{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO:2023/148 Esas<br>KARAR NO:2024/1556<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ:29/11/2022<br>NUMARASI:2010/194 Esas,  2022/164 Karar.<br>DAVANIN KONUSU:Marka (Tecavüzün Ref'i İstemli)|Marka (Maddi Tazminat İstemli)<br>KARAR TARİHİ:09/10/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN <br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin .... nolu “...”, ... nolu “...”, .. nolu “...”, ... nolu “...”, ... nolu “...”, ... nolu “...”, .... nolu “...”, ... nolu “....”, ... nolu “...”, ... nolu “...”, .... numaralı “... ”, ... numaralı “...”, ... numaralı “...”, ... numaralı “.......”, ... numaralı “...” markalarının  11. sınıflarda ... nezdinde, AB ülkelerinde ve İngiltere’de tescil ettirildiğini, davalı şirket kurucusu ...'in müvekkilinin İngiltere’deki eski bir müşterisi olduğunu, davalının davalı şirketin müvekkilin markasını taşıyan radyatörleri Türkiye de üreterek bastırdığı kataloglarda ve şirketine ait \"www...com.tr\" adresinde kullanarak satışını yaptığını, bu hususta delil tespiti yaptırdıklarını,  davalının eylemlerinin TTK'nun haksız rekabeti düzenleyen 56 vd. maddeleri hükümlerine de aykırı olduğunu ileri sürerek,  davalının davacıya ait 15 adet tescilli markasına yönelik vaki tecavüzünün ve haksız rekabetinin durdurulmasına, önlenmesine ve tekrarının yasaklanmasına, şimdilik 15.000-TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalı şirketten tahsiline, hüküm kesinleştiğinde  ilamın ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın dayanağının ....’nin mağazasında bazı yurtdışı (İngilizce) katalogların bulunması olduğunu, dava konusu markalar altında satılan ürün tasarımlarının müvekkilinin ortağı olduğu İngiltere merkezli .... ve ... Ltd. tarafından İngiltere ve ... nezdinde tescil edildiğini ve tüm dünyada kullanıldığını, dava konusu markaların Türkiye'de kullanılmadığından davacının zararı olmadığını, müvekkilinin dava konusu tasarımları ve markaları altında yapılan satışların sadece yurtdışına olduğunu, davacının geçmişte müvekkilinin ortağı olduğu şirketlere ait marka ve tasarımlara üretim yapan bir firma olduğunu, ancak yurtdışı merkezli müvekkilinin markalarının Türkiye‘de tescilli olmamasından yararlanarak bu markaları tescil ettirdiğini, davalının bu markalara yurtdışında sahip olduğundan katalogları yurtdışına göndermek için işyerinde bulundurduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davadan önce yapılan delil tespitinde, davalı şirketin internet sitelerinde  \"...\", \"...\", \"...\", \"..\", \"...\", \"...\", \"...\", \"...\", \"..\", \"...\", \"....\", \"...\", \"...\", \"...\", \"...\", \"...\" markalarının kullanıldığının tespit edildiği, mahkemece alınan 04/07/2020 tarihli bilirkişi raporu ile bu kullanımların davacı adına tescilli ve radyatör emtiasını da kapsayan markalar ile iltibasa neden olacak derecede benzer olduklarına dair görüş bildirildiği, alınan 10/01/2022 tarihli raporda da davalıya ait 2009 yılına ait gümrük beyannamesinde ve 07/07/2008 tarihli, ... sıra numaralı satış faturasında da \"...\" ibaresine yer verilmeksizin markaların aynı şekilde kullanıldığının belirlendiği, yine ceza yargılaması sırasında davalı adına satış yapan ....'ye ait iş yerinde bulunan 688 adet katalogda bu markalarla ürün tanıtımının yapıldığının tespit edildiği, davacının markalarında yer alan \"...\" ibaresine yer verilmeksizin her biri özgün ibareler olan ve davacının markalarında da yer alan \"...\", \"....\", \".....\", \"...\", \"...\", \"...\", \"...\", \"...\", \"...\", \"....\", \"...\", \"....\", \"...\", \"...\", ...\", \"...