{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2022/866 Esas <br>KARAR NO:2024/1570 Karar <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI:2020/661 Esas - 2021/819 Karar<br>TARİH:02/11/2021<br>DAVA:İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)<br>KARAR TARİHİ:10/10/2024<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  dava dışı ... A.Ş. davacı müvekkili şirket nezdinde ...Poliçesi ile sigortalı olduğunu, Türkiye’den Almanya’ya gönderilmek üzere yüklemesi yapılan 5 Kap emniyet Segmanı, Pim ve Piston emtiası .... nolu navlun faturası kapsamında davalı taşıyıcının sorumluluğu altında PARSİYEL TAŞIMA şeklinde taşınmış olup, emtiaların alıcıya varışını müteakip yapılan kontrollerinde hasarlı olduklarının görülmesi üzerine CMR (taşıma) senedi üzerine hasarlı teslime ilişkin şerh düşüldüğünü, ayrıca dava dışı sigortalı firma tarafından davalı taşıyıcıya İzmir .... Noterliği'nden ...yevmiye nolu hasar ihtarnamesi keşide edildiğini, emtialarda meydana gelen hasara/zayiata istinaden ... nolu ekspertiz raporu tanzim edilmiş olup davalının sorumluluğu altında yapılan taşıma işlemleri esnasında hasarlanan/zayi olan emtialarda 4.826,21-Euro'luk zarar meydana geldiği tespit edildiğini,  neticede söz konusu zarara ilişkin olarak gerekli tüm incelemeler yapılmış olup müvekkil şirket tarafından teminat kapsamında bulunan hasar bedeli olarak dava dışı sigortalı firmaya 4.826,21-Euro hasar tazminatı ödemesi yapıldığını ve bu ödeme karşılığı dava dışı sigortalı firmadan temlikname alındığını, davalı taşıyıcı emtiaları sağlam, eksiksiz ve hasarsız bir vaziyette yüke ilişkin hiçbir çekincesini içermeyen temiz taşıma senedi ile teslim aldığını ancak ne var ki emtialar, davalı taşıyıcının sorumluluğu altında yapılan taşıma işlemleri esnasında hasarlandığını/zayi olduğunu, bu nedenle CMR'nin 17. ve devamındaki hükümler gereği eksiksiz ve hasarsız olarak emtiaları teslim alan davalının emtiaların hasarlanmasına/zayi olmasına neden olması sonucu doğan zarar nedeniyle sorumlu olacağının kabulü gerekeceğini,  davaya konu taşıma işlemi Parsiyel şekilde yapıldığını,  Sayın Mahkemece de bilineceği üzere parsiyel taşıma halinde artık taşıyıcı hasarın istif-ambalaj vb. hususlardan meydana geldiğini ileri süremeyeceğini, kaldı ki CMR madde 8 ve 9 gereği yüke ilişkin taşıma senedi üzerinde davalı taşıyıcının hiçbir ihtirazı kaydı olmadığını, Parsiyel taşımalarda yükleme/istifleme/bağlama ve sabitleme işlemleri artık taşıyıcının yükümlülüğünde olduğunu,  bu işlemler davalı taşıyıcının sorumluluğu altında yapıldığından artık göndericiye herhangi bir kusur izafe edilemeyeceğini, borca ve fer'ilerine haksız ve kötüniyetli olarak itiraz ederek takibin durmasına neden olan davalı-borçlunun itirazlarının iptalini sağlamak amacı ile Sayın Mahkemenize başvurma zorunluluğu hasıl olduğunu, yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle; davalı-borçlunun ... Sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazının iptali ile takibin icra takibindeki takip talebinde belirtilen şartlarda devamına karar verilmesine, davalı-borçlunun %20 den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatı ödemesine; yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini, müvekkil şirket adına arz ve talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  davacı tarafın dava dilekçesindeki beyanlarının haksız, mesnetsiz, hukuki dayanaktan yoksun ve