{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi               21.Hukuk Dairesi  2024/1251 Esas 2024/1041  Karar <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2024/1251 <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2024/1041<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br>BAŞKAN\t\t: ... \t  ...<br>ÜYE\t\t: ... \t  ...<br>ÜYE\t\t: ...\t\t  ...<br>KATİP\t\t: ...\t...<br><br>İNCELENEN DOSYANIN\t<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 29/06/2021<br>NUMARASI\t\t: 2016/708 Esas 2021/445 Karar<br>DAVACI \t:<br>VEKİLİ<br>DAVALI \t: <br>DAVA\t: Tazminat<br>DAVA TARİHİ\t: 27/04/2015<br>KARAR TARİHİ\t: 08/10/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 14/10/2024<br><br>\tTaraflar arasındaki tazminat istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.  <br>\tDAVA<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle;  müvekkilinin davalı Banka'nın müşterisi olduğunu, vadeli mevduat hesabındaki paranın bir kısmı ile Banka çalışanlarının yanıltıcı yönlendirmeleri sonucu hisse senedi alımı yaptığını, bu işlemle ilgili olduğu söylenerek kendisine 17.04.2013 ve 05.06.2013 tarihli geçmişe yönelik olarak “Sermaye Piyasası Araçları Kredi İstek Formu”nun boş olarak imzalatıldığını, güven ilişkisi nedeniyle evrakların müvekkili tarafından okunmadan ve kontrol edilmeden imzalandığını, daha sonra para çekme işlemi gerçekleştirmek için Banka Şubesine gittiğinde hesabına bloke konulduğunu öğrendiğini, bu durumun Banka'ya bildirilmesi üzerine, Banka tarafından müvekkiline 17.04.2013 tarihinde 1.000.000,00 TL ve 05.06.2013 tarihinde 4.000.000,00 TL kredi kullanmış olduğunun bildirildiğini, davalı Banka çalışanlarının yanıltıcı işlemleri sonucunda hesabında bulunan paranın sıfırlanmış olduğunun tespit edildiğini ileri sürerek, uğramış olduğu zararların karşılanması bakımından fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 10.000,00 TL'nin davalı Banka'dan faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.<br>\t\t\t       CEVAP<br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, taraflar arasındaki türev işlemleri çerçeve sözleşmesinin sermaye piyasası işlemleri risk bildirim formunun risk bildirimi başlıklı kısmının 2 ve devamı maddelerinde sermaye işlemlerinin çeşitli oranlarda risklere tabi olduğu, piyasada oluşacak fiyat hareketleri sonucunda aracı kuruluşa yatırılan paranın tümünün kaybedilebileceği gibi kayıpların yapılacak işlemin türüne göre yatırılan para tutarını dahi aşabileceği, aracı kuruluşun piyasalarda hesap sahibince yapılan işlemlere ilişkin kendisine aktaracağı bilgiler ve yapacağı tavsiyelerin eksik ve doğrulanmaya muhtaç olabileceğinin hesap sahibince dikkate alınması gerektiği, sermaye piyasası araçlarının alım ve satımına ilişkin olarak aracı kuruluşun yetkili personelince yapılacak teknik ve temel analizlerin kişiden kişiye farklılık arz edebileceği gibi bu analizlerde yapılan öngörülerin kesin olarak gerçekleşmeme olasılığının bulunduğu, yabancı para cinsinden yapılan işlemlerde, belirtilen risklere ek olarak kur riskinin olduğu ve hesap sahibinin tasarruflarını türev işlemlere ilişkin yatırımlara yönlendirmeden önce dikkatli şekilde araştırma yapması gerektiği, bu durumda türev işlemlerde yüksek risk bulunduğuna ve hesap sahibinin, türev işlemlere ilişkin yatırımlar yapmadan önce kendisine iletilen analizlerin sübjektif olacağını düşünerek bizzat araştırma yapması gerektiğine dair genel bildirim bulunduğu, davacının dava konusu opsiyon işlemleri hakkında aydınlatılmadığına dair iddialarının  ispat edilemediği, davacının, davalı banka ile imzaladığı çerçeve sözleşmelerde yer alan ve birkaç kez vurgulanan risk uyarılarını anlayabilecek kapasitede ve döviz ve sermaye piyasalarındaki önceden öngörülmesi olanaksız oynaklık ve değişkenlik konusunda bilgi sahibi olduğu, davaya konu türev işlemlerine ilişkin olarak davalı banka ile davacı arasındaki çerçeve sözleşmeleri ve opsiyon sözleşmelerinde davalı bankanın eksik veya hatalı bilgi vermediği ve davalı bankanın özen yükümlülüğünü ihlal