{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/1582 <br>KARAR NO\t\t: 2024/1684<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 12.06.2024<br>NUMARASI\t\t: 2024/57 E. - 2024/507 K.<br>DAVANIN KONUSU\t: Şirketin İhyası<br>KARAR TARİHİ\t: 08.10.2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 08.10.2024<br><br>\tİzmir 5.Asliye Ticaret Mahkemesinin 12.06.2024 tarih 2024/57 E. - 2024/507 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, başkan ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA : Davacı vekili, müvekkili şirketin İzmir 3.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/401 Esas sayılı dosyası ile sözleşmenin feshi ve cezai şartın tahsili istemli olarak .... Şti. aleyhine dava açtığını, açılan davanın derdest olduğunu, dava devam ederken bu şirketin  sicilden terkin edildiğinin öğrenildiğini, bunun üzerine derdest davada taraf teşkilinin sağlanması için ihya davası açmak üzere mehil verildiğini, ihyasını istedikleri şirketin dava devam ederken 20.08.2018 tarihinde terkin edildiğini, davalılardan ...'ın tasfiye memuru olarak atandığından yerleşik yargıtay içtihatları uyarınca husumet yöneltildiğini ileri sürerek, 20.08.2018 tarihinde terkin olunan   ... Ltd. Şti.’nin İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/401 Esas sayılı dava dosyası yönünden ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>\tCEVAP : Davalı ..., tasfiyesi istenen  ... Şti'nin 19.12.2017  tarihli olağan genel kurul kararıyla tasfiyeye edildiğini, tasfiye memuru olarak ...’ın atandığını, 08.08.2018 tarihli olağan genel kurul kararıyla sicilden silinmesine karar verilip terkin edildiğini, sicil müdürlüklerinin bu konuda herhangi bir mükellefiyetinin bulunmadığını, tasfiyenin kanuna uygun olarak gerçekleştirilmesinin tasfiye memuru sorumluluğunda olduğunu ve buna göre, davanın açılmasına sebebiyet verilmediğinden müdürlükleri aleyhine harç, yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesini istemiştir. <br>\tDavalı ... vekili,  müvekkilinin  tasfiyesi istenen şirketin %50 pay sahibi olduğunu, daha sonra diğer hisseleriyle devraldığını, İzmir 3.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/401 esas sayılı dosyasında da görüleceği üzere asıl borçlunun ... olduğunu, bu alacakla müvekkilinin ilgisi bulunmadığını, ...'in yetkisi olmamasına rağmen müvekkilinin terkin ettiği firma namına müvekkilinin bilgisi olmadan imzalayarak borç altına sokulduğunu, 6102 Sayılı TTK'nın geçici 7.maddesi uyarınca sicilden terkin edilen şirketin ihyası şartlarının oluşmadığını ileri sürerek, davanın reddini istemiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece, İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/401 Esas sayılı dosyası ile açılan davada davacının şirketin ihyasını istemesinde hukuki yararının bulunduğu, TTK 547/2 maddeye göre ihyasına karar verilmesinin ve ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile tasfiye edilen ...'nün Merkez-... sicil numarasına kayıtlı Tasfiye Halinde .... Ltd. Şti'nin ihyasına, tasfiye işlemlerini yapmak üzere son tasfiye memuru olan davalı ...'ın tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmiştir. <br>\tKarara karşı, davalı ... tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davalı ... vekili, cevap dilekçesi içeriğini tekrar ederek, ihyası istenen şirketin 2012 tarihinde ticari faaliyetlere başladığını, müvekkili ile ... adına %50 şer pay olarak tescil olunduğunu, daha sonra müvekkilinin ...'e ait payı devraldığını, ondan sonra şirketin mali hareketlerini kontrol ettiğini ve borçları ödemeye başladığını, İzmir 3.Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/401 E.sayılı dosyasında asıl borçlunun ... olup, bahse konu davada parayı alan kişininde o olduğunu, müvekkili ile ihyası istenen şirketin bu paradan haberdar olmadığını, müvekkilinin dava konusu alacak ile harhangi bir alakasının bulunmadığını, 6102 Sayılı TTK'nın geçici 7 maddesi uyarınca sicilden terkin edilen şirketin ihyası şartlarının oluşmadığını, müvekkilinin tasfiye ettiği şirketin İzmir 3.ATM'nin 2018/401 E.sayılı dosyadaki borcun doğmasına sebep olmadığını, huzurdaki dava dilekçesinin müvekkiline tebliğinden sonra durumu öğrendiğini, yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, ihyası istenen şirketin yetkisi olmayan kişi tarafından borçlandırıldığını ileri sürerek, kararın kaldırılmasını istemiştir.<br>\tGEREKÇE :  Dava, ortaklar kurulu kararı ile tasfiye nedeniyle sicilden terkin edilen şirketin TTK'nın 547. maddesi uyarınca ihyası istemine ilişkin olup ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulü ile  tasfiye edilen ...'nün Merkez-... sicil numarasına kayıtlı Tasfiye Halinde ... Ltd. Şti'nin ihyasına, tasfiye işlemlerini yapmak üzere son tasfiye memuru olan davalı ...'ın tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmiştir. <br>\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\t6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 547/1. maddesinde; “Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler” hükmünü içermektedir.<br>\tSomut olayda,  davacı vekili, tasfiye nedeniyle sicilden terkin edilen şirket aleyhine açılan sözleşmenin feshi ve cezai şart tahsili istemli  İzmir 3.ATM'nin 2018/401 E.sayılı davasında taraf teşkilinin sağlanması amacıyla bu davayla sınırlı olarak ihya kararı verilmesini istemiştir. Davacı, açılan davayla sınırlı olmak üzere şirketin ihyasını isteme hakkına haiz olup tasfiye nedeni ile sicilden terkin edilen şirket aleyhine açılan derdest davada taraf teşkilinin sağlanması için şirketin ihyasını istemekte davacının hukuki yararı da mevcuttur. TTK 547. maddeye göre açılan ihya davalarında süre söz konusu değildir. Davacının açtığı sözleşmenin feshi ve cezai şartın tahsili davasının süresinde açılıp açılmadığı da ihya davasında değerlendirilecek bir husus değildir. İhya kararı verilebilmesi için tasfiye memurlarının tasfiye işlemlerinde kusurlarının bulunması ve cezai şart tahsili davasının tasfiye işlemleri tamamlanmadan önce açılması gerekmez. TTK'nın 547/2. maddesinde \"Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir.\" hükmüne yer verilmiş olup, ek tasfiyeye ilişkin prosedür emredici ve kamu düzenine ilişkin olduğundan, mahkemece şirket hakkındaki derdest dava ile sınırlı olarak ihya ve ek tasfiye işlemlerinin yapılması için tasfiye memuru atanmasına dair verilen karar yerindedir. <br>\tTasfiye sürecinde tasfiyenin eksik bırakılmasından ve gereği gibi yapılmamasından davalı tasfiye memurunun sorumlu olması ve 6100 sayılı HMK' nın 326. maddesinde yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği düzenlemesi nedeniyle mahkemece davalı tasfiye memuru aleyhine harç, yargılama gideri ile vekalet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmamakta olup, davalı tasfiye memuru ...'ın istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. <br>\tİstinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların, açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun reddine  karar verilmesi gerekmiştir. <br>\tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davalı ... yönünden istinaf karar harcı olan 427,60 TL peşin olarak alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, <br>\t3-İstinaf başvurusu nedeni ile davalı ...'ın yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde,  kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 08.10.2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"23e7c87f405a322f","SID":"f72c95066698ab19"}}