gerçek dışı olu, kabulü mümkün olmadığını, davacı tarafın cevap dilekçesinde belirtilen delil ekleri taraflarına tebliğ de edilmediğinden bu konudaki itiraz ve beyan haklarının saklı olduğunu,  müvekkil şirket .... Şti. TTK 103. maddesi gereği yabancı ülkelerdeki uluslararası taşıma şirketlerince Türkiye’ye ve Türkiye’den yurt dışına yapılan taşımalarda taşınan malların yükleme, boşaltma ve gümrük işlemlerini acente sıfatıyla yapan bir şirket olduğunu, taşımadan  kaynaklanan  hasar  ve  mal  eksikliği  nedeniyle  açılacak alacak davaları TTK 105. maddesi gereğince, taşımayı yapan nakliye firmasına izafeten açılabileciğini,  TTK 103. ve 105. maddesi hükümleri uyarınca, acentenin doğrudan doğruya husumet ehliyeti olmadığından müvekkil şirkete doğrudan doğruya husumet tevcih edilemeyeceğini, müvekkil şirketin ad ve hesabına hareket ettiği kişilere karşı Türkiye’de açılacak olan takipler ve davalar sonucunda alınan kararlar da acente olan müvekkil şirkete uygulanamayacağını, bu nedenle davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, diğer taraftan müvekkil şirketin uluslararası taşımalarda taşıyıcı olmamasından dolayı iddia olunan hasarla ilgili hiçbir sorumluluğu da olmadığını, dava konusu yurt dışı taşıma, .... ünvanlı yabancı taşıma şirketi tarafından üstlenildiğini, bu nedenle müvekkil şirkete doğrudan doğruya husumet tevcih edilemeyeceği gibi varlığı iddia olunan hasar yönünden de herhangi bir sorumluluk atfedileyeceğini, bu nedenlerle doğrudan doğruya müvekkil şirkete yöneltilen davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, yukarıda açıkça izah edildiği gibi, müvekkil şirket, acente sıfatıyla yurt dışı taşımalarda sadece acentelik görevini üstlenebildiğini,  bu nedenle dava konusu yurt dışı taşımada müvekkil şirketin taşıyıcı sıfatıyla yer alması hukuken mümkün olmadığını, dolayısıyla davacı tarafın dava dilekçesindeki beyanlarında varlığından söz ettikleri tazminin meydana gelmesinde müvekkil şirketin herhangi bir ilgisi bulunmadığını, müvekkil şirket davada taşıyıcı olmadığını,  bu nedenle müvekkil şirkete herhangi bir kusur ve sorumluluk atfedilemez olduğunu, doğrudan doğruya husumet tevcih edilemeyeceğini, benzer olaylarda mahkemeler tarafından verilen ve dilekçemiz ekinde delillerimiz arasında sunulan bir çok kararda ve Yargıtay’ın müstekar kararlarında, acente olan müvekkil şirkete karşı doğrudan doğruya husumet yöneltilemeyeceği açıkça hükme bağlanmadığını, arz edilen nedenlerle taraflarınca  Sayın Mahkemeye sunulan dilekçemizdeki beyanlarımız ile delillerimiz nazarı itibara alınmak suretiyle haksız, mesnetsiz, hukuki dayanaktan yoksun davanın gerek husumet gerekse esas yönünden reddine, kötüniyetli olarak icra takibi başlatan davacı aleyhine  % 20’den aşağı olmamak üzere haksız takip tazminatına hükmedilmesine, davacı tarafın icra inkar tazminatına ilişkin taleplerinin reddine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa  yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 02/11/2021 tarih ve 2020/661 Esas - 2021/819 Karar sayılı kararında; \".....Tüm bu delillerden ve dosya kapsamından anlaşılacağı üzere; uluslararası karayolu ile yapılan bir taşıma söz konusu olduğundan CMR Konvansiyonu hükümlerinin uygulanması gerektiği, dava dışı sigortalı şirketin ihraç ettiği ve davalı şirket tarafından Türkiye'den Almanya'ya taşınması üstlenilen emtiaların taşıma süreci sonunda hasarlı olduğunun CMR