde ödenmediğinden kendilerince Eskişehir 1. İcra Müdürlüğünün 2018/11151 ve 11153 E. sayılı dosyaları üzerinden icra takibi başlatıldığını, bu takipler üzerine davalı/borçlu tarafından Eylül ve Ekim aylarına ait   hakedişlere ilişkin üretim bedeli faturalarından kaynaklanan alacakları ve bu alacakların geç ödenmesinden kaynaklanan gecikme zammı tutarlarının ödendiğini, ancak Eylül ve Ekim aylarına ait fatura bedellerinin vadesinde ödenmemesi sebebiyle vade günü itibariyle davalı taraf temerrüde düşmüş olduğundan kendilerince 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanunun 2.  maddesine göre asıl alacak miktarlarının %19,5 avans faizi olan toplam 64.259,83 TL'nin tahsili için icra takibi başlatıldığını, davalının müvekkili şirketler ile davalı şirketin bir ticari ilişkisi ve borcu bulunmadığı, kendilerinin sadece YEKDEM mevzuatı gereği alacaklı şirketlere lisanssız elektrik üretimlerinden ihtiyaç fazlası kısmı satın almakla yükümlü olduğu, gecikme durumunda 6183 sayılı Kanun gereği gecikme faiz ile ödeme yapılacağı, kendilerinin bu madde uyarınca müvekkil şirkete olan borçlarını gecikme zammı ile birlikte ödedikleri vs. hususlarını ileri sürmek suretiyle itiraz ettiğini, <br>\tTaraflar TTK'ya tabi ticaret şirketleri olduğundan akdi ilişkilerinde 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanunun 2. maddesine göre arada sözleşme olmasa bile ticari işlerde %19,5 oranı üzerinden temerrüt faizi istenebileceğini, keza müvekkili şirketler ile davalı şirket arasında imzalanan Lisanssız Elektrik Üreticileri İçin Dağıtım Sistem Kullanım Anlaşması da bir özel hukuk sözleşmesi olup iş bu sözleşmeden kaynaklı alacakların vadesinde ödenmemesi durumunda 3095 sayılı Kanun gereğince asıl alacağa %19,5 avans faiz oranının uygulandığını, buna rağmen davalı tarafça aralarında ticari ilişki olmadığından bahisle asıl alacağın %19,5 avans faizi olan 64.259,83 TL'ye itiraz edilmiş olmasının hukuka ve usule aykırı olduğunu, <br>\tDavalının itiraz dilekçesinde, ödemelerin gecikmesi durumunda 6183 sayılı Kanunun 51. maddesi gereği gecikme faizi ile ödeme yapılacağını ileri sürdüğünü, söz konusu kanun maddesinde gecikme zammından bahsedildiğini, faize ilişkin herhangi bir ibare bulunmadığını, gecikme zammı ile gecikme faizinin tamamıyla birbirinden farklı kavramlar olduğunu, <br>\tGecikme zammının alacağın belirlenen vadede ödenmemesi halinde, borçlunun gecikme süresi için öngörülen tutar olduğunu, alacağın geç ödenmesini önlemeye yönelik bir tedbir niteliğinde olduğundan talep edilebilmesi için borçlunun temerrüdünün gerekmediğini, gecikme zammı/tazminatına faizden farklı olarak ancak kanunda öngörülen hallerde hükmedilebileceğini, gecikme zammının bir sözleşme ile kararlaştırılması halinde ise, ancak gecikme zammı değil cezai şarttan söz edileceğini, <br>\tTaraflar arasında yapılan Lisanssız Elektrik Üreticileri İçin Dağıtım Sistem Kullanım Anlaşmasında kararlaştırılan gecikme zammı bir tür cezai şart niteliğinde olduğundan davalı tarafça gecikme zammının ödenmiş olmasının faiz alacaklarını ortadan kaldırmayacağını,<br>\tKendilerince başlatılan icra takibinde yalnızca asıl borca uygulanan %19,5 avans faizi istenmiş olup, gecikme zammına herhangi bir faiz uygulanmadığını,  <br>\tİleri sürerek, davalının itirazının iptaline, takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>\tDavalı vekili; davacılar ile müvekkili arasındaki ilişkinin dava dilekçesinde hatalı bir şekilde belirtildiğini, davacılar ile müvekkili arasında herhangi bir sözleşme ya da sözleşme ilişkisi bulunmadığını, davacıların dosyaya sunduğu sözleşmelerin dava dışı ... A.