{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi               21.Hukuk Dairesi  2024/1224 Esas 2024/1004 Karar <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2024/1224 <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2024/1004<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br>BAŞKAN\t\t: ... \t  ...<br>ÜYE\t\t: ... \t  ...<br>ÜYE\t\t: ...         ...<br>KATİP\t\t: ... \t...<br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN\t<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 01/07/2020<br>NUMARASI\t\t: 2015/803 Esas  2020/270 Karar<br>DAVACI <br>VEKİLİ<br>DAVALI <br>DAVA\t: Özel Denetçi Atanması - İnceleme Hakkı Verilmesi <br>DAVA TARİHİ\t: 27/11/2015<br>KARAR TARİHİ\t : 03/10/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t : 14/10/2024<br><br>\tTaraflar arasındaki genel kurul kararının iptali, özel denetçi atanması ve şirket kayıtları üzerinde inceleme hakkı verilmesi istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle genel kurul kararının iptali davasının kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı taraf vekillerince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. <br>\tDAVA<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin ortağı olan müvekkili şirketin davalı şirket yönetimine noterden gönderdikleri ihtarname ile talep edilmesi üzerine   davalı şirketin 01/09/2015 tarihinde olağanüstü genel kurulunun yapıldığını, toplantı sırasında davalı şirket yönetiminin toplantı gündemine ilişkin bilgileri 01/09/2015 tarihli 63 sayılı yazı ile müvekkili şirket yetkilisine verdiğini, genel kurulda sunulan faaliyet raporuna göre şirketin yedi ayda 236.453,63 TL zarar ettiğinin açıklandığını, şirketin 2015 yılında da önceki yıllarda olduğu gibi gayrifaal olduğunu, buna rağmen yönetim kurulunun üç üyesine toplam olarak ayda net 6.500 TL ödeme yapıldığını, şirketi kontrol altında tutan ... ailesinin genel kurul kararı dışında aile fertlerine hizmet akdi ile çalışan gibi yüksek ücret verilmesinin yasaya aykırı olduğunu, ücret ödenen yönetim kurulu üyelerinden birinin İstanbul'da ikamet ettiğini, diğerinin ise yine bu ailenin kontrolünde olan başka bir şirketin genel müdürü olduğunu, ücret ödenen diğer bir görevlinin ise bu şirkette sekreter olarak çalıştığını, yapılan giderlerin şirket faaliyeti ile ilgisinin olmadığını, davalı şirket yöneticilerinin usulsüz sermaye artışı ile elde ettikleri kaynak ile gayrimenkul aldıklarını, bu gayrimenkullerden birinin kontrollerinde olan... A.Ş'ye, diğerini ise bilinmeyen bir kişiye kiraya verdiklerini, kira gelirlerinin faaliyet raporunda yer almadığını, buna göre bedelsiz olarak kiraya verildiğini, davalı şirketin ödenmiş sermayenin %30'unu yitirdiğini, yıl sonuna kadar %50'sinin kaybedileceğini, gayrifaal şirketin ... aile fertlerine ve yakınlarına ödenen ücretler sebebi ile sermayesini kaybettiğini, ... ailesinin kontrolünde olan... A.Ş'nin çoğunluk oyu ile gündemin 3. maddesinde yer alan  bilanço gelir gider tablosu ve faaliyet raporunun kabul edildiğini, gündemin 4. maddesinde sorulan şirketin aktifinde yer alan gayrimenkullerin ve araçların alış fiyatı ve nerede kullanıldığına ilişkin sorulara cevap verilmediğini, şirket sermayesindeki azalmanın ne şekilde tamamlanacağı konusunda doğru bilgi verilmediğini, 2015 mali yılına ilişkin şirket kayıtlarını inceleme hakkı verilmesi talebinin,  kayıtlar üzerinde inceleme yapmak üzere  özel denetçi atanması talebi ile şirket aktifinde azalmaya sebep olan, tasarrufları ile şirketin