taşıma senedinde ihtirazi kayıt ile belirtildiği ve CMR m.30 hükmü uyarınca ayrıca hasarın ihbar şartının aranmayacağı, taşıma başlangıcında ise hiçbir ihtirazi kayıt bulunmadığından taşımaya alınan emtianın tam ve sağlam taşımaya alındığı CMR m.17 uyarınca karine olarak kabul edilmesi gerektiği ve varma yerinde alıcı-gönderilen kaşe ve imzası ile CMR taşıma senedine şerh düşülmesi nedeniyle hasarın taşıma sırasında oluştuğunun kabulü gerektiği, TTK 921 maddesi uyarınca davalının komisyoncu-taşıma işleri organizatörü sıfatıyla hareket ettiği anlaşıldığından CMR 1. Ve 4. maddeleri  uyarınca akdi taşıyıcı olduğu ve CMR 3. Maddesi uyarınca fiili taşıyıcı ile beraber sorumlu olduğu, 2.439,72 Euro oto parçaları emtiasında doğrudan oluşan hasarın ve 2.322,00 Euro, ayrıştırma maliyetinin 4.632,866 kg bürüt emtia ayrıştırma ve denetlemesi bakımından somut olaya uygun olduğu ve gene hasarlı ve zayi hükmünde olan emtianın geri taşınması için 30 Euro, ithalat fon ve masrafı 18,93 Euro ve 15,56 Euro gümrük hizmeti için öngörülen maliyet kalemlerinin de somut olaya uygun olduğu ve toplam  4.826,21 Euro hasarın bulunduğu, CMR 23/3 hükmüne göre 4.632,866 kg emtia için birim kg başına 8,33 SDR hesabı ile hesaplanan 38.591,77 SDR sınırlı sorumluluk limitinin çok altında hasar tazminatı miktarının olduğu, CMR m. 27/1 uyarınca yıllık %5 üzerinden faiz talep edilebileceği değerlendirilmiştir. Davalı tarafından bu alacağın ödendiğine ilişkin gerek icra dosyası gerek mahkememiz dosyasına da herhangi bir somut delil ve belgenin de sunulmadığı anlaşıldığından, bu hali ile davalı borçlunun takibe haksız olarak itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği kanaatine varıldığından, kaldı ki aksinin davalı tarafından ispatlanamadığı anlaşılmakla ve bu haliyle hüküm kurmaya elverişli nitelikte bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulü ile davalı tarafından ... sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin aynen devamına, karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. İcra ve İflas Kanunu' nun 67. maddesinin 2. fıkrası hükmünce, inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Bunlardan başka, alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Somut uyuşmazlık bakımından ise; alacağın likit olmadığı ve davalı tarafından da belirlenebilir olmadığı için icra inkar tazminatı şartları oluşmadığı için reddi gerekir.HUAK 18/A-(13) ''Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde, iki saatlik ücret tutarı Tarifenin Birinci Kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenir. İki saatten fazla süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâlinde ise iki saati aşan kısma ilişkin ücret aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit şekilde uyuşmazlığın konusu dikkate alınarak Tarifenin Birinci Kısmına göre karşılanır. Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır.  (...)\" \" ve (14). Fıkrası: \" Bu madde uyarınca arabuluculuk bürosu tarafından yapılması gereken zaruri giderler; arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde anlaşma uyarınca taraflarca ödenmek, anlaşmaya varılamaması hâlinde ise ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır.\" hükümleri gereğince arabuluculuk gideri olarak  Arabuluculuk Dava Şartı Dosya No: ... sayılı dosyasından arabulucu olarak atanan ... ekte sunulan 1.320-TL tarife bedeli üzerinden kesilen  tarihli 24/12/2020 tarihli .... belge nolu Serbest Meslek Makbuzu doğrultusunda ödeme yapıldığı tespit edilerek davalı aleyhine arabulucuk giderlerinin de yükletilmesi gerektiği anlaşılmıştır.