Ş. ile akdedildiğini, <br>\tLisanssız bir şekilde elektrik üreten davacıların, ihtiyaç fazlası  elektriği Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Belgelendirilmesine ve Desteklenmesi Mekanizmasına (YEKDEM) arz ederek gelir elde ettiklerini, davacıların ürettiği ihtiyaç fazlası elektriğin, elektrik  dağıtım  hatları  marifetiyle  sisteme arz edildiğini, bu nedenle  dağıtım şebekesini kullanmak zorunda olan davacılar ile dağıtım hatlarının işletmesinden  sorumlu olan dava dışı ... A.Ş.  arasında Dağıtım Sistem Kullanım Anlaşması imzalandığını, bu anlaşmanın müvekkili ve iş bu uyuşmazlık ile hiç bir ilgisinin olmadığını, Dağıtım Sistem Kullanım Anlaşmasında davacıya ödenecek bir bedelden değil, davacının dağıtım sistemini kullanmasından dolayı ödeyeceği bir bedelden bahsedildiğini, <br>\tMüvekkili ile davacılar arasındaki ilişkinin hukuki kaynağının, Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretimine İlişkin Yönetmelik hükümleri olduğunu, taraflar arasında sözleşmesel bir ilişki olmadığını, tüketicilere perakende elektrik satım işi ile uğraşan müvekkilinin, görevli tedarik şirketi sıfatını haiz olduğunu, müvekkilinin Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretimine İlişkin Yönetmelik uyarınca davacıların YEKDEM sistemine arz ettiği üretim fazlası elektriğin bedelini ödediğini, bu bedelin müvekkili üzerinden davacılara aktarıldığını, <br>\tNitekim Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretimine İlişkin Yönetmelik hükümleri uyarınca ana para + temerrüt faizinin,  Eskişehir 8. İcra Dairesinin 2018/11151 E. ve 2018/11153 E. sayılı dosyalarına ödendiğini,<br>\tMüvekkilince anılan icra dosyalarına temerrüt (gecikme) faizi de ödendiğini, bu bedelin gecikme zammı veya cezai şart olarak değerlendirilmesi ve temerrüt faizinin ödenmediği iddiasının yerinde olmadığını, <br>\tTaraflar arasındaki hukuki ilişkinin kapsamının düzenlendiği Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretimine İlişkin Yönetmeliğin md 20/4 hükmünde, \"(4) Görevli tedarik şirketinin, ikinci fıkrada belirlenen istisna dışında, ödemede temerrüde düşmesi halinde 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51 inci maddesine göre belirlenen gecikme zammı oranı uygulanır.\" düzenlemesinin bulunduğunu, yönetmelikte temerrüt faizi düzenlemesi yapıldığını, 62 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile bu oranın ayda %2 olarak belirlendiğini, <br>\tYönetmeliğin 3095 sayılı Kanun md.2'de belirtilen yıllık avans faiz oranından daha fazla bir faiz oranı belirleyerek lisanssız üretim yapan firmalar lehine düzenleme yaptığını, kaldı ki Yönetmelik md.20'deki aylık %2 temerrüt faiz oranının zaten 3095 sayılı Kanun md.2'deki yıllık 19,5 avans faiz oranının çok üstünde bir oranı ihtiva ettiğini,<br>\tDavacıların hem haksız, hem de kötüniyetli olduklarını,<br>\tSavunarak, davanın reddine, %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ\t: <br>\tİlk derece Mahkemesince; \"Bütün dosya kapsamı, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; dava dışı ... A.Ş. ile davacılar arasında imzalanan 07.05.2018 tarihli sözleşmenin dava konusu faturaları ve davalı ... A.Ş.ile ilgili ödeme ve faturalandırma konularını kapsamamakta olduğu, davalı şirket ve davacı şirketler arasındaki ilişkinin Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretimine İlişkin Yönetmelik kapsamında olduğu, husumetin ... A.Ş. ne yöneltilmesi gerektiği, davalı şirketin tüketicilere perakende elektrik satım işi ile uğraşan tedarik şirketi olduğu, davalının Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretimine İlişkin Yönetmelik m. 18 uyarınca davacıların üretim fazlası olarak Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Belgelendirilmesine ve Desteklenmesi Mekanizması sistemine arz ettiği elektrik bedelinin yine bu sistem üzerinden kendilerine ödenmesi için aracılık ettiği anlaşıldığından husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar vermek gerekmiş, her ne kadar; davalı vekilince kötü niyet tazminatı isteminde bulunulmuşsa da; davacının kötü niyetli olduğunun mevcut delillerle kanıtlanamadığı anlaşıldığından davacı vekilinin tazminat isteminin koşulları oluşmadığından reddine karar vermek gerekmiştir.