{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2024/1034 <br>KARAR NO: 2024/2729<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 21/03/2023<br>NUMARASI: 2021/290 E - 2023/283 K<br>DAVANIN KONUSU: Alacak <br>KARAR TARİHİ: 17/10/2024<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili  şirkete ait, ... plakalı, ... model araç, 30.7.2020 tarihinde gerçekleşen kaza sonucunda, davalı ... Paz. A.Ş' nin yetkili servisi olan, diğer davalı ... Tic. Ltd. Şti.'ne tamir edilmek üzere, 04.08.2020 tarihinde teslim edildiği,aracın, tamir edilip teslim edildiği 18.03.2021 tarihine kadar 7.5 ay davalı serviste tamir için beklediği, bu sürenin azami tamir süresinin üstünde olduğunu, bu süre içerisinde müvekkili şirket uhdesinde  zararın oluştuğunu,davacıya  aracın davalı servise tesliminden sonra 2 ay ikame araç verilmediğini, 2 ay araçsız geçen süre ve 5,5 aylık ikame araç döneminde, aracın manuel olması sebebiyle ciddi şekilde zarara uğramış kalındığını ve yaşanılan zararın davalı taraflardan karşılanması gerektiğini  belirterek,şimdilik 10.000,00 TL maddi zararın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava  etmiştir. Davalı ... A.Ş.vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından dava konusu aracın onarımı için götürüldüğü müvekkili şirket yetkili servisinin dava konusu araca ilişkin onarım sürecinin uzamasında herhangi bir kusuru bulunmadığını, verilen teknik servis hizmetinin uzman teknik personel tarafından verildiğini, gerçekleştirilen onarımlar esnasında sadece ve sadece orijinal yedek parçanın  kullanılmakta olduğunu,dava konusu aracın onarımı için hava yastığının değişmesi gerektiğinden ilgili yedek parçanın yurt dışından ithal edilmesi gerektiği ve onarım sürecinin bu sebeple uzamış olduğunu,Covid-19 salgının baş gösterdiği dönemlerde üretim süreçleri ve tedarik zincirlerinde öngörülemeyen kesilmelere sebep olduğunu,bu kapsamda, Covid-19 salgının bir etkisi olarak, dava konusu hava yastığının üretilmekte olduğu üretim bantlarında üretimin kesilmiş oluğunu, ithalatçı konumunda olan müvekkil şirketin yurt dışı ile mevcut olan tedarik zinciri bağlantıları ciddi anlamda zarar gördüğünü, bu sebeple dava konusu araç ile ilgili yedek parça ithalatına ilişkin sürecin, müvekkili şirketin kontrolü dışında, kesintiye uğramış olduğunu, yedek parçanın yurt dışından tedarikinin mümkün olamadığını, tamir süresinde yaşanan gecikmenin ...'un kontrolü dışında olduğunu,davacının, 2 ay süresince, ikame araç sağlanmamış olması nedeni ile uğramış olduğu zararların, tazmini talep edilmiş olsa da, aracın kendisine teslim edilmediği süre boyunca ücretsiz olarak ikame araç sağlandığını,davacının herhangi bir zarara uğramasının önüne geçildiğini, davacının herhangi bir zarara uğramadığı sabit olduğundan, uğramış olduğu zararın tazmini yönünde ikame etmiş olduğu taleplerinin  dikkate alınmaması gerektiğini ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili talep arttırımı dilekçesinde:10.000,00 TL olarak açtıkları davada bilirkişi raporu doğrultusunda talepleri hakkında ayrışma yaparak,ikame aracın geç teslimi nedeniyle 8.400 TL ile aracın geç teslimi nedeniyle ikinci araçlarda meydana gelen fiyat farkı(araç zamanında satılamadığından) olarak davacının tespit edilen zararının 82.567 TL olarak belirlendiği,buna göre 1600 TLlık talebi 80.967,00 TL arttırarak aracın geç teslimi kaynaklı fiyat farkı zararı olarak 82.567 TLya çıkardıklarını,bu doğrultuda 10.000,00 TLlık dava değeri 80.967 TL arttırarak toplam taleplerinin 90.967,00 TL olduğunu beyan ederek eksik harcı ikmal etmiştir. Mahkeme, hükme esas alınan 08.04.2022 ve 14.06.2022 tarihli bilirkişi raporlarında, taraflar arasında uygulama alanı bulan iş emri 4. Maddesi uyarınca 10 iş günü sonrasının 18.08.2020 tarihi olduğu dikkate alındığında ikame aracın davacıya teslim tarihi olan 01.10.2020 tarihine kadar geçen süre sayısının 24 gün olacağı ve o tarihlerdeki muadil araç piyasa rayiç değeri ortalamasına göre 8400 TL olacağının belirlendiği,  ikame araç temini açısından davalıların mücbir sebep sebebiyle iş emri ve onarım şartları 15. Maddesi uyarınca işi iptal etme hakkını kullanmayarak devam ettiği dikkate alındığında, makul bekleme süresinin aşıldığı, davalıların ikame araç bedeli yönünden birlikte sorumlu oldukları ,ancak araç fiyat farkı talebi yönünden davacının aracın değiştirilmesine dair soyut beyanları haricinde zarara  uğradığını gösteren bir delil bulunmadığı, kaldı ki 14.06.2022 tarihli