etmediği, davacının daha önce yaptığı ve kâr ettikleri türev işlemlerinin hukuken geçerliliğine hiçbir itirazda bulunmayıp, elde ettikleri kârları davalı bankadan tahsil ederek -ya da zararı tazmin ederek- davalı banka ile aralarındaki türev işlemleri sözleşmesinin hukuken geçerli olduğunu kabul ettikten sonra, daha sonra aynı şekilde kurulan ve zarar ettikleri türev sözleşmelerinin hukuken geçersiz olduğuna ilişkin iddiasının hukuken korunamayacağı, türev işlemlerinin yüksek risk içeren, talih ve tesadüfe dayalı olan yapısının doğal ve çok sık karşılaşılan bir sonucu olarak üstlendikleri riskten kaynaklanan zararlarını bizzat taşımakla yükümlü olduğu, davacının dava konusu işlemlerden hisse senedi işlemleri nedeniyle oluşan ve davalı tarafından giderilmesi gereken zararını, davacının işlemlere icazet verdiği  için oluşan sonuca katlanması gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kusur dağılımının hatalı yapıldığını, mahkemece risk bildiriminde yapılan kabulün hatalı olduğunu, hesaplama işleminin hatalı yapıldığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava; banka çalışanları tarafından yeterince bilgilendirilmeden gerçekleştirilen sermaye piyasası işlemleri nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.<br>\tDavanın açıldığı Ankara 3. Tüketici Mahkemesi'nin 2015/431 Esas 2015/2025 Karar sayılı dosyasında davacının tüketici olmadığı, hisse senedi alım-satım işinin gelir elde etmeye yönelik olduğu, bu işlemi yapan kişinin tüketici olarak kabulünün mümkün olmadığı, uyuşmazlığın niteliği gereği de her iki taraf içinde ticari iş olan eylemden doğan davaya ticaret mahkemesinin bakması gerektiği gerekçesiyle, davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir. <br>\tAnılan karara karşı davacı vekilince temyiz kanun yoluna başvurulması üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 25/04/2016 tarih 2016/4419 Esas 2016/4628 Karar sayılı ilamı ile davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanmasına hükmedilmiştir. <br>\tYargıtay 11. Hukuk Dairesince onanmasına karar verilen görevsizlik kararı üzerine dosya kendisine gelen Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 29/06/2021 tarih ve 2016/708 Esas 2021/445 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.<br>\tDairemiz, önceki görevsizlik kararı Yargıtayca onanmak sureti ile kesinleştiğinden HMK'nun geçici 3. maddesi gereğince HUMK hükümlerinin uygulanamayacağı, HMK hükümlerine göre de 20/07/2016 tarihinden sonra verilen kararın istinaf incelemesine tabi olduğu görüşünde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 14/01/2020 gün ve 2019/20-229 Esas 2020/5 Karar sayılı kararı da bu yönde ise de; <br>\tİstinaf mahkemesi ile Yargıtay arasında olumlu/olumsuz görev uyuşmazlığı çıkması hukuken mümkün değildir. Yargıtay temyiz incelemesi sırasında başvuruyu temyiz başvurusu sayarak istinaf mahkemesi kararını kaldırarak temyiz incelemesi  yapma yetkisine haizdir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 16/09/2015 tarih 2015/6839 E. 2015/9358 K. sayılı ilamı,  Hukuk Genel Kurulunun kararından sonra Dairenin görüş değiştirip değiştirmediğine ilişkin nitelendirme de Yargıtay Dairesi tarafından yapılacaktır).<br>\tAçıklanan gerekçe ile temyiz incelemesi yapılması için Yargıtay ilgili Hukuk Dairesine gönderilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine geri çevrilmesine karar verilmiştir.\t<br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Temyiz incelemesi yapılması için dosyanın Yargıtay ilgili Hukuk Dairesine gönderilmek üzere İlk Derece Mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE <br>\t2-HMK'nın 352. maddesi gereğince kesin olmak üzere dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi. 08/10/2024<br><br>Başkan - ...              Üye - ...                      Üye - ...              Zabıt Katibi - ...<br>...          ...       ...        ... <br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden  elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9af11fba74d36fbf","SID":"2403b2d97b4158f4"}}