{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/1196 <br>KARAR NO\t\t: 2024/1687<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: MUĞLA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 08.05.2024 (Ek Karar)<br>NUMARASI\t\t: 2024/80 D.İş 2024/83 Karar<br>TALEBİN KONUSU\t: İhtiyati Hacze İtiraz<br>KARAR TARİHİ\t: 09.10.2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 09.10.2024<br>\t\t<br>\tMuğla Asliye Ticaret Mahkemesinin 08.05.2024 (Ek Karar) tarih 2024/80 D.İş 2024/83 Karar sayılı ek kararın Dairemizce incelenmesi ihtiyati hacze itiraz edenler (borçlular) vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :\t\t\t<br>\tTALEP : İhtiyati haciz isteyen (alacaklı) vekili, alacaklı ile aleyhine ihtiyati haciz isteminde bulunanlardan ... arasında 19.01.2022 tarihli borç sözleşmesi akdedildiğini, 19.01.2023 tarihli borç sözleşmesi uyarınca borçlu ...'ın alacaklıya olan 27.500.000,00 TL borcunun 10.250.000,00 TL’sının Türk Parası cinsinden, geriye kalan 17.250.000,00 TL’sinin ise sözleşme tarihindeki Euro kuru üzerinden  Euro’ya çevrilerek 845.600,00 Euro olarak yabancı para (Euro) cinsinden ödenmesinin kararlaştırıldığını, 250.000,00 TL'sinin ise sözleşmenin imzasına müteakiben ... tarafından ödendiğini, geriye kalan 10.000.000,00 TL ve  845.600,00  Euro için ise, borçlu ...'ın alacaklıya belirtilen çekleri ciro ederek teslim edildiğini, 19.01.2023 tarihli borç sözleşmesi uyarınca teslim alınan çeklerin; keşidecisi  ... Ltd.  Şti. olan, lehtarı ... olan,  ciro silsilesine göre sırasıyla lehtarın ve ...'ın cirosu bulunan ...bank T.A.O’na ait 0015005 numaralı 28.02.2023 tarihli 3.000.000,00 TL bedelli çekin, keşidecisi ...  Şti. olan, lehtarı ... olan, ciro silsilesine göre sırasıyla lehtarın ve ...'ın cirosu bulunan ...bank T.A.O’na  ait 0015006 numaralı 30/03/2023 tarihli 3.500.000,00 TL bedelli çekin, keşidecisi  ...  Şti. olan, lehtarı ... olan, ciro silsilesine göre sırasıyla lehtarın ve ...'ın cirosu bulunan ...bank T.A.O’na ait 0015007 numaralı 28.04.2023 tarihli 3.500.000,00 TL bedelli çekin, keşidecisi  ... Ltd. Şti. olan, lehtarı ... olan, ciro silsilesine göre sırasıyla lehtarın ve  borçlunun  cirosu bulunan ...bank T.A.O’na ait 0016717 numaralı 30.05.2023 tarihli 169.120 Euro  bedelli çekin, keşidecisi ... Tic. Ltd.  Şti. olan, lehtarı  ...  olan,  ciro silsilesine göre sırasıyla lehtarın ve  ...'ın  cirosu bulunan ...bank T.A.O’na ait 0016718 numaralı 30.06.2023 tarihli 169.120  Euro  bedelli çekin, keşidecisi  ... Ltd.  Şti.  olan, lehtarı ... olan, ciro silsilesine göre sırasıyla lehtarın ve ...'ın  cirosu bulunan ...bank T.A.O’na ait 0016719 numaralı 30.07.2023 tarihli 169.120  Euro  bedelli çekin, keşidecisi ... Ltd.  Şti. olan, lehtarı ... olan, ciro silsilesine göre sırasıyla lehtarın ve ...'ın   cirosu bulunan ...bank T.A.O’na ait 0016721 numaralı 30.08.2023 tarihli 169.120  Euro  bedelli çekin, keşidecisi  ....  Şti. olan, lehtarı ... olan, ciro silsilesine göre sırasıyla lehtarın ve ...'ın   cirosu bulunan ...bank T.A.O’na ait 0016722 numaralı 29.09.2023 tarihli 169.120  Euro  bedelli çekin,  yukarıda 2. maddede belirtilen çeklerden sırasıyla ilk dört adet çek olan,  28.02.2023 tarihli 3.000.000,00 TL bedelli çek, 30.03.2023 tarihli 3.500.000,00 TL bedelli çek,  28.04.2023 tarihli 3.500.000,00 TL bedelli çek ve 30.05.2023 tarihli 169.120 Euro  bedelli çek karşılıklarının borçlu ... tarafından alacaklı tarafa ödenmiş ise de, geriye kalan 30.06.2023 tarihli 169.120 Euro  bedelli, 30.07.2023 tarihli 169.120 Euro  bedelli, 30.08.2023 tarihli 169.120  Euro bedelli ve 29.09.2023 tarihli 169.120 Euro bedelli dört adet çekin, ekte sunulan Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2023/362 Esas, 2024/51 Karar sayılı 28.02.2024 tarihli ilamından da anlaşılacağı üzere, ... Hakimevinde 10.07.2023 tarihine meydana gelen olay neticesinde, borçlu ...'