\" ibarelerinin radyatör ürünlerinde kullanılmasının ortalama tüketiciye de hitap eden markalar arasında iltibasa neden olabileceğ bu durumun marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet niteliğinde olduğu, davalının bu kullanımları nedeniyle davacının maddi tazminat talep edebileceği kanaatine varıldığı, davalı tarafça  verilen kesin süreye rağmen dosyaya sunulmadığından bu markaları taşıyan ürün satışından ne kadar gelir elde ettiği kesin olarak tespit edilememişse de, tecavüze konu edilen marka sayısı, markaların kullanıldığı radyatörler ürünün tahmini satış ve karlılık bedelleri, yalnızca davalının incelenebilen kayıtlarındaki satış tutarları, davalının satışlarında ürün tasarımlarının ve kalitesinin de etkisinin olabileceği, davalının kusur derecesi de dikkate alınarak TBK 50-51.maddeleri uyarınca 50.000-TL maddi tazminatın olaya uygun olduğu, davacının 556 sayılı KHK'nın 62/1-f maddesi uyarınca hükmün ilanını talep edebileceğigerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile;  davalının davacının markalarından kaynaklanan haklarına tecavüzünün ve haksız rekabetinin durdurulmasına, önlenmesine ve yasaklanmasına, 50.000-TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, hüküm kesinleştiğinde hüküm özetinin ilanına, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -Hükümsüzlük davalarının kesinleşmesinin beklenmesi nedeniyle dosyanın işlemiz bekletildiğini, -Davalı şirketin ticari defterlerinin zaman aşımına uğradıklarından dolayı imha ettikleri iddiasının doğru olamadığı gibi, davalının kötü niyetini de orataya koyduğunu, ticari defter ve belgeler fiziken imha edilse dahi bilgisayar ortamından tutulan Mikro proğramından silinmesini ya da mali müşavirin bilgisyarından silinmesini gerektirecek bir husus bulunmadığını,-Davalı şirkete 2005, 2006, 2007, 2008 ve 2009 yıllarına ait ticari defter ve belgeleri yada davalı şirkete ait bilgisayar ortamında MİKRO proğramında tutulan dijtal kayıtları sunması için kesin süre verilmesini talebinin mahkemece yerine getirilmediğini, -6100 sayılı HMK'nın 222/5 maddesi gereğince  münhasıran davalı ticari defter ve kayıtlarına dayandıkları  için maddi tazminat talebiminin tümüyle kabulüne karar verilmesi gerektiğini, TBK'nın 50-51. maddeleri uyarınca 50.000-TL maddi tazminata karar verilmesinin hatalı olduğunu, ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle, cevap dilekçesindeki bir kısım savunmalarını da tekrar ederek;  -2010 yılında açılan dosyanın  2010 yılını kapsar bir tazminat dosyası olduğunu, 2012-2019 yılları arasındaki hiç bir duruşma ve yargılama yapılmadığını, 24/09/2020 tarihli celsede müvekkilinin 2010 yılına ait defterlerinin istendiğini,  2010 yılını kapsar bir dava olduğu için müvekkilinin 2010 yılma ait tüm belge ve delillerini saklayarak keşif incelemesinde sunduğunu, bilirkişi raporunun düzenlendiğini, tarafların rapora beyanlarda ve kısmi itirazlarda bulunduğunu, önceki yıllar hukuka uygun olarak talep edilmediğini, -Davacının itirazı üzerine davanın açılmasından 11 yıl sonra 27/04/2021 celsede mahkemece,  müvekkilinin 2002-2010 arasındaki ticari defter ve belgelerini sunması için inceleme gününe kadar kesin süre verilerek,  müvekkilinin 16 yıl önceki defter ve belgeleri sunmakla yükümlü tutulduğunu,-Bir ticari şirketin 16 yıl önceki belgeleri sunması hukuken zorunlu olmadığı gibi hayatın olağan akışına da aykırı olduğunu,  ara karardan rücu talep ve itirazlarının reddedildiğini, alınan bilirkişi raporunda defter ibraz edilemediği gerekçesiyle maddi tazminat hesaplaması yapılmadığının belirtildiğini, -Mahkemenin tekrar yaptırdığı incelemede ise bilirkişi raporunda tüm satış kalemleri üzerinde inceleme yapılarak maddi tazminat tutarı 5.126,07 TL hesaplandığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte, raporda tespit edilen tazminat miktarının çok üstünde, gerek bugünkü paranın ve gerekse sunulması istenen 2005- 2010 arasındaki para değerinin çok üstünde neredeyse müvekkilinin 5 yıllık toplam karınını da aşacak şekilde, cirosunun tamamının üstünde bir rakam olan 50.000.