{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO:2023/155 Esas<br>KARAR NO:2024/1559<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ:30/06/2022<br>NUMARASI:2018/467 Esas,  2022/100 Karar<br>DAVANIN KONUSU:Marka (Tecavüzün Giderilmesi,  Tecavüzün Tespiti İstemli,  Maddi ve Manevi Tazminat İstemli)<br>KARAR TARİHİ:09/10/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Türkiye’nin farklı illerinde 8 adet şubesi bulunan  müvekkili şirketin, ... ve .... tescil numaralı “... sahibi olduğunu, davalıların Edremit/Balıkesir’de bulunan iş yerlerinde “....” markasını izinsiz olarak kullandıklarını, davalılar arasında organik bağ bulunduğunu, davalı şirkete gönderilen ihtarnameye davalı ...’in cevap verdiğini ileri sürerek, davalıların kullanımının davacının tescilli markasına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine ve tecavüzün meni ve refine, davalıların bu hakkı bir lisans sözleşmesi ile hukuka uygun şekilde kullanmış olmaları halinde ödemesi gereken lisans bedeli üzerinden hesaplanacak şimdilik kaydıyla 1.000-TL maddi tazminatın ihtarnamesinin tebliğ edildiği 04/11/2016 tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline, 3.000- TL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline, davalının ...-...-Toptan-Prekende-.../ uzantılı sosyal medya hesabına erişimin engellenmesine, hüküm özetinin ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:Davalılar cevap dilekçesi vermemştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, benimsenen bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre; davalı ... Şirketi'nin müşterilerin malları elverişli bir şekilde bir arada görmesi için elektronik ürünler, tekstil ürünleri ve çeşitli ürünlerin satışını yaptığı iş yeri tabelasında, iş eşyasında ve iş evrakında, tanıtım araçlarında davacı şirket adına tescilli \"....\" markasını aynen kullandığı, bu kullanımının markaların hitap ettikleri ortalama tüketici nezdinde karışıklığa neden olabileceği, tüketicilerin davacı şirket ile davalı şirket arasında bağlantı olduğunu düşünebilecekleri, bu nedenle davalı şirketin kullanımlarının davacının 35. sınıfta tescilli ... ve .... tescil numaralı seri markalarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiği, davacının bu nedenle maddi ve manevi tazminat talep edebileceği, davalı ile davacı şirketlerin ayrı yerlerde faaliyet göstermeleri, davalı şirketin faaliyet gösterdiği Edremit ilçesinin nüfus yoğunluğu, davacıya ait markanın bilirlik derecesi dikkate alındığında ...'nun belirttiği %15 oranında lisans bedelinin hakkaniyete uygun olmayacağı, mali bilirkişi tarafından belirlenen %5 oranının uygulanması gerektiği,   yapılan bilirkişi incelemelerine göre davalı şirketin tescil tarihinden dava tarihine kadar olan dönem faaliyetinden elde ettiği cironun 20.892.210,36 TL olduğunun tespit edildiği, %5 lisans bedelinin ise 1.044.605,02 TL olarak hesaplandığı, bu bedelin makul ve hakkaniyete uygun olduğu, ancak davacı tarafça 500.000,00 TL talep edilmiş olduğundan taleple bağlı kalınarak 500.000, 00 TL maddi tazminata hükmedilmesi gerektiği, talep edilen 3.000,00 TL manevi tazminatın da makul ve olaya uygun olduğu kanaatine varıldığı, davalı şirkete ait olduğu iddia edilen facebook üzerindeki sosyal medya hesabının davalı ...’e ait olduğundan bu talebin reddine karar vermek gerektiği, davalı ...'in marka kullanımıyla ilgili yapılan incelemede ise; davalının 29/06/2006 tarihinde aldığı iş yeri açma ruhsatında \"...\" işletme adının yer aldığı, sunulan fatura örnekleri incelendiğinde \"...