\" denilerek, davalı vekilinin kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. \t<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ\t:<br>\tDavacılar vekili istinaf dilekçesinde; taraflar arasındaki ilişki her ne kadar Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretim Yönetmeliğinden kaynaklansa da  müvekkili şirketler ile davalı taraf arasında ticari bir ilişki bulunduğunu, <br>\tMüvekkil şirketler  ile  davalı  ... A.Ş.'nin,  Türk Ticaret Kanuna tâbi özel hukuk tüzel kişileri olduklarını, TTK'nın 20 ve 1530. maddeleri uyarınca tarafların akdi ilişkilerinde Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun hükümlerinin uygulanması gerektiğini, taraflar anlaşmamış dahi temerrüt faizi istenebileceğinden asıl alacağın yıllık  %19.50 avans faizi olan 64.259,73 TL'nin müvekkili şirketlere ödenmesinin kanunen zorunlu olduğunu, <br>\tGecikme zammını düzenleyen 6183 Sayılı Kanunun 51. maddesinin, \"Amme alacağının ödeme müddeti içinde ödenmeyen kısmına vadenin bitim tarihinden itibaren her ay için ayrı ayrı % 4 oranında gecikme zammı tatbik olunur. Ay kesirlerine isabet eden gecikme zammı günlük olarak hesap edilir.\" şeklinde düzenlendiğini, gecikme zammının borcun geç ödenmemesi amacına yönelik bir tedbir niteliğinde olup bir faiz türü olmadığını,\t<br>\tGecikme zammının talep edilmesi için borçlunun temerrüdünün gerekmediğini, ayrıca gecikme zammının belirlenmesinde zaman unsurunun herhangi bir önemi olmamakla birlikte gecikme zammının anaparaya belli bir oran uygulamak suretiyle tespit edileceğini,<br>\tElektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretim Yönetmeliğinin 25. maddesinin, \"Görevli tedarik şirketinin, ödemede temerrüde düşmesi halinde 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51 inci maddesine göre belirlenen gecikme zammı iki katı oranında uygulanır.\" hükmünü havi olduğunu, <br>\tBu hükmün ödemede temerrüde düşülmesi halinde borçlunun gecikme zammı ile birlikte temerrüt faizi ödemeyeceği anlamına gelmediğini, bu nedenle gecikme zammı uygulanmış olmasının temerrüt faizi uygulanmasına engel olmayacağını, iki tarafın da ticaret şirketi olduğu hususu göz önüne bulundurulduğunda müvekkili şirketlere gecikme zammı olarak ödenen tutarın aynı zamanda  temerrüt faizi yerine sayılmasının Ticaret Kanunun 20. ve 1530. madde hükümleri başta olmak üzere ilgili kanun hükümlerine ve hukuk ilkelerine aykırı olduğunu,<br>\tBelirterek, İlk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,<br>HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE\t:<br>I-Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere göre İlk derece Mahkemesi kararının 'Davanın reddine\" karar verilmiş olması sonucu yönünden doğru olması nedeniyle davacılar vekilinin diğer istinaf sebeplerinin reddine karar verilmesi gerekmiştir. <br>\tII-Dava, Lisanssız Elektrik Üretimi yapan davacı şirketlerce üretilen ihtiyaç fazlası elektriği satın alan davalı tarafça geç ödeme yapılması nedeniyle işlemiş faiz alacağının tahsili için başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine  ilişkindir. <br>\tDavacı şirketler ile dava dışı dağıtım şirketi ... A.Ş. ile 07.05.2018 tarihinde lisanssız güneş enerji santrali için ayrı ayrı  \"Lisanssız Elektrik Üreticileri için Dağıtım Sistem Kullanım Anlaşması\"  imzalandığı, davacılar ile davalı ... A.