bilirkişi raporunda da değinildiği üzere bahse konu tarihlerde meydana gelen Covid-19 salgını sebebiyle aksamaların yaşanmasının mümkün ve doğal olduğu şeklinde tespitler taraflar arasında ki iş emri ve onarım şartlarının mücbir sebebe ilişkin hükümleri ile birlikte dikkate alındığında dosya kapsamındaki delillerin değerlendirilmesinde davacının fiyat artışı kaynaklı zarar yönünden  davasının ispat edilemediği gerekçesi ile; \"1-Davanın kısmen kabulü ile; a-Fiyat artışı kaynaklı tazminat talebi yönünden (82.567 TL )davanın reddine, b-İkame araç bedeli yönünden davanın kabulü ile 8.400,00 TL ikame araç bedeli tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müşterek müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine\" karar vermiştir. Kararı davacı vekili ile davalı ... A.Ş vekili istinaf etmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davanın tümden kabulü gerektiğini,fiyat farkı yönünden davacının oluşan zararının karşılanması gerektiğini,denetime elverişli olmayan bilirkişi raporuna göre hüküm verildiğini beyanla kararın bu yönden kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı ... A.Ş vekili istinaf  dilekçesinde; Covid 19 salgını nedeniyle tedarik zincirinin sıkıntı yaşadığını,bu nedenle bu davalı şirketin kontrolü dışında yedek parça ithalatına ilişkin sorunlar açısından onarım süresinin uzadığını,kendi lehlerine vekalet ücretinin hatalı hesaplandığını ve vekalet ücretinin 13.210,72 TL olması gerektiğini,bu nedenle kararın düzeltilmesini talep etmiştir. 6100 sayılı HMK'nun 355 md gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre; Dava ,araç tamir süresinin aşılmasından kaynaklı ikame aracın geç teslimi nedeniyle zarar ile aracın geç teslimi açısından satış fiyat farkı zarar talebine ilişkindir. Davada davanın kabul edilen kısmı ikame araç bedeli zararı olarak 8.400,00 TLdır. Davalılardan sadece ... Pazarlama A.Ş vekili  istinaf talebinde bulunmuş ise de; 12/01/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunununda Bazı Değişiklikler Yapılmasına Dair 6763 sayılı yasa ile, HMK 341. madde 2. fıkrasında \"Miktar veya değeri üçbin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir. Ancak manevi tazminat davalarında verilen kararlara karşı miktar veya değere bakılmaksızın istinaf yoluna başvurulabilir\" şeklinde yapılan yasa değişikliği 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Karar tarihi itibarıyla, kesinlik sınırı ise (karar tarihindeki kesinlik sınırı) 17.830,00  TL'dir. Somut uyuşmazlıkta,  davalı  tarafından istinaf edilen davanın değeri  8.400,00 TL olup,ayrıca reddedilen kısma ilişkin  istinaf edilen vekalet ücreti tutarı da 8.400,00 TL olduğundan , karar tarihinde davalı yönünden miktar itibarıyla karar kesindir. Bu itibarla, istinaf konusu kararın davalı yönünden  HMK 341. ve 346. maddelerine göre kesin olması sebebiyle, davalı ... Pazarlama A.Ş nin  istinaf dilekçesinin HMK 341, 346 ve 352/1-b maddeleri uyarınca reddine karar verilmesi  gerekmiştir. Bununla birlikte davacı taraf aracını kaza sonrası davalı servise bıraktığını,aracın geç onarımı ve geç teslimi  nedeniyle araçta satış fiyat farkı oluştuğu iddiasıyla  buna dair zarar talebinde bulunmuş ise de, davacının aracının satış fiyat farkı talebinin soyut iddiaya dayandığı,bu zarara  dair delillerin sunulmadığı,bu iddianın ispatlanamadığı anlaşılmakla,davacının buna dair davası ispatlanamamıştır.Mahkemenin kararı usul ve hukuka uygun bulunmuştur. Bu itibarla davalı ... Pazarlama A.Ş nin  istinaf dilekçesinin HMK 352/1-b,341,346 maddesi uyarınca kesinlikten reddine,ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre davacının istinaf başvurusunun ise HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca  reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; A-Davalı ... A.Ş nin  istinaf dilekçesinin HMK 352/1-b,341, 346 maddesi uyarınca kesinlikten reddine,B- Davacının istinaf başvurusunun  ise  HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca  reddine, Davalı ... Pazarlama A.Ş  den peşin alınan istinaf karar harcının istinaf eden bu  davalıya isteği halinde ilk derece mahkemesince iadesine,Davacıdan alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, İstinaf yargılama giderlerinin istinaf edenler üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edenlere ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 17/10/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"be9c22cd8731c895","SID":"735454c51ae2c6a8"}}