karlılığını azaltan yönetim kurulu ve denetim kurulu üyeleri ve diğer sorumlular hakkında sorumluluk davası açılması talebinin oy çokluğu ile reddedildiğini, bu kararların kanuna, ana sözleşmeye aykırı olduğunu belirterek, davalı şirketin 01/09/2015 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurulunda alınan kararların 3 ve 4. maddelerinin iptaline karar verilerek, 2015 mali yılına ait şirket kayıtlarını inceleme hakkı verilmesine, özel denetçi atanmasına, özel denetçi raporu sonuçlarına göre şirket aktifinde meydana gelen kayıtların sorumlulardan tahsili amacıyla sorumluluk davası açılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br><br>\tCEVAP<br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ... Hiz. Tic. AŞ'nin  2014 yılında ünvan değişikliğine giderek şimdiki unvanını alan müvekkili şirketin yurt içi ve yurt dışı eşya nakli hizmeti için kurulduğunu, 2008-2010 yılları arasında faal olarak çalıştığını, zarar etmesi sebebi ile 31/10/2010 tarihinde faaliyetini geçici olarak durdurduğunu, sonraki yıllar genel kurullarının yapıldığını, 14/10/2014 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurulda oy birliği ile alınan kararla şirket sermayesinin yükseltildiğini, 31/12/2014 tarihi itibari ile sermayenin tamamının ödendiğini, şirketin geçmiş yıl faaliyetleri ile ilgili olarak genel kurulda yönetim kurulu üyelerinin oy birliği ile ibra edildiğini, 2014 yılı faaliyetlerine ait olağan genel kurul toplantısının yapıldığını, şirket bilanço, gelir-gider tabloları ile yönetim kurulu faaliyet raporunun oy çokluğu ile kabul ve ibra edildiğini, davacı şirketin 2015 faaliyet yılının bitmesine beş ay kala kötü niyetli olarak olağanüstü genel kurul talep ettiğini, şirket yönetiminin davacının talep ettiği tüm hususların aynen gündeme alınmasına karar vererek, tarafları 01/09/2015 tarihli olağanüstü genel kurula davet ettiğini, davacının isteği doğrultusunda hazırlanan gündem maddelerinin ayrı ayrı müzakereye açıldığını, davacının talep ettiği tüm iddialara tek tek cevap niteliği taşıyan 01/09/2015 tarihli 063 sayılı cevabi yazının davalı şirket yetkilisine elden teslim edildiğini, toplantı sırasında gündem maddelerinin tek tek ele alınıp, müzakere edilip gerekli açıklamalar yapılarak oylandığını, gündemin 1 ve 2. maddesinin oy birliği ile, dava konusu 3 ve 4. maddelerine ilişkin kararların oy çokluğu ile alındığını, taleplerin oy çokluğu ile reddedildiğini, davacıya incelemek istediği tüm hesapların toplantı öncesi gönderildiğini, bu sebeple özel denetçi atanması talebinin fiilen ve hukuken davacıya faydasının bulunmadığını, davacının dilekçesindeki iddialarının yerinde olmadığını, şirket giderleri ile ... ailesinin ve yakınlarının ilgisinin bulunmadığını, araçların yönetim kurulu başkanının kullanımında olduğunu, şirket çalışanı ...'ın müvekkili şirket çalışanı olmadığını, davacı şirketin geçmiş yıl faaliyetlerine ilişkin yaptığı şikayete yönelik savcılık tarafından Kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini, ibra edilen görevlilerin sorumlu tutulamayacağını, yöneticilerin yasaya ve anasözleşmeye aykırı davranarak şirketi zarara uğrattıklarının ispatlanamadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.   <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, anonim şirket genel kurul kararının iptali istemiyle açılan davada, TTK'nın 446. Maddesinde belirtilen dava şartının sağlandığı, davacının iptalini istediği genel kurulda alınan kararlara karşı muhalefet şerhini toplantı tutanağına geçirttiği, bilirkişi heyet raporunda da ayrıntılı olarak irdelendiği üzere gündemin 3. maddesine ilişkin olarak \"bilanço gelir-gider tablosu ve faaliyet raporunun kabulüne\" yönelik alınan karara ilişkin olarak davacı taraf gündemde yer almamasına rağmen yedi aylık faaliyet dönemine ilişkin bilanço, gelir-gider tablosu ve faaliyet raporunun görüşülerek karara bağlanmasının hukuka aykırı olduğundan bahisle iptalini istemiş ise de; şirket yönetim kurulunun, ortakların talebi üzerine genel kurulu toplantıya çağırması durumunda talep eden ortakların gündemine ayrıca bir madde eklemesinde, TTK 413. maddesinde yasal bir engel bulunmadığı,  davacı tarafın  şirket bilançosunda bazı hususların hiç veya gereği gibi belirtilmediği veya bilançonun şirketin gerçek durumunun görünmesine engel hususlar içerdiğini iddia etmesi halinde sorumluluk davası açmasına da engel bir durum bulunmadığı, buna göre genel kurulun gündemin 3. maddesine ilişkin olarak aldığı kararın iptalini gerektirecek bir sebep bulunmadığı, dava konusu genel kurulun gündemin 4. Maddesine yönelik aldığı kararlar incelenecek olursa; 4-a maddesinde karara bağlanan şirketin aktifinde yer alan gayrimenkullerin ve araçların hangi amaçla kimler tarafından kullanıldığı, bunların kimlerden hangi tarihte, alındığına ilişkin bilgilerin davacı şirket temsilcisine verildiği, şirket sermayesinde meydana gelen eksilmenin tespit edilmesi ve sermayenin nasıl tamamlanacağına ilişkin olarak 4-b maddesine yönelik alınan kararda yönetim kurulu başkanı tarafından yapılan açıklamanın şirketin mali durumuna göre yeterli olmasa da bu hususun şirket kayıtlarını inceleme konusunda sonraki bentde alınan 4-c ve özel denetçi atanmasına ilişkin 4-d maddesi ile birlikte değerlendirilebileceği, şirket kayıtlarını inceleme hakkı verilmesi konusunda 4-c maddesinde alınan kararla ilgili olarak; her ortağın şirketin verdiği bilgi ile yetinmeyip, ayrıca inceleme hakkına da sahip olduğu, bu hakkın kanunda gösterilen haller dışında, esas sözleşme veya şirket organları tarafından alınacak karar ile  sınırlandırılamayacağı, buna göre dava konusu  genel kurulda 4-c maddesi ile alınan inceleme hakkı verilmesinin reddine ilişkin kararın yasaya aykırı olduğu, kararın 4-d maddesinde şirkete özel denetçi atanmasının reddi kararının değerlendirilmesi sonucunda; TTK 438 ve devamı maddelerde hangi hallerde özel denetçi atanacağının yazılı olduğu, buna göre özel denetçi atanabilmesi için kurucuların veya şirket ortaklarının kanunu ve esas sözleşmeyi ihlal ederek şirketi ve pay sahiplerini zarara uğrattıklarını ikna edici bir şekilde ortaya konulması gerektiği, davacı tarafça bu hususun ikna edici bir şekilde ortaya konulamadığı, genel kurulda özel denetçi atanmasına yönelik talebin reddine ilişkin kararda mevzuata ve esas sözleşmeye aykırılık olmadığı, gündemin 4-e maddesinde karara bağlanan şirket yönetim kurulu ve denetim kurulu üyeleri hakkında sorumluluk davası açılmasına yönelik talebin reddi incelendiğinde; davacı tarafça şirket yönetim ve denetim kurulu üyelerinin kanundan ve esas sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ederek sorumluluklarını gerektirecek davranışlarının olduğu davacı tarafça ispatlanamadığından, bu talebe yönelik alınan genel kurul kararının iptalini gerektirecek bir hususa rastlanmadığı,  gerekçesiyle dava konusu 01/09/2015 tarihli genel kurulunda alınan kararlardan 4-c bendinde yer alan \"inceleme hakkı verilmemesi\" hakkındaki kararın iptaline, diğer kararlara yönelik davanın reddine karar verilmiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu davacının taleplerinde hukuki yarar bulunmayıp mahkemece inceleme hakkına dair genel kurul kararının iptaline ilişkin istemin reddine karar verilmesi gerektiğini, ileri sürerek açıklanan bu ve re'sen gözetilecek nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını istemiştir.  <br>\tDavacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yöneticilerin tüm kusurlu davranışlarının tespiti ancak şirket kayıt ve belgelerinin detaylı incelenmesiyle mümkün olacağından öncelikle genel kurulun özel denetçi atanmaması kararının iptali gerektiğini, ayrıca davalı şirket yöneticileri hakkında sorumluluk davasını açılmasını gerektirir gerekli ve yeterli kanıtın dosyada bulunduğunu, müvekkili şirketin davalı şirkette %42 pay sahibi olmasına rağmen davalı şirketin yönetiminde temsil edilmediğini, davalı şirket yöneticilerinin müvekkili şirketin bilgi alma ve inceleme hakkını engellediklerinin mahkeme kararıyla sabit olduğunu, zira, dosyada bulunan bilirkişi raporlarından anlaşılacağı üzere; aynen dava dilekçesinde açıklandığı gibi, davalı şirket yöneticilerinin şirkette herhangi bir ticari faaliyet yürütmedikleri, şirkete sermaye olarak müvekkil şirketten aktardıkları 1.150.000,00 TL yi şirket işlerinde değil, yine kendi hakimiyetlerindeki diğer şirketten varlık alımında kullandıkları, şirket varlıklarını \"genel yönetim gideri\" adı altında yöneticilerin kendilerine ve yakınlarına ücret, ikramiye, sgk primi, özel araç giderleri, özel şoför giderleri vs kalemlerde sarf ettiklerinin anlaşıldığını, nitekim hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirlendiği üzere; şirketin 2015 yılında herhangi bir faaliyeti bulunmadığı halde, ... ... ve ... (Mart-Aralık 2015 döneminde) huzur hakkı yanında brüt ücret aldıkları, bunun yanında ...' nın personel olarak çalıştırıldığının belirtildiğini, yöneticilerin şirket kaynaklarını kendi menfaatlerine kullandıkları, şirketi basiretli ve tedbirli bir yönetici gibi yönetmedikleri ve şirketi sürekli zarara uğratarak sermayeyi erittiklerinin  dosya kapsamıyla sabit olduğunu, bu durumda şirket yöneticilerinin şirkete zarar verdiği hususunun dosya kapsamıyla ispatlandığını, 15.12.2019 tarihli raporda yer alan ve sadece şirket giderlerinin %97,5 inin genel yönetim giderlerine dair olduğuna, mal ve hizmet satış geliri ve gideri bulunmadığına ilişkin tespitlerin bile, yöneticilerin şirkette bir ticari faaliyet yürütmediklerini ve bu şirketi kendilerine gelir kapısı ettiklerini gösterdiğini, yöneticilerin bu davranışlarının kanuna, ahlaka ve ana sözleşmeye uygun olmadığını, dolayısıyla, hiçbir faaliyeti olmayan şirkette kendilerine 4 adet binek araç edinen, hem Yönetim Kurulu Huzur hakkı hem çalışan ücreti alan, tavan ücretten sgk primlerini ödeyen  ve şirket varlıklarını eriten bu kişiler hakkında, sorumluluk davası açılması gerektiğini ileri sürerek açıklanan bu ve re'sen gözetilecek nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını, olağan genel kurulda alınan 3. ve 4. maddelerdeki kararların iptaline, davalı şirketin 2015 yılına ait faaliyet kayıtları üzerinde inceleme yapmak üzere şirkete özel denetçi atanmasına, şirket zararlarının karşılanması için davalı şirket yöneticilerine sorumluluk davası açılmasına karar verilmesini istemiştir.    <br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava, davalı ... şirketin 01/09/2015 yılında yapılan olağanüstü genel kurul toplantısında alınan 3 ve 4 no'lu kararların iptali, özel denetçi atanması, inceleme hakkı tanınması istemine ilişkindir. <br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;  <br>\tİlk derece mahkemesince 01/07/2020 tarih 2015/803 Esas 2020/270 Karar sayılı karar ile dava konusu 01/09/2015 tarihli genel kurulda alınan kararlardan 4c bendinde yer alan inceleme hakkı verilmemesi hakkındaki kararın iptaline, diğer kararlara yönelik davanın reddine karar verildiği, karara karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemizin 04/07/2022 tarih 2020/1272 Esas 2022/957 Karar sayılı kararıyla davacı vekilinin dava konusu genel kurulda alınan 4d no'lu karar yönünden istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, davalı vekilinin 4c no'lu karar yönünden ve HMK'nun 355. maddesi gereğince 4d no'lu karar yönünden istinaf başvurusunun kabulüne, davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının reddine, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu 01/09/2015 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısında alınan şirketin 2015 yılına ait mali kayıtları üzerinde inceleme yapılması talebinin reddine dair 4-c no'lu karar ile şirkete özel denetçi atanmasına ilişkin talebin reddine dair 4-d no'lu kararın iptali istemiyle açılan davada davacı tarafın HMK'nın 114/1-h bendi gereği  hukuki yararı bulunmadığından bu kararlara karşı açılan davaların aynı Yasa'nın 115/2. maddesi gereği ayrı ayrı usulden reddine, dava konusu genel kurulda alınan öteki kararların iptali istemiyle açılan davanın reddine karar verilmiştir. Dairemizin anılan kararına karşı davacı vekilince temyiz kanun yoluna başvurulması üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 21/03/2024 tarih 2022/5791 Esas 2024/2341 Karar sayılı kararıyla;\"...1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. <br>\t2.Taraflar arasındaki uyuşmazlık 01.09.2015 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan 3 ve 4 numaralı kararların iptalinin gerekip gerekmediği, bilgi alma ve inceleme hakkının kullandırılması ve özel denetçi atanmasının istenip istenemeyeceği ile sorumluluk davası açılıp açılamayacağı noktalarında toplanmaktadır. Dava ise anılan olağanüstü genel kurul toplantısının 3 ve 4 numaralı kararlarının iptali, bilgi alma ve inceleme hakkının tanınması ve davalı şirkete özel denetçi atanması istemlerine ilişkindir. <br>\tİlk Derece Mahkemesince  davanın kısmen kabulü ile 01.09.2015 tarihli genel kurulda 4-c bendiyle alınan “inceleme hakkı verilmemesi” hakkındaki kararın iptaline, fazlaya ilişkin talebin reddine, taraf vekillerinin istinaf başvuruları üzerine de Bölge Adliye Mahkemesince 6102 sayılı Kanun’un 438 inci maddesi uyarınca özel denetim talebinin genel kurulca reddi halinde ilgililerce 3 ay içinde Mahkemeden özel denetçi atanması istenebileceğinden bu yöndeki ret kararına karşı davacının iptal istemekte hukuki yararının bulunmadığı, bu durumda esastan ret kararı verilmesinin yerinde görülmediği, davacının aynı Kanun’un 437 nci maddesinin beşinci fıkrasında öngörülen usule göre kayıtların incelenmesi isteminin reddine karşı Mahkemeye başvurabileceği, bu husustaki genel kurul kararının iptalini istemekte de hukuki yararı bulunmadığından anılan talep hakkında usulden ret kararı verilmesi gerekirken esasa girilmesinin yerinde görülmediği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, genel kurulda 4-c ve 4-d numaralı kararların iptali istemiyle açılan davada davacının hukuki yararının bulunmaması nedeniyle bu yöndeki davaların ayrı ayrı usulden reddine, öteki kararların