Ş. arasında herhangi bir sözleşme bulunmadığı, somut olay yönünden uyuşmazlığın Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretimine İlişkin Yönetmelik hükümleri kapsamında çözümleneceği hususları uyuşmazlık dışıdır. <br>\tBu nedenle dava dilekçesindeki davacı şirketler ile davalı arasında \"Lisanssız Elektrik Üreticileri için Dağıtım Sistem Kullanım Anlaşması\"  imzalandığı yönündeki açıklamanın hataya dayalı olduğu değerlendirilmiştir. <br>\tFaturaların düzenlenme tarihi ve dava tarihinde yürürlükte olan, 02.10.2013  tarih ve 28783 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretimine İlişkin Yönetmeliğin \"İhtiyaç fazlası enerjinin satın alınması\" başlıklı 18. maddesinde, ihtiyaç fazlası elektriğin belirlenmesi, değerlendirilmesi ve satın alınması ile ilgili esaslar düzenlenmiş; \"İhtiyaç fazlası enerjinin bedelinin tespiti ve ödenmesi\" başlıklı 20. maddesinde de, ihtiyaç fazlası elektriğin ödeme tutarlarının hesaplanma şekli hüküm altına alınmıştır. Yönetmeliğin 20. maddesinin 4. bendi ise, \"Görevli tedarik şirketinin, ikinci fıkrada belirlenen istisna dışında, ödemede temerrüde düşmesi halinde 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51 inci maddesine göre belirlenen gecikme zammı oranı uygulanır.\" hükmünü içermektedir.<br>\tDava tarihinde yürürlükte bulunan 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51. maddesinde, \"Amme alacağının ödeme müddeti içinde ödenmeyen kısmına vadenin bitim tarihinden itibaren her ay için ayrı ayrı %4 oranında gecikme zammı tatbik olunur. Ay kesirlerine isabet eden gecikme zammı günlük olarak hesap edilir.\" düzenlemesi yapılmıştır.<br>\tDavacı tarafın istinaf dilekçesinde sözü edilen Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretimi Yönetmeliğinin 25. maddesi hükmü ise, 12.05.2019 tarihli Resmi Gazete'nin 30772  sayısında yayımlanmış olup, yürürlük tarihi itibariyle somut olayda uygulama yeri bulunmamaktadır. \"İhtiyaç fazlası enerjinin bedelinin ödenmesi ve satın alınması\" başlıklı anılan 25. maddenin 3. bendinde, \"(3) Görevli tedarik şirketinin, ödemede temerrüde düşmesi halinde 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51 inci maddesine göre belirlenen gecikme zammı iki katı oranında uygulanır.\" hükmü düzenlenmiştir.<br>\tSomut uyuşmazlık yönünden uygulanması gereken 02.10.2013  tarih ve 28783 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretimine İlişkin Yönetmeliğin \"İhtiyaç fazlası enerjinin bedelinin tespiti ve ödenmesi\" başlıklı 20. maddesinin 4. bendinde, tedarik şirketinin temerrüde düşmesi halinde uygulanacak temerrüt faizi oranının,  6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51. maddesine göre belirlenen gecikme zammı oranı olacağı olduğunun kabulü gerekir. Bir başka deyişle uygulanacak temerrüt faizi oranı, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51. maddesindeki oran olacaktır. Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan  02.10.2013  tarih ve 28783 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretimine İlişkin Yönetmeliğin 20. maddesinin 4. bendinde, sonradan yürürlüğe giren ve Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretimi Yönetmeliğinin 25. maddenin 3. bendindeki gibi \"gecikme zammı...uygulanır\" ibaresi bulunmamakta, \"gecikme zammı oranı uygulanır\" ibaresi bulunmaktadır.<br>\tNitekim davacılar tarafından bu doğrultuda, daha önce davalı aleyhine başlatılan, Eylül 2018 ve Ekim 2018 ayları faturaları bedelleri ile ilgili Eskişehir 1. İcra Müdürlüğünün 2018/11151 E. Ve 2018/11153 E. sayılı icra takiplerinde, asıl alacak tutarları ile birlikte \"geçmiş gün faizi\" açıklamasıyla gecikme faizi tutarları talep edilmiş, açıklama kısmında \"asıl alacağa işleyecek 2 (gecikme faizi(K 6183 MD 51)) faizi\" açıklaması yapılmıştır. Anılan icra takiplerinde, davacılar tarafından iş bu davada iddia ettikleri gibi \"gecikme zammı\" talep  ve tahsil edilmemiştir. <br>\tBuna göre İlk derece