\"gerekçesi ile, '' Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın KABULÜ ile;..... Sayılı  takip dosyasına yapılan itirazın iptali ile  takibin aynen DEVAMINA, Şartları oluşmayan icra inkar tazminatı taleplerinin REDDİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İstanbul 19. Asliye Ticaret mahkemesi’nin 02.11.2021 tarihli 2020/661 E. ve 2021/819 K. sayılı kararı, usule ve hukuka aykırı olarak eksik inceleme neticesinde tesis edildiğini, bozulması gerektiğini,İlk Derece Mahkemesi’nin istinafa konu kararında esas aldığı 14.07.2021 tarihli bilirkişi raporunun hukuka, usul ve yasaya aykırı olarak eksik ve hatalı inceleme neticesinde tanzim edildiğini, Dolayısıyla, İlk Derece Mahkemesi’nce hükme mesnet teşkil edebilecek bilimsel bir rapor alınmaksızın hüküm tesis edilmesinin usule ve hukuka aykırı olduğunu,  Bilirkişilerin, 14.07.2021 tarihli raporlarında dava konusu malların tamamen/kısmen hasarlı olup, olmadıklarını somut olarak tespit etmeksizin anılan raporlarını eksik ve hatalı inceleme neticesinde tanzim ettiklerini, İlk Derece Mahkemesi’nin istinafa konu dava dosyasına taraflarından sunulan davaya cevap dilekçelerinde açıkça belirtildiğini, dava konusu yurt dışı taşımaya ait mallarda herhangi bir hasar bulunmadığını; bu durumun dava dışı fiili taşıyıcı ... ünvanlı yabancı taşıma şirketi tarafından müvekkili şirkete bildirildiğini; ayrıca, malların yurt dışı alıcısı tarafından da malların kendilerine teslimi anında herhangi bir hasar beyanında bulunulmadığını,İşbu dilekçeleri ekinde sunulan müvekkili şirket ile davacı tarafın sigortalısı dava dışı şirket arasındaki elektronik posta yazışmalarında dava konusu taşım içeriği 5 koli malın yalnızca 1 kolisinin paketinde dağılma meydana geldiğini ancak bu kolideki mallarda herhangi bir hasar bulunmadığının açıkça anlaşılacağını,Ayrıca, anılan yazışmada söz konusu dağılan paketin müvekkili şirket tarafından toplanarak dava dışı şirkete teslim edileceği ve bu durumdan dolayı ortaya çıkacak tüm masrafların müvekkili şirket tarafından karşılanacağının da açıkça belirtildiğini, bu durumun dava dışı şirketçe kabul edildiğini ve akabinde müvekkili şirket tarafından dağılan paketin toplanarak dava dışı şirkete tesliminin sağlandığını; buna rağmen davacının sigortalısının dava dışı şirket tarafından söz konusu mallar için hasar iddiasında bulunulması ve davacı aracılığıyla tazminat talep edilmesinin haksız, mesnetsiz ve kötü niyetli olduğunu,  Bilirkişilerce davacı tarafça iddia olunan hasarın var olup, olmadığı tespit edilmeksizin ve İlk Derece Mahkemesince taraflarından Mahkeme dosyasına sunulan beyanlarının dikkate alınmaksızın eksik ve hatalı inceleme neticesinde oluşturulan ve bu nedenle hükme esas teşkil edecek vasfa haiz olmayan Bilirkişi Raporunun İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınarak bu rapor doğrultusunda karar verilmesinin usule ve hukuka aykırı olduğunu, Yukarıda izah edilen tüm nedenler göz önünde bulundurulduğunda; İlk Derece Mahkemesince taraflarından Mahkeme dosyasına sunulan beyanları dikkate alınmaksızın ve davacının iddia ettiği hasarın var olup, olmadığı somut olarak tespit edilmeksizin eksik ve hatalı inceleme neticesinde oluşturulan ve bu nedenle hükme esas teşkil edecek