{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  23. HUKUK DAİRESİ     <br>                                    T.C.      <br>                            A N K A R A                                 <br>B Ö L G E    A D L İ Y E    M A H K E M E S İ\t<br>              23. H U K U K    D A İ R E S İ              <br>\t            \t\t         (İ S T İ N A F    B A Ş V U R U S U N U N  <br>\t\t\t  E S A S T A N    R E D D İ)<br>ESAS NO\t: 2020/603 <br>KARAR NO\t: 2024/1328<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN \t: ...  \t...<br>ÜYE \t: ...      \t...<br>ÜYE\t: Doç.Dr. ...\t...<br>KATİP\t: ... \t\t...<br>İNCELENEN KARARIN:<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 30/10/2019<br>ESAS-KARAR NUMARASI : 2016/952 E.-2019/805 K.<br>DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t: <br><br>Davacı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi  uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t:<br>İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ\t: <br>Davacı vekili; müvekkilinin davalının Ankara Bölge Müdürlüğü temizlik işi ihalesini kazanarak ... A.Ş. Erzurum Şubesine ait 05.05.2003 tarihli teminat mektubunu davalı kuruma teslim ettiğini, işi eksiksiz yerine getirmiş olmasına rağmen bahse konu teminat mektubunun müvekkiline iade edilmediğini, müvekkilince Ankara 36. Noterliğinin 01.02.2010 tarih ve 02625 Y. sayılı ihtarnamesi ile teminat mektubunun iadesinin istendiğini, davalı kurumca 11.02.2010 tarihli yazı ile Sosyal Güvenlik Kurumundan alınacak borcu yoktur belgesinin ibrazı halinde kesin teminat mektubunun iade edileceğinin bildirildiğini,  müvekkilince bu defa 22.02.2016 tarihli yazı ile zaman aşımı süresinin geçmiş olması nedeniyle teminat mektubunun iadesinin istendiğini, davalı tarafça yazılan 29.06.2016 tarihli yazı ile Ulucanlar Sosyal Güvenlik Merkezince kendilerinin 5.680,36 TL borcu olduğunun bildirildiği belirtilerek bu borç ödenmeden teminat mektubunun iade edilemeyeceğinin açıklandığını, müvekkilinin SGK'ya söz konusu iş ile ilgili herhangi bir borcu bulunmadığını, kaldı ki borcu bulunsa dahi işin yapılmasının üzerinden 13 yılı aşkın bir süre geçtiğini ve bu borcun tahsil kabiliyeti kalmadığını, borç vardı ise davalı kurum tarafından SGK'ya borcu olup olmadığı sorularak süresi içinde teminat mektubunun paraya çevrilerek borcuna mahsuben SGK'ya gönderilmesi gerektiğini, mektup paraya çevrilip borç ödense idi hem borcun bitmiş olacağını ve faiz işlemeyeceğini, teminat mektubu sözleşme konusu temizlik işi için verilmiş olduğundan başka bir işin bozdurulmasının mümkün olmadığını, davalı Kurum yetkililerince ihale dosyası ellerinde olmadığından işlem yapamadıklarının şifahi olarak bildirildiğini, 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanununun \"İade edilemeyen teminatlar\" başlıklı 14. maddesinde, \"Mahsup işlemi yapılmasına gerek bulunmayan hallerde; yapım işlerinde kesin hesap ve kesin kabul tutanağının onaylanmasından, diğer işlerde ise işin kabul tarihinden veya varsa garanti süresinin bitim tarihinden itibaren iki yıl içinde İdarenin yazılı uyarısına rağmen talep edilmemesi nedeniyle iade edilemeyen kesin teminat mektupları hükümsüz kalır ve bankasına iade edilir. Teminat mektubu dışındaki teminatlar sürenin bitiminde Hazineye gelir kaydedilir.\" hükmünün yer aldığını, müvekkilinin teminat mektubunun iade edilmemesi sebebiyle zarara uğradığını ileri sürerek, teminat mektubunun iadesine, bunun mümkün olmaması halinde teminat mektubunun hükümsüz sayılmasına, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 1.000,00 TL.'nin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekili; davacı tarafça SGK'dan borcu bulunmadığına ilişkin ilişiksiz belgesi ibraz etmesi istenmesine rağmen bu belgenin ibraz edilmediğini, daha sonra davacı tarafça 22.02.3016 tarihli yazı ile  SGK'nın kendilerine bu belgenin verilmediği ve  ancak müvekkili İdarece SGK'ya sorulduğu takdirde bilgi verilebileceğini bildirildiğini, bunun üzerine müvekkilince SGK'dan yazı ile sorulduğunda davacı şirketin 5.680,36 TL borcu olduğunun bildirildiğini, sürecin bu kadar uzamasına davacı tarafın sebep olduğunu,<br>Diğer taraftan davacı şirket döneminde de çalışan ve daha sonra sözleşmeleri feshedilen işçiler tarafından müvekkili kuruma karşı işçilik alacağı davaları açılmış olup müvekkilince işçilere ilama dayalı olarak ödemelerde bulunulduğunu, taraflar arasındaki hizmet sözleşmesi ve eklerine göre çalıştırdığı işçilerin muhatabının davacı \tfirma olduğunu, müvekkilince davacı tarafa açılan Ankara 20. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/130 E., Ankara 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/128 E. Ankara 22. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/133 E. sayılı rücuen tazminat davalarının devam ettiğini, bu davalar sonucunda verilecek hükümlere dayanılarak, işçilere ödenen bedelin sorumluluğu oranında firmadan tahsili yoluna gidilebileceğini, açılan bu davalar ve SGK borcu nedeniyle talebinin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, <br>Savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ\t: <br> İlk derece Mahkemesince; \"Toplanan delillere, tarafların iddia ve savunmalarına, bilirkişi raporuna ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında 07/11/2001 tarihinde hizmet sözleşmesi imzalandığı, sözleşme uyarınca davalı kuruma teminat mektubu verildiği, sözleşmenin bir yıl daha uzatılması üzerine bu defa dava konusu teminat mektubunun teslim edildiği, teminat mektubunun, davacı tarafından verilen hizmet kapsamında gerçekleşmesi muhtemel olan riskleri teminat altına aldığı, buna göre, iş bu dava açılmadan önce teminat mektubuna dayanak sözleşme çerçevesinde davalı kurumun üst işverenliği ve davacının alt işverenliği bünyesinde çalıştırılan işçinin işçilik alacağının tahsili için davalı ... aleyhine dava açıldığı, yapılan yargılama neticesinde davalının 2013 ve 2014 tarihlerinde işçiye ödeme yaptığı, taraflar arasındaki sözleşme uyarınca ödenen alacağın rücuen tahsili için bu defa ... tarafından davacı alt işveren ... İnş...Şti. aleyhine Ankara 20. Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açıldığı ve yargılama neticesinde 28/03/2019 tarihli karar ile, ... Ofisinin dava dışı işçiye yaptığı ödemeden ... İnş...Şti.'nin, işçinin alt işverende çalıştığı dönemle sınırlı olmak üzere sorumlu tutulduğu görülmüş olup, teminat mektubunun, davacı ile davalı arasında 2001 yılında imzalanan sözleşmeye ilişkin tüm riskleri teminat altına almasına, işçilik alacağının tahsili için davalı kurum aleyhine açılan davanın davalı açısından risk oluşturmasına ve rücu davasının da teminat konusu iş kapsamında gerçekleşen risk olmasına göre davacının, teminat mektubunun iadesi talebinin yerinde olmadığı, davalı tarafından dava dışı işçiye yapılan ödeme ile başlayan riskin üzerinden 10 yıllık zamanaşımı süresinin de dolmaması sebebiyle davacının sorumluluğunun devam ettiği\" gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. \t <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ\t:<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde; müvekkilinin davalı tarafından yapılan ihaleyi kazanarak davaya konu kesin teminat mektubunu idareye sunduğunu, ihale konusu işin 11.11.2003 tarihinde sona erdiğini, <br>Davalının 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanununun 13, Sosyal Güvenlik Kurumu Prim Ve İdari Para Cezası Borçlarının Hakedişlerden Mahsubu, Ödenmesi Ve İlişiksizlik Belgesinin Aranması Hakkında Yönetmeliğin 7(2) ve 7(4) b) ve Hizmet İşleri Genel Şartnamesinin kesin teminatın ve ek kesin teminatın geri verilmesini düzenleyen maddesi düzenlemeleri gereklerini yerine getirmediğini, halen daha işin bitiminden itibaren aradan geçen yaklaşık 16 yıl boyunca teminat mektubunu paraya çevirmediği gibi bankaya da iade etmediğini, bu sebeple müvekkilinin borcunun katlandığını ve bankaya komisyon ödemek durumunda kaldığını, <br>Davalı İdarenin TMK'nın 2. maddesindeki dürüstlük kuralına aykırı olarak teminat mektubunun paraya çevrilmesi hakkını kötüye kullandığını,<br>Teminat mektuplarında on yıllık zamanaşımının garanti edilen riskin muaccel olduğu tarihten itibaren başlayacağını, bu tarihin müvekkilinin ihale edilen işi bitirdiği tarih olan 11.11.2003 olduğunu, teminat mektubunun zaman aşımına uğradığını, <br>Müvekkilinin davalı kurumun bir çok işini üstlenmiş olup karara dayanak teşkil eden iş davasındaki işçinin hangi işte çalıştığının araştırılmadığını, <br>Yine Mahkemece SGK tarafından davalıya bildirilen borcun hangi işten, hangi ihaleden kaynaklı olduğunun araştırılmadığını, \t<br>Kabul anlamına gelmemek üzere, teminat mektubu ihale ile üstlenilen işe özgü verildiğinden davalının teminat mektubunu bozduramayacağını, müvekkilinin ihale konusu iş ile ilgili SGK'ya vergi borcu olmadığını, olsa dahi zaman aşımına uğradığını, Bankanın bu mektubu paraya çevirmesinin mümkün olmadığını, davalı kurum yetkililerinin kötü niyetli hareket ettiğini, <br>Belirterek, İlk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,<br>HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE\t:<br>Dava, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesine dayalı olarak teminat mektubunun iadesi istemine  ilişkindir. <br>Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine  aykırılığın da tespit edilmemesine göre, İlk derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, HMK.'nın 353/(1)-b.1 ve 359/(3) maddeleri uyarınca davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM\t:<br>Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-HMK.'nın 353/(1)-b.1 ve 359/(3) maddeleri uyarınca davacı vekilinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,<br>2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL. istinaf karar harcından peşin alınan 54,40 TL'nin mahsubuyla kalan 373,20 TL.'nin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, <br>3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br>4-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,     <br>09/10/2024 tarihinde, HMK'nın 362/(1)-a. maddesi uyarınca (Ek madde 1 uyarınca yeniden değerleme oranına göre belirlenen 378.290,00 TL. kesinlik sınırının altında kaldığından) KESİN olmak üzere,  oybirliği ile karar verildi.<br><br>GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ           \t:  10/10/2024\t\t\t\t<br>    <br>Başkan ...<br> e-imza<br>Üye ...<br> e-imza<br>Üye ...<br> e-imza<br>Katip ...<br> e-imza<br>      <br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"94fc9d7c5e958fe8","SID":"7845538fc25091ec"}}