{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/1052 <br>KARAR NO\t\t: 2024/1720<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: MUĞLA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 22.03.2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/122 E. - 2023/167 K.<br>DAVANIN KONUSU\t: Tapu İptali ve Tescil<br>KARAR TARİHİ\t: 11.10.2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 11.10.2024<br><br>\tMuğla Asliye Ticaret Mahkemesinin 22.03.2023 tarih  2022/122 E. - 2023/167 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA : Davacılar vekili, davacılar adına kayıtlı ... ada ... parsel sayılı taşınmazın hile ve aldatma suretiyle davalı şirket adına tescil edildiğini, davalı şirketin diğer ortağı ... A.Ş'nin yetkili temsilcisi dava dışı ...'in taşınmazın imar durumunu zeytinli tarladan arsaya dönüştüreceğini beyan ederek hileli davranışlarıyla davacılardan vekalet aldığını, davalı şirketi kurarak şirketin 125 payını davacı ...'a, 125 payını davacı ...'a 250 payını ise ... A.Ş.'ye verdiğini, davacılar tarafından taşınmazın davalı şirkete devredildiğinin öğrenildiğini, ...in tarlanın arsaya dönüştürülmesi konusunda hiçbir müracaatının bulunmadığını, davacıları aldattığını, hile vasıtasıyla taşınmazı bedelsiz şekilde ele geçirdiğini, belirterek; dava konusu taşınmazın tapusunun iptali ile davacılar adına tesciline, tescil mümkün değil ise taşınmazın bedeline karşılık belirsiz alacak davası olarak şimdilik 30.000,00-TL'in avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tCEVAP : Davalı temsil kayyımı, şirketin kuruluş aşamasını düzenleyen hükümlerdeki ayni sermaye konulmasına ilişkin sınırlamaların ortaklık malvarlığının korunması amacıyla ilgili ihdas edildiğini, davacıların ortaklık veyahut ortaklık alacaklılarının zararına olabilecek herhangi bir husus belirtmediğini, davacıların iddia etmiş oldukları şekli düzenlemelere aykırılığın tamamında kendilerinin de yer aldığını, genel kurulu oluşturan tüm pay sahiplerinin zaten işlemi gerçekleştiren kişiler ve temsilciler olduğunu, hak düşürücü sürenin geçirildiğini, belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma, benimsen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre;  ... A.Ş temsilcisi ... ile davacıların babaları ... arasında düzenlenen dabışmanlık hizmet sözleşmesi ile muris adına kayıtlı ... Ada ... parsel sayılı zeytinli tarla vasfındaki taşınmazın imar izninin alınması amacıyla gerekli tüm resmi işlemlerin takip edilmesini, yürütülmesini, teknik ve idari danışmanlık hizmetlerinin sağlanmasını hususunda anlaşmaya varıldığı, sözleşmenin süresinin 3 yıl olarak belirlendiği, tapu dairesinde ferağ takriri ve iş bu sözleşmeyle ilgili her türlü gerekli işlerin ve muamelelerin takibi amacıyla  ... tarafından ...'e  bir vekaletname vereceğinin belirtildiği, arsanın imarının çıkması ile birlikte  ihtara gerek kalmaksızın imarı alınan iş bu arsanın diğerinden küçük olan parselin ...e'e devredilmesinini kabul ve taahhüt edildiği, vekaletname iptal edildirse 100.000,00-TL cezai şart ödeyeceğinin kararlaştırıldığı, sözleşme kapsamında ... tarafından  ...'e sözleşme hükümlerinin ifası için dava konusu taşınmaz ile ilgili alım-satım, iş takibi, inşaat, kat mülkiyeti ve irtifakı kurulması, taşınmazın 1/2 hissesini geçmemek üzere .... A.Ş.'ye devir yetkisi içeren düzenleme şeklinde vekaletname verildiği, ... tarafından sözleşme gereğince yüklendiği edimlerin ifası amacıyla ilgili kamu kurumlarına başvurular yapıldığı, ...'ın sözleşme süresi içerisinde vefaat etmesi üzerine bu kez de ... ile tapu maliki mirasçı davacılar ... ve ...'