vasfa haiz olmayan Bilirkişi Raporu esas alınarak hukuka ve yasaya aykırı olarak eksik inceleme neticesinde tesis edilen istinafa konu kararın BOZULMASI gerektiğini, İleri sürerek, yukarıda arz edilen, istinaf incelemesi sırasında ortaya çıkacak ve resen nazara alınacak nedenlerle;  İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesinin 02.11.2021 tarihli, 2020/661 E. ve 2021/819 K. sayılı usule, yasalara ve hukuka aykırı olarak eksik ve hatalı inceleme neticesinde tesis edilen kararının BOZULMASINA, İcranın istinaf aşaması sonuçlanana kadar TEHİRİNE, İstinaf masrafları ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava, nakliyat emtea  sigorta poliçesi kapsamında davacı sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödenen hasar bedelinin, davalı taşıyandan rücuen tahsili talebiyle başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali istemine ilişkindir.Mahkemece, davanın kabulüne, karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Somut olayda; davacının sigortalısı dava dışı .... A.Ş.'nin  Almanya'da bulunan ... firmasına 20/11/2018 tarih ve .... nolu fatura ile satılan brüt 4.632.866 kg ağırlığındaki 11.183 adet emniyet segmamı, 9.255 adet pim ve 2.292 piston emtianın İzmir/ Türkiye’den Almanya’ya taşınmasını davalı şirketin üstlenerek 23.11.2018 tarihinde İzmir'den yüklen emtianın  ... nolu navlun faturası kapsamında davalı taşıyıcının sorumluluğu altında parsiyel taşıma şeklinde taşınmış olup, emtiaların 03/12/2018 tarihinde alıcıya varışını müteakip yapılan kontrollerinde bir kısmının ıslak ve paketlerinin dağılmış olması suretiyle hasarlı olduklarının görülmesi üzerine CMR (taşıma) senedi üzerine 03/12/2018 tarihinde Almanca hasar notu ( exper raporunda belirtildiği üzere bu parçalar gevşek olarak teslim edildi, uygunsuz teslimat ) şerh düşülmek suretiyle emtiaların Türkiye'ye geri gönderildiği, sigortalı firmada yapılan yapılan exper çalışması sonucu düzenlenen raporda hasarın oluş nedeni olarak;Söz konusu emtianın parsiyel olarak nakledildiği, fotoğraflarda kolilerin palete naylon streç ile sabitlendiğinin görüldüğünü, hasar fotoğraflarında kolilerin palet üzerinden dağıldığının görüldüğünü, nakliye sırasında trafik kazası gibi olağan dışı bir durumun meydana gelmediğini, söz konusu hasarın nakliyeci firma tarafından istifin hatalı / sabitlemenin yetersiz yapılması sonucu meydana geldiğini, hasarlı emtialar imha edildiğinden dolayı sovtaja konu emtia bulunmadığının belirtildiği, hasar bedelinin davacı sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödendiği ve  temlikname alındığı anlaşılmıştır.Dava konusu taşıma Türkiye - Almanya arasında gerçekleştirilmiş olup, uyuşmazlık CMR Konvansiyonu hükümlerine tabi olacaktır. Davacı sigorta şirketince hasar bedeli ödenerek sigortalı alıcının haklarına halef olunduğu gibi, sigortalının bu hasara ilişkin talep ve dava hakkı da temlik alınmış olmakla, davacının iş bu davada aktif taraf sıfatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.Mahkemece, taraf delilleri toplanmak suretiyle bilirkişi heyetinden rapor alındığı, bilirkişi raporunun davalı vekiline HMK. 281 Madde meşruatlı olarak 19/07/2021 tarihinde e-tebligat yolu ile tebliğ edilmiş ancak davalı vekilinin rapora karşı herhangi bir beyan ve itirazda bulunmadığı anlaşılmış ve mahkemece bilirkişi raporu doğrultusunda karar verilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun \"bilirkişi raporuna itiraz\" başlıklı 281/1. maddesinde; \"Taraflar, bilirkişi raporunun, kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilirler\" düzenlemesine yer verilmiştir. Usulüne uygun biçimde raporun tebliği üzerine, rapora itiraz hakkı bulunan tarafların bu haklarını kullanmamış olması halinde ise, karşı taraf lehine usuli kazanılmış hak oluşacaktır. (Emsal  mahiyetinde Yargıtay 8. HD 2018/5522 Esas 2020/5316 Karar- Yargıtay 21 HD 2015/5210 Esas 2015/11321 Karar-  Yargıtay 11. HD 2013/10446 Esas 2014/3825 Karar- Yargıtay 17 HD 2019/4957 Esas 2020/3496 Karar- Yargıtay 3 HD 2015/14043 Esas 2016/8002 Karar) Davalı tarafça sunulan istinaf dilekçesinde, bilirkişi raporundaki tesbitlere ilişkin istinaf sebepleri ileri sürülmüş ise de, yargılama sırasında mahkemece alınan  bilirkişi  raporu davalı vekiline tebliğ edilmesine rağmen, davalı vekili tarafından rapora itiraz ve beyanda bulunulmadığından, bu durumda davalı vekilinin, bu rapor doğrultusunda hüküm yoluna gidildiğine yönelik istinaf sebebi yerinde değildir. Davalının istinaf dilekçesinde bildirip  işbu dilekçe ekinde sunulan mail yazışmaları yargılama aşamasında verilen delil listesinde delil olarak bildirilmeyip istinaf dilekçesinde ileri sürülüp ibraz edildiği gözetildiğinde, HMK'nın 141. Maddesinde belirtilen savunmanın genişletilmesi yasağı kapsamında bulunduğundan ve HMK. 357/1-son cümlede belirtildiği üzere ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar dinlenemez ve yeni delillere dayanılamaz hükmü uyarınca davalı vekilinin istinaf dilekçesinde belirttiği mailler HMK. 357/1-son cümle gereği dairemizce değerlendirilmemiştir.Somut olayda, taşıma senedine ihtirazi kayıt koymayan davalı taşıyıcının malı noksansız ve hasarsız olarak teslim aldığının kabulü gerektiği, taşımanın parsiyel yük taşıması niteliğinde olduğu, taşımanın bu niteliği karşısında yükün istiflenmesi, yüklenmesi, boşaltılması konusunda gönderenin veya alıcının taşıyıcıdan daha tedbirli olması beklenemeyeceği, parsiyel yük taşıması yapan davalı taşıyıcı, yapmış olduğu taşımanın gereğine uygun hareket etmek zorunda olduğu, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi heyet raporunda, meydana gelen hasarın nakliyeci firma tarafından istifin hatalı / sabitlemenin yetersiz yapılması sonucu meydana geldiği ve davalı taşıyıcının tam olarak kusurlu olduğu  tesbit edilip emtiada oluşan zararın somut olaya uygun olduğu, exper raporunda hesaplanan  zarar miktarının kadri maruf olduğu, hesaplanan tazminatın sınırlı sorumluluk limitleri dahilinde kaldığı belirtilmiş olup meydana gelen hasardan ve zarardan parsiyel taşıma yapan taşıyıcı konumunda olan davalının sorumlu olduğu tespit edilmekle; Bu tespitler doğrultusunda ilk derece mahkemesince davanın kabulüne yönelik verilen hüküm ve gerekçesinde yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, mahkemenin kabul ve gerekçesine yönelik davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf  sebepleri yerinde görülmemiştir.Yargıtay 11 HD.'nin 2005/4608 Esas-2007/1987 Karar sayılı kararı benzer mahiyettedir.)Sonuç olarak, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 3.092,81-TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 773,2‬0-TL harcın mahsubu ile bakiye 2.319,61‬‬-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 10/10/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6e0de57234963aa1","SID":"76ff5aa3730636df"}}