ın kardeşi olan  ve aynı zamanda konu çeklerin keşidecisi şirketin yetkili müdürü olan ve aynı zamanda çeklerde şahsi cirosu bulunan ... ve ... tarafından alacaklının elinden silah zoru ile yağmalandığını,  Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2023/362 Esas, 2024/51 Karar sayılı  28.02.2024 tarihli gerekçeli kararında belirtildiği gibi, 30.06.2023  tarihli 169.120 Euro  bedelli, 30.07.2023 tarihli 169.120  Euro bedelli, 30.08.2023 tarihli 169.120  Euro bedelli ve 29.09.2023 tarihli 169.120 Euro bedelli dört adet çeki alacaklının elinden ... ve ... tarafından silah zoru ile yağmalandığını, yapılan yargılama sonunda Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından ... ve ...'ın birden fazla kişiyle silahlı yağma suçunu işlediğinin sabit görüldüğünü, neticeten 12'şer yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hükmen tutuklanmalarına karar verildiğini,   alacaklının elinden yağmalanan çeklerin karşılığının 676.480 Euro olduğunu, 19.01.2023  tarihli Borç Sözleşmesi uyarınca asıl borçlu olan ... tarafından alacaklıya borcun ödenmediği gibi, alacaklının zararının da giderilmediğini, alacaklının zararının giderilmediğinin Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2023/362 Esas, 2024/51 Karar sayılı  28/02/2024 tarihli  gerekçeli kararı ile sabit olduğunu, bu alacağının ve zararının tahsili için  hem asıl borçlu ...'ın hem de yağma suçundan dolayı meydana gelen zarardan sorumlu olan ... ve ...'a karşı takip yoluna başvurmayı düşündüğünü, haricen yapılan araştırma sonucunda ceza verilen karardan sonra, borçlu tarafların alacaklının alacağına kavuşmasını engellemek adına,  mal kaçırma  girişiminde olduklarını ve bir kısım mallarını yakınları adına devrettikleri haberlerinin alındığını ileri sürmekle, ihtiyati haciz talebin kabulü ile, belirtilen çekler yönünden mağduriyet yaşayan alacaklının 676.480,00 Euro olan asıl alacağının (Faiz ve fer'ileri hariç) güvence altına alınması için aleyhine ihtiyati haciz isteminde bulunulan ..., ... ve ...'ın borca yetecek ölçüdeki tüm menkul ve gayrimenkul mallarının, bankalardaki her türlü mevduatlarının, posta çeki hesaplarında bulunan tutarların, üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının tamamının İİK m.257 ve devamı maddeleri uyarınca Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2023/362 Esas, 2024/51 Karar sayılı  28/02/2024 tarihli  gerekçeli kararı da gözletilerek İİK m.259/3 hükmü uyarınca takdiren teminatsız, aksi kanaatte olunması halinde uygun bir teminat karşılığında ihtiyaten haczine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin aleyhine ihtiyati haciz istenilenlere yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.