ın arasında 03/02/2020  tarihli danışmanlık hizmet sözleşmesi düzenlendiği, bu sözleşmede de öncekii sözleşme hükümlerine yer verildiği, sözleşme kapsamında yükümlülüklerinin ifası için davacı mirasçılar tarafından da ...'e daha önceki  vekaletname  ile verilen tüm yetkileri içerir vekaletname verildiği, vekaletname uyarınca ... tarafından sözleşmenin ifası amacıyla çalışmalara devam edildiği, davalı şirketin bizzat davacılar ve .... A.Ş. temsilcisi ... tarafından kurulduğu, şirket paylarının beheri 500 olan nama, 125 adet, 12.500,00-TL sermaye payının davacı ..., 125 adet, 12.500,00-TL sermaye payının davacı ...'a  250 adet, 25.000,00-TL sermaye payının ise ... Tic. A.Ş.' ait olduğu, şirket konusunun alt başlıkları ile birlikte, sağlık hizmetleri, Turizm ve seyahat acenteliği uluslararası ve şehirlerarası yolcu taşımacılığı yapmak olduğu, davacı ...'ın yönetim kurulu başkanı olarak seçildiği, 1 yıllığına davacı ... ve ... Tic. A.Ş. yetkilisi ...'in birlikte müştereken temsile yetkili olarak seçildiği, dava devam ederken yapılan genel kurul sonucunda  ... Tic. A.Ş. yetkilisi ...'in münferiden temsile yetkili olarak seçildiği, şirket kurulduktan bir gün sonra danışımlık hizmet sözleşmesinin ifası kapsamında davacılar ... ve ... bizzat müraacat ile  ... Ada, ... parsel sayılı taşınmazın davalı şirkete devredildiği, dava konusu taşınmaz ile ilgili işlemler halen devam etmekte olduğu, turizm ruhsatı alınması için herhangi bir yasal engel bulunmadığı, 6102 sayılı TTK'nın 356. Maddesinin asıl amacının eş söyleyişle şirket ortak ve alacaklarının aleyhine olarak şirket sermayesinin saman sermayeye dönüştürülmesini önlemek olduğu, şirketin zarara uğratıldığı iddiasında bulunulmadığı,  belirtilerek; davanın reddine karar verilmiştir.<br>\tKarara karşı, davacılar tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.\t<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ: Davacılar vekili, dava konusu taşınmazın hileye dayalı olarak devredildiğini, ...'in davacılara karşı hileli ve aldatıcı hareketlerde bulunarak yargılama konusu olan taşınmazın vasfında değişiklik yaratacağını, zeytinli tarladan imarlı arsaya dönüştüreceğini, üst düzey bürokratların yanında eski bakanları yakınen tanıdığını ve taşınmazın vasfını değiştirebilmek için kendileriyle bağlantı kuracağını söyleyerek kendisi adına vekaletname çıkartığını, anlaşma gereği tapu devri hususunun taşınmazın imara açılmasından sonra yapılması gerektiğini, davacılara ait olan taşınmazın hiçbir bedel ödenmeksizin davalı şirkete, % 50 ortağı olması sebebiyle ... isimli şirkete ve dolayısıyla ... şirketinin sahibi ve tek ortağı olan ...'e henüz taşınmaza imar uygulaması yapılmadan devredildiğini, davalı şirketin banka kanalından ödeme yapmaksızın ödemeyi ticari defterlerine işlemeksizin taşınmaz satın alması mümkün olmadığını, oldukça değerli taşınmazın sadece 28.000,00-TL bedelle devredilmiş olması davacılar yönünden gabin olacağını, kararın gerekçesinde bu hususa yer verilmediğini, ... hakkında devlet büyüklerinin adını kullanmak suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediğinden bahisle suç duyurusunda bulunulduğunu, davacıların iddialarının tanık beyanları ile ispatlandığını, taşınmazla ilgili idareye başvuru yapılmasını engelleyen herhangi bir tedbir kararı bulunmadığını, taşınmazın ...'in çabasıyla imara açılabilmesinin mümkün olmadığını, belediye hudutları içerisinde bulunan zeytinlik sahalarının imar hudutları içerisine alınması halinde ise yapılaşma hakkının % 10' u geçemeyeceğini, davalı şirketin davacıların kayden toplamda % 50 ortağı olduğu bir şirket olduğunu,  şirketin kurulma amacının ...'in davacılara ait taşınmazı, bedelsiz olarak ele geçirmek olduğunu, ...'in imar işlemlerinin şirket üzerinden yapıldığında daha hızlı ve kolay olacağı şeklindeki aldatıcı söylemleriyle şirket kurulmasını sağladığını,  davalı şirketin içi boş ve gayri faal bir şirket olduğunu, dava konusu taşınmazdan başka malvarlığı bulunmadığını, davalı şirketin bu taşınmazı elde etmek için TTK 356. maddesine aykırı bir şekilde iktisapta bulunduğunu, belirterek; kararın kaldırılması talep etmiştir.