Mahkemesince, dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan  02.10.2013  tarih ve 28783 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretimine İlişkin Yönetmeliğin  20. maddesinin 4. bendindeki düzenleme ile,  görevli tedarik şirketinin temerrüde düşmesi halinde uygulanacak temerrüt faizi oranı yönünden 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51. maddesindeki orana atıf yapıldığı, davalı tarafın zaten vadesinde ödemediği hak edişlerine ilişkin fatura bedellerini ve işlemiş gecikme faizi tutarlarını aleyhinde yapılan Eskişehir 1. İcra Müdürlüğünün 2018/11151 ve 2018/11153 E. sayılı dosyaları ile başlatılan icra takipleri üzerine ödediği, ayrıca işlemiş faiz borcunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davacı tarafça dava konusu işlemiş faiz alacağının dayanağı olan asıl alacağı ödeyen davalıya husumet yöneltilmesinde bir usulsüzlük bulunmadığı göz ardı edilerek, davalı tarafça bu yönde savunma getirilmemesine karşın husumet yönünden davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. <br>\tBu durumda Dairemizce, davacılar vekilinin istinaf başvurularının kabulüne, HMK'nın 353/(1)-b.2. Maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararını gerekçe ve hüküm yönünden düzelterek, davanın reddine dair yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tIII-HMK'nın 355. maddesi uyarınca re'sen yapılan incelemede; <br>\tDavacı on iki şirket arasında zorunlu dava arkadaşlığı olmayıp, her birinden ayrı ayrı karar ve ilam harcı alınmasına karar verilmesi gerekirken tek harç alınması doğru olmadığından, Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca re'sen, İlk derece Mahkemesi kararının hüküm altına alınan harç tutarı yönünden de düzeltilmesine karar verilmesi gerekmiştir.  \t\t\t<br>HÜKÜM\t:<br>Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>\tI-Yukarıda (I) nolu bentte açıklanan nedenlerle; davacılar vekilinin diğer istinaf sebeplerinin REDDİNE,<br>\tII-Yukarıda (II) nolu bentte açıklanan nedenlerle; davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/(1)-b.2. maddesi uyarınca; yukarıda (III) nolu bentte açıklanan nedenlerle HMK'nın 355. maddesi uyarınca re'sen, Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesinin 10.10.2019 tarih ve 2019/23 E., 2019/701 K. sayılı kararını DÜZELTEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE,<br>\tBuna göre; <br>\t\"1-Davanın REDDİNE,<br>\t  Davalı vekilinin kötüniyet tazminatı talebinin reddine, <br>\t 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken (427,60x12=) 5.131,20 TL. karar ve ilam harcından peşin alınan 776,10 TL.'nin mahsubuyla kalan 4.355,10 TL.'nin davacılardan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,<br>\t  3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 2/(3), 3/(2) ve 13/(1). maddeleri uyarınca 17.900,00 TL. vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılara verilmesine, <br>\t  4-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>\t 5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde talep halinde yatırana iadesine,\"<br>\tIII-Davacılar tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde iadesine, <br>\tIV-Davacılar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br>\tV-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,     <br>\t09/10/2024 tarihinde, HMK'nın 362/(1)-a. maddesi uyarınca (Ek madde 1 uyarınca yeniden değerleme oranına göre belirlenen 378.290,00 TL. kesinlik sınırının altında kaldığından) KESİN olmak üzere, oybirliği ile karar verildi.<br>GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ           \t:  10/10/2024\t\t\t\t<br>    <br>Başkan<br> e-imza<br>Üye <br> e-imza<br>Üye <br> e-imza<br>Katip <br>e-imza <br>      <br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1b20dd4e97b59d00","SID":"4f43aff2ff6aa2b2"}}