<br>\tİTİRAZ : İhtiyati hacze itiraz edenler (borçlular) vekili, istemde bulunan tarafından mahkemeye sunulan başvuru dilekçesinden anlaşılacağı üzere ihtiyati haciz talebinin hukuki dayanağının Türk Borçlar Kanunu uyarınca borçlu ... yönünden sözleşmeden doğan borç sorumluluğu ve diğer borçlular ... ve ... yönünden ise yine TBK uyarınca haksız fiil sorumluluğundan doğduğunu, sözleşme ekinde sunulan çeklerin yasal süre içerisinde ibraz edilmediğinden kambiyo vasfını kaybetmiş olduğundan ancak yazılı delil başlangıcı olarak kabul edilebileceğini, dolayısıyla başvuru dilekçesinde yer alan çeklerin Türk Ticaret Kanunu m.670 ve devamı maddeleri uyarınca kambiyo senetlerine dayalı ihtiyati haciz başvurusuna konu edilemeyeceği yönünde tereddüt bulunmadığını, nitekim bu hususun alacaklı tarafından ihtiyati haciz kararı infazının Bodrum 1. İcra Müdürlüğü'nün 2024/2942 Esas sayılı icra takibinde Örnek 7 İlamsız İcra Takip Talebi yönteminin seçilmiş olmasından da anlaşıldığını, alacaklı tarafın elinde bulunan çeklerin kambiyo vasfına haiz olmuş olsaydı takip yönteminin kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip olacağı konusunda şüphe olmayacağını, bu hususlar göz önüne alındığında mahkemece sözleşme ekinde yer alan çeklerin TTK m.4 ve TTK m.670 v.d. maddeleri gereğince değerlendirilerek hataya düşüldüğünü ve görevsizlik kararı verilmesi gerekirken ihtiyati haczin kabulüne karar verildiğini, oysa ki TBK uyarınca sözleşmeden doğan borç sorumluluğu ve haksız fiil sorumluluğuna dayalı alacaklar hakkında karar verme görevinin HMK m.2/1 amir hükmü uyarınca Asliye Hukuk Mahkemelerine tevdii edildiğini, nitekim bu hususun istemde bulunan tarafından Bodrum 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2024/14 d.iş sayılı dosyasına sunulan 20.03.2024 tarihli dilekçe ile de açıkça kabul edildiğini, dilekçeden aynen aktarıldığı üzere ; ''...4 adet çek silah zoru ile yağmalanarak zayi edildiğinden, taraflar arasında TTK'nın kıymetli evrak hükümlerine göre çözümlenmesi gereken, ve dahi kıymetli evrak hükümlerine göre talep ve İİK anlamında takip edilebilecek bir alacak değil, TBK anlamında haksız fiil sorumluluğu ve sözleşmeden kaynaklı borç sorumluluğu çerçevesinden talep edilebilecek bir alacak bulunmamaktadır. Bu nedenle işbu uyuşmazlıkla Asliye Ticaret Mahkemesi görevli olmayıp görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir...'' denildiğini, istemde bulunan ilgili mahkemenin görevsizlik kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurmayarak bu kez  mahkeme nezdinde ihtiyati haciz başvurusunun gerçekleştirildiğini, salt bu hususun dahi istemde bulunanın kötüniyetli olarak hareket ettiğinin açık göstergesi olduğunu, tüm bu nedenlerle öncelikle ihtiyati haczin kabulüne ilişkin karara görev yönünden itiraz etme zaruretinin hasıl olduğunu, görev yönünden itirazlarının kabul edilerek görevsizlik kararı verilmesi halinde mahkeme dosyadan el çekmiş olacağından karar ile birlikte ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verilmesini, istemde bulunan, başvuru dilekçesi ile birlikte talebe konu alacağın götürülecek borçlardan olduğunu iddia ettiğini ve bu nedenle mahkeme nezdinde ihtiyati haciz başvurusunda bulunduğunu, bu minvalde götürülecek borçlarda yetkili mahkemenin istemde bulunanın yasal ikametgah adresinin bulunduğu yer mahkemeleri de olabileceğinin zımnen dile getirildiğini, zira talebin kambiyo hukukuna dayalı olsaydı aranacak borcun söz konusu alacak ve ihtiyati haciz başvurusunun ancak borçluların yasal ikametgahının bulunduğu Konya Mahkemelerinde yapılabileceğini, tüm bu açıklamalar ışığında istemde bulunanın hukuki dayanağının başvuru dilekçesi ekinde sunmuş olduğu 19.01.2023 tarihli sözleşme olduğu konusunda tereddüt bulunmadığını, ilgili sözleşmenin 5.3. maddesi ile bu sözleşmenin ihlalinden doğan tüm ihtilaflarda münhasıran Konya Mahkeme ve İcra Dairelerinin yetkili olduğunun kararlaştırıldığını, yetki sözleşmesinin HMK m.17 