\" ibaresini içeren 2007 tarihli faturaların mevcut olduğu, buna göre davalı ....'in işletme adında ve 35. sınıf kapsamında kalan \"müşterilerin çeşitli malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için çeşitli malların bir araya getirilmesi hizmetleri\" ticari faaliyetinde \"...\" ibaresini markasal olarak  2006 yılından ihtarnamenin gönderildiği 04/11/2016 tarihine kadar kullandığın anlaşıldığı, buna göre davacının 2006 yılından davacı tarafça davalılara gönderilen 04/11/2016 tebliğ tarihli ihtarnamenin gönderildiği 2016 yılına kadar 10 yıl boyunca davalı ...'in marka kullanımına karşı bir itirazda bulunmadığından  dolayı sessiz kalma nedeniyle hak kaybına uğradığının kabul edilmesi gerektiği gerekçesiyle, davalı ... hakkındaki davanın reddine, davalı ..... Şti.hakkında açılan davanın kısmen kabulü ile; davalının iş yeri tabelasında, yön tabelasında, reklam, broşür ve takvimlerinde, ürünlerin paketlenmesinde kullanılan poşetler ile iş evrakında \"...\" markasını kullanmasının davacının ... ve ... tescil numaralı markalarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, tecavüzün men' ine ve ref' ine, davalının sosyal medya hesapları da dahil şen pazar markasını müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için çeşitli malların bir araya getirilmesi hizmetlerinde kullanmasının yasaklanmasına, 500.000-TL maddi tazminatın 04/11/2016 tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3.000-TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar kesinleştiğinde hüküm özetinin  ilanına karar verilmiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -Davalı ...in 29/06/2006 tarihinde ... işletme adıyla işyeri açma ruhsatı almış olmasının bu ibarenin markasal olarak kullanıldığının tespiti için yeterli olmadığını, - .... ibaresi içeren 2007 tarihli faturaların bulunmasının, davalı ...'in ... ibaresini piyasada bilinen, geniş alanda gerçekleşen müvekkili  tarafından bilinen / bilinmesi gereken bir markasal kullanımın tespiti için yeterli olmadığını, -Müvekkilinin marka hakkına tecavüz teşkil eden eylemlerinin (2016 yılı yaz aylarında) davalı ...'in İstanbul - İzmir otoyolu üzerinde \"...\" isimli mağaza açmasıyla öğrendiğini ve  hemen ihtarname keşide ettiğini, daha öncesinde, Balıkesir ilinin Edremit ilçesinde dükkan niteliğinde küçük bir işletme işleten davalı ...'in  ...markasını kullanarak, marka hakkına tecavüz ettiğinin müvekkilince bilinmesinin mümkün olmadığını, -Müvekkilinin 09/05/2006 tarihinde marka başvurusunda bulunduğu gerçeği karşısında davalının uzun süredir var olduğunu iddia ettiği marka hakkına tecavüz teşkil eden kullanımının, kendi kötü niyeti, kusuru veya özensizliğinden kaynaklandığını, dolayısıyla TMK 3. maddesi kapsamında iyi niyet iddiasında bulunamayacağının kabulü gerektiğini,-Davalı şirket yönünden facebook hesabına erişimin engellenmesi talebinin reddinin dosya kapsamı, usul ve yasaya aykırı olduğu gibi,  lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.Davalı .... Şti. istinaf dilekçesinde özetle; -Hükme esas alınan  raporun eksik olduğunu, müvekkilinin  ... ismini davacıdan daha önce kullanmaya başladığı yönüyle dosyaya sundukları  2004 yılında bastırılmış olan  fatura koçanlarının dikkate alınmadığını, bu koçanlar içerisinde en eskisi 24/01/2005 tarihli olduğu görülen dip koçanda ... isminin kullanıldığının açıkça görülmekte olduğunu, -Öte yandan  bilirkişinin bu hesaplamayı yaparken, müvekkil şirketin birebir davacı ile aynı ürünleri sattığı varsayımından hareket ettiğinin görüldüğünü, bu şekilde hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, hesaplamanın  müvekkili şirketin tüm hasılatı üzerinden değil, tecavüze konu ürünlerin cirosu üzerinden  yapılması gerektiğini, bu yönde yaptıkları itirazın raporda dikkate alınmadığını,  ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. <br>GEREKÇE:Dava, davacının  marka hakkına tecavüzün ve haksız reakbetin tespiti, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat davasıdır.