iptali istemi ile açılan davanın esastan reddine karar verilmiştir. <br>\t6102 sayılı Kanun'un 437 nci maddesinin ikinci fıkrasında pay sahibinin genel kurulda, yönetim kurulundan, şirketin işleri; denetçilerden denetimin yapılma şekli ve sonuçları hakkında bilgi isteyebileceği, beşinci fıkrasında  bilgi alma veya inceleme istemleri cevapsız bırakılan, haksız olarak reddedilen, ertelenen ve bu fıkra anlamında bilgi alamayan pay sahibinin reddi izleyen on gün içinde, diğer hâllerde de makul bir süre sonra şirketin merkezinin bulunduğu Asliye Ticaret Mahkemesine başvurabileceği düzenlenmiştir. Yine aynı Kanun'un 438 inci maddesinin birinci fıkrasında her pay sahibinin, pay sahipliği haklarının kullanılabilmesi için gerekli olduğu takdirde ve bilgi alma veya inceleme hakkı daha önce kullanılmışsa, belirli olayların özel bir denetimle açıklığa kavuşturulmasını, gündemde yer almasa bile genel kuruldan isteyebileceği, 439 uncu maddesinin birinci fıkrasında da genel kurulun özel denetim istemini reddetmesi hâlinde, sermayenin en az onda birini, halka açık anonim şirketlerde yirmide birini oluşturan pay sahipleri veya paylarının itibarî değeri toplamı en az birmilyon Türk Lirası olan pay sahiplerinin üç ay içinde şirket merkezinin bulunduğu yer Asliye Ticaret Mahkemesinden özel denetçi atanmasını isteyebileceği öngörülmüştür.<br>\tBölge Adliye Mahkemesince de bu hususlar nazara alınarak gerek bilgi edinme ve inceleme hakkının kullandırılması, gerekse şirkete özel denetçi atanması istemlerinin reddine dair genel kurul kararlarının iptali istemleri anılan yasal düzenlemeler gözetilerek usulden reddedilmiştir. Ne var ki;  davacı dava dilekçesinin sonuç ve talep kısmında  01.09.2015 tarihli olağanüstü genel kurulda 3 ve 4. gündem maddeleri ile alınan kararların iptal talebi ile birlikte (a) bendi ile  “2015 mali yılına ait şirket kayıtları üzerinde inceleme hakkı verilmesini” (b) bendi ile de “Şirketin 2015 mali yılına ait faaliyet ve kayıtları üzerinde inceleme yapmak üzere özel denetçi atanmasını” da talep etmiştir. Bu taleplerin genel kurul kararlarının iptali istemi ile birlikte aynı davada ileri sürülmesine mani bir hal bulunmadığı gibi Mahkemece gerekli görülmesi halinde 6100 sayılı Kanun'un 167 nci maddesi uyarınca  davaların ayrılmasına karar verilebilmesinede mani bulunmamaktadır. <br>\tBu durumda Mahkemece genel kurul kararlarının iptali talebinden farklı talepler olan  “2015 mali yılına ait şirket kayıtları üzerinde inceleme hakkı verilmesi” ve “Şirketin 2015 mali yılına ait faaliyet ve kayıtları üzerinde inceleme yapmak üzere özel denetçi atanması” istemleri yönünden 6100 sayılı Kanun'un 297 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca olumlu ya da olumsuz karar verilmesi gerekirken sadece genel kurul kararlarının iptali istemi yönünden karar tesisi ile yetinilmesi yerinde olmamıştır. \" gerekçesiyle Dairemiz kararı bozulmuştur. <br>\tYargıtay bozma ilamı üzerine dosya Dairemizin 2024/743 Esas sayılı sırasına kaydedilmiş olup, 24/09/2024 tarihli duruşma sırasında bilgi alma veya inceleme hakkı TTK'nun 537/5. maddesi çerçevesinde şirketin merkezinin bulunduğu asliye ticaret mahkemesinden, özel denetçi tayini de TTK'nun 439/1. maddesi gereğince şirket merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesinden istenebileceği, TTK'nun 437. ve 440. maddelerine göre de ilk derece mahkemesince verilen kararların kesin olduğu, bu nedenle bölge adliye mahkemesinde istinafa tabi olmayan talepler yönünden tefrik kararı