düzenlenmiş olup,'' Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğduğunu veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır.'' hükmüne haiz olduğunu, sözleşme ve kanunun amir hükmü birlikte değerlendirildiğinde müvekkilleri aleyhine münhasıran Konya Mahkemeleri nezdinde ihtiyati haciz başvurusunda bulunulabileceği konusunda tereddüt bulunmadığını, bu nedenle ihtiyati haczin kabulüne ilişkin karara yetki yönünden itiraz etme zaruretinin hasıl olduğunu, yetki yönünden itirazımızın kabul edilerek yetkisizlik kararı verilmesi halinde mahkeme dosyadan el çekmiş olacağından karar ile birlikte ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verilmesini, istemde bulunanın iddia ettiği sözleşmeden doğan alacağın rehinle temin edildiğini, 19.01.2023 tarihli sözleşmenin 4.4. ve 4.5. maddeleri delaletiyle 19.01.2023 günü tapuda ipotek borçlusu ... adına kayıtlı olan ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... ada,... parsel sayılı taşınmaz üzerine birinci derece ve birinci sıradan 27.500.000,00 tl bedelli, fekki bildirinceye kadar geçerli, bankalarca bir yıl veya daha uzun vadeli TL mevduatlarına fiilen uygulanan azami faiz oranı faizli ipotek tesis edildiğini, devamla alacaklı tarafından Bodrum 2. İcra Müdürlüğü'nün 2023/6669 Esas sayılı dosyası ile söz konusu ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlatılmış olup ilgili takibin halen derdest olduğunu,  ipotek bedeli 27.500.000,00 TL olup  mahkemece hükmedilen ihtiyati haciz tutarının ise 23.940.627,20TL olduğunu, dolayısıyla istemde bulunanın rehinle karşılanmamış bir alacağı bulunmadığı konusunda tereddüt bulunmadığını, istemde bulunanın başvuru dilekçesi incelendiğinde, haricen yaptıkları araştırmalarda borçluların mal kaçırma girişiminde olduklarını ve bir kısım mallarını yakınları adına devrettikleri haberini aldıklarından bahisle esasında İİK m.257/2 gereğince ihtiyati haciz başvurusunda bulunduklarının anlaşıldığını, İİK m.257/2-2 bu noktada açık olup vadesi gelmemiş alacaklar yönünden borçlunun mal kaçırma saiki ile hareket etmesi halinde takdir olunabilecek ihtiyati haciz müessesini düzenlediğini, ancak gelinen aşamada mahkemece İİK m.257/1 düzenlemesine atıf ile ihtiyati  haciz kararının kabulüne karar verildiği kanısında olduklarını, istemde bulunan, huzurdaki ihtiyati haciz başvurusundan önce 18.03.2024 ve 20.03.2024 tarihlerinde iki kez Bodrum Asliye Hukuk Mahkemeleri nezdinde aynı sebeplerle ihtiyati haciz başvurusunda bulunduğunu, Bodrum 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 18.03.2024 tarih ve 2024/13 D.İş ile yine Bodrum 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 20.03.2024 tarih ve 2024/14 D.İş sayılı kararları neticesinde istinaf yolu açık olmak üzere ihtiyati haciz başvurularının reddine karar verildiğini, ilgili kararlar taraflarına halen tebliğ edilmemiş olduğunu, bu durumun UYAP sistemi üzerinden tespit edildiğini, istemde bulunan  üçüncü kez bu defa huzurdaki ihtiyati haciz başvurusunda bulunduğunu, ancak gelinen aşamada diğer ihtiyati haciz başvurularına ait dosyalarda halen kesin bir hüküm yer bulunmadığını, tüm bu nedenlerle halen kesinleşmemiş iki ihtiyati haciz başvurusu bulunduğundan istemde bulunanın huzurdaki başvuruyu dermeyan etmesinde hukuki yararı bulunmadığını, hukuki yarar eksikliğine yönelik bu itirazların da nazara alınarak ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verilmesini, mahkemece tüm dosya kapsamı dikkate alınarak İİK m.259/3 hükmü uyarınca takdiren davacıdan teminat alınmasına yer olmadığına karar verildiğini, arz ve izah edilen nedenlerle ve resen tayin edilecek hususlara binaen, ihtiyati haciz kararına itirazlarının kabulü ile mahkemenin 26.03.2024 tarih ve 2024/80 D.