-TL bir tazminata karar verilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu,-Bilirkişi raporunda tespit edildiği ve özeti gerekçeli karara da alındığı üzere ürünlerin, satışını sağlayan müvekkili şirket adına tescilli  özel tasarım radyatörler olduğunu,  ürünlerin tasarımının tescilinin ve tekniğinin müvekkiline ait olması nedeniyle marka taklidinin söz konusu olmadığını, bilirkişi raporunda belirtilen oranda bile satışa etkisinin olmadığını, dava konusu markaların yurt dışında müvekkili adına tescilli olduğunu, 2010 yılında hiçbir kullanım tespit edilemediğini, zamanaşımı itirazlarının kabul edilmediğini, -Tazminat hesap edilen faturaların  ceza dosyası içinde incelendiğini ve Yargıtay incelemesinden geçtiğini, markanın taklidi ve dava konusu markalar altında satış olmadığından, müvekkili şirket yetkilileri aleyhine açılan tüm ceza davalarının beratla sonuçlandığını, müvekkili şirketin dava konusu markalarla elde ettiği hiçbir kazancın söz konusu olmadığını,  ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>GEREKÇE:Dava, davacı markaya tecavüzün ve haksız rekabetin durdurulması, önlenmesi ve yasaklanması ile maddi tazminat talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar  taraf vekilleri tarafından tarafından istinaf edilmiştir.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, yapılan  delil tespitinde, davalı şirketin internet sitelerinde davacı markalarının kullanıldığının tespit edildiği, mahkemece alınan bilirkişi raporlarında bu kullanımların davacı adına tescilli ve radyatör emtiasını da kapsayan markalar ile iltibasa neden olacak derecede benzer olduklarının, davalıya ait 2009 yılına ait gümrük beyannamesinde  ve 07/07/2008 tarihli, .... sıra numaralı satış faturasında da \"....\" ibaresine yer verilmeksizin markaların aynı şekilde kullanıldığının belirlendiği, ceza yargılaması sırasında davalı adına satış yapan ....'ye ait iş yerinde bulunan 688 adet katalogda bu markalarla ürün tanıtımının yapıldığının tespit edildiği, davacının markalarında yer alan \"....\" ibaresine yer verilmeksizin her biri özgün ibareler olan ve davacının markalarında da yer alan ibarelerinin radyatör ürünlerinde kullanılmasının marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiği, söz konusu markalar arasında iltibas nedeniyle açılan manevi tazminat davalarının  istinaf ve Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği kararın davalının bu kullanımları nedeniyle davacının maddi tazminat talep edebileceği, davalının defter saklama yükümlülük sürelerinin geçmiş olması nedeniyle TBK 50-51.maddeleri uyarınca maddi tazminata hükmedilmesinde ve hükmedilen tazminat tutarında bir isabetsizlik bulunmadığı,  TBK'nın 50-51.maddeleri uyarınca maddi tazminata hükmedildiğinden, davalı vekiline defter ibrazı için kesin süre verilmesinin sonuca bir etkisinin bulunmadığı, davada ikinci kez ıslah yapılamayacağı, somut olayda HMK'nın 222/5 maddesinin uygulanmasının mümkün olmadığı anlaşılmakla, taraf vekillerinin yerinde görülmeyen istinaf istemlerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı  ESASTAN REDDİNE, 2-Davacıdan alınması gereken 427,60 TL harçtan, peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye  247,7-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalıdan alınması gereken 3.415,50 TL harçtan, peşin alınan 860 TL harcın mahsubu ile bakiye  2.555,5-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Taraflar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,5-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesi tarafından yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda davacı yönünden kesin, davalı yönünden HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.09/10/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3c5dcb8e4540e4a0","SID":"88eee3cf0e82254e"}}