<br>\tGEREKÇE : Dava, tapu iptal tescil, olmadığı takdirde tazminat istemine ilişkin olup ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine, karar verilmiştir.<br>\t1. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\t2.\tToplanan tüm bu deliller ile hukuki ve maddi vakıalar karşısında; ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, davacılar ile davalı şirket ortağı olan feri müdahil şirket temsilcisi ... arasında davacılar adına kayıtlı zeytinli tarla vasfındaki taşınmazın imar izninin alınması amacıyla resmi işlemlerin takip edilmesi, yürütülmesi ile teknik ve idari danışmanlık hizmetlerinin sağlanmasını hususunda danışmanlık hizmet sözleşmesi düzenlenlenmesine, sözleşme kapsamında tüm resmi makam ve merciler nezdinde gerekli muamelelerin yapılması amacıyla davacılar tarafından ...'e vekaletname verilmesine, imarının çıkması halinde ihtara gerek kalmaksızın arsanın bir kısımım hissesinin ...e'e devredilmesinin kabul ve taahhüt edilmesine, vekaletname uyarınca ... tarafından sözleşmenin ifası amacıyla ilgili kamu kurum ve kuruşlarına gerekli başvuruların yapılmasına, davalı şirketin bizzat davacılar ile feri müdahil şirket temsilcisi ... tarafından kurulmasına, davacıların ... ile birlikte davalı şirketin toplamda % 50 ortağı olup kuruluşta yönetim kurulu başkanı ve temsile yetkili ortak bulunmasına, şirket kurulduktan bir gün sonra davacıların bizzat müraacatı ile dava konusu taşınmazın davacıların da % 50 ortağı olduğu davalı şirkete devredilmesine, danışmanlık hizmet sözleşmesi kapsamında ...'in taşınmazın imar durumunu değiştirme edimi üstlenmeyip zeytinli tarla vasfındaki taşınmazda mevcut imar planı gereğince uygunluk onayı ve izinlerin alınması, davalı şirket ana sözleşmesinde belirtilen amaç ve konusuna uygun tesisler ile ilgili turizm amaçlı ruhsatın alınması amacıyla gerekli teknik ve idari çalışmaları yapmayı üstlenmesine, davacılar tarafından ...'e değil davacıların da ...'in temsilcisi olduğu şirket ile birlikte ortak olduğu davalı şirket tüzel kişiliği adına taşınmazın devredilmesine, davacıların dolandırıcılık ve güveni kötüye kullanma iddia ve şikayetleri hakkında yapılan soruşturma neticesinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesine, karara yapılan itirazın yerinde görülmeyerek red edilmesine, devir işleminin şirket kurulduktan sonra yapılmasına, devir işleminde şirket ortak ve alacaklılarının aleyhine olarak şirket sermayesinin azaltma ve eksiltme amacı bulunmamasına, şirketin zarara uğratıldığı iddiasının söz konusu olmamasına, davacılardan ... yargılama sırasında vefat etmiş olmasına rağmen karar başlığında davalı olarak gösterilmiş ise de müteveffa davacı mirasçılarının davaya dahil edilmiş olması dikkate alındığında karar başlığında mirasçı davacılar gösterilmemiş ise de bu hususun mahallinde düzeltilebilecek bir maddi hata olmasına,  tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazları yerinde değildir.<br>\tBu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. <br>\tH Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davacıların istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davacılar yönünden istinaf karar harcı olan 427,60-TL'den peşin alınan 179,90-TL'nin mahsubu ile bakiye 247,70-TL harcın davacılardan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\t3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacılar tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde,  kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere 11.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.\t<br>\t\t\t\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6c53ac5d19667220","SID":"25022c2c9341d237"}}