İş - 2024/83 Karar sayılı ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına, aksi kanaat hasıl olması halinde teminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ve ücret-i vekaletin istemde bulunan tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece duruşma açılarak yapılan inceleme neticesinde, görev itirazı yönünden 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesi kapsamında ticari dava niteliğinde olduğu, aynı Kanun'un 6335 sayılı Kanunla değişik 5. maddesi uyarınca asliye hukuk mahkemeleri ile ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki iş bölümü ilişkisi olmaktan çıkarılıp görev ilişkisine dönüştürüldüğü, görev kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemece re'sen gözetilmesi gerektiği, bu durumda mahkememizce dava tarihi de dikkate alındığında davanın asliye ticaret mahkemesinin görevine girdiği anlaşıldığından bu konudaki itirazın reddine karar verildiği, yetki itirazı yönünden talep edenin yerleşim yerinin Bodrum/Muğla olduğu ve mahkemenin görev sınırları içerisinde olduğu anlaşıldığından borçlular vekilinin mahkemenin yetkisine ilişkin yaptığı itirazın reddine karar verildiği, yaklaşık ispat yönünden somut olayda ihtiyati haciz talep eden davacı alacağın dayanağı olarak 19.01.2023 tarihl borç sözleşmesi, alacaklının elinden silah zoru ile yağmalanan 30.06.2023 tarihli 169.120 Euro bedelli, 30.07.2023 tarihli 169.120  Euro  bedelli, 30.08.2023 tarihli 169.120 Euro bedelli ve 29.09.2023 tarihli 169.120  Euro  bedelli dört adet çeke ait ön ve arka yüz görseli, Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2023/362 Esas, 2024/51 Karar sayılı 28/02/2024 tarihli  gerekçeli kararı, banka kayıtları, ticari defter ve kayıtları, bilirkişi incelemesine dayandığı, 2004 sayılı İİK'nun 257. vd. maddeleri gereğince talep eden yönünden yaklaşık ispat şartının gerçekleştiği, itiraz eden vekillerinin savunmalarında ileri sürdüğü hususların davanın esası ile ilgili açılması muhtemel davada inceleneceği, ihtiyati hacze itiraz duruşmasında inlenemeyeceği dikkate alınarak itiraz edenler vekilinin itirazının reddine karar verildiği, teminat yönünden Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2023/362 Esas, 2024/51 Karar sayılı 28.02.2024 tarihli  gerekçeli karar içeriği ve maddi vaka  dikkate alınarak takdiren davacıdan teminat alınmasına yer olmadığına karar verildiği, 2004 Sayılı İİK'nın 265/3 maddesi gereğince karşı taraf/ihtiyati hacze itiraz edenler ..., ... ve ... vekilinin  26.03.2024 tarih ve 2024/80 D.İş 2024/83 D.İş Karar sayılı ihtiyati haciz kararına ilişkin itirazlarının reddine karar verilmiştir. <br>\tKarara karşı ihtiyati hacze itiraz edenler (borçlular) vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : İhtiyati hacze itiraz edenler (borçlular) vekili, görev yönünden ihtiyati haciz talebinin hukuki dayanağı Türk Borçlar Kanunu uyarınca davalı ... yönünden sözleşmeden doğan borç sorumluluğun ve diğer borçlular ... ve ... yönünden ise yine TBK uyarınca haksız fiil sorumluluğundan doğduğunu, sözleşme ekinde sunulan çekler yasal süre içerisinde ibraz edilmediğinden kambiyo vasfını kaybetmiş olduğunu, ancak yazılı delil başlangıcı olarak kabul edilebileceğini, dolayısıyla başvuru dilekçesinde yer alan çeklerin Türk Ticaret Kanunu m.670 ve devamı maddeleri