{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2022/398 <br>KARAR NO\t\t: 2024/1705<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 23/11/2021<br>NUMARASI\t\t: 2020/666 E. 2021/944 K. <br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)<br>DAVA TARİHİ\t\t: 17.11.2020<br>KARAR TARİHİ\t: 10.10.2024 <br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 10.10.2024<br><br>\tİzmir 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin 23.11.2021 tarih 2020/666 E. 2021/944 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA : Davacı vekili, 26.06.2020 tarihinde, temlik eden dava dışı ...’e ait, kendi sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile davalı sigorta şirketinin ZMMS sigortacısı olduğu ... plakalı araçların maddi hasarlı trafik kazasına karıştıklarını, kazanın meydana gelmesinde karşı araç sürücüsünün asli kusurlu olduğunu, yapılan ekspertiz incelemesi sonucunda müvekkiline ait araçta 13.282,00 TL tutarında hasar meydana geldiğinin tespit edildiğini, 22.07.2020 tarihinde davalı şirkete başvuru yaptıklarını, ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını iddia ederek, belirsiz alacak davası niteliğinde olmak üzere, 1.000,00 TL hasar bedeli ve 10,00 TL değer kaybı bedeli olmak üzere toplam 1.010,00 TL maddi tazminatın 22.07.2020 başvuru tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, 289,10 TL ekspertiz ücretinin yargılama gideri olarak davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tCEVAP : Davalı vekili, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının usul hukuku kurallarına aykırı olduğunu, davacının başvuru şartını yerine getirmediğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, müvekkili şirketin sigortalısının kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığını, kusur oranlarının tespiti için ATK'dan rapor alınması gerektiğini, davacı tarafın taleplerinin fahiş olduğunu, ekspertiz ücreti talebinin poliçe teminat kapsamı dışında olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece, davacı aracındaki hasarlı olduğu anlaşılan parçaların kaza ile uyumlu olduğu gerekçesiyle, alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulü ile 5.953,00 TL değer kaybı alacağının ve 12.980,00 TL hasar kaybı alacağının davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihi olan 06/08/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp, davacıya verilmesine, davacının karar verilmiştir. <br>\tKarara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davalı vekili, müvekkili şirket tarafından davacı tarafa 2.785,69 TL hasar bedeli ve 1.046,59 TL değer kaybı ödemesi yaptığını, üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirdiğini, dava konusu kazanın davacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmediğini, mahkemece kusur tespitine ilişkin hüküm kurmaya elverişli bir rapor alınmadan, davacının kazada müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı tespit edilmeden karar verilmesinin hatalı olduğunu, bilirkişi raporunda belirtilen parça ve işçilik bedellerinin fahiş olduğunu, rayiç bedelin yüksek hesaplandığını, hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin hatalı olduğunu, müvekkil şirketin KDV'den sorumlu olmadığını istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.<br>\tGEREKÇE\t: Dava, trafik kazası nedeniyle hasar bedeli ve değer kaybı bedeline yönelik olarak maddi tazminat  istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.<br>\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\tDava şartları, mahkemece davanın esası hakkında yargılama yapılabilmesi için gerekli olan koşullardır. Diğer bir anlatımla; dava şartları dava açılabilmesi için değil, mahkemenin davanın esasına girebilmesi için aranan kamu düzeni ile ilgili zorunlu koşullardır. Mahkeme, hem davanın açıldığı günde hem de yargılamanın her aşamasında dava şartlarının tamam olup olmadığını kendiliğinden araştırıp incelemek durumunda olup; bu konuda tarafların talep ve beyanları ile bağlı değildir. Dava şartları dava açılmasından hüküm verilmesine kadar var olmalıdır. Dava şartlarının davanın açıldığı günde bulunmaması ya da bu şartlardan birinin yargılama aşamasında ortadan kalktığının öğrenilmesi durumunda, mahkemenin davayı dinlenebilir olmadığından reddetmesi gerekir. Mahkemece, dava şartlarının mevcut olup olmadığı, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırılır; taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler.<br>\tBu kapsamda davacı alacağının temliki nedeniyle, davacının aktif husumetinin bulunup bulunmadığının irdelenmesi gerekmektedir. 7251 sayılı Kanun'un 57. maddesi ile 22.07.2020 tarihinde 5684 sayılı Sigortacılık Kanun'a eklenen Ek Madde 6 gereğince sigortacılık yapan kurum veya kuruluşlardan ya da hesaptan talep edilecek tazminat alacağının sadece hak sahibine veya avukatına ödeneceği, hiç kimseye devredilemeyeceği hüküm altına alınmıştır. Anılan düzenlenme çerçevesinde, sigorta ilişkinden kaynaklı tazminat alacağının temlikinin yasaklandığı, davacının hak sahibi veya avukatı durumunda olduğuna ilişkin delil bulunmadığı, davacı tarafından sunulan temliknamenin 08.07.2020 tarihinde düzenlenmekle birlikte, davanın açılış tarihi olan 17.11.2020 tarihi itibariyle yürürlükte olan kanun değişikliğinin davaya uygulanması gerekmektedir. Bu itibarla temlik alan davacının tasarruf yetkisinin bulunmadığı, temlikin geçerli olmadığı, davacının aktif husumet ehliyetinin bu nedenle bulunmadığı anlaşılmakla, dava şartlarının gerçekleşmediği değerlendirilmiştir. <br>\tBu durumda, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 23.11.2021 tarih 2020/666 E. 2021/944 K. sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,<br>\t2-Davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE, \t<br>\t492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL karar harcından, daha önce alınan 54,40 TL peşin harç ve 307,00 TL ıslah harcının mahsubu ile eksik kalan 66,20 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>\tDavalı taraf  kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden yürürlükteki avukatlık asgari ücret tarifesine göre belirlenen 18,933,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>\tDavacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>\tArtan gider avansının karar kesinleştiğinde istek halinde yatıran taraflara iadesine,\t <br>\t3-İstinaf yoluna başvuranın ödediği istinaf harcının istek halinde istinaf yoluna başvurana iadesine,  <br>\t4-Davalı tarafından yapılan 162,10 TL istinaf yoluna başvuru harcı olan istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, <br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.10.10.2024<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9cfef838b1c100c1","SID":"54e51e23d793431e"}}