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın  kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar davacı vekili ve davalı ... Şti vekili  tarafından istinaf edilmiştir.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, alınan denetime elverişli bilirkişi raporunda davalıların “...” ibareli markasal kullanımlarının, SMK'nın 29. ve SMK m.7/2-b maddeleri uyarınca davacının ... no'lu “... ” markasından kaynaklanan  haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespit edildiği, davalı ...'in 29/06/2006 tarihli iş yeri açma ruhsatında \"...\" işletme adının yer aldığı ve\"...\" ibaresini içeren 2007 tarihli faturaların mevcut olduğu, buna göre davalı ...'in işletme adında ve 35. sınıf kapsamında kalan \"müşterilerin çeşitli malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için çeşitli malların bir araya getirilmesi hizmetleri\" ticari faaliyetinde \"...\" ibaresini markasal olarak  2006 yılından ihtarnamenin gönderildiği 04/11/2016 tarihine kadar kullandığı, tacir olan  davacının aradan geçen bu uzun sürede söz konusu kullanımdan haberdar olması gerektiği, bu nedenle kötü niyetli olduğu da ispatlanamayan adı geçen davalı yönünden davacının sessiz kalma nedeniyle hak kaybına uğradığının kabul edilmesi gerektiğinden, ... hakkındaki davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı,  yapılan bilirkişi incelemesi ile erişimin engellenmesi talep edilen  sosyal medya hesabının davalı  davalı ...’e ait olduğu, davalı şirketle bir bağlantısının bulunmadığı tespit edilmiş olduğundan, bu talebin reddine karar verilmesinde de bir isabetsizlik bulunmadığı; davalı ...Şirketi'nin müşterilerin malları elverişli bir şekilde bir arada görmesi için elektronik ürünler, tekstil ürünleri ve çeşitli ürünlerin satışını yaptığı iş yeri tabelasında, iş eşyasında ve iş evrakında, tanıtım araçlarında davacı şirket adına tescilli \"....\" markasını aynen kullandığı,  iltibasa neden olacak şekildeki  davalı şirketin kullanımlarının davacının 35. sınıfta tescilli ... ve ... tescil numaralı seri markalarına tecavüz teşkil ettiği, somut olayda davalı şirket yönünden maddi ve manevi tazminat koşullarının oluştuğu, ...'nun belirttiği %15 oranı üzerinden değil de, mali bilirkişi tarafından belirlenen %5 oranı üzerinden hesaplanan maddi tazminat üzerinden, taleple bağlı kalınarak hükmedilen maddi tazminat tutarında bir isabetsizlik olmadığı; davalıların davaya cevap dilekçesi ve dolayısıyla delil sunmadığı, bu nedenle davalı şirketin davacının açık muvafakatı olmadan önceye dayalı kullanım iddiasında bulunarak delil ibraz edemeyeceği, kaldı ki bilirkişi raporunda da davalı şirketin önceye dayalı bir kullanımına rastlanmadığı  anlaşılmakla,davacı vekili ve davalı ... Şti  vekilinin yerinde görülmeyen istinaf istemlerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davalı .... Şti  vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE3-Davacıdan alınması gereken 427,60 TL harçtan, peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,9 TL harcın davacıdan  alınarak, hazineye irat kaydına, 4-Davalıdan  alınması gereken 34.359,93 TL harçtan, peşin alınan (1 +8.589,98-TL) harcın mahsubu ile bakiye 25.768,95-TL harcın davalı Tasfiye Halinde ....Şirketinden alınarak,  hazineye irat kaydına, 5-Taraflar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesi tarafından yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.09/10/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1231c4b1e6472631","SID":"68a8f3875a31dbad"}}