uyarınca kambiyo senetlerine dayalı ihtiyati haciz başvurusuna konu edilemeyeceği yönünde tereddüt bulunmadığını, alacaklı tarafın elinde bulunan çeklerin kambiyo vasfına haiz olmuş olsaydı, takip yönteminin kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip olacağı konusunda şüphe olmayacağını, bu hususlar göz önüne alındığında sözleşme ekinde yer alan çeklerin TTK m.4 ve TTK m.670 v.d. maddeleri gereğince değerlendirilerek hataya düşüldüğünü ve Mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken ihtiyati haczin kabulüne karar verildiğini, oysa ki TBK uyarınca sözleşmeden doğan borç sorumluluğu ve haksız fiil sorumluluğuna dayalı alacaklar hakkında karar verme görevinin HMK m.2/1 amir hükmü uyarınca Asliye Hukuk Mahkemelerine tevdii edildiğini, bu hususta istemde bulunan tarafından Bodrum 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2024/14 D.iş sayılı dosyasına sunulan 20.03.2024 tarihli dilekçe ile de açıkça kabul edildiğini, dilekçeden aktarıldığı üzere  Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olmayıp görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, yetki yönünden talep edenin başvuru dilekçesi ile birlikte talebe konu alacağın götürülecek borçlardan olduğunu iddia ettiğini, bu nedenle Mahkeme nezdinde ihtiyati haciz başvurusunda bulunduğunu, bu minvalde götürülecek borçlarda yetkili mahkemenin istemde bulunanın yasal ikametgah adresinin bulunduğu yer mahkemeleri de olabileceğini, zira talep kambiyo hukukuna dayalı olsaydı aranacak borcun söz konusu olacağını ve ihtiyati haciz başvurusunun ancak borçluların yasal ikametgahının bulunduğu Konya Mahkemelerinde yapılabileceğini, başvuru dilekçesi ekinde sunulan 19.01.2023 tarihli sözleşme olduğu konusunda tereddüt bulunmadığını, ilgili sözleşmenin 5.3. maddesi ile bu sözleşmenin ihlalinden doğan tüm ihtilaflarda münhasıran Konya Mahkeme ve İcra Dairelerinin yetkili olduğunun kararlaştırıldığını, ihtiyati haczin dayandığı sebeplere yönelik Mahkeme kararının gerekçesinde İİK'nun 257. maddesine göre, ihtiyati haciz istenebilmesi için alacağın vadesinin gelmesi ve rehinle temin edilmemiş olmasının yeterli olduğunu, tam ispat gerekmeyip yaklaşık ispatın yeterli olduğunu, ihtiyati haciz talep edenin iddia ettiği sözleşmeden doğan alacağın rehinle temin edildiğini, 19.01.2023 tarihli sözleşmenin 4.4 ve 4.5.maddeleri delaletiyle 19.01.2023 günü tapuda ipotek borçlusu ... adına kayıtlı olan ... İli, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... Ada, ... parsel sayılı taşınmaz üzerine birince derece ve birinci sıradan 27.500.000,00 TL bedelli, fekki bildirinceye kadar geçerli, bankalarca bir yıl veya daha uzun vadeli TL mevduatlarına fiilen uygulanan azamı faiz oranlı faizli ipotek tesis edildiğini, iddia olunan alacağın rehinle temin edilmiş olması sebebiyle itirazın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, teminata yönelik olarak Yerel Mahkemece, Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 2023/362 Esas - 2024/51 Karar sayılı ilamı İİK m.38 dahilinde değerlendirmekle teminat alınmasına yer olmadığına karar verildiğini, ancak ilgili mahkeme kararının alacağın sübut bulduğunu gösterir ilam mahiyetinde belge marifetinin bulunmadığını, özel kanunlarda da ceza mahkemesi ilamının alacağını ispatına yarar ilam mahiyetinde belgelerden olduğuna dair bir düzenlemenin de mevcut olmadığını, kanunda açıkça tanınan istisnalar dışında teminat gösterilmeksizin ihtiyati haciz kararı verilmesinin mümkün olmadığını, kaldı ki borçlulardan ...'un bu yargılamanın tarafı olmadığı gibi diğer borçlular ... ve ...'nün de ceza yargılamasında para borcunu ikrar ettiklerine yönelik hiçbir beyanının da bulunmadığını, halen kesinleşmemiş ceza yargılamasından yola çıkılarak alacağa ulaşmak ilgili kanuni düzenlemesinin oldukça geniş yorumlanması anlamına geleceğini, ihtiyati haciz kararlarında önceliğin teminat alınmasına yönelik olması gerektiğini, buna yönelik olarak sunulan yüksek mahkeme kararlarının da görüşlerini desteklediğini, istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.<br>\tGEREKÇE : Talep, davaya konu çekler nedeniyle verilen ihtiyati haciz istemine ilişkin olup ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle borçlular tarafından yapılan itirazın reddine karar verilmiştir.\t\t<br>\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\tİİK'nın ihtiyati haciz koşullarını düzenleyen 257. maddesinde, vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş bir para borcunun alacaklısının borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz malları ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği düzenlenmiştir. Aynı Yasa'nın 258. maddesi uyarınca alacaklının, alacağın varlığı ile haciz sebepleri hakkında mahkemede olumlu şekilde kanaat uyandırması gerekli ve yeterli olup, buradaki ispat  asıl davadaki gibi tam bir ispat değil yaklaşık ispattır. İİK'nın 265/1. maddesi gereğince borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata itiraz edebilir.<br>\tİhtiyati haciz ve ihtiyati tedbir mahiyetindeki geçici ödeme talebi esasen geçici bir hukuki koruma olup, geçici hukuki koruma yargılamasını asıl hukuki koruma yargılamasından ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsüdür. Geçiçi hukuki koruma yargılamasında yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmemektedir.<br>\tSomut olayda; talebin birden fazla sebebe dayalı  karma niteliğinin bulunduğu, sözleşmedeki yetki şartının tüm taraflar yönünden geçerliliğinden söz edilemeyeceği birlikte değerlendirildiğinde istinafa gelen tarafın görev ve yetkiye ilişkin istinafı yerinde görülmemiştir.<br>\tÖte yandan 19.01.2023 tarihli sözleşmenin 4.4 ve 4.5.maddeleri delaletiyle 19.01.2023 günü  ipotek borçlusu ... adına kayıtlı olan ... İli, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... Ada, ... parsel sayılı taşınmaz üzerine birince derece ve birinci sıradan 27.500.000,00 TL bedelli, fekki bildirinceye kadar geçerli, bankalarca bir yıl veya daha uzun vadeli TL mevduatlarına fiilen uygulanan azamı faiz oranlı faizli ipotek tesis edildiği ileri sürülmüş ise de, rehnin borcu karşılayıp karşılamadığı hususunun yargılamayı gerektirdiği gözetildiğinde, ayrıca, Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 2023/362 Esas - 2024/51 Karar sayılı ilamına nazaran İDM'ce verilen ihtiyati haciz kararında isabetsizlik görülmemiştir.\t<br>\tBu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-İhtiyati hacze itiraz edenler (borçlular) vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-İhtiyati hacze itiraz edenler (borçlular) yönünden istinaf karar harcı olan 704,50 TL'den peşin alınan 427,60 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 276,90 TL'nin ihtiyati hacze itiraz edenlerden (borçlular) alınarak hazineye gelir kaydına, <br>\t3-İstinaf başvurusu nedeniyle ihtiyati hacze itiraz edenler (borçlular) tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere 09.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8daa90e27993cb12","SID":"c29065cff20408ef"}}