verilmesi gerektiği gözetilerek verilen ara karar ile dava dilekçesinin sonuç ve talep kısmının A bendindeki inceleme hakkı tanınması ve B bendindeki özel denetçi atanması talepleri yönünden açılan davanın tefriki ile Dairemizin esas sırasına kaydına karar verilmiş, anılan tefrik kararı üzerine dava dilekçesinde yer alan inceleme hakkı tanınması ve özel denetçi atanması talepleri yönünden açılan dava Dairemizin 2024/1224 Esas sırasına kaydı yapılmıştır. <br>\tDava dilekçesinin sonuç ve talep kısmının A bendindeki inceleme hakkı tanınması ve B bendindeki özel denetçi atanması talepleri yönünden davacı vekilinin istinaf itirazları incelendiğinde; hükmün kapsamı başlıklı HMK'nun 297/2 maddesi; \"Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.\" hükmünü içermektedir.<br>\tDavacı yan işbu davada şirket kayıtları üzerinde inceleme hakkı tanınması ve özel denetçi atanmasını talep etmiştir. <br>\tMahkemece yapılan yargılama sonunda dava dilekçesinde yer alan şirket kayıtları üzerinde inceleme hakkı tanınması ve özel denetçi atanması talepleri yönünden olumlu olumsuz bir karar verilmediği gibi gerekçede de bu husus tartışılmamıştır. Bu durum ise adil yargılanma hakkının ihlali olup aynı zamanda HMK'nun 297/2 maddesine de aykırılık teşkil etmektedir.<br>\tTüm bu nedenlerle dava dilekçesinde yer alan şirket kayıtları üzerinde inceleme hakkı tanınması ve özel denetçi atanması talepleri yönünden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 355. maddesi gereğince kamu düzenine aykırılık gözetilerek kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının şirket kayıtları üzerinde inceleme hakkı tanınması ve özel denetçi atanması hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmediğinden anılan kısımlar yönünden kaldırılmasına, dosyanın şirket kayıtları üzerinde inceleme hakkı tanınması ve özel denetçi atanması talepleri hakkında karar verilmek üzere mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş  ve taktiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>\tHÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun şirket kayıtları üzerinde inceleme hakkı tanınması ve özel denetçi atanması talepleri yönünden kamu düzenine aykırılık gözetilerek 6100 Sayılı HMK'nın 353/(1)-a.6 maddesi gereğince KABULÜNE, <br>\t2-Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/07/2020 tarih 2015/803 Esas  2020/270 Karar sayılı kararının şirket kayıtları üzerinde inceleme hakkı tanınması ve özel denetçi atanması talepleri yönünden KALDIRILMASINA, <br>\t3-Şirket kayıtları üzerinde inceleme hakkı tanınması ve özel denetçi atanması talepleri hakkındaki davanın yeniden görülmesi için dosyanın karar veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,\t<br>\t4-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ve istinaf karar harcının tefrik edilen dosyada değerlendirilmesine, <br>\t5-İstinaf aşamasında şirket kayıtları üzerinde inceleme hakkı tanınması ve özel denetçi atanması talepleri yönünden duruşma açılmadığından davacı yararına vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,  <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/(1)-a.6 maddesi uyarınca  kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 03/10/2024<br><br>Başkan - ...             Üye - ...                   Üye -  ...                Zabıt Katibi - ...<br>...     ...  ...   ... <br>Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden  elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"85299e8e74c7a2